İlk Derece Mahkemesi · Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/575 E. 2025/1044 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/575
- Karar No
- 2025/1044
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/ KARAR NO : 2025/ HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : 1- VEKİLİ : Av. DAVALI : 2- VEKİLİ : Av. DAVALI : 3- DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 22/04/2021 KARAR TARİHİ : 19/09/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 19/09/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; davacı vekili dava dilekçesinde özetle;16.07.2016 günü saat ... sorularında ... (...) ... Mah. Kavşağında meydana gelen çift taraflı ölümlü trafik kazasında; sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otobusü ile ... istikametinden ... ili istikametine seyir halinde iken belirtilen mevkiye geldiğinde ... Mah. istikametinden gelen ve ... yönüne gitmek için kavşaktan kontrolsüz bir şekilde ... karayoluna çıkan ... sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonetle karşılıklı çarpışması sonucu kaza meydana geldiğini, kazada otobüste yolcu olarak bulunan müvekkilinin yaralandığını, anılan kazada müvekkilinin, basit tıbbi müdahale ile giderilmeyecek şekilde sürekli olarak malul kaldığını, Adli Tıp Kurumu Tratik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen raporda Halk Sigorta tarafından sigortalanan aracın araç sürücüsü ...'un asli kusurlu olduğunun rapor edildiğini, yine ... Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/ Esas sayılı dosyasına sunulan bilirkişi raporunda; "kavşak içi karşılıklı çarpışma, yoldan çıkına ve savrulma trafik kazasında, ... plakalı kamyonetin Müteveffa sürücüsü ...'un, levha kontrollü kavşak kesişiminden mevcut çıkış açısında gerçekleşen eş zamanlı çarpışma ve oluşan savrulma noktalarının fiziki oluşumundaki gerçeklik payı baz alındığından bahisle 2918 sayılı K.Y.Trf. Kanunun 84.ncü maddesinde yer alan ve Asli sürücü kusurlarından sayılan H bendini (Trafik kazalarında sürücü kusurlarının tespiti ve asli kusur sayılan haller. KANUN MADDE 84- Araç sürücüleri trafik kazalarında; ....... h) Kavşaklarda geçiş önceliğine uymama,........ Hallerinde asli kusurlu sayılırlar.... ) ihlal ettiği ve buna scbep olarak isc aynı kanunun ilgili 57.nci maddesinin A bendindeki (Kavşaklarda geçiş hakkı KANUN MADDE 57- Kavşaklarda aşağıdaki kurallar uygulanır (Değişik:17.10.1996-4199723 md. /Değişik:25.05.1997-4262/4 md.). a) Kavşağa yaklaşan sürücüler. kavşaktaki şartlara uyacak şekilde yavaşlamak, dikkatli olmak, geçiş hakkı olan araçların önce geçmesine imkan vermek zorundadırlar... ) altı çizilerek belirtilen kurallarına ve aynı kanunun diğer 47.nci maddesinin C-D bendininde (Trafik işaretlerine uyma KANUN MADDE 47- Karayollarından faydalananların sıralamaya göre; ....., c) Trafik işaret levhaları, cihazları ve yer işaretlemeleri ile belirtilen veya gösterilen hususlara, d) T rafik güvenliği ve düzeni ile ilgili olan ve yönetmelikte gösterilen diğer kural, yasak, zorunluluk veya yükümlülüklere uymak zorundadırlar. ) belirtilen hükümlerine riayet elmediğinden ötürü, kazanın oluşumunda üst derecede asli yönden kusurlu olduğunu, diğer ... Plakalı otobüsün sürücüsü ...'ın ise, takometri kağıdındaki edinilmiş hızın varlığı ile kavşak alanı yaklaşımında, olay yeri fotoğraflarındaki yol yapım ve onarım alanı levhalarının bulunduğu taşıt yolu içerisinde gerçekleşen çarpma ve savrulma mesafelerinin fiziki yapısının oluşumu baz alındığından bahisle, 2918 sayılı K.Y.Trf. Kanunun 52.nci maddesinin A-R bendindeki (Hızın gerekli şartlara uygunluğunu sağlamak KANUN MADDE 52—Sürücüler; a) Kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken, vaya geçitlerine, hemzemin geçitlere, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken, yapım ve onarım alanlarına girerken, hızlarını azaltmak, b) Hızlarını kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak, .......... Zerundadırlar... ) belirtilen hükümlerine riayet etmediğinden ötürü kazanın oluşumunda alt derecede tali yönden kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır." denildiğini, iş bu kaza sonucu otobüs sürücüsü ...'ın ... Ağır Ceza Mahkemesinde taksirle ölüme ve yaralamaya sebebiyet verme suçundan açılan kamu davasında mahkumiyetine hükmedildiğini, işbu kaza neticesinde meydana gelen yaralanma neliçesinde müvekkilinin uzun süre hastanelere gitmek zorunda kaldığını, bu süreçte müvekkilinin psikolojisinin de etkilendiğini, açıklanan ve sayın mahkemece re'sen gözetilccek nedenlerle; trafik kazası nedeniyle her türlü fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla; davalı ... Kooperatifine ait ... plakalı otobüsün üzerine ihtiyati tedbir konulmasına, 40.000,00 TL manevi tazminatın, kaza tarihi olan 16.07.