İlk Derece Mahkemesi · Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/339 E. 2024/49 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/339
- Karar No
- 2024/49
- Karar Tarihi
T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR ESAS NO :2022/339 KARAR NO :2024/49 BAŞKAN :... ... ÜYE :... ... ÜYE :... ... KATİP :... ... DAVACI :... -TC Kimlik no- ... VEKİLİ :Av. ... - [16214-12078-.] UETS DAVALILAR :1-...-TC Kimlik no- ...- Bağlaraltı Mah. A108 Sk. No:3/13 Yıldırım/ BURSA 2-... ... TEKSTİL İNŞAAT SANAYİİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - ... Ahmetvefikpaşa Mahallesi Hasan Kestelli Cad. No: 17 Kestel/Bursa VEKİLİ : Av. ... - [16091-90977-..] UETS : 3- ...-TC Kimlik no- ... ... DAVA : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/03/2022 KARAR TARİHİ : 10/01/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH :31/01/2024 Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... ... firmasını temsilen bu firmanın sahibi ... Toraman ve bu kişinin babası ...'ın davacı müvekkil ...'a ait Bursa İli Yıldırım İlçesi 3535 ada 79-82-83 parselde kayıtlı taşınmazları, üzerindeki fabrika binası ve teferruatıyla birlikte 5.200.000TL'ye satın alma hususunda 01.04.2014 tarihli protokolle müvekili ile anlaştıklarını, bu protokole göre; taşınmazların mülkiyetinin ... ... Firması, ... veya bu kişilerin göstereceği bir şahsa geçeceğini, bu amaca matuf olarak taşınmazların üzerinde dava dışı Garanti Bankası lehine dava dışı ... Firmasının borçları nedeniyle teminat ipoteği bulunduğundan ve bu nedenle Bursa 10. İcra Müdürlüğü'nün 2010/.... sayılı dosyasından müvekkil aleyhine takip yapıldığından, karşı yan satım bedelinden mahsup edilmek üzere müvekkil yerine bu dosyayı ödeyecek ve dosyayı temlik alacak, müvekkil de banka nezdinde gerekli muvafakatleri vereceğini, ancak karşı yanın, protokolün 1.maddesinde yazılı olduğu üzere, borcun kapanması konusunda alacaklı bankayla kaç liraya anlaşırsa anlaşsın, müvekkil yerine bankaya 1.100.000TL ödeme yapmış sayılacağını, tarafların kendi aralarında 1.100.000.-TL üzerinden hesap göreceğini, karşı yan temliği, davalı ... ... Firması adