İlk Derece Mahkemesi · Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/781 E. 2025/1214 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/781
- Karar No
- 2025/1214
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/ KARAR NO : 2025/
HAKİM : ... ... KATİP : ... ...
DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av.
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 14/08/2024 KARAR TARİHİ : 20/10/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 20/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin ... bölgesinde ... şirketinin tekel ürünlerinin distribütörlüğünü yaptığını, Davalı ... ticari işletmesi'nin de Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından yetkilendirilmiş ... belgesine sahip olduğunu, taraflar arasındaki bu ticari ilişkiden dolayı davalının ürünü başka bir yerden satın alma ihtimalinin yasal olarak mümkün olmadığını, müvekkili şirket ile davalı arasındaki cari ilişkiye konu olan alacak sebebiyle borçlu/davalıdan 11.786,25 TL asıl alacak ve ferilerinin tahsili amacıyla ... 2. Genel İcra Dairesi 2024/... Esas sayılı dosyasından yasal takip başlattıklarını, davalının icra takibine yaptığı itiraz sonucu takibin durdurulduğunu, arabuluculuk yoluna başvurduklarını ancak anlaşma sağlanamadığını belirterek davanın kabulü ile ... 2. Genel İcra Dairesi 2024/... E. sayılı dosyası üzerinden takibin devamına, borçlunun borca itirazının iptaline takibin devamına haksız itiraz eden borçlu aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere inkâr tazminatına hükmedilmesine, borçlunun itirazının kötü niyetli olarak yapmasından dolayı, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin de davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Zamanaşımı itirazları bulunduğunu, müvekkili ile davacı şirket arasında uzun sürelerdir iyi niyetle devam eden ticari ilişki bulunduğunu, müvekkilinin tüm bu süreç boyunca bir tacirden beklenecek tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, müvekkilinin davacıya borcu bulunmadığını, Tütün Mamülleri ve Alkollü İçkilerin Satışına ve Sunumuna İlişkin Usul ve Esas Hakkında Yönetmelik'te yapılan değişiklik öncesi, firmalar belirli satışı geçen bayilere promosyon ya da ödül olarak bedelsiz ürünler dağıtmakta olup, müvekkili iş yeri de o dönemde bu promosyonlardan faydalanan bayilerden biri olduğunu, 2015 senesinde müvekkili tarafından bayisinde yapılan satış hacminin üst değerlere ulaşması neticesinde, davacı şirket tarafından kendisine promosyon olarak 12 tane "70'lik Yeni Rakı" promosyonunu kazandığı ve en kısa sürede kendisine bu promosyonun teslim edileceği bizzat şirket müdürü tarafından ifade edildiğini, kazanmış olduğu promosyonun üzerinden uzun bir süre geçmiş olmasına rağmen promosyon içeriğinin kendisine teslim edilmemesi üzerine müvekkilinin, o dönemde iş yeri müdürü olan şahıs ile iletişime geçtiğini ve müdür tarafından müvekkiline; yapmış olduğu incelemeler sonrasında cari ilişkide firmanın kendisine promosyon borcu, müvekkilin de firmaya bir kısım ödenmemiş borcu olduğunu gördüğünü, bu borcun dönemin 12 tane "70'lik Yeni Rakı" bedeline (promosyon vaadi olarak verilen) denk olduğu, bu nedenle şirket tarafından müvekkilinin gözüken borcu ile promosyonun denkleneceği ve sıfırlanacağı, tarafların birbirine herhangi bir borcu kalmayacağı yönünde teklifte bulunulduğunu, müvekkilinin ise; borcun henüz vadesinin gelmediği ve şirkete henüz muaccel bir borcu olmadığını ancak söz verilen ve hak etmiş olduğu promosyonu alamayacak ise, taraflar arası iyi ilişkilere de güvenerek söz konusu teklifi kabul ettiğini belirttiğini, müvekkili ile davacı şirket müdürü arasında geçen bu konuşma sonrasında uzun süreler geçmiş ancak ne davacı şirket tarafından müvekkilinin bir borcu olduğu iddia edilmiş ne de müvekkili tarafından söz verilen promosyonların getirilmediği yönünde bir talepte bulunulmadığını, ancak son dönemde davacı şirkette yeni bir müdür göreve başladığını, izah edilen anlaşmaya ilişkin bilgisi olmayan şirket müdürü tarafından müvekkili ile iletişime geçilerek, taraflar arası caride açık gözüktüğü ve borcunu bir an önce ödemesi gerektiğinin ifade edildiğini belirterek öncelikle davanın dava şartı noksanlığından usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise müvekkili hakkında açılmış bulunan işbu itirazın iptali davasının esastan reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : ... 