İlk Derece Mahkemesi · Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/19 E. 2024/879 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/19
- Karar No
- 2024/879
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/ KARAR NO : 2024/ HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ :Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVA : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 11/06/2021 KARAR TARİHİ : 18/09/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 20/09/2024 Öncesinde mahkememizin 04/04/2022 tarihli 2021/ esas 2022/ sayılı görevsizlik kararı ile iş mahkemesine gönderildiği, ancak iş mahkemesinin de görevsizlik kararı vermesi üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin 2023/ esas 2023/ sayılı kararı ile yargı yeri olarak mahkememizin görevli olduğunu bildirdiğinden mahkememizin 2024/ sırasına kaydı yapılarak yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ DAVA; davacı vekili dava dilekçesinde özetle;davalının, müvekkil şirkette, 05.04.2019 tarihinde “Kestirimci Bakım Mühendisi” olarak işe başladığını, müvekkil şirket ile davalı arasında 05.04.2019 tarihinde, “Belirsiz Süreli İş Sözleşmesi” imzalandığını, davalı yanın, müvekkil şirkette çalıştığı süre içerisinde, müvekkilin çalıştığı firmalara teknik hizmet servisi sağladığını, müvekkil şirketin müşteri çevresi ile bizatihi iletişim kurup, müvekkilinin müşteri çevresi ile iş prensiplerine hakim olduğunu, davalının 19.02.2020 tarihinde, istifa etmek suretiyle müvekkil şirketle olan iş ilişkini sonlandırdığını, müvekkil şirket ile bire bir aynı iş kolunda 07.01.2021 tarihinde, “... Mühendislik İth. İhr. San. Ve Tic. Ltd. Şti” ni kurduğunu, aynı zamanda bu şirketin yetkilisi olduğunu, müvekkilinin çalıştığı ... ... firması, mühendislerinin artık müvekkil şirkette çalışmadığını gerekçe göstererek; yıllardır devam eden iş ilişkilerini tek taraflı olarak sonlandırdığını, bunun üzerine davalı ve onun birlikte çalıştıkları dava dışı ... ve ... tarafından müvekkil şirketin ...' de çalıştığı firmalara mail atarak, artık davacının ...'in yetkilisi olmadığını beyan edip iş tekliflerinde bulunduklarını, davalının birebir müvekkil şirketin faaliyet gösterdiği konuda kendisinin ortak ve yetkilisi olduğu ... Mühendislik İth. İhr. San. Ve Tic. Ltd. Şti’ ni kurarak, müvekkil şirketle imzaladığı iş sözleşmesinin 7/c maddesine aykırı davrandığını, sözleşme gereğince son brüt ücretinin 6 katı tutarına denk gelen 37.500,00 TL cezai şartı ödemesi gerektiğini ileri sürerek bu tutarın temerrüt tarihi olan 03. 03. 2021 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; sözleşmedeki hükümlerin genel işlem şartı niteliğinde olduğunu, müvekkilinin davacı şirket bünyesinde 05.04.2019 tarihinde çalışmaya başladığını ve 19.02.2020 tarihinde işten ayrıldığını, çalışma süresine göre rekabet yasağı ve cezai şarta ilişkin hükümlerin geçersiz hale gelmesi gerektiğini, rekabet etmeme koşullarının bulunmadığını, kararlaştırılan cezai şartın da fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 444 ve devamı maddeleri uyarınca işçinin rekabet yasağına dayalı olarak açılan cezai şart alacağının tahsili istemine ilişkindir.Davacı, davalının davacı şirkette “kestirimci Bakım Mühendisi” olarak çalışmakta iken, kendi isteğiyle istifa ederek işten ayrıldığını, akabinde, davacı şirket ile aynı alanda faaliyet gösteren dava dışı ... Mühendislik..Ltd. Şti’ni kurduğunu, davalı işçinin davacı şirket ile aralarında imzalanan rekabet yasağı sözleşmesine aykırı davrandığından, rekabet yasağına dayalı olarak cezai şart alacağının tahsilini istemiş, davalı ise cezai şart hükmünün geçersiz olduğunu, rekabet yasağını ihlal edilmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Taraflar arasında imzalanan 05.04.2019 tarihli sözleşmenin “Gizlilik ve Rekabet” başlıklı 7. Maddenin c bendinde; “İşbu sözleşmenin, İşveren ve/veya personel tarafından herhangi bir sebeple sona erdirilmesi, geçersiz sayılması ve/veya infisah etmesi halinde, personel iş sözleşmesinin son bulma tarihinden itibaren 2 yıl süre ile hali hazırda çalıştığı ... ve ... Bölgesi sınırları dahilinde işveren ile aynı sektörde faaliyet gösteren herhangi bir şirkette iş sözleşmesi ve/veya sair herhangi bir sözleşme ile (taşeronluk dahil) çalışmamayı ve/veya ortak olmamayı ve/veya kendi hesabına iş yapmamayı peşinen kabul etmiştir. Bu hükme aykırı bir davranış işveren tarafından tespit edildiği taktirde, personel altı aylık brüt maaşı tutarında bir tazminatı cezai şart olarak, işverenin ilk yazılı talebinde itiraz kaydetmeksizin ödemeyi kabul ve taahhüt eder.” şeklinde düzenleme bulunmaktadır.Dava konusu sözleşmenin 6098 sayılı TBK döneminde akdedilmiş olmasına göre somut olaya uygulanması gereken TBK.'nın 445/1.maddesi uyarınca, "Rekabet yasağı, işçinin ekonomik geleceğine hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde, yer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun olmayan sınırlamalar içeremez ve süresi, özel durum ve koşullar dışında iki yılı aşamaz".Aynı maddenin 2.fıkrasına göre ise "Hakim, aşırı nitelikteki rekabet yasağını, bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve iş verenin üstlenmiş olabileceği karşı edimi de hakkaniyete uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilir". TBK.'nın 445.maddesinde düzenlenen geçersizlik hali özel norm niteliğinde olup kesin hükümsüzlük olarak değerlendirilemez. Hakimin müdahalesi ile giderilebilecek bir hükümsüzlük hali olduğunun kabulü gerekir (... 11.H.D.'nin 2015/ E - 2016/ K.sayılı, 16.06.2016 tarihli kararı). ... Dairesi istikrarlı içtihatları, taraflar arasındaki sözleşmenin hem hizmet ilişkisinin devamı sürecinde geçerli olan bir hizmet sözleşmesini, hem de hizmet sözleşmesi sona erdikten sonra da yükümlülükler öngören bir rekabet etmeme sözleşmesini ihtiva ettiğinin kabulü gerektiği, bu durumda hizmet sözleşmelerinde sadece işçi aleyhine konulan cezai şart hükümlerinin geçersiz olduğunu hüküm altına alan TBK'nın 420. maddesinin, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında yer alan rekabet etmeme sözleşmesine de uygulanması söz konusu olmayacağı şeklindedir ( 11. HD 2017/ E., 2019/ K., 11.02.2019 T'li ve yine aynı Dairenin 2018/ E., 2019/ K., 17.06.2019 T.' li emsal kararları).Bu açıklamalar ışığında somut olaya gelince; davalı işçinin davacıya ait işyerinde 05.04.2019 tarihinde “kestirimci bakım mühendisi” olarak çalışmaya başladığı, 19.02.2020 tarihinde istifa etmek suretiyle işten ayrıldığı, davacı ile aynı yerde ve iş kolunda faaliyet gösteren dava dışı ... Mühendislik..Ltd. Şti’ni 07.01.2021 tarihinde kurduğu dosya kapsamından sabittir.Rekabet sözleşmesinin geçerli olabilmesi yer, zaman ve konu bakımından sınırlama yapılmış olması gerekir. Dava konusu sözleşmede coğrafi sınırın kapsamı, ... ve ... Bölgesi olarak belirtilmiş olup, TBK.'nın 445/2.maddesi uyarınca hakim tarafından kapsam olarak yani coğrafi sınır yönünden sınırlandırılmalıdır. Sınırlandırma yapılırken davalının davacı nezdinde çalıştığı il sınırlarının esas alınması hakkaniyete uygun görülmüştür. Davalı, ...'da davacı iş yerinde çalışırken, rekabet yasağı sözleşmesini imzaladığına göre, rekabet yasağı hükmünün ... ili için geçerli olduğunun kabulü gerekmiştir. Sözleşmede konu bakımından bir sınırlama öngörülmemişse de, davacı ile dava dışı şirketin ana faaliyet konuları olarak belirlenmiştir. Sözleşmede süre yönünden (2 yıl) olarak bir sınırlama söz konusudur. Oysa ki, davalı işçinin davacı işyerinde çalışma süresi, 05.04.2019 ile 19.02.2020 tarihleri arası olmak üzere yaklaşık 10 ay gibi süreye tekabül etmektedir. Bu bakımdan, davalı işçinin çalışma süresi gözetildiğinde, rekabet etmeme sözleşmesinde üst sınırdan (2 yıl) belirlenen sürenin makul bir süreye çekilmesi gerekmektedir (TBK m. 445/2). Bu durumda, iddia, savunma, toplanan deliller ve özellike davalı işçinin davacı işyerindeki çalışma süresi göz önüne alınarak rekabet etmeme yükümlülüğünün süresinin 6 ay olarak esas alınması hakkaniyete uygun görülmüştür.Hal böyle olunca; davalı işçinin davacının işyerinden istifa etmek suretiyle 19.02.2020 tarihinde ayrıldığı ve bu tarihten itibaren 6 ay süreyle rekabet etmeme yükümlülüğünün bulunduğu, buna göre yükümlülük süresinin 19.08.2020 tarihinde sona erdiği, davacı ile aynı iş kolunda faaliyet gösteren dava dışı ... Mühendislik..Ltd Şti’ni, rekabet etmeme yükümlülük süresinin sona ermesinden sonra, 07.01.2021 tarihinde kurduğu dosya kapsamından anlaşılmakla; davacının yerinde olmayan davasının reddi gerekmiştir. HÜKÜM; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 427,60-TL harcın peşin alınan 640,41.-TL harçtan mahsubu ile bakiye 212,81.-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı yana İADESİNE, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT göre belirlenen 17.900,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 5-6325 Sayılı Kanun 18/A-13 maddesi uyarınca 1.320,0.-TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 6-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının hükmün kesinleşmesinden sonra ve talep halinde yatıran tarafa İADESİNE, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzünde, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/09/2024 Katip ... e-imza Hakim ... e-imza