Danıştay · 12. Daire

Danıştay 12. Daire 2024/417 E. 2024/327 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
12. Daire
Esas No
2024/417
Karar No
2024/327
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2024/417 Karar No : 2024/327 YETKİLİ YARGI YERİNİN BELİRLENMESİ KARARI ... vekili Av. ... tarafından Adalet Bakanlığına karşı açılan davada; Ankara 10. İdare Mahkemesinin 08/11/2023 tarih ve E:2023/2036, K:2023/2094 sayılı kararı ile İstanbul 9. İdare Mahkemesinin 19/12/2023 tarih ve E:2023/2603, K:2023/2670 sayılı kararı arasında çıkan yetki uyuşmazlığına ilişkin dosya, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 43. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca incelenerek işin gereği görüşüldü: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Kamu görevlileri ile ilgili davalarda yetki" başlıklı 33. maddesinin üçüncü fıkrasında; kamu görevlilerinin görevle ilişkisinin kesilmesi sonucunu doğurmayan disiplin cezaları ile ilerleme, yükselme, sicil, intibak ve diğer özlük ve parasal haklarıyla ilgili davalarda yetkili mahkemenin, ilgilinin görevli bulunduğu yer idare mahkemesi olduğu hükme bağlanmıştır. Dosyanın incelenmesinden; İstanbul Adlî Tıp Kurumu Başkanlığında uzman olarak görev yapmakta iken 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılmakla birlikte, Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin, Ankara 26. İdare Mahkemesinin 24/02/2023 tarih ve E:2020/1284, K:2023/239 sayılı kararıyla iptal edilmesi ve yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının hak ediş tarihlerinden itibaren dönemsel olarak işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi üzerine görevine iade edilerek, mali haklarına yönelik olarak kısmen ödeme yapılan davacı tarafından; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik, açıkta kaldığı 29/10/2016 ile 03/05/2023 tarihleri arasındaki döneme ilişkin maddî zararlarına karşılık, hak ediş tarihlerinden itibaren enflasyon oranında faiz işletilmek suretiyle, ödenen maaş ve yasal faizleri için 500,00 TL, ödenen sabit ek ödeme ve yasal faizleri için 500,00 TL, ek gösterge fark bedelleri için 500,00 TL, performansa dayalı döner sermaye ek ödemeleri için 500,00 TL, açıkta kaldığı dönemde elde ettiği gelirin mahsup edilmesinden kaynaklanan zararı için 500,00 TL, maaş promosyonları için 500,00 TL olmak üzere toplam 3.000,00 TL maddi tazminatın ve yaşadığı elem ve ıstırap nedeniyle 1.000.000,00 TL manevi tazminatın, dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle dava açıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda; kamu görevlisi olan davacının özlük ve parasal haklarını da içeren uyuşmazlığın görüm ve çözümünde, 2577 sayılı Kanun'un 33. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, davacının görev yaptığı yer idare mahkemesi olan İstanbul İdare Mahkemesi yetkili bulunmaktadır. Açıklanan nedenlerle; davanın görüm ve çözümünde İstanbul İdare Mahkemesinin yetkili olduğuna, dava dosyasının İstanbul 9. İdare Mahkemesine gönderilmesine, kararın Ankara 10. İdare Mahkemesine ve taraflara bildirilmesine, 05/02/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun “İptal ve tam yargı davaları” başlıklı 12. maddesinde, “İlgililer haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Danıştaya ve idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi, ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilirler." hükmü yer almaktadır. 2577 sayılı Kanun'un 36. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde ise, idari sözleşmelerden doğanlar dışında kalan tam yargı davalarında yetkili mahkemenin, zararı doğuran uyuşmazlığı çözümlemeye yetkili yer idare mahkemesi olduğu kuralına yer verilmiştir. Dosyanın incelenmesinden; İstanbul Adlî Tıp Kurumu Başkanlığında uzman olarak görev yapmakta iken 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılmakla birlikte, Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin, Ankara 26. İdare Mahkemesinin 24/02/2023 tarih ve E:2020/1284, K:2023/239 sayılı kararıyla iptal edilmesi ve yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının hak ediş tarihlerinden itibaren dönemsel olarak işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi üzerine görevine iade edilerek, mali haklarına yönelik olarak kısmen ödeme yapılan davacı tarafından; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik, açıkta kaldığı 29/10/2016 ile 03/05/2023 tarihleri arasındaki döneme ilişkin maddî zararlarına karşılık, hak ediş tarihlerinden itibaren enflasyon oranında faiz işletilmek suretiyle, ödenen maaş ve yasal faizleri için 500,00 TL, ödenen sabit ek ödeme ve yasal faizleri için 500,00 TL, ek gösterge fark bedelleri için 500,00 TL, performansa dayalı döner sermaye ek ödemeleri için 500,00 TL, açıkta kaldığı dönemde elde ettiği gelirin mahsup edilmesinden kaynaklanan zararı için 500,00 TL, maaş promosyonları için 500,00 TL olmak üzere toplam 3.000,00 TL maddi tazminatın ve yaşadığı elem ve ıstırap nedeniyle 1.000.000,00 TL manevi tazminatın, dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle dava açıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda; iptal kararına dayalı olarak açıldığı ve iptal edilen işlemden kaynaklandığı açık olan işbu davaya ilişkin uyuşmazlığın görüm ve çözümünde yetkili mahkemenin; 2577 sayılı Kanun'un 36. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtildiği üzere, zararı doğuran uyuşmazlığı çözümlemeye yetkili idare mahkemesi olan Ankara İdare Mahkemesi olduğu görüşüyle karara katılmıyoruz.

Atıf: Danıştay 12. Daire, E. 2024/417, K. 2024/327, T. 05.02.2024, www.arakarar.com/karar/danistay-12-daire-2024-417-e-2024-327-k-2556b8204ee8