İlk Derece Mahkemesi · Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/194 E. 2024/562 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/194
Karar No
2024/562
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/ KARAR NO : 2024/ HAKİM : KATİP : DAVACI : ... VEKİLİ : Av. DAVALI : ... .../ ... VEKİLİ :Av. DAVA :Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 11/10/2022 KARAR TARİHİ : 16/05/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 20/06/2024 ... 11. İş Mahkemesi'nin 11/01/2023 tarih 2022/... Esas 2023/ Karar sayılı dosyasında verilen görevsizlik kararı sonucu Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkili şirket ile davalı arasında iş sözleşmesi imzalandığını, davalının 26/02/2021- 18/01/2022 tarihleri arasında çalıştığını, davalı tarafın müvekkili şirketin üretim bölümünde makine montaj işçisi olarak görev yaptığını, iş akdi sona erdikten sonra davalının, başka bir iş yeri çatısı altında müvekkilinin üretmiş olduğu makineleri üretmeye başladığını, hatta bu iş için müvekkili şirketin parça tedarik ettiği firmalar ile de görüşen davalı tarafın buralardan almış olduğu parçalar ile makine yapmaya devam ettiğini, davalı tarafın müvekkili şirketin müşteri portföyünü kullanarak parça tedarik ettiğini, gerek rekabet yasağı gerekse sır saklama yükümlülüğünü ihlal ettiğini, davalı tarafın bu davranışlarıyla müvekkili şirketi zarara uğrattığını, taraflar arasında imzalanan iş sözleşmesinde gerek sır saklama yükümlülüğü gerekse rekabet yasağının ihlalinin cezai şarta bağlandığını, karşı tarafın bu yükümlülük ve yasağı ihlal ettiğini, bir şirket üzerinden gayri resmi olarak müvekkili şirketin üretmiş olduğu makineleri ürettiğini ve sattığını, bu iddialar ile ilgili ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/... D.İş sayılı dosyası ile delil tespiti yapıldığını, keşif sırasında davalının da orada olduğu tespit edilerek bilirkişi raporu düzenlendiğini ve yapılan makinenin müvekkili şirketin yapmış olduğu makineler ile birebir benzer olduğu kanaatine varıldığını, davalı tarafın, müvekkili şirketteki konumu itibariyle yapılan makineler konusunda tüm bilgilere eriştiğini, aynı zamanda müvekkili şirketin çalışmış olduğu firmalara da montaj yapması münasebetiyle de hakim olduğunu, gerek teknik gerekse makinelerin satış noktasındaki tüm sürece hakim olan davalının, iş akdi sona erdikten sonra aynı makineleri yapması ve makineleri yaparken de müvekkili şirketin çalışmış olduğu firmalardan parça tedarik etmesi sebebiyle rekabet yasağını ihlal ettiğini, dava öncesi arabuluculuk yoluna başvurulmuş ise de herhangi bir anlaşma sağlanamadığından işbu davayı ikame etme mecburiyeti doğduğunu, izah edilen nedenlerle; 40.000 TL'nin (fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla) arabuluculuk başvuru tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin iş sözleşmesinde bulunan cezai şartlardan haberi olmadığını, müvekkilinin davacı şirketle iş akdi beyan ederken aldatıldığını, bu nedenle irade sakatlığı meydana geldiğini, taraflar arasında iş sözleşmesi kurulurken, müvekkilinin sözleşmenin içeriğini ve kendisini kısıtlayan bir husus olup olmadığını sorduğunda ''formalitelerin yerine getirildiğini, kendisini kısıtlayan özel bir hususun kesinlikle bulunmadığını'' beyan edildiğini, müvekkilinin bu beyana güvenerek iş sözleşmesini imzaladığını, hizmet sözleşmelerine sadece işçi aleyhine konulan ceza koşulunun geçersiz olduğunu, iş sözleşmesinin güçlü tarafı olan işverence, iş sözleşmesine konulan cezai şartın karşılılık ilkesine uygun olması gerektiğini, sadece işçi aleyhine konulan cezai şartın geçersiz olacağının