2. Genel İcra Dairesi 2024/... E. Sayılı dosyası, arabuluculuk son tutanağı, fatura, ticari defter ve kayıtları, Bilirkişi raporu DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Taraflar arasındaki uyuşmazlık;Davacı tarafından, davalı aleyhine, ... 2. Genel İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı dosyasında; cari hesap ilişkisinden kaynaklı başlatılan icra takibine karşı, davalı/borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkin olduğu görülmüştür.Dava konusu icra dosyasında davacının var ise alacaklı olduğu miktar ve faizinin belirlenmesi için Mali Müşavir Bilirkişisinden rapor talep edildiği,23/07/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle;"Dava dosyası, ibraz edilen deliller ve taraflara ait ticari defter ve dayanağı kayıtlar birlikte değerlendirildiğinde; davacı şirketin, 2023 ve 2024 yılı ticari defterlerinin, ... yapılan düzenlemeler sonucunda elektronik ortamda tutulan defterler için 1 ve 2 seri nolu elektronik defter genel tebliğinde yapılan açıklamalar çerçevesinde noter tasdikinin gerekmediği yerine geçecek berat oluşturma işleminin yapılmış olduğunu, 2023 ve 2024 yılı defterlerinin kayıtlama sistemi olarak Tek Düzen Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği’ne ve Muhasebe İlke ve Kurallarına uygun olarak tutulduğu ve sahibi lehine delil olabilecek özellikte olduğunu, ticari defter kayıtlarının birbirini doğruladığını, davalı şirketin, 2023 ve 2024 yılı ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin ve 2023 yılı kapanış tasdikinin kanunun öngörmüş olduğu yasal süreleri içerisinde yaptırılmış olduğu, 2024 yılı yevmiye defterinin kapanış tasdiki zamanının henüz gelmemiş olduğunu, 2023 ve 2024 yılı defterlerinin kayıtlama sistemi olarak Tek Düzen Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği’ne ve Muhasebe İlke ve Kurallarına uygun olarak tutulduğu ve sahibi lehine delil olabilecek özellikte olduğunu,tarafların ticari defter ve bağlı kayıtları karşılaştırıldığında davacı şirketin takip tarihi 07.06.2024 itibariyle davalıdan 5.949,98 TL alacaklı olduğunu, dava dosyası kapsamında davacı şirketin, davalı şirketi temerrüde düşürmek amacıyla çekilmiş bir ihtarnamesinin bulunmaması, taraflar arasında yazılı sözleşme de bulunmaması nedeniyle takip tarihine kadar faiz talep edemeyeceği, taktirin Sayın Mahkemede olduğu görüş ve kanaatine varıldığı, raporun hükme elverişli olmasından dolayı yeniden rapor veya ek rapor alınmasını yer olmadığına karar verilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan, normal bir eda (alacak) davasıdır. Yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Takip alacaklısı tarafından takip borçlusuna karşı açılır. Borçlu bu davaya karşı vereceği cevapta ödeme emrine itiraz ederken bildirdiği itiraz sebepleri ile bağlı değildir. Borçlu cevap dilekçesinde, itiraz ederken bildirmiş olup olmadığına da bakmaksızın bütün savunma sebeplerini bildirmelidir. Alacaklı bu davada alacağının varlığını 6100 sayılı HMK' ya göre caiz olan her türlü delille ispat edebilir. Bu davada, ispat yükü kural olarak davayı açan alacaklıda olup, alacaklı alacağını ispatla yükümlüdür. Genel hükümler dairesinde her türlü delille ispat edilecek alacak da yine takip talebine konu olan ve borçlu yanca itiraza uğrayan alacaktır. Zira, aynı maddede itirazın haksızlığı borçlu açısından, takibin haksız ve kötüniyetli yapılması da alacaklı açısından tazminat müeyyidesine bağlanmıştır.Bilindiği üzere TMK’nın “İspat yükü” başlıklı 6. maddesinde, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan her birinin, hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlü olduğu belirtilmiş olup ispat yükünün kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi yararına hak çıkaran tarafa ait olduğu, yasal bir karineye dayanan tarafın, sadece karinenin tarafını oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altında bulunduğu, kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı tarafın yasal karinenin aksini ispat edebileceği kabul edilmektedir. Gerek doktrinde; gerek ... içtihatlarında kabul edildiği üzere, ispat yükü hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer. Öte yandan, ileri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimsenin, iddia ettiği olayı ispatlaması gerekir.Bu kapsamda somut olay incelendiğinde; davacı tarafından davalı aleyhine ... 