Danıştay · 12. Daire

Danıştay 12. Daire 2020/412 E. 2023/5758 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
12. Daire
Esas No
2020/412
Karar No
2023/5758

T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2020/412 Karar No : 2023/5758 TEMYİZ EDEN (DAVALI) :... Bakanlığı VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Amasya 15. Piyade Eğitim Tugay Komutanlığında binbaşı rütbesiyle görev yapan davacının, "hizmete engel davranışlarda bulunmak" fiilini işlediğinden bahisle 6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu'nun 11. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 13. maddesi ve 20. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ile Türk Silahlı Kuvvetleri Yüksek Disiplin Kurulları Yönetmeliği'nin 9. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Kara Kuvvetleri Komutanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava dosyasının incelenmesinden, davacının ... Komando Tugay Komutanlığı emrinde görev yaptığı dönemde, terörle mücadele kapsamında Diyarbakır ili, ... bölgesinde konuşlanan 1. Komando Tabur Komutanlığının icra ettiği faaliyetlere yönelik olarak "hizmete engel davranışlarda bulunmak" fiilini işlediğinden bahisle hakkında başlatılan disiplin soruşturması sonucunda, Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezası ile cezalandırıldığı; soruşturma kapsamında bilgisine başvurulan personelden bir kısmının isnat edilen eylemleri doğruladığı, büyük bir kısmının ise davacının görevini iyi yapan ve mesleğini seven bir personel olduğu, mesleğin gerektirdiği kurallara uyduğu yönünde beyanda bulunduğunun anlaşıldığı; kamu görevlilerine disiplin cezası verilebilmesi için disiplin cezası verilmesine dayanak teşkil eden eylemlerin tereddüde yer bırakmayacak şekilde delilleriyle birlikte ortaya konulması gerektiği; bu durumda, davacının meslek hayatının büyük bir bölümünü terörle mücadele bölgelerinde geçirdiği, çeşitli hizmet ve başarılarının karşılığı 4 şerit rozet, 2 ödül ve 65 adet takdir belgesinin bulunduğu, soruşturma kapsamında ifadesine başvurulan personelden çoğunluğunun davacının görevini iyi yapan ve mesleğini seven bir personel olduğu, mesleğin gerektirdiği kurallara uyduğu yönünde beyanda bulunduğu, davacının daha önce disiplin cezası ya da adli bir cezasının bulunmadığı gözetildiğinde; davacıya isnat edilen fiillerin her türlü şüpheden uzak kesin ve somut deliller ile ortaya konulamadığı açık olup, bu haliyle "hizmete engel davranışlarda bulunmak" fiilini işlediği gerekçesiyle davacının Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin davaya konu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının hizmete engel nitelikte olan ve sübut bulan eylemlerine karşılık verilen disiplin cezasının mevzuata ve hukuka uygun olduğu belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Yüksek Disiplin Kurulu üyeleri ile aleyhe ifade personelin çoğunluğu hakkında FETÖ/PDY kapsamında işlem tesis edildiği; isnat edilen fiiller yönünden hakkında adli bir işlem yapılmadığı; hizmete engel nitelikte davranışları bulunmadığı halde Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezası ile cezalandırılmasının mevzuata ve hukuka aykırı olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ:.. DÜŞÜNCESİ : Dava konusu disiplin cezasının, salt personelin ifadelerine dayanılarak tesis edildiği, isnat edilen eylemlerin hangi tarihte gerçekleştiğinin (soruşturma ve ceza zaman aşımının tespiti yönünden) somut olarak ortaya konulamadığı; ayrıca, davacının üstü konumunda bulunan personel tarafından da isnat edilen eylemlerin bir kısmının gerçekleştiği yönünde ifade verilmiş ise de; eylemlerin gerçekleştiği tarih itibarıyla, idarece düzenlenmiş bir belge veya tutanak bulunmadığı gibi adli veya idari soruşturmanın da açılmadığı dikkate alındığında; davacıya isnat edilen eylemlerin her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delillerle ortaya konulamadığı dikkate alındığında, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşıldığından, temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine, 2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi.... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:.... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın .... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 09/11/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Danıştay 12. Daire, E. 2020/412, K. 2023/5758, www.arakarar.com/karar/danistay-12-daire-2020-412-e-2023-5758-k-dc23b800d8ed