kanunda düzenlendiğini, Türk Borçlar Kanunu'nun 420. maddesinde “Hizmet sözleşmelerine sadece işçi aleyhine konulan ceza koşulu geçersizdir” hükmü yer aldığını, bu sebeple taraflar arasında imzalanan iş sözleşmesinde sadece işçi için konulan cezai şartın geçersiz olduğunu, rekabet yasağının unsurlarının düzenlenmediğini, Borçlar Kanunun 445. maddesi rekabet yasağının işçinin iktisadi geleceğini tehlikeye düşürmemesi için yer, süre ve işin türü bakımından sınırlandırılması gerekliliğini düzenlediğini, bu kapsamda, rekabet yasağı hükümlerinin yer, süre ve işin türü bakımından sınırlamalara tabi tutulmadığı sürece geçersiz olduğunu, taraflar arasında kurulan iş sözleşmesinde cezai şarta bağlanan rekabet yasağı hakkında herhangi bir sınırlandırma yapılmadığını, bu denli geniş kapsamlı bir rekabet yasağının işçinin iktisadi geleceğini tehlikeye düşürdüğünün şüphesiz olduğunu, cezai şartların geçerli olduğu kabul olsa dahi rekabet yasağının ihlal edilmediğini, müvekkilinin aynı sektörde iş hayatına devam etmesinin rekabet yasağının ihlal edildiğini göstermediğini, Anayasa'nın 48. maddesinde düzenlendiği üzere herkes, dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetlerine sahip olduğu, müvekkilinin 20 yıldır makine üretim sektöründe çalıştığını, söz konusu mesleği davacı firmada öğrenmediğini, müvekkilinin iktisadi faaliyetini sürdürebilmek için aynı sektörde çalışmasının olağan olduğunu, sadece aynı sektörde iktisadi hayatını devam ettirmesinin rekabet yasağının ihlali olmamakla birlikte, bu yasak kapsamında 20 yıldır çalışmakta olduğu sektörden uzaklaştırılmasını beklemenin hakkaniyete aykırı olduğunu, davacının iddia ettiği benzer makinelerin projesinin, davacının eski ortağı ... Makina İth. İhr. Tic. ve San. Ltd. Şti'den alındığını, davacının dilekçesinde belirttiği benzer makine ... firmasının kendi kullanmak üzere yapmış olduğu makine olduğunu, söz konusu makinenin projesinin davacı şirket ...'in eski ortağı olan ... Makina İth. İhr. Tic. ve San. Ltd. Şti'den alındığını, davacı ile makine tasarımlarının aynı olduğunu, söz konusu makinelerin standart makineler olduğunu, sektörde bulunan firmaların projelerinin benzerlik taşıdığını, özel tasarlanmış makineler olmadığını, söz konusu makinenin yapımında ... firmasının müvekkili ...'dan sözlü destek aldığını, müvekkilinin teknik konularda sadece kısa süreli hizmette bulunduğunu, müvekkilinin bulunduğu hizmetin konusu 20 yıldır çalışmakta olduğu sektör bilgisi kapsamında olduğunu, davacı şirketin mesleki sırları ile bir bağlantısı olmadığını, müvekkilinin, davacının çalıştığı firmalardan parça tedarik etmesi sebebiyle rekabet yasağını ihlal ettiği iddiasının yersiz olduğunu, davacı şirketin parça tedarik ettiği firmaların, sektörde faaliyet gösteren herkes tarafından bilinen, halka açık satış yerleri bulunan firmalar olduğunu, aynı sektörde iktisadi hayatını devam ettiren müvekkilinin sektördeki tedarikçilerden alışveriş yapması sebebiyle rekabet yasağını ihlal ettiği iddiasının isabetsiz olduğunu, müvekkilinin, davacı şirketin müşterileriyle herhangi bir ticari faaliyeti bulunmadığını, taraflar arasında iş akdinin sona ermesinden sonra müvekkilinin davacı şirketin müşterileriyle herhangi bir ticari faaliyeti olmadığını, dava dilekçesinde, müvekkilinin davacı şirketin müşteri portföyünü kullanarak parça tedarik ettiği bu nedenle rekabet yasağı ve sır saklama yükümlülüğünü ihlal ettiği iddiasının asılsız olduğunu, parça tedariği ile müşteri portföyünün bir bağlantısı bulunmadığını, izah edilen nedenlerle; tüm beyanları doğrultusunda davacının davasının ve taleplerinin reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER:01/01/2022 tarihli İş Sözleşmesi, ... kayıtları, ticaret sicil kayıtları, vergi kayıtları, ... 3. Asliye Hukuk mahkemesi'nin 2022/... D.İş sayılı dosyası, tanık beyanı, keşif, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava; işçinin rekabet yasağı ve sır saklama yükümlülüğüne aykırılığı iddiasına dayalı cezai şart ve tazminat istemine ilişkindir. Davacı tarafça, davalının, davacı şirketin üretim bölümünde makine montaj işçisi olarak görev yaptığını, iş akdi sona erdikten sonra davalının, başka bir iş yeri çatısı altında müvekkilinin üretmiş olduğu makineleri üretmeye başladığını, gerek rekabet yasağı gerekse sır saklama yükümlülüğünü ihlal ettiğini, bu iddialar ile ilgili ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/... D.İş sayılı dosyası ile delil tespiti yapıldığını iddia ederek cezai şart alacağını dava konusu etmiştir. ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/... D.İş sayılı dosyasında alınan 10/08/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; keşif mahallinde bulunan tespite konu olan boru bükme makinesinin mevcutta var olduğu, tespit isteyen tarafından dosya içerisine sunulan fotoğraflar ile, yerinde tespit edilen makinenin, renk ve işlev olarak benzerlik gösterdiği, birebir benzer olduğu, makine teknik resimlerinin, 02.03.2022 tarihinde hazırlanmış olduğu, makinenin üretildiği işyerinin ünvanının, “ ... Makina Otomasyon Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. Olduğu yönünde rapor tanzim edilmiştir. Mahkememizce taraflarca dayanılan deliller toplanmış, taraflarca bildirilen tanıkların beyanlarının alındığı görülmüştür. Mahkememizce, davacı şirket bünyesinde bulunan davaya konu makinalar ile dava dışı ... Makina - Otomasyon San. Tic. Ltd. Şti ne ait tespit dosyasına konu makina üzerinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılarak, dosya kapsamı, iddia ve savunma, sunulan ve celp edilen tüm deliller, dinlenen tanık beyanları dikkate alınarak, aynı zamanda davacı şirkete ait ticari defter ve dayanağı kayıtlarda yerinde incelenmek suretiyle rapor düzenlenmesine karar verilmiş, bu kapsamda yapılan keşif sonrası bilirkişi heyetinin 19/03/2024 tarihli raporunu dosyaya ibraz ettiği görülmüştür. 19/03/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle, davacı yan sahasında görülen makine ile, ... Makina Otomasyon Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. sahasında görülen dava konusu makinenin kozmetik benzerliği olsa dahi, bütünüyle farklı bir uygulama ve aktarım sistemine sahip olan farklılıklara sahip olduğu ve bu nedenle aynı ve benzer bir makine olmadığı, davalı ...'ın dava dışı ... Makina Otomasyon Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'deki çalışmaları 22.06.2018 giriş- 19.09.2018 çıkış olduğu, davalı ...'ın davacı şirketteki çalışmaları ; 27.03.2019 giriş-15.10.2020 çıkış, 24.10.2020 giriş-24.10.2020 çıkış , 26.02.2021 giriş-18.01.2022 çıkış “(4) – Belirsiz süreli iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı sebep bildirilmeden feshi“ olduğu, taraflar arasındaki 01.01.2022 tarihli Belirsiz Süreli İş Sözleşmesi m.10 ile davalının iş sözleşmesinin sona ermesinden sonra işveren ile rekabet etmemesine dair rekabet yasağı hükmünün bulunduğu, taraflar arasındaki rekabet yasağı sözleşmesinin TBK.m.445 düzenlemesine uygun, hukuken himaye edilebilir mahiyette olabileceği, davacı işveren tarafından haklı neden olmaksızın iş akdinin sona erdirilmiş olduğunun kabulü ihtimalinde taraflar arasındaki rekabet yasağı sözleşmesinin TBK.m.447/2 hükmü kapsamında sona ermiş olduğu, sayın Mahkeme tarafından rekabet yasağı sözleşmesinin sona ermediğine kanaat getirilmesi ihtimalinde; sözleşme kapsamında davacının talep edebileceği cezai şart bedelinin 176.472,00 TL olduğu, cezai şart miktarının fahiş olup olmadığı ve tenkis edilmesinin gerekip gerekmediğini değerlendirme yetkisinin sayın Mahkemeye ait olduğu, taraflar arasındaki 01.01.2022 tarihli Belirsiz Süreli İş Sözleşme m.9 ile işçinin görevi nedeni ile haiz olduğu veya kendisine tevdi edilmiş işverenin faaliyeti, imalatı ve ticaretine dair sır saklama yükümlülüğüne yer verilmiş olduğu, bu yükümlülüğün iş sözleşmesinin sona ermesinden sonra da devam edeceğinin düzenlendiği, davacı şirket tarafından üretilen makine ile davalı tarafından üretildiği iddia edilen dava dışı 3.kişi firma nezdindeki makine arasında benzerlik tespit edilemediğinden davacı tarafın davalının sır sakama yükümlülüğünün ihlalinin tespit edilemediği, sayın Mahkeme tarafından sır saklama yükümlülüğünün ihlal edildiğine kanaat getirilmesi ihtimalinde; Sözleşme m.9 ile sır saklama yükümlülüğünün ihlali nedeni ile işverenin genel hükümlere göre tazminat ve cezai şart isteminde bulunabileceğinin düzenlendiği, dosya içerisinde davacı işverenin bu yönde zararına ilişkin bilgi bulunmadığı, bu nedenle zarar hesaplaması yapılamadığı yönünde rapor tanzim edilmiştir. Tüm dosya kapsamına göre yapılan yargılama sonucunda; Davacı şirketin makine imalatı konusunda faaliyet gösterdiği, davalının davacı şirkette; 27.03.2019 -15.10.2020, 24.10.2020-24.10.2020 , 26.02.2021-18.01.2022 tarihleri arasında makine montaj işçisi olarak olarak çalıştığı, taraflar arasında 01.01.2022 tarihli Belirsiz Süreli İş Sözleşmesinin imzalandığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasında imzalanan 01.01.2022 tarihli Belirsiz Süreli İş Sözleşmesinin 9 maddesi ile; işçinin görevi nedeni ile haiz olduğu veya kendisine tevdi edilmiş işverenin faaliyeti, imalatı ve ticaretine dair sır saklama yükümlülüğüne yer verilmiş olduğu, bu yükümlülüğün iş sözleşmesinin sona ermesinden sonra da devam edeceğinin düzenlendiği, m.10/2 ile, “İşçi, bu iş akdinin hangi sebeple fesih olursa olsun, sona ermesinden itibaren 2 (iki) yıl içerisinde işverenin yazılı muvafakati olmaksızın işyerinin faaliyette bulunduğu işkolunda Marmara Bölgesi ve ... ili sınırları içinde faaliyet gösteren bir firmaya dolaylı veya doğrudan ortak olmayacağını, kendi veya birlikte hareket ettiği üçüncü kişilerin nam ve hesaplarına hareket etmeyeceğini, temsilcilik veya aracılık faaliyetinde bulunmayacağını, adi ortaklıklarda, iş ortaklıklarda, bağlı kuruluşlar vasıtasıyla veya buralarda ortaklık, yöneticilik, işçilik, danışmanlık, alt işverenlik veya her nevi sıfat veya unvanla çalışmayacağını kabul ve taahhüt eder.” düzenlemesine yer verilmiş olduğu, m.10/5 ile, “İşbu maddeye aksi harekette bulunan işçi, işverene son aylık brüt ücretinin 20 katı tutarında cezai şartla işveren’in ilk talebinde derhal, nakden ve defaten ve icra takibine gerek olmaksızın ödemeyi, belirlenen cezai şart miktarının fahiş olmadığını peşinen kabul be taahhüt eder. İşçi ayrıca belirtilen cezai şart dışında ayrıca şirketin uğradığı/uğrayacağı tüm maddi ve manevi zararların kendisinden tazmin edileceğini peşinen kabul eder.” düzenlemesine yer verilmiş olduğu görülmektedir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu(TBK)'nun 444/1. maddesinde, fiil ehliyetine sahip olan işçinin, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebileceği, aynı maddenin 444/2. maddesinde ise, rekabet yasağı kaydının, ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerli olacağı düzenlenmiştir. Buna göre rekabet yasağı kaydının geçerliliği için zararın gerçekleşmesi şart olmayıp, işçinin edindiği bilgilerin iş verenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikte olması yeterlidir. Davalının davacı firmayla aynı konuda iştigal eden ... Makina - Otomasyon San. Tic. Ltd. Şti 'de 22.06.2018- 19.09.2018 tarihinde çalışmış olup, söz konusu çalışmanın davacı şirketteki çalışmasından önce olduğu, davacı şirketten ayrıldıktan sonra dava dışı ... Makina - Otomasyon San. Tic. Ltd. Şti'nde çalıştığına dair resmi bir kaydının olmadığı, her ne kadar ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/... D.İş sayılı dosyasında alınan 10/08/2022 tarihli bilirkişi raporunda davalı ...’ın, ... Makina - Otomasyon San. Tic. Ltd. Şti 'de üretim yaptırdığı, tespit isteyen tarafından dosya içerisine sunulan fotoğraflar ile, yerinde tespit edilen makinenin, renk ve işlev olarak benzerlik gösterdiği, birebir benzer olduğu belirtilmişse de, Mahkememizce dinlenen tanık beyanları, yapılan keşif sonucu alınan gerekçeli ve denetime elverişli bilirkişi raporuna göre, davacı yan sahasında görülen makine ile, ... Makina Otomasyon Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. sahasında görülen dava konusu makinenin kozmetik benzerliği olsa dahi, bütünüyle farklı bir uygulama ve aktarım sistemine sahip olan farklılıklara sahip olduğu ve bu nedenle aynı ve benzer bir makine olmadığı gibi davalının iş akdi sona erdikten sonra , dava dışı ... Makina Otomasyon Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. çatısı altında davacının üretmiş olduğu makineleri üretmeye başladığı ve bu nedenle rekabet yasağı ve sır saklama yükümlülüğüne aykırılığı iddiasının sübut bulmadığı, ayrıca davalının işten ayrılış bildirgesine göre, işten ayrılış nedeni (kodu) 04 olarak belirtilmiş olup, 04 nolu işten ayrılış kodu belirsiz süreli iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı sebep bildirilmeden feshini ifade ettiği, TBK'nın 447/2. Maddesi, sözleşme, haklı bir sebep olmaksızın işveren tarafından veya işverene yüklenebilen bir nedenle işçi tarafından feshedilirse, rekabet yasağı sona ereceği düzenlenmiş olup, işten ayrılış bildirgesine ve davalıya gönderilen fesih bildirimine göre iş akdi davacı iş veren tarafından sona erdirildiğinden, davacı iş verenin sözleşmenin haklı bir sebeple feshedildiğini ispatlaması gerektiği, davacı taraf kendisi tarafından ...'ya bildirilen resmi kaydın aksini ispatlayamadığı, taraflar arasındaki iş sözleşmesinin davacı iş veren tarafından sona erdirilmesi karşısında rekabet yasağı ve gizlilik taahhütnamesinde düzenlenen rekabet yasağının iş sözleşmesinin feshedildiği tarihte sona erdiğinin kabulü gerektiği anlaşılmakla Mahkememizce sübut bulayan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar yasası gereğince alınması gereken 427,60-TL karar ve ilam harcının peşin alınan 683,10-TL harçtan mahsubu ile bakiye 255,50-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı yana İADESİNE, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT göre belirlenen 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 5- İleride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden karşılanan 800,00-TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 6-Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa İADESİNE, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde İstinaf Kanun Yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 16/05/2024 Katip e-imza Hakim e-imza

Atıf: Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/194, K. 2024/562, T. 16.05.2024, www.arakarar.com/karar/bursa-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-194-e-2024-562-k-4eb01a04d9db