Danıştay · 12. Daire
Danıştay 12. Daire 2024/3876 E. 2024/4363 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 12. Daire
- Esas No
- 2024/3876
- Karar No
- 2024/4363
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2024/3876 Karar No : 2024/4363
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... 2- ... Bakanlığı
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Artvin İl Emniyet Müdürlüğünde ... rütbesiyle görev yapmakta olan davacının, 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 55 maddesinin ondokuzuncu fıkrası uyarınca (kadrosuzluk nedeniyle) re'sen emekliye sevk edilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Yüksek Değerlendirme Kurulu kararının ve bu karara dair ... tarih ve ... sayılı Bakanlık Olur işleminin iptali ile mahrum kaldığı parasal ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; 2016 yılında 2. sınıf emniyet müdürü olan davacının zorunlu bekleme süresi sonrasında 1. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi ettirilmeyerek 2021 yılında alınan Yüksek Değerlendirme Kurulu kararı ile hizmet ihtiyacı nedeniyle görev süresinin (2) yıl uzatılmasına karar verildiği, 2022 yılında yapılan değerlendirmede yine 1. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi ettirilmediği, davacının 1. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi ettirilmediği 2022 yılına ilişkin açtığı davada Mahkemelerinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, bu karara vaki istinaf başvurusu üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile kesin olmak üzere davanın reddine karar verildiği, bu durumda; 2016 yılında 2. sınıf emniyet müdürü olan davacının, bekleme süresi dahil beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemediği açık olup, 3201 sayılı Kanun'un 55. maddenin ondokuzuncu fıkrasında, bulundukları rütbelere terfi ettikleri tarihten itibaren beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemeyen emniyet amirleri ile 4. 3. ve 2. sınıf emniyet müdürlerinin, emeklilik veya yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için gerekli şartları haiz olmaları kaydıyla, Yüksek Değerlendirme Kurulunun teklifi ve Bakan onayı ile emekliye sevk edilecekleri düzenlemesine istinaden tesis edilmiş bulunan re'sen emekliye sevk edilmesine ilişkin işlem ile bu işlemin Olur'una dair Bakanlık işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı, öte yandan, davacı tarafından, idarenin mevzuat ile tanınan takdir hakkını görev süresini 2 yıl daha uzatma yerine re'sen emekli edilmesi yönünde kullanmasının hizmet gereklerine uygun olmadığı ileri sürülmekte ise de; 3201 sayılı Kanun'un 19. maddesinde yer alan "... Ancak bunlardan, hizmet ihtiyacı nedeniyle kadrosuzluktan emekliye sevk edilmesi uygun görülmeyenlerin fiili hizmet süreleri aynı usul ile iki yıl uzatılır. Bu şekilde göreve devamı uygun görülenlerin durumu, iki yıl sonra tekrar değerlendirilerek en fazla bir defa daha uzatılabilir, görev süresi uzatılmayanlar ise kadrosuzluktan emekliye sevk edilirler." düzenlemesinde kadrosuzluktan emekliye sevk edilmesi uygun görülmeyenlerin fiili hizmet süresinin iki yıl uzatılmasında idareye takdir yetkisi tanınmış olup, davacının da 2021 yılında anılan düzenleme kapsamında hizmet ihtiyacı nedeniyle görev süresinin (2) yıl uzatıldığı, 2023 yılı için de aynı şekilde görev süresinin uzatılması gerektiği yönünde verilecek yargı kararının, idarenin bu takdir yetkisini kaldıracak nitelikte karar verilmesine ve yerindelik denetimine sebebiyet vereceği açık olduğundan davacının anılan iddiasına itibar edilmediği, ayrıca, dava konusu işlemin hukuka uygunluğunun yargı kararı ile belirlenmiş olması karşısında davacının, dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığını ileri sürdüğü parasal ve özlük haklarının tazmini isteminin kabulüne hukuken olanak bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu bu nedenle kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı Kanun'un 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 17/10/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.