Danıştay · 12. Daire

Danıştay 12. Daire 2020/5244 E. 2024/1446 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
12. Daire
Esas No
2020/5244
Karar No
2024/1446

T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2020/5244 Karar No : 2024/1446 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ: Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ: Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: 17/10/1999 tarihinde yapılan Devlet memurluğu giriş sınavını kazanarak, Milli Savunma Bakanlığında veri hazırlama ve kontrol işletmeni (VHKİ) olarak yerleştirilmeye hak kazanan davacı tarafından, güvenlik soruşturması nedeniyle atamasının yapılmaması üzerine, bu işlemin iptali ve açıkta geçirdiği sürelere ilişkin özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle açtığı davada, ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile bu işlemin iptali ve açıkta geçen süreye ilişkin özlük haklarının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmesi üzerine, 08/09/2003 - 14/01/2014 tarihleri arasında açıkta geçen süreye ilişkin maaş ve özlük haklarının eksik ödendiği ileri sürülerek 200.000,00-TL maddi ve 50.000,00-TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacı tarafından, 17/10/2016 tarihli dilekçe ile; sigortalı olarak çalışılan söz konusu sürelerde elde ettiği ücret gelirlerinin düşülmesi suretiyle ödeme yapılmasının talep edildiği, davacının, derece ve kademe intibakının 5289 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca yapıldığı, davalı aleyhine, davacıya ait özlük haklarının ödenmesi amaçlı ilamlı icra takibi başlatıldığı, anılan icra takibi kapsamında, ... İcra Müdürlüğü'nün E:... sayılı dosyasında bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, bilirkişi raporunda, davacının özlük haklarının hesaplanmasının, sigortalı olarak çalışması nedeniyle özlük haklarından kaybının memur maaşı ile asgari ücret arasındaki ücret farkı üzerinden yapıldığı, yapılan hesaplama neticesinde 69.857,16-TL asıl alacakla birlikte 45.586,52-TL faiz alacağı olmak üzere toplam 115.443,68-TL'nin davacıya ödenmesi gerektiği şeklinde görüş belirtildiği; anılan bilirkişi raporu üzerine belirtilen 115.443,68-TL'nin, 31/03/2017 tarihinde icra dosyasına ödendiği; her ne kadar davacı tarafından, açıkta geçirdiği sürelere ilişkin olarak, sonradan 4 yıllık lisans eğitimini tamamladığı ve derece intibakının 08/03/2003 tarihinden itibaren yapılması gerektiği, bununla birlikte, hesaplama yapılırken 13. derecenin 3. kademesinden değil de 8. derecenin 1. kademesinden yapılması gerektiği ileri sürülmüş ise de, mahkeme kararı gereği özlük haklarının iade tarihi olan 08/09/2003 tarihi itibarıyla, henüz davacının 4 yıllık lisans mezunu olmaması nedeniyle davacının 13. derecenin 3. kademesinden başlatılarak özlük haklarındaki maddi kaybın hesaplanmasında ve öğrenim değişikliği neticesinde derece, kademe intibakının 16/06/2011 tarihi olarak belirlenmesinde hukuka herhangi bir aykırılık bulunmadığı; öte yandan, davacının açıkta geçirdiği sürelere ilişkin olarak, belirtilen tarihlerde aralıksız bir şekilde sigortalı çalışan olduğu gözetildiğinde, memur maaşı ile asgari ücret arasındaki fark üzerinden ücrete hak kazanacağı şeklindeki hesaplama yönteminde de hukuka aykırılık bulunmadığı; diğer taraftan, davacıya 115.443,98-TL ödeme yapıldığı hususu dikkate alındığında, davacının eksik ödendiğini ileri sürdüğü alacağı üzerinden talep ettiği 200.000,00-TL maddi zarara ilişkin kalemlerin neler olduğunun davacı tarafından somutlaştırılmadığı, bu durumda, nedensellik bağı kurulamadığından ve davalı idarenin kusuru bulunmadığı değerlendirildiğinden, maddi tazminata hükmedilebilmesi için aranan koşulların oluşmadığı; manevi