Danıştay · 12. Daire

Danıştay 12. Daire 2022/4546 E. 2025/2803 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
12. Daire
Esas No
2022/4546
Karar No
2025/2803
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2022/4546 Karar No : 2025/2803

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Hakkari ili, Yüksekova ilçesi, ...'üncü ... Komutanlığında sözleşmeli er olarak görev yapan davacının, son bir yıl içerisinde 3 aydan fazla istirahat raporu aldığından bahisle 6191 sayılı Sözleşmeli Erbaş ve Er Kanunu uyarınca sözleşmesinin feshine ilişkin Kara Kuvvetleri Komutanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; uyuşmazlığın çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektirdiğinden, söz konusu hastalıkların meslek hastalığı olup olmadığı, uzun süreli bir tedaviye ihtiyaç gösterip göstermediği hususlarının tespiti amacıyla, Mahkemelerinin 06/06/2018 tarihli ara kararıyla yasal bilirkişi olan Adli Tıp Kurumu Başkanlığına başvurulduğu, Adli Tıp Kurumu 3'üncü İhtisas Kurulunun ... karar numaralı raporunda özetle; "......'da derin ven trombozu hastalığının mevcut olduğu, bu hastalığın etiyolojisinde trombosit sayısında artma, pıhtılaşma kaskadında değişiklikler, endojen fibrinolitik aktivite değişiklikleri, antitrombin 3-protein C-S eksikliği, faktör V Leiden mutasyonu, lupus antikoagülanı (+) ile birlikte temel risk faktörü olarak immobilizasyonun eşlik ettiğinin tıbben bilindiği, bu etiyolojik bilgiler doğrultusunda kişinin yaptığı iş ve çalışma şekli birlikte değerlendirildiğinde derin ven trombozu hastalığının meslek hastalığı niteliğinde olmadığı 11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında hali hazırda maluliyet tayinine mahal olmadığı oy birliği ile mütalaa olunur." şeklinde tespitlere yer verildiği, Adli Tıp Kurumu 3'üncü Adli Tıp İhtisas Kurulunun raporu ile dosyada bulunan diğer tüm bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden; davacının son istirahatin gerçekleştiği 02/07/2016 tarihinden itibaren geriye doğru son bir yıl içerisinde toplamda 130 gün rapor aldığı, bahsi geçen hastalığın meslek hastalığı niteliğinde olmadığı, raporların tamamı bir bütün halinde incelendiğinde süreklilik arz etmediği ve uzun süreli bir tedavi gerektiren hastalık olduğu yönünde tanı ve teşhislerin bulunmadığı, davacının son bir yıl içerisinde üç aydan fazla sağlık raporu aldığından bahisle hakkında tesis edilen dava konusu fesih işleminde usule ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; söz konusu rahatsızlığın hizmetin ya da görevinin ifası sırasında oluşup oluşmadığı ve uzun süreli bir tedaviyi gerektirip gerektirmediği hususunun açıklığa kavuşturulması gerektiğinden, bu hususların tespiti amacıyla, Dairelerinin 30/11/2021 tarihli ara kararıyla dava dışı Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinden; "davacının muayene ve tetkiklerinin yapılarak hizmeti ya da görevinin ifası sırasında oluşup oluşmadığının; rahatsızlığının sürekli tedaviyi gerektirir nitelikte olup olmadığına yönelik bir değerlendirme yapılarak ve bu husus raporda belirtilmek suretiyle, uzman erbaş olarak görev yapıp yapamayacağı hususunda sağlık kurulu raporu" düzenlenmesi istenmiş; Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinin ... tarih ve ... numaralı Raporunda özetle; "... Görevin hastayı bu hastalığa sevk ettiği, DVT'ye neden olduğu yüzde yüz söylenemez, kişisel faktörler de önemlidir. Sözleşmeli er ve erbaşlarda DVT gelişir diye bir genelleme yapılamaz. Hasta kronik bir DVT hastasıdır. Rahatsızlığın sürekli tedaviyi gerektirmesi tekrarlayan ataklara bağlıdır. Daha sonra tekrarlayabilir. Bu hasta için tedavi şu an sadece Coraspin'dir. Daha önce kullandırılan kan sulandırıcıların hepsi kesilmiştir." şeklinde tespitlere yer verildiği, uyuşmazlık konusu olayda; meslek hastalığı niteliğinde olmayan, görevin ifası sırasında ve ifası nedeniyle oluşmayan ve uzun süreli tedavi gerektirmeyen hastalıklar sebebiyle davacının son istirahatin gerçekleştiği 02/07/2016 tarihinden itibaren geriye doğru son bir yıl içerisinde toplamda 130 gün rapor aldığı anlaşıldığından, davacının son bir yıl içerisinde üç aydan fazla sağlık raporu aldığından bahisle hakkında tesis edilen dava konusu fesih işleminde bu yönüyle de usule ve yasaya aykırılık bulunmadığı, öte yandan, dava konu işlem hukuka uygun bulunduğundan, işlem nedeniyle mahrum kalınan özlük hakların iadesi talebinin de reddi gerektiği, İdare Mahkemesi kararının sonucu ve kısmen gerekçesi itibarıyla hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun gerekçe eklenmek suretiyle reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işleme dayanak edilen istirahatlerin meslek hastalığı sebebiyle alındığı, kendisinin uzun süreli tedaviye ihtiyaç gösterdiği belirtilen bir hastalığa yakalandığı, sözleşmesinin feshedilmesinin açıkça hukuka aykırı olduğu belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI :Temyize konu kararın usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun gerekçe eklenmek suretiyle reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 29/05/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Danıştay 12. Daire, E. 2022/4546, K. 2025/2803, T. 29.05.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-12-daire-2022-4546-e-2025-2803-k-6a844075b3fd