2.Genel İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı,davalı tarafından ödeme emrine itiraz edildiği, ödeme emrine itirazın davacı/alacaklıya tebliğ edildiğine dair bir belge icra dosyasında mevcut olmadığından davacı tarafından açılan iş bu itirazın iptali davasının süresi içerisinde açıldığı anlaşılmakla, taraflar arasındaki alacak-borç ilişkisinin tespiti amacıyla mali müşavir bilirkişilerinden alınan raporda, davacının icra takip tarihi itibariyle davalıdan 5.949,98 TL alacaklı olduğu, bilirkişi tarafından yapılan tespitlerin aksini ispata yarar bir delilin davalı yanca dosyaya sunulmadığından ,mahkememizce bilirkişi raporu esas alınarak,icra takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 5.949,98 TL alacaklı olduğu kanaatine varılarak ... 2.Genel İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı icra takip dosyasına davalı/borçlu tarafından yapılan itirazın kısmen iptaline,takibin 5.949,98 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin 5.516,54 TL asıl alacak ve 319,73 TL işlemiş faiz talebinin reddine,icra takibine konu alacağın likid ve belirlenebilir olduğundan kabul edilen asıl alacağın %20'si üzerinden hesap edilen 1.189,99 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin icra takibi için davacının kötü niyeti ispat edilemediğinden davalının kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilerek, davanın kabulüne dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: (Yukarıda açıklanan nedenlerle), 1-Davanın KISMEN KABULÜNE, ... 2.Genel İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı icra takip dosyasına davalı/borçlu tarafından yapılan itirazın KISMEN İPTALİNE, takibin 5.949,98 TL asıl alacak üzerinden DEVAMINA, fazlaya ilişkin 5.516,54 TL asıl alacak ve 319,73 TL işlemiş faiz talebinin REDDİNE, 2-Asıl alacak olan 5.949,98 TL'nin %20'si üzerinden hesaplanan 1.189,99 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 3-Şartları oluşmadığından davalının kötü niyet tazminat talebinin REDDİNE, 4-Harçlar yasası gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu hususta harç tahsil tezkeresi düzenlenmesine, davacı tarafından başlangıçta ödenen 427,60 TL peşin harç ile 427,60 TL başvurma harcı toplamı olan 855,20 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE, 5-Dosya kapsamında yatırılan 5.000,00 TL bilirkişi ücreti ile 245,00 TL posta masrafı olmak üzere toplamda 5.245,00 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranı dikkate alınarak 2.622,50 TL'lik kısmının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 6-7155 Sayılı Kanunun 23.maddesi ile 6155 Sayılı Kanun 18/A-12-13 maddeleri uyarınca 3.600,00 TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin 1.800,00 TL'lik kısmının davacıdan,1.800,00 TL'lik kısmının ise davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, bu hususta harç tahsil tezkeresi düzenlenmesine, 7-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T uyarınca belirlenen 5.949,98 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 8-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T uyarınca belirlenen 5.836,27 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 9-Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı HMK md. 333 uyarınca karar kesinleştiğinde taraflara İADESİNE, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı ,2024 yılı istinaf parasal sınır itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.20/10/2025
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır