İlk Derece Mahkemesi · Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/395 E. 2024/7 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/395
Karar No
2024/7
Karar Tarihi

T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/395 Esas - 2024/7 T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/395 KARAR NO : 2024/7 HAKİM : ....... KATİP : .... DAVACI : ... - .... VEKİLİ :Av. ....... - [16652-56463-.....] UETS DAVALI : ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ - ..... [25989-21664-.....] UETS VEKİLİ : Av. .... DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 26/04/2023 KARAR TARİHİ : 04/01/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/01/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 24/07/2017 tarihinde davacının idaresindeki ... plakalı motosikletiyle Bursa Çevre yolu istikametinden Acemler Köprü istikametine seyri sırasında, davalı sigorta şirketine sigortalı ... plakalı aracın Bursa Avrupa Konseyi bulvarı üzerinden seyredip, davacıya ait ... plakalı motosikletin sol yan kısımlarına, aracının sağ dikiz aynasına, sağ ön kapı kısımları ile çarptığını, çarpmanın etkisiyle davacıya ait motosikletin asfalt üzerine devrilmesi sonucu maddi hasarlı ve yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, kaza tespit tutanağında her ne kadar kaza mahallini terk ettiği için davalı sigorta şirketine sigortalı araç sürücüsünün plakasının o an için tespit edilmediği yazılmışsa da, daha sonra polis ifadelerinden ve savcılık soruşturmasında kazaya sebep olduğu ve olay yerini terk eden aracın ... plakalı araç olduğunun tespit edildiğini, davaya konu trafik kazasından sonra Bursa 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/668 E. 2019/687 K. ve Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021 / 90 E. sayılı dosyalarından ayrı ayrı alınan bilirkişi raporlarına göre davalı sigorta şirketine sigortalı aracın %100 kusurlu bulunduğunu, bu dosyalarda alınan kararların kesinleştiğini, Hukuk mahkemesinde tazminata hükmedildiğini, Ceza mahkemesinin ise mahkumiyet ile sonuçlandığını, davalı sigorta şirketinin, kusurlu olan ... plakalı aracın 30700007222622 kasko poliçe numarasıyla sigortacısı olması nedeniyle, İMM teminat limitleri uyarınca meydana gelen manevi zarardan sorumlu olduğunu, bu kapsamda taraflarına arabuluculuğa başvurulduğunu, 2021/2873 numaralı arabuluculuk dosyasının anlaşmamayla sonuçlandığını, davacının maluliyetinin belirlenmesi için alınan Sağlık Kurul Raporunda davacının sürekli özür oranının %7, geçici iş göremezlik süresinin 90 gün olduğu ve geçirdiği trafik kazasından dolayı 45 gün geçici bakıcıya ihtiyacı olduğunun tespit edildiğini, davacının kolunu sağlıklı hareket ettiremediğini, uzun süre motor kullanamadığını, yine araç kullanırken de direksiyonu tutmakta zorlandığını, kaza sebebiyle erken yorulduğunu, koluna platin takıldığını, birkaç kez ameliyat olduğunu, bu sıkıntılarının hayatı boyunca devam edeceğini, uzun bir tedavi sürecinden geçmek zorunda kalan davacının tüm süreçte acı, elem ve ıstırap çektiğini, dolayısıyla kaza neticesinde meydana gelen maddi zararların yanı sıra manevi zararın da söz konusu olduğunu, TBK m. 56 uyarınca, "Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir." şeklinde olduğunu, her ne kadar takdirde etkili olabilecekse de, bu hükümle düzenlenen manevi tazminatta kusurun aslen aranmaması gerektiğini, Yargıtay içtihatlarına göre hakimin belirlemeyi yaparken somut olayın özelliğini, zarar görenin ve zarara yol açanın ekonomik ve sosyal durumunu, paranın alım gücünü, maluliyet oranını, ölüm ya da beden gücü kaybı nedeniyle duyulan ve ileride duyulacak elem ve ızdırabı gözetmesi gerektiğini, nitekim aynı ilkelerin hukuk genel kurulunun 02.10.2018 tarihli ve 2017/17-1098 E., 2018/1384 K; 02.03.2021 tarihli ve 2020/17-41 E., 2021/182 K. Sayılı kararlarında da benimsendiğini, sonuç olarak davalı sigorta şirketine sigortalı aracın asli kusuru ile neden olduğu kaza neticesi davacının hayati tehlikeye maruz kalmış olmasının, oluşan maluliyet ve kalıcı sakatlığı nedeniyle kişilik hakları zarara uğrayan müvekkilinin zararının bir nebze olsun telafisi için işbu davayı açtıklarını, arzına ve izahına çalıştıkları sebepler nedeniyle, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak üzere yaralamalı trafik kazası sonucunda müvekkilinin kişilik haklarının ihlal edilmesi nedeniyle oluşan zararın telafisi için 50.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava öncesi dava şartı arabuluculuğa başvurulmadığından davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddi gerektiğini, davacı tarafın karayolları trafik kanunu gereğince usulü yükümlülüğü olan başvuru şartını eksiksiz olarak yerine getirmeksizin dava açtığından, davanın usulen reddi gerektiğini, davaya konu aracın kasko sigorta poliçesi ile teminat altına alındığını ve kasko poliçesinde ihtiyari mali sorumluluk teminatı bulunduğunu, kabul manasında olmamak üzere Yargıtay kararları ve poliçe genel şartları uyarınca maddi tazminata ilişkin talepler bakımından sıralı sorumluluk öngörüldüğünü, müvekkili şirketin ancak trafik sigortası limitini aşan miktardan sorumlu olduğunu, müvekkili şirket nezdinde teminat altına alınan poliçenin bireysel genişletilmiş kasko sigorta poliçesi olduğunu, söz konusu poliçede ihtiyari mali sorumluluk teminatı bulunduğunu, ihtiyari mali sorumluluk sigortasının ancak zorunlu mali sorumluluk miktarını aşan kısım bakımından devreye girebildiğini, işbu nedenle söz konusu kazaya ilişkin kusur ve zarar tespitlerinin yapılarak, sadece trafik sigortası teminat limitini aşan bir zararın mevcut olması halinde İMMS poliçesinin devreye girmesinin söz konusu olabileceğini, davayı kabul manasında olmamak üzere, maluliyet oranının tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp 3. İhtisas Dairesi’ne gönderilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin davacının zararı ile sınırlı olmak üzere teminat limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, kabul manasında olmamak üzere davacının manevi tazminata ilişkin taleplerinin fahiş olduğunu, davayı kabul manasında olmamak üzere faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olması gerektiğini belirterek davanın reddine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER; Kaza tespit tutanağı, Bursa 6. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2021/20 Esas 2021/916 Karar sayılı dosyası, ... Sigorta A.Ş. poliçe ve hasar dosyası, sosyal ve ekonomik durum araştırması, Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/90 Esas 2022/458 Karar sayılı dosyası, tanık beyanı ve tüm dosya kapsamı, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava; 24/07/2017 tarihinde meydana gelen trafik kazasından kaynaklı manevi tazminat istemine ilişkindir. Kaza tespit tutanağında; sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklet ile çevre yolu istikametinden Acemler köprüsü istikametinde seyrederken , Avrupa Konseyi Bulvarı müteakip Buski arka kısmına geldiğinde orta şeritte iken sol şeritten plakasını alamadıkları ve çevredeki vatandaşların söylediklerine göre Hyundai aracın sağ tarafı ile çarptığı ve kaza mahallinden ayrıldığından kusur dağılımının yapılamadığı belirtilmektedir. Mahkememizce taraflarca dayanılan deliller toplanmış, davacı tarafça bildirilen tanığın beyanlarının alındığı görülmüştür. Mahkememizce, Bursa 6. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2021/20 Esas 2021/916 Karar sayılı dosyasının celp ve incelenmesinde, Sanık ...'ın üzerine atılı taksirle yaralama suçundan cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 28/02/2022 tarihinde kesinleştiği, karara esas alınan 21/04/2021 tarihli bilirkişi raporuna göre; ... plakalı otomobil sürücüsü ...'ın kazanın oluşumunda 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununda yer alan; Kanun Madde 47/d, ve 56/a-1 ile Yönetmelik 103. Madde kurallarına riayet etmediğinden ötürü tamamen, asli yönden kusurlu olduğu, ... plakalı Motosiklet sürücüsü ... kazanın oluşumunda kusursuz olduğu yönünde rapor tanzim edilmiştir. Mahkememizin 2021/90 Esas 2022/458 Karar sayılı dosyasının celp ve incelenmesinde; davacı ... tarafından davalı ... Sigorta A.Ş. aleyhine davaya konu trafik kazasından kaynaklı, zorunlu trafik poliçesi kapsamında maddi tazminat davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulü ile, 150.323,01 TL maluliyet tazminatı ile 2.666,25 TL bakıcı giderinin 20/03/2020 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verildiği, kararın 30/06/2022 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. Mahkememizin 2021/90 Esas 2022/458 Karar sayılı dosyasında karara esas alınan İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan adli raporuna göre, davacının Özürlülük Ölçütü,Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Yönetmeligi’ne göre sürekli özür oranının %7 (yedi) olduğunu ve 24.07.2017 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası ile illiyet bağının bulunduğunu, geçirdiği trafik kazasından dolayı tıbbı iyileşme ve rehabilitasyon süresi dikkate alındığında tazminata esas olmak üzere geçici ış göremezlik süresinin 90 (doksan) gün olduğunu ve geçirdiği trafik kazasından dolayı mevcut lezyonlar göz önünde bulundurulduğunda; 45 (kırkbeş) gün geçici bakıcıya ihtiyacı olduğunu bildirir tespiti yapılmıştır. Mahkememizin 2021/90 Esas 2022/458 Karar sayılı dosyasında keşif sonucu alınan 15/06/2021 tarihli bilirkişi raporunda; dava dışı sürücü ... şerit izleme ve değiştirme kurallarına riayet etmediğinden , doğrultu değiştirme manevralarına uymadığından , trafik işaret levhalarına uygun hızda seyretmediğinden trafik kazasının meydana gelmesinde %100 ( yüzde-yüz ) oranında kusurlu olduğu , davacı sürücü ... kural ihlali yapmadığından söz konusu trafik kazasının meydana gelmesinde kusursuz olduğu yönünde rapor düzenlendiği görülmüştür. Kesinleşen 6. Asliye Ceza Mahkemesi ve Mahkememiz 2021/90 Esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; 24/07/2017 tarihinde, Bursa ili , Osmangazi ilçesi , Sırameşeler Mah , Avrupa Konseyi Bulvarı , Çevre yolu Acemler köprüsü istikametinde ; sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile sol şeritten seyrederken , şerit izleme ve değiştirme kurallarına riayet etmeyerek orta şeritten aynı istikamette seyretmekte olan sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklete çarpmasıyla , ... plakalı motosiklet sürücüsü direksiyon hakimiyetini kaybederek sağ şeride savrulduğu esnada , sağ şeritten seyretmekte olan sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile önüne savrulan ... plakalı motosiklete çarpması sonucu yaralamalı ve maddi hasarlı bir trafik kazası meydana geldiği, söz konusu kazanın meydan gelmesinde ... plakalı araç sürücü ... %100 oranında kusurlu olduğu, davacı sürücü ... ; kural ihlali yapmadığından söz konusu trafik kazasının meydana gelmesinde kusursuz olduğu, kaza nedeniyle davacının % 7 oranında maluliyeti ile iyileşme süresinin 90 güne kadar uzayabileceği ve 45 gün geçici bakıcıya ihtiyacı olduğu tespit edildiği görülmüştür. Davaya konu ... plakalı araç kaza tarihinde, davalı sigorta şirketi nezdinde 307000007222622 numaralı bireysel genişletilmiş kasko poliçesi ile teminat altına alınmış olup, işbu poliçe ile 100.000,00 TL limitle sınırlanmış olmak üzere İMM manevi tazminat teminatı verildiği, bu sebeple davalı sigorta şirketinin meydana gelen kaza nedeniyle manevi zarardan poliçe limiti ve sigortalının kusuru oranında sorumluluğu bulunmaktadır. Manevi tazminat talebine konu alacak yönünden yapılan incelemede, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesine göre; hâkimin özel hâlleri göz önünde tutarak, manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği tutar adalete uygun olmalıdır. Bu para tutarı, aslında ne tazminat ne de cezadır. Çünkü mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını amaç edinmediği gibi, kusurlu olana yalnız hukukun ihlalinden dolayı yapılan bir kötülük de değildir. Aksine, zarara uğrayanda bir huzur duygusu uyandırmayı, aynı zamanda ruhi ızdırabın dindirilmesini amaç edindiğinden, tazminata benzer bir fonksiyonu da vardır. O hâlde bu tazminatın sınırı, onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut hâlde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Somut uyuşmazlıkta, davacının gerçekleşen kazada yaralanması nedeniyle, duyulan elem ve ızdırabın kısmen ve imkân nispetinde giderilmesi amacıyla, uğranılan zararın niteliği, kusur durumu, paranın alım gücü ve tarafların ekonomik sosyal durumu dikkate alınarak, hak ve nesafete göre Mahkememizce 50.000,00-TL manevi tazminat talebi uygun bulunmuş olup, manevi tazminat talebinin kabulü ile 50.000,00-TL manevi tazminatın 10/06/2021 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile, 50.000,00-TL manevi tazminatın 10/06/2021 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 2-Harçlar yasası gereğince alınması gereken 3.415,50-TL harçtan peşin alınan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 3.235,60-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3- Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 4-Davacı tarafından yapılan 385,40-TL harç ve 381,00-TL müzekkere ve tebligat masrafı olmak üzere toplam 766,40-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-İleride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suç üstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00-TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin davalıdan alınarak hazineye İRAT KAYDINA, 6-Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa İADESİNE, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Kanun Yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/01/2024 Katip ..... ¸e-imzalıdır Hakim ..... ¸e-imzalıdır

Atıf: Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/395, K. 2024/7, T. 04.01.2024, www.arakarar.com/karar/bursa-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-395-e-2024-7-k-ad4d86d1c8dc