İlk Derece Mahkemesi · Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/167 E. 2026/52 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/167
- Karar No
- 2026/52
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/ KARAR NO : 2026/
HAKİM : KATİP :
DAVACI : DAVALI : VEKİLİ : Av.
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 11/02/2025 KARAR TARİHİ : 15/01/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 10/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Davalı taraf ile müvekkili şirket arasında 02.12.20213 tarihli iş sağlığı ve güvenliği hizmet sözleşmesi akdedildiğini, bu sözleşmeye dayalı olarak her yıl ücret değişikliklerinde mutabakat sağlanmak suretiyle davalı firmaya 2024 yılı Ekim ayına kadar yasal iş sağlığı ve güvenliği hizmetleri sunulduğunu, sunulan hizmetlerin karşılığında ise belirlenen tutarlarda takibe konu faturaların düzenlendiğini, Faturaların düzenlenmesi aşamasında da davalı tarafla sözlü mutabakat sağlandığını, . E-fatura olarak muhataba gönderilen faturaların hiçbirinin içeriğine veya tutarlarına itiraz edilmediğini, davalı tarafın faturaları kabul ettiğini, ancak fatura bedellerini ödemediğini, fatura bedellerinin ödenmemesi sebebiyle alacağın tahsili için ... 2. Genel İcra Müdürlüğü 2024/... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafça 31.10.2024 Tarihinde borca itiraz edildiğini, ve takibin durduğunu, Takibin durdurulmasına ilişkin kararın müvekkiline tebliğ edilmediğini, müvekkilinin uyap üzerinden öğrendiğini, arabuluculuğa başvurulduğunu, ancak anlaşma sağlanamadığını, müvekkilinin davalının edimini gereği gibi ifa etmemesi sebebiyle maddi zarara uğradığını, davalının haksız itirazı sebebiyle de alacağını tahsil edemediğini, tüm bu nedenlerden dolayı davalının haksız ve mesnetsiz itirazının iptaline ve takibin devamına, itirazında kötüniyetli olan davalı yan aleyhine alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. DELİLLER : ... 2. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2024/ Esas sayılı takip dosyası, arabuluculuk tutanağı, fatura, bilirkişi raporu DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Taraflar arasındaki uyuşmazlık; Davanın davacı tarafından davalının iş sağlığı ve güvenliğine yönelik danışmanlık hizmeti verildiği ve buna ilişkin kesilen faturaların ödenmediği iddiası ile ... 2. Genel İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı takip dosyasında başlatılan 37.780,26 TL tutarlı takibe yapılan itirazın iptaline ilişkin olduğu, uyuşmazlığın ise taraflar arasında bu yönde bir ticari ilişkinin ve alacağın bulunup bulunmadığı hususlarında toplandığı görülmüştür. Dava konusu icra dosyasında davacının var ise alacaklı olduğu miktar ve faizinin belirlenmesi için Mali Müşavir Bilirkişisinden rapor talep edildiği,14/07/2025 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle;"Dava dilekçesi, icra dosyası ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davacı tarafın, incelemeye sunulan 2023-2024 Yılına ait ticari defter ve kayıtları ile dava dosyası üzerinde yapılan inceleme ve tespitlere göre; Faiz talebi ve İcra inkar Tazminatı hususunda Takdirin Sayın Mahkemenize ait olmak üzere, Davacı Tarafın Ticari Defterlerindeki kayıtlara göre taraflar aralarında ticari bir ilişkinin olduğu, Davacı tarafın 2023 yılı yevmiye defteri incelendiğinde; Davaya konu alacağı oluşturan faturalara ilişkin kayıtların, Davacı tarafın Resmi defterlerine kanuni süresi içerisinde işlendiği tarafımdan tespit edilmiştir. Davacıcının 31.12.2023 tarihi itirariyle davalıdan olan alacağının 16.267,62 TL olduğu olduğu görülmüştür. Davacı tarafın 2024 Yılı yevmiye defteri incelendiğinde; 2023 yılından devreden alacak bakiyesi olan 16.267,62 TL' nin 2024 yılı yevmiye defteri kayıtlarında mevcut olmadığı, 2024 yılında davacının davalı tarafa düzenlediği faturaların da kayıtlarda mevcut olmadığı görüşmüştür. Bu nedenle 2024 yılında cari hesap ya da muavin dökümü de mevcut değildir. İcra tabip tarihi olan 23.10.2024 tarihi itibariyle davacının davalıdan olan herhangi bir alacağının mevcut olmadığı görülmüştür. TTK' nın 21.maddesi hükümlerine davaya konu faturalar ile