Danıştay · 12. Daire

Danıştay 12. Daire 2020/1483 E. 2023/5909 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
12. Daire
Esas No
2020/1483
Karar No
2023/5909

T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2020/1483 Karar No : 2023/5909 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLLERİ : Hukuk Müşaviri ... Hukuk Müşaviri Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ...... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: ... İl Ambulans Servisi Başhekimliği Ambulans Bakım ve Onarım İşleri Sorumlusu olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali ile yoksun kaldığı mali haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; uyuşmazlık konusu olayda, 13/10/2016 tarihinde saat 23:45'te Başhekimlik Acil Teknik Koordinasyon Ekibi görevlisi H.H.Ç.'i görev yerine bırakmak amacıyla Başhekimlik binasının arka bahçesine giriş yapan ve 01/08/2016 tarihinden itibaren İl Ambulans Servisi Başhekimliği görevini vekaleten yürüten Dr. E.Ö.'nün mesai bitiminde saat 18:00 civarında binadan çıkarken arka bahçede park halinde olduğunu gördüğü 48 AY 664 plakalı ambulansın yerinde olmadığını fark etmesi üzerine konu hakkında araştırmalara başlandığı ve İl Sağlık Müdürünün talebi üzerine ... Petrol Ürünleri Şirketine ait akaryakıt istasyonlarından söz konusu ambulansa 13/10/2016 tarihinde saat 13:48'de, 361,04 TL tutarında ve 14/10/2016 tarihinde saat 00:27'de, 360,22 TL tutarında yakıt alındığına ilişkin kamera görüntülerinin temin edildiği, 13/10/2016 tarihinde gündüz saat 13:48'de şoför M.S. tarafından yakıt alındıktan sonra (araç herhangi bir göreve gitmediği halde, yaklaşık 10 saat sonra) 14/10/2016 tarihinde saat 00:27'de davacı tarafından araca yakıt alındığının görüldüğü, hastaneye ait kamera kayıtlarından da ambulansın davacı tarafından 23:35'te alındığı ve 00:34'te geri bırakıldığının anlaşıldığı, 03/10/2015 - 14/10/2016 tarihleri arasında bu araç için toplamda 53 kez yakıt alındığı ancak sadece 4 alımın sefer görev defterine kaydedildiği, 01/09/2016 - 15/10/2016 tarihleri arasında aracın kilometresinin 52 km arttığı ancak bu tarihler arasında toplamda 8 kez olmak üzere 2.654,00 TL tutarında yakıt alındığı; ... Turmak Tur. Tic. ve San. Ltd, Şti. tarafından ... İl Sağlık Müdürlüğüne gönderilen 01/11/2016 tarihli cevabi yazıda; "ilgili yazınız doğrultusunda ... plakalı aracınızda yapılan incelemelerde aracın km göstergesi ve mazot filtresinde bir problem tespit edilememiştir." ibaresinin yer aldığı da dikkate alındığında, araçtaki bir eksiklikten/arızadan kaynaklanmadığı anlaşılan karşılıksız yakıt alımlarının 01/09/2014 tarihinden itibaren ambulansların bakım, onarım ve takip sorumluluğunu üstlenmiş olan davacı tarafından gerçekleştirildiği sonucuna ulaşıldığı, bu durumda, davacının sübuta eren ve memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareket kapsamında değerlendirilebilecek ağırlıkta olan eylemleri nedeniyle Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: ... Ağır Ceza Mahkemesi tarafından hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğinden memuriyete engel bir durumunun oluşmadığı, dolayısıyla Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılmasının hukuka aykırı olduğu, hakkında yürütülen disiplin soruşturmasının hukukun genel ilkeleri, Anayasa ve ilgili Kanun hükümlerine aykırı olduğu belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan bozma sebeplerinin bulunmadığı belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Davacı tarafından temyiz dilekçesiyle ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... tarih E:..., K:... sayılı kararıyla hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği, kararın kesinleştiği bildirilerek dava konusu işlemin dayanaksız kaldığı ileri sürülmekte ise de; Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, mahkumiyet konusunda vicdani kanaate ulaşmış mahkemenin buna ilişkin hükmü açıklamayı belirli bir süre ertelemesini, bu süre zarfında hükmün sanık hakkında bir hukuki sonuç doğurmamasını ve bu süre sonunda kişinin başka suç işlememesi halinde açıklanması geri bırakılan hükmün ortadan kaldırılarak davanın düşmesine karar verilmesini ifade eder. Bu çerçevede; ceza davası dışında, fakat ceza davasına konu olan eylemler nedeniyle devam eden idari uyuşmazlıklarda, açıklanması geri bırakılan mahkumiyet kararına dayanılması masumiyet karinesi ile çelişebilir. Bakılan davada, davacının üzerine atılı bulunan fiillerden dolayı açılan ceza davasında yapılan yargılama sonucunda mahkumiyet kararı verilerek hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı dikkate alındığında; yukarıda açıklandığı üzere, ceza davasındaki "zimmet" fiilinin disiplin hukukuna göre de sabit olduğu belirtilerek karara esas alınması halinde masumiyet karinesinin ihlali sonucu doğuracağı açıktır. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendinde; "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak," Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmıştır. Uyuşmazlıkta, davacı hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği; ancak, İdare Mahkemesince salt ceza mahkemesi kararı dayanak alınarak davanın reddine karar verilmediği, ceza mahkemesince delillerin takdiri ve suçun niteliği yönünden yapılacak değerlendirmede uyulacak ilke ve kuralların, disiplin hukuku bakımından uygulanan kurallardan farklılık arzettiği açık olup, olayda; davacı hakkında, "zimmet" fiilinden dolayı yapılan ceza yargılaması sonucu verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, davacıya isnat edilen eylemin disiplin yönünden idarece ele alınmasına ve disiplin cezası verilmesine engel teşkil etmeyeceği, zira mahkemece yapılan değerlendirmede; "zimmet" yönünden davacıyı suçlayıcı herhangi bir ibarenin kullanılmadığı, disiplin hukuku yönünden, davacıya isnat edilen fiilin; ceza davasından bağımsız olarak, hakkında yapılan disiplin soruşturması kapsamında mevcut bilgi ve belgeler ile davacının ifadesi ve tanık ifadeleri, olayların oluş şekli dikkate alınmak suretiyle sübuta erdiği kanaatine varıldığı, bu fiilin memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareket niteliğinde bulunduğu ve masumiyet karinesinin ihlal edilmediği sonucuna varıldığından, davacının hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının hüküm ifa etmediği iddiasına itibar edilmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen açıklama ile ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 21/11/2023 tarihinde, oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Danıştay 12. Daire, E. 2020/1483, K. 2023/5909, www.arakarar.com/karar/danistay-12-daire-2020-1483-e-2023-5909-k-dc8f30e9197c