Danıştay · 12. Daire

Danıştay 12. Daire 2020/1713 E. 2023/5400 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
12. Daire
Esas No
2020/1713
Karar No
2023/5400

T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2020/1713 Karar No : 2023/5400 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı bünyesinde Kamu Sermayeli Kuruluş ve İşletmeler Genel Müdürlüğü'nde Şube Müdürlüğü görevini yürüttüğü dönemde, İzmir Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülmekte olan ve kamuoyunda "fuhuş ve casusluk" davası olarak bilinen davaya ilişkin dosyada yer alan "Pandora" veri tabanı isimli dijital belgede adının geçtiği iddiasıyla, davacı hakkında soruşturma açıldığı, devam eden süreçte "fuhuş ve casusluk" davasından tüm sanıkların beraat ederek kararın Yargıtay tarafından onandığı, davacı hakkında "pandora" veri tabanı isimli dijital belge nedeniyle açılan soruşturma neticesinde de kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, Mahkeme kararı ile görevine iade edilmesine rağmen anılan bu karara karşı kanun yollarına gidilerek kendisine karşı iyiniyetli hareket edilmediği, emsallerine iade-i itibar yapılırken kendisine yapılmadığı, davacının tüm bu olaylar nedeniyle kamu hizmetinin kötü işlemesinden kaynaklı duyduğu manevi zarar nedeniyle ilgililere rücu koşuluyla 150.000,00-TL manevi tazminatın başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararla; davacının açtığı diğer davada ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararla; davacının Devlet memurluğundan çıkarılmasına yönelik işlem nedeniyle uğramış olduğu parasal kayıpların iade edilmesi ile birlikte 100.000,00-TL manevi tazminat ödenmesinin istenildiği, tazminat talebinin kısmen kabulüyle 50.000,00-TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verildiği; idare hukuku ilkelerine göre manevi tazminata hükmedilebilmesi için idarenin hukuka aykırı bir işlemi veya eylemi sonucu ağır bir elem ve üzüntünün duyulmuş olması ya da ilgilinin şeref ve onurunun zedelenmiş bulunması veya kişinin fiziki yapısını zedeleyen, yaşama ve kazanma gücünün azalması sonucunu doğuran olayların meydana gelmesi gerekmekte olup, davacının iddiaları doğrultusunda sıralanan olaylara ilişkin tüm bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde, davacıya manevi tazminat ödenmesini gerektirecek koşulların oluştuğu sonucuna varıldığından, davacının manevi tazminat isteminin İdare Mahkemesinin anılan kararı ile kısmen kabul edildiği, bu durumda, sürecin bir bütün olduğu göz önünde bulundurulduğunda, davacı aleyhine meydana gelen her durum neticesinde, mutlaka idarenin tazminat sorumluluğunun gündeme gelmesi söz konusu olmadığı gibi her mağduriyetin bir zarar teşkil etmediği ve manevi tazminatın bir zenginleşme aracı olmadığı, davacıya defalarca manevi tazminatın ödenemeyeceğinin de kabulü gerektiği, bu bakımdan, dava konusu uyuşmazlığın niteliğine göre davacının duyduğu ileri sürülen acı ve üzüntünun karşılığı olarak talep edilen manevi tazminatın reddi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: 2013 yılından itibaren yaşadıklarının FETÖ/PDY terör örgütünün komplo ve kumpası olduğu, açtığı idari davaların lehine sonuçlandığı gibi, ceza davasından da beraat ettiği, hakkında işlem tesis eden idarenin hukuk müşavirlerinin KHK ile ihraç edildikleri, Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçesiz olduğu, eksik ve yetersiz inceleme sonucu karar verilmesi nedeniyle kararın bozulması gerektiği, Devlet memurluğundan çıkarılması işleminin iptali ile işlemden kaynaklanan manevi tazminat talepli dava dosyasında, ... İdare Mahkemesinin E:..., K:... sayılı kararı ile; tesis edilen 23/12/2013 tarihli işlemin hukuka aykırı olduğunun sabit olduğu, Devlet memurluğundan çıkarılmasına yönelik işlem nedeniyle uğramış olduğu parasal kayıpların iade edilmesi ile birlikte 100.000,00-TL manevi tazminat ödenmesi isteminin, tazminat talebinin kısmen kabulüyle 50.000,00-TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verildiği, ancak 23/12/2013 tarihinde Devlet memurluğundan çıkartılıp 05/10/2016 tarihine kadar olan süreçte yaşadığı olgular değerlendirilmeden, hakkında Devlet memurluğundan çıkarma kararı verilen 23/12/2013 öncesi ile sonrası bir bütün olarak değerlendirilmek suretiyle tazminata hükmedilemeyeceğinin kabul edildiği, kişilik haklarına haksız saldırıların yaptırımsız bırakılmasının hukuken kabul edilemeyeceği gerekçesiyle kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İdarenin işleminin meydana getirdiği farklı sonuçlardan her biri için ayrı ayrı manevi tazminat talep edilmesinin tazminatın zenginleşme aracı olarak kullanılmasına yol açabileceği, davacı tarafından hem şube müdürlüğü görevinden alınması hem de Devlet memurluğundan çıkarılması sebebiyle her iki işlemi sebebiyle tazminat davası açıldığı, 50.000,00-TL manevi tazminatın ödenmesine karar verildiği, davacının aynı işleme dayanarak bu defa aynı süreçlerin sonuçlarını beklemeksizin naklen atama işleminin geri alınması talebinin "kamu hizmetinin kötü işletilmesi" olduğu gerekçesiyle dava açtığı, idarenin bir bütün olarak değerlendirilmesi gereken işlemi için farklı sonuç ve gerekçeler öne sürülerek defalarca manevi tazminat talebinde bulunulmasının tazminatın zenginleşme aracı olarak kullanılmasına sebep olacağı belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 30/10/2023 tarihinde, kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Danıştay 12. Daire, E. 2020/1713, K. 2023/5400, www.arakarar.com/karar/danistay-12-daire-2020-1713-e-2023-5400-k-0d1c1343ee9f