Danıştay · 12. Daire
Danıştay 12. Daire 2019/1598 E. 2024/2778 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 12. Daire
- Esas No
- 2019/1598
- Karar No
- 2024/2778
T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2019/1598 Karar No : 2024/2778 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : I. Hukuk Müşaviri Yrd. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Kahramanmaraş ili, Dulkadiroğlu Belediye Başkanlığında veri hazırlama ve kontrol işletmeni olarak görev yapmakta iken, 18/12/2014 tarihinde emekliye ayrılan davacı tarafından; 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca "Devlet memurluğundan çıkarma" cezası ile cezalandırılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının 2011-2014 yılları arasında Kahramanmaraş Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı İdari ve Mali İşler Müdürlüğünde veri hazırlama ve kontrol işletmeni olarak görev yaptığı dönemde, muhtar ve azaların aylık ve ödeneklerinin düzenlenmesi ve ödenmesi işlemlerini banka aracılığıyla sağlamak üzere görevlendirildiği, söz konusu aylık ve ödeneklerin muhtar ve azaların banka hesabına aktarılması ve ödenmesi aşamasında çeşitli usulsüzlükler yaptığından bahisle hakkında yürütülen disiplin soruşturması sonucunda, 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği; davacının, muhtar ve azaların aylıklarını ve ödeneklerini banka hesaplarına yatırırken ve elden imza almak suretiyle teslim ederken, şahsına menfaat temin etmek maksadıyla yetkisini kötüye kullanmak suretiyle tahakkuk eden aylık ve ödenek miktarından bir kısmını teslim etmeyerek kendi hesabına aktardığı ve süre gelen bu fiillerin Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektirecek nitelikte olduğu; bu durumda, disiplin soruşturma raporunda yer alan bilgi, belge, tespit ile banka hesap kayıtları ile tanık ifadelerinin birlikte değerlendirilmesinden; davacının üzerine atılı fiillerin sübuta erdiği anlaşıldığından, davacının memurluk sıfatıyla bağdaşmayacak söz konusu fiilleri nedeniyle Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde mevzuata ve hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; disiplin cezasının sebebini oluşturan eylem ve davranışların, aynı zamanda Ceza Kanununda da suç sayılabileceği, bu durumda, disiplin cezası yaptırımı ile birlikte ceza yaptırımının da uygulanabileceği, bu iki yaptırım türünün hukuki dayanağı, amaç ve sonuçlarının birbirlerinden farklı olduğu, ceza yargılamasında suçun niteliği ve delillerin takdirinde uygulanan ilke ve kurallar ile disiplin hukuku açısından uygulanan ilke ve kuralları bibirinden farklı olduğundan, idarenin, kamu görevlisi hakkında disiplin cezası vermemesi, ceza mahkemelerince ceza verilmesine hukuki engel oluşturmayacağı gibi aynı şekilde, ceza yargılaması sonucu beraat kararı verilmiş olmasının da, disiplin cezası verilmesine engel teşkil etmeyeceğinin açık olduğu; bununla birlikte, ceza yargılaması neticesinde suçun unsurlarının oluşmadığı ya da suçun o kişi tarafından işlenmediği gerekçesiyle verilen beraat kararının, disiplin cezası bakımından da sadece aynı suç nev'i bakımından bağlayıcı olacağı, başka bir ifadeyle, ceza yargılamasının (beraat kararının) konusunu teşkil eden suçun, disiplin hukuku yönünden de aynı suç kapsamında değerlendirilerek disiplin cezası verilemeyeceğinin kuşkusuz olduğu; uyuşmazlık konusu olayda, davacının soruşturmaya konu fiilleri nedeniyle zimmet ve kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçlarından yargılandığı davada,...Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, söz konusu suçların işlediğine dair her türlü şüpheden uzak kesin, inandırıcı ve yeterli delil bulunmadığı, söz konusu suçun işlendiğinin sabit olmadığı gerekçesiyle davacının beraatine karar verildiği; ayrıca, ceza yargılamasında suçun maddi unsurlarının ortaya çıkarılması için yaptırılan bilirkişi incelemesi sonrasında hazırlanan raporda da, suçun unsurlarının oluşmadığı yönünde değerlendirmeler yapıldığı dikkate alındığında; ceza yargılaması sonucunda söz konusu suçları işlemediğine karar verilen davacının "memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak derecede yüz kızartıcı ve utanç verici" bir fiilinden söz etmeye hukuken olanak bulunmadığının kabulü gerektiği; bu durumda, muhtar ve azaların aylıklarını ve ödeneklerini banka hesaplarına yatırırken ve elden imza almak suretiyle teslim ederken yetkisini şahsına menfaat temin etmek maksadıyla kötüye kullanarak tahakkuk eden aylık ve ödenek miktarından bir kısmını teslim etmeyerek kendi hesabına aktardığı gerekçesiyle verilen dava konusu disiplin cezasında hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işlemin mevzuata ve hukuka uygun olduğu belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : ... Ağır Ceza Mahkemesince davacı hakkında verilen beraat kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun, ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, temyiz isteminin de Yargıtay... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla reddedildiği; dolayısıyla beraat kararının kesinleştiği dikkate alındığında, temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine, 2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılması ve dava konusu işlemin iptali yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 30/05/2024 tarihinde, oybirliğiyle karar verildi.