tazminat istemi yönünden ise; davalı idarenin uyuşmazlık konusu olayda herhangi bir eksik veya hatalı davranışı bulunmadığı açık olduğundan, manevi tazminata hükmedilmesi koşullarının da oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: İntibakının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 36. maddesinin "(A) Ortak Hükümler" bölümünün 12. fıkrasının (d) bendi uyarınca 9. derecenin 2. kademesinden başlatılması gerekirken, lise mezunu gibi 13. derecenin 3. kademesinden başlatılarak eksik ödeme alması nedeniyle davanın açıldığı, 2003 yılında 9. derecenin 2. kademesinden başlatılarak ve 5289 sayılı Kanun dikkate alınarak yapılacak hesaplamada; 2014 yılında 5. derecenin 3. kademesi, 2019 yılında 3. derecenin 2. kademesi ve ek gösterge, 2020 yılında 3. derecenin 3. kademesi ve ek gösterge üzerinden aylık alması gerekirken dört derece eksik maaş ödendiği, 4 yıllık fakülteyi 1978 yılındaki emsaline göre 2000 yılında bitirmiş sayılması gerektiği belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmüştür. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile hukuka aykırı olan Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacı, 17/10/1999 tarihinde Devlet memurluğu giriş sınavına katılmış, sınavdan 76 puan alarak başarılı olmuş, 26/12/2002 tarihinde Milli Savunma Bakanlığı tarafından gerçekleştirilen veri hazırlama ve kontrol işletmenliği sınavını kazanmış, ancak güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle ataması yapılmamıştır. Bu işlemin iptali ve açıkta geçirdiği sürelere ilişkin olarak özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle 08/09/2003 tarihinde açılan davada verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ret kararı, Dairemizin 28/02/2007 tarih ve E:2004/3015, K:2007/923 sayılı kararı ile bozulmuş, bozma kararı sonrasında Mahkemece ısrar kararı verilmiş, bu kararın, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 30/05/2013 tarih ve E:2009/2157, K:2013/2174 sayılı kararıyla bozulması üzerine, İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla bozma kararına uyularak, davanın kabulüne ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir (Karar, Dairemizin 08/02/2017 tarih ve E:2016/6664, K:2017/228 sayılı kararı ile onanmış ve davalı idarenin karar düzeltme istemi reddedilerek kesinleşmiştir). Davacı, 06/07/2000 - 14/01/2014 tarihleri arasında sigortalı olarak çalışmış, 30/05/2011 tarihinde ise Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesinden mezun olmuş, Dairemizce verilen yürütmenin durdurulması kararı üzerine, 14/01/2016 tarihinde, Şehitkamil Askerlik Şubesinde göreve başlamıştır. Göreve başlaması sonrasında, 17/10/2016 tarihli başvurusuyla kendisine hiç ödeme yapılmadığını, sigortalı olarak çalıştığı dönemde elde ettiği ücret gelirleri düşülmek suretiyle ödeme yapılması gerektiği beyan etmiş, başvurusunun reddi üzerine, ... İcra Müdürlüğünün E:... sayılı dosyasında ilamlı icra takibi başlatmıştır. Takip kapsamında, İcra Müdürlüğünce bilirkişi raporu hazırlanmış ve 08/09/2004 - 14/01/2014 tarihleri arasında açıkta kaldığı 10 yıl, 4 ay, 6 gün süredeki ücret alacağı hakları, emsal memur maaşı ile asgari ücret arasındaki fark esas alınarak 115,443,68 TL (69. 857,16 TL asıl, 45.443,68 TL faiz alacağı) olarak hesaplanmış, anılan tutar, asıl alacağa işletilecek takip tarihinden itibaren faiziyle davalı idarece, 31/03/2017 tarihinde ödenmiştir. Bunun üzerine, davacı tarafından, kendisine yapılan ödemenin eksik olduğu iddia edilerek, temyizen incelenen dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT : 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 36. maddesinin "(A) Ortak Hükümler" başlıklı bölümünde; memurların öğrenim durumları itibarıyla memuriyete başlangıç dereceleri ve yükselebilecekleri azami dereceler gösterilmiş olup; buna göre ilkokulu bitirenlerin 15. derecenin 1. kademesi, ortaokulu bitirenlerin 14. derecenin 2. kademesi, lise mezunlarının 13. derecenin 3. kademesinden memuriyete başlamaları öngörülmüş; aynı bölümün onikinci fıkrasının (d) bendinde, memuriyette iken veya memuriyetten ayrılarak üst öğrenimi bitiren kamu personelinin intibaklarının ne şekilde yapılacağına ilişkin temel ilkeler konulmuş olup, "Memuriyette iken veya memuriyetten ayrılarak (87'nci maddeye tabi kurumlarda çalışanlar dahil) üst öğrenimi bitirenler, aynı üst öğrenimi tahsile ara vermeden başlayan ve normal süresi içinde bitirdikten sonra memuriyete giren emsallerinin ulaştıkları derece ve kademeyi aşmamak kaydıyla, bitirdikleri üst öğrenimin giriş derece ve kademesine memuriyette geçirdikleri başarılı hizmet sürelerinin tamamı her yıl bir kademe her üç yıl bir derece hesabıyla ilave edilmek suretiyle bulunacak derece ve kademeye yükseltilirler." kuralına yer verilmiştir. 07/03/1996 tarih ve 22573 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 142 Seri Nolu Devlet Memurları Kanunu Genel Tebliğinde de emsal uygulamasının usul ve esasları düzenlenmiş olup; anılan Tebliğin 1. bendinde; 657 sayılı Kanun'un 36. maddesinin A/12-d bendine göre intibak yapılabilmesi için; memuriyette iken veya memuriyetten ayrılarak üst öğrenimin bitirilmesi, bitirilen üst öğrenim için belirlenen memuriyete giriş derece ve kademesi üzerine memuriyette geçirilen başarılı hizmet süreleri her yıl bir kademe, her üç yıl bir derece hesabı ile ilave edilmesi ve bitirilen aynı üst öğrenimi, tahsile ara vermeden devam ederek normal süresinde bitiren ve memuriyete başlayan kişinin emsal alınması ve derece kademesinin hiç bir şekilde emsalin ulaştığı derece ve kademeyi aşmaması gerektiği açıklamalarına yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bakılan uyuşmazlıkta; İdare Mahkemesinin 13/12/2018 tarihli ara kararıyla, davacının emsali olan personelin ilerlemesi gereken derece ve kademenin bir çizelgeyle gösterilerek bildirilmesi ve memuriyete girdikten sonra davacı gibi yüksek öğrenimini bitiren bir emsal personelin öğrenimi nedeniyle yapılması gereken intibakının ne olduğunun bildirilmesi istenilmiştir. Davalı idarece cevaben gönderilen, ... tarih ve ... sayılı, davacıya emsal teşkil eden personele ait terfi çizelgesini gösterir belgede, emsalin intibakının lise mezunu olarak 13. derecenin 3. kademesinden başlatıldığı, davacının üst öğrenimini tamamladığı 14/06/2011 tarihinde ise, emsalinin, 657 sayılı Kanun'un 36. maddesinin A/12-d bendi uyarınca 6. derecenin 2. kademesine yükseltildiği belirtilmiştir. Bununla beraber, dava konusu parasal hakkın dayanağı olan ilamlı icra takibinde eksik ödendiği iddia edilen tutarın hesaplandığı ... İcra Dairesi Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında düzenlenen hesap bilirkişi raporunda, davacının intibakının lise mezunu olarak 13. derecenin 3. kademesinden başlatıldığı, üst öğrenimini tamamladığı Haziran 2011 tarihi itibarıyla ise derece ve kademesinin 9. derecenin 1. kademesi olarak gösterildiği görülmüştür. Bu durumda, davacının üst öğrenimi nedeniyle, 657 sayılı Kanun'un 36. maddesinin A/12-d bendi uyarınca intibakının doğru olarak yapılıp yapılmadığı yeterince araştırılmaksızın verilen İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık bulunmadığı anlaşıldığından, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 21/03/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Danıştay 12. Daire, E. 2020/5244, K. 2024/1446, www.arakarar.com/karar/danistay-12-daire-2020-5244-e-2024-1446-k-8d7e5da1471e