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, müşterekcn ve müteselsilen davalı otobüs sürücüsü ...'dan ve ... Kooperatifinden alınarak davacı müvekkilere verilmesine, maddi tazminat yönünden HMK 107. madde gereğince belirsiz alacak davasının şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın, kaza tarihi olan 16.07.2016'dan itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan ... Sigorta Şirketinden tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraflar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP; Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; 16.07.2016 günü 22:15 sıralarında ... Karayolu ... Mahallesi yol ayrımında ...'un kullanmış olduğu ... plakalı kamyonet ile müvekkil ...'ın kullanmış olduğu ... plakalı yolcu otobüsünün çarpışması neticesinde çift taraflı,ölümlü ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, söz konusu trafik kazası neticesinde ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2018/ Esas sayılı ceza dosyası kapsamında yapılan kovuşturma çerçevesinde bilirkişi raporları istenmiş nihayetinde dosyaya sunulan son tarihli bilirkişi raporunda kamyonetin sürücüsü müteveffa ... KYT. Trf Kanunu 84. maddesi gereği asli kusurlu bulunduğunu, ancak mahkemenin de talep ettiği ceza dosyasından anlaşılacağı üzere müvekkili ...'ın bir önceki ATK raporunda kusursuz bulunduğunu, ancak karşı tarafın bilirkişi raporuna itirazının kabulü nedeniyle tekrar bilirkişi tayinine karar verilerek yargılamaya devam olunduğunu, her nekadar ilk derece mahkemesi aleyhe karar vermiş olsa da müvekkilinin somut olaydaki kusursuzluğu ve haklılığı gereği verilen karara karşı yargı yoluna gidildiğini ve müspet sonucu kuvvetle ihtimal olan üst derece mahkenmesinin istinaf incelemesi halen devam ettiğini, nitekim sorumluluktan bahsedebilmek için kusurunun varlığının şart olduğunu, mevcut koşullarda kesinleşmiş bir kusur takdiri bulunmadığını, müvekkili ...'ın sevk ve idaresinde olan aracın fenni muayenesi kullanılmadan bir gün önce yapılmış olup güvenli sürüş onayından sonra yola çıktığını, kaza gününden bir gün önce fenni muayenesinin yapılıp gerekli tüm izinlerin alınmış olduğu da yine aracın plaka sorgulaması neticesinde ulaşılabilir bir bilgi niteliğinde olduğunu, kaza günü ...'ın sevk ve idaresindeki araçta muavini (...) tarafından yolculara yolculuk başlarken, devam ederken ve akabinde defaatle emniyet kemerlerini takmaları husunda uyarıda bulunulduğunu, davacının söz konusu ikazlara uymadığını, tedbir amaçlı bir takım yolcuların hastaneye götürülmek suretiyle yapılan tıbbi muayenelerinde herhangi bir yaralanma ve emareye rastlanmazken davacı ...'nin iddia olunan şikayetleri gerekli dikkat, özeni ve tedbirleri uyarılara rağmen yerine getirmediğinin de aynı zamanda kanıtı olduğunu, davacının emniyet kemerini takmadığı, zararın artmasında etkili olduğu ve davalı müvekkilinin durumunu kendi tedbirsizliği neticesinde ağırlaştırdığının aşikar olduğunu, aynı zamanda olay günü müteveffa ... ve oğlu ambulans ile hastaneye götürüldüğünü, diğer yolcuların ise tedbir amaçlı adli muayeneleri yapılarak hasta öyküleri alındığını, (2018/... esas sayılı dosya kapsamından anlaşılacağı üzere) söz konusu durumun gerekli görüldüğünde yine tanık ifadeleri ile de doğrulanacağını, müvekkili ... 'ın olay tarihinde kazaya karışan söz konusu aracın şöförlüğünü yaptığını, bahsi geçen kaza neticesinde işinden olduğunu, 3 ay gibi bir süre cezaevinde kaldığını, Cezaevinde geçirdiği süre zarfında mevcut işinden olmakla birlikte başkaca gelir kaynağı ve birikimi olmadığından başta kendisi olmak üzere bakmakla yükümlü olduğu ailesi de bu durumdan fazlaca etkilendiğini, müvekkilinin daha sonra küçük bir işletme (konfeksiyon) açıp esnaflık yaparak hayatını idame ettirmeye çalıştığını, ancak bilindiği üzere küresel çapta etkili olan virüs salgını ve pandemi koşulları nedeniyle işletmenin faaliyetlerine ara vermek zorunda kaldığını, davalı ... olası bir tazminata mahkum edildiğinde yoksulluğa düşmesinin kaçınılmaz olduğunu, söz konusu durumun ispatı amacıyla davalının mal varlığı ve mevcut mali durumunun araştırılması yine mahkemenin takdirinde olduğunu, yapılacak araştırma ile de mali durumun yetersizliğinin ispatlanacağını, aynı zamanda müvekkilinin, söz konusu trafik kazasında asli kusurlu olmamasına karşın, sonuçları itibariyle psikolojik olarak ve vicdanen etkilenmiş bir müddet normal hayatına devam edemediğini, izahı yapılan ve mahkemece re'sen gözetilecek nedenlerle; söz konusu davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP; Davalı ... SİGORTA