ilgili herhangi bir iade-iptal ve kabul edilmediğine dair kayıtlara rastlanmamıştır. Davacının ticari defterlerine göre, icra takip tarihi olan 23.10.2024 tarihi itibariyle davacının davalıdan olan herhangi bir alacağının mevcut olmadığı görüş ve kanaatine varıldığı, bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edildiği, tarafların bilirkişi raporuna karşı itiraz ve beyan dilekçesi sunduğu görüldü. İtirazlar doğrultusunda bilirkişiden Ek rapor talep edildiği,31/10/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle: Yapılan düzeltmeye göre; Davacı tarafın 2025 yılı yevmiye defteri incelendiğinde; Davaya konu alacağı oluşturan 2024 yılına ait faturalara ilişkin kayıtların, davacı tarafın resmi defterlerine kanuni süresinden sonra işlendiği, davacının yapılan düzeltmeye göre 01.06.2025 tarihi itibariyle davalıdan olan alacağının 37.780,26 TL olduğu görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan, normal bir eda (alacak) davasıdır. Yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Takip alacaklısı tarafından takip borçlusuna karşı açılır. Borçlu bu davaya karşı vereceği cevapta ödeme emrine itiraz ederken bildirdiği itiraz sebepleri ile bağlı değildir. Borçlu cevap dilekçesinde, itiraz ederken bildirmiş olup olmadığına da bakmaksızın bütün savunma sebeplerini bildirmelidir. Alacaklı bu davada alacağının varlığını 6100 sayılı HMK' ya göre caiz olan her türlü delille ispat edebilir. Bu davada, ispat yükü kural olarak davayı açan alacaklıda olup, alacaklı alacağını ispatla yükümlüdür. Genel hükümler dairesinde her türlü delille ispat edilecek alacak da yine takip talebine konu olan ve borçlu yanca itiraza uğrayan alacaktır. Zira, aynı maddede itirazın haksızlığı borçlu açısından, takibin haksız ve kötüniyetli yapılması da alacaklı açısından tazminat müeyyidesine bağlanmıştır.Bilindiği üzere TMK’nın “İspat yükü” başlıklı 6. maddesinde, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan her birinin, hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlü olduğu belirtilmiş olup ispat yükünün kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi yararına hak çıkaran tarafa ait olduğu, yasal bir karineye dayanan tarafın, sadece karinenin tarafını oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altında bulunduğu, kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı tarafın yasal karinenin aksini ispat edebileceği kabul edilmektedir. Gerek ... ; gerek ... içtihatlarında kabul edildiği üzere, ispat yükü hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer. Öte yandan, ileri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimsenin, iddia ettiği olayı ispatlaması gerekir.Bu kapsamda davacı tarafından davalı aleyhine, ... 2. Genel İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibine, davalı tarafından 31/102024 tarihinde itiraz edildiği, ödeme emrine itirazın davacı/alacaklıya tebliğ edildiğine dair bir belge icra dosyasında mevcut olmadığından davacı tarafından açılan iş bu itirazın iptali davasının süresi içerisinde açıldığı kabul edilerek, taraflar arasındaki alacak-borç ilişkisinin tespiti amacıyla mali müşavir bilirkişisinden alınan raporda, davaya konu alacağı oluşturan 2024 yılına ait faturalara ilişkin kayıtların, davacı tarafın resmi defterlerine kanuni süresinden sonra işlendiği bu haliyle icra takip tarihi itibariyle davacının davalıdan herhangi bir alacağının olmadığı anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur HÜKÜM : (Yukarıda açıklanan nedenlerle), 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 615,40 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-7155 Sayılı Kanunun 23.maddesi ile 6325 Sayılı Kanun 18/A-12-13 maddeleri uyarınca 4.600,00.-TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiklerinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.göre belirlenen 37.780,26 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 6-Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa İADESİNE, Dair; davalının yüzüne karşı, 2025 yılı ... parasal sınır yönünden KESİN olmak üzere olmak üzere karar verildi. 15/01/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır