Danıştay · 12. Daire
Danıştay 12. Daire 2022/1727 E. 2024/5452 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 12. Daire
- Esas No
- 2022/1727
- Karar No
- 2024/5452
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2022/1727 Karar No : 2024/5452
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Osmaniye İli, Düziçi Belediye Başkanlığında, 5393 sayılı Belediye Kanununun 49. maddesi kapsamında sözleşmeli arkeolog olarak görev yapmakta olan davacının, performansının yetersiz kaldığından bahisle sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile yoksun kalınan parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine, özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davalı idare bünyesinde, 5393 sayılı Kanun'un 49. maddesi uyarınca 06/11/2018-31/12/2019 tarihleri arasında sözleşmeli arkeolog olarak görev yapan davacının, performansının yetersiz kaldığından ve 2020 yılı için kadro karşılığı kalmadığından bahisle hizmet sözleşmesinin 2020 yılı için yenilenmediği, davalı idareden; arkeolog olarak görev yapan davacının performansının yetersiz olduğuna dair herhangi bir somut bilgi ve belge bulunup bulunmadığının ve dava konusu işlemin gerekçelerinin sorulduğu; davalı idarece gönderilen 12/02/2020 tarihli savunma dilekçesi ve eki belgelerde; "davacının performansının istenilen düzeyde olmaması nedeniyle 2020 mali yılı için sözleşmesinin yenilenmediği, Belediye Norm Kadro İlke ve Standartlarına Dair Yönetmelikte 22/05/2016 tarihinde yapılan değişiklikle yürürlüğe giren kadrolara dönüldüğü yönünde 02/01/2020 tarihli meclis kararının alındığı, davalı idarede sözleşmeli arkeolog kadro karşılığının kalmadığı, davalı idare bünyesinde sözleşmeli olarak görev yapan bir arkeolog bulunduğu ve ikinci bir arkeolog çalıştıracak iş yükü bulunmadığı" hususlarının beyan edildiği; ancak, davacının performansının yetersiz kaldığına ilişkin somut bilgi ve belge sunulmadığı; bu durumda; dava konusu işlem, davacının performansının yetersiz kaldığı iddiasına dayandırılmış ise de; söz konusu iddiayla ilgili somut ve objektif hiçbir tespitin bulunmadığı, davacının görevinde başarısız olduğuna dair belge olmadığı gibi hakkında idari ve adli bir soruşturma da bulunmadığı, dolayısıyla işlemin bu gerekçesinin soyut iddialardan ibaret kaldığı, yine dava konusu işlemin diğer bir gerekçesi olarak; 2020 yılı için davacının kadro karşılığının kalmadığından bahsedilmiş ise de; ilgili yönetmelik hükümleri gereğince, norm kadro fazlası mevcut dolu kadro bulunması halinde bu kadroların dondurulmuş sayılması ve dondurulan bu kadrolardan sadece boş olanların yönetmeliğe uygun olarak meclis kararı ile iptal edilmesi gerektiği, mevcut dolu kadroların iptal edilmesi zorunluluğu getiren bir yasal düzenleme bulunduğundan bahsedilemeceği anlaşıldığından ve savunma dilekçesinde ileri sürülen diğer bir gerekçe olan 'ikinci bir arkeolog çalıştıracak iş yükü bulunmadığı' iddiasının da somut bir tespite dayanmadığı anlaşıldığından, davacının hizmet sözleşmesinin 2020 yılı için yenilenmemesi yönünde tesis edilen dava konusu Düziçi Belediye Başkanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı işleminde hukuka uygunluk bulunmadığından dava konusu işlemin iptaline; davacının yoksun kaldığı parasal haklarının davanın açıldığı 10/01/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine, özlük haklarının iadesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; davalı idare bünyesinde davacı dışında bir arkeoloğun daha görev yaptığı, davalı idare tarafından, işlemin gerekçesi olarak; tüm plan proje ve diğer çizim faaliyetlerini yürütmek üzere proje sorumlusu olarak arkeolog olarak görev yapan U.A.'nın görevlendirildiği ve plan ve proje çizim hazırlanması yönünde yüksek lisans eğitimi aldığı gerekçesiyle, 2020 yılında söz konusu kişinin sözleşmesinin yenilendiğinin belirtildiği, dava konusu işlemin sebeplerinden birinin kazı çalışmalarının tamamlanması olarak gösterildiği; ancak, davacının ilk olarak sözleşme imzaladığı 06/11/2018 tarihinde, 2018 yılı sonu itibariyle Osmaniye Müze Müdürlüğünce kazının sonlandırıldığı ve davacı ile ilk olarak sözleşme imzalandığı 2018 yılında da diğer arkeoloğun belediye bünyesinde görev yaptığı, davalı idare tarafından öne sürülen hususların davacı ile ilk olarak sözleşmenin imzalandığı 2018 yılında da mevcut olduğu, yine 2019 yılı için de davacı ile sözleşme yapıldığı dikkate alındığında; söz konusu hususların sözleşme yenilenmemesinin gerekçesi olamayacağı bu durumun hukuki güvenilirlik ilkesine aykırı olacağı sonucuna varıldığından, istinaf başvurusunun belirtilen gerekçeyle reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Belediyelerine ilk defa 02/01/2017 tarihinde tarihinde sözleşmeli arkeolog alındığı, buna ek olarak, ilçelerinde yapılan kazı çalışması nedeniyle davacıyla 06/11/2018 tarihinde sözleşme imzalandığı, çalışmaların sona ermesiyle birlikte 31/12/2019 tarihinde davacının sözleşmesinin de sona erdiği, sözleşmesinin süreli olduğu, süresi sona eren sözleşmenin yenilenmediği, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine, 2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline, işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların davanın açıldığı 10/01/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine, özlük haklarının iadesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak 10/12/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY : Anayasanın 128. maddesinde “Devletin, kamu iktisadî teşebbüsleri ve diğer kamu tüzel kişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği aslî ve sürekli görevler, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görülür.” düzenlemesine yer verilmiştir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4. maddesinde ise; kamu hizmetlerinin; memurlar, sözleşmeli personel, geçici personel ve işçiler eliyle gördürüleceği belirtildikten sonra 4/B bendinde; “Sözleşmeli personel: Kalkınma planı, yıllık program ve iş programlarında yer alan önemli projelerin hazırlanması, gerçekleştirilmesi, işletilmesi ve işlerliği için şart olan, zaruri ve istisnai hallere münhasır olmak üzere özel bir meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren geçici işlerde, Cumhurbaşkanınca belirlenen esas ve usuller çerçevesinde, ihdas edilen pozisyonlarda, mali yılla sınırlı olarak sözleşme ile çalıştırılmasına karar verilen ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileridir.” şeklinde tanımlanmış ve “…sözleşme fesih halleri, pozisyonların iptali, istihdamına dair hususlar ile sözleşme esas ve usullerinin yurtdışı teşkilatlarında istihdam edilecek personel için ayrıca olmak üzere Cumhurbaşkanınca belirleneceği” açıklanmıştır. 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 49/3 maddesinde, “Belediye ve bağlı kuruluşlarında, norm kadroya uygun olarak çevre, sağlık, veterinerlik, teknik, hukuk, ekonomi, bilişim ve iletişim, plânlama, araştırma ve geliştirme, eğitim ve danışmanlık alanlarında avukat, mimar, mühendis, şehir ve bölge plâncısı, çözümleyici ve programcı, tabip, uzman tabip, ebe, hemşire, veteriner, kimyager, teknisyen ve tekniker gibi uzman ve teknik personel yıllık sözleşme ile çalıştırılabilir…”, “…Bu personel hakkında bu Kanunla düzenlenmeyen hususlarda vize şartı aranmaksızın 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4’üncü maddesinin (B) fıkrasına göre istihdam edilenler hakkındaki hükümler uygulanır” hükmü öngörülmüştür. Anayasa Mahkemesi'nin 10/03/2011 günlü, E:2008/54, K:2011/45 sayılı kararıyla da; "...Anayasa’nın 128. maddesinde Devletin, kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğer kamu tüzel kişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevlerin, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görüleceği, ..., maddede sözü edilen “diğer kamu görevlileri” kavramının memurlar ve işçiler dışında, kamu hizmetinin gerektirdiği asli ve sürekli görevlerde, kamu hukuku ilişkisiyle çalışanları kapsadığı, ..., belirtilmek suretiyle, 657 sayılı Kanunun 4/B maddesi kapsamında çalışanlar, Anayasanın 128. maddesinde belirtilen "diğer kamu görevlileri" kapsamında görülmüştür. Tüm bu yasal mevzuat çerçevesinde; sözleşmeli personel düzenlemesi ile, kalkınma planı, yıllık program ve iş programlarında yer alan önemli projelerin hazırlanması, gerçekleştirilmesi, işletilmesi ve işlerliği için şart olan, zaruri ve istisnai hallere münhasır olmak üzere özel meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren geçici işlerde, mali yılla sınırlı olarak sözleşmeli personel çalıştırılabileceği düzenlenmek sureti ile memuriyet statüsünden farklı bir istihdam şekline yer verildiği ve bu suretle kamu yönetiminde sınırlı da olsa bir esneklik sağlanarak sözleşmeli personel sistemi ile, sözleşmeli personel açısından kamu hizmetinin gerekleri ile bağlantılı olarak memurlara tanınan yasal güvencelere kıyasla daha sınırlı güvencelere yer verilmiştir. Buna göre, memurlarla aynı işi yapsalar da çalıştırılma amacı, süresi, hakları ve yükümlülükleri memurlardan farklılık arz eden sözleşmeli personel; istihdam koşulları yönünden idareye tanınan takdir yetkisi ölçüsünde, kamu yararı ve hizmet gerekleri çerçevesinde ihtiyaç duyulan işlerde belli süre ile görev aldığından ihtiyaç duyulan hizmetin tamamlanması yada hizmetine gerek duyulmaması halinde sözleşmesinin bitiminde tekrar yenilenmesi hususunda idare yargı kararı ile zorlanamayacağından bu yolda personelde haklı bir beklenti oluştuğundan da söz edilemeyecektir. Dosyanın incelenmesinden; davacının Osmaniye ili, Düziçi Belediye Başkanlığında 5393 sayılı Kanunun 49. maddesi kapsamında sözleşmeli arkeolog olarak görev yapmakta iken, Düziçi Belediye Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı işlemi ile hizmetin gerektirdiği pozisyona ihtiyaç kalmadığından bahisle 2020 yılı için sözleşmesinin yenilenmemesine karar verilmesi üzerine, anılan işlemin iptali istemiyle temyizen incelenmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Uyuşmazlıkta, davacının, davalı Düziçi Belediye Başkanlığında 5393 sayılı Belediye Kanununun 49. maddesi uyarınca sözleşmeli arkeolog olarak görev yaptığı, davalı idare ile arasında son olarak 01/01/2019 tarihinden 31/12/2019 tarihine kadar geçerli olacak şekilde sözleşme imzalandığı, 31/12/2019 tarihinde sözleşmesinin sona erdiği anlaşılmış olup, personelin sözleşmesini yenileyip yenilememe konusunda takdir yetkisi bulunan davalı idarenin bu yetkisini kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı kullandığına yönelik subjektif bir tespitin bulunmaması karşısında, görevlendirildiği projenin tamamlandığı ve kadrosunun kaldırıldığından bahisle, 01/01/2020 tarihi itibarıyla davacının sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Bu durumda, sözleşmenin yenilenmemesi yolundaki dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından, davalının temyiz talebinin kabulü ile; dava konusu işlemin iptaline, davacının yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının dava açma tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, özlük haklarının iadesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yapılan istinaf başvurusunun gerekçeyle reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği görüşü ile Daire kararına katılmıyoruz.