A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davada davacı tarafından maddi tazminata ilişkin dava tutarı miktarının belirsiz alacak davası şeklinde açılmayacağını, bu yönüyle davanın usulden reddinin talep olduğunu, dava konusu taleplerin zamanaşımına uğradığını, zarar gören zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna başvurması gerektiğini, bu hüküm gereğince zarar görenin ilgili sigorta şirketine yazılı başvuruda bulunmasının dava şartı olduğunu, davaya konu kazanın ardından davacının, müvekkili sigorta şirketine başvuruda bulunmadığını, müvekkili şirkete ulaşan usulüne uygun bir başvuru bulunmadığından dava şartı yokluğundan davanın usulden reddedilmesi gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere maluliyetten dolayı zarar hesabı için seçilecek bilirkişinin aktüerler siciline kayıtlı kişilerden olması gerektiğini, maluliyete dayalı tazminat hesaplarının aktüeryal metodlarla yapılması gerektiğini, 6111 sayılı yasa ve sonraki yasal düzenlemeler gereğince tedavi gideri talepleri yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, bir an için sorumluluğa hükmedilse dahi, haksız fiillerden mütevellit tazminat taleplerine, temerrütten itibaren yasal faiz talep edilebileceğinden, davacıların ticari faiz talep hakkı olmadığını, arz ve izah edilen ve re'sen takdir edilecek nedenlerle; davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP; davalı ... KOOPERATİFİ 'ne usulüne uygun tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür. Davacı vekili 18/09/2025 tarihli dilekçesiyle; Davadan, davalı ... Sigorta Anonim Şirketi ile sulh olmaları üzerine tüm davalılar yönünden feragat edildiğini, ekte sunulan ibraname ve feragatname uyarınca tarafların birbirinden karşılıklı olarak vekalet ücreti talebi bulunmadığını, feragate ilişkin işbu beyanının kabulü ile davalı taraflara tebliğine karar verilmesini, taraflar lehine/aleyhine vekalet ücretine hükmedilmemesini, kararın kesinleştirilmesini ve ardından kullanılmayan gider avansının tarafına iadesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava; 16/07/2016 tarihinde meydana gelen trafik kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.Mahkememizce maddi ve manevi tazminat istemine yönelik davanın reddine dair verilen 07/12/2023 tarih ve 2021/ Esas 2023/ Karar sayılı karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin 16/04/2025 tarih ve 2024/ Esas 2025/ Karar sayılı ilamı ile Mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verildiği görülmüştür. Yeniden yapılan yargılama sırasında davacı vekili tarafından sunulan12/09/2025 ve 18/09/2025 tarihli dilekçesiyle özetle; davadan, davalı ... Sigorta Anonim Şirketi ile sulh olmaları üzerine tüm davalılar yönünden feragat edildiğini, ekte sunulan ibraname ve feragatname uyarınca tarafların birbirinden karşılıklı olarak vekalet ücreti talebi bulunmadığını, feragate ilişkin işbu beyanının kabulü ile davalı taraflara tebliğine karar verilmesini, taraflar lehine/aleyhine vekalet ücretine hükmedilmemesini, kararın kesinleştirilmesini ve ardından kullanılmayan gider avansının tarafına iadesini talep etmiştir.6100 sayılı HMK'nın 307. ve devamı maddeleri uyarınca feragat; davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olup, mahkemenin ve karşı tarafın muvafakatına bağlı olmayan, kayıtsız ve şartsız hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilen, kesin hükmün hukuki sonuçlarını doğuran ve davaya son veren tek taraflı bir taraf işlemidir. Bu nedenlerle; mahkememizce vaki feragat nedeni ile davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere; 1-Maddi ve manevi tazminat istemine yönelik davanın feragat nedeniyle REDDİNE, 2-Harçlar yasası gereğince alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 140,04-TL harcın mahsubu ile bakiye 475,36-TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Sunulan "Makbuz, İbraname ve Feragatname" başlıklı belge gereğince davalı ... Sigorta A.Ş. lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5-6325 Sayılı Kanun 18/A-13 maddesi uyarınca 1.320,00-TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, bu konuda daha önce harç tahsil müzekkeresi yazıldığından yeniden yazılmasına yer olmadığına, 6-Manevi tazminat talebi yönünden davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT göre belirlenen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 7-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının hükmün kesinleşmesinden sonra ve talep halinde yatıran tarafa İADESİNE, Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde ... açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda karar verildi. 19/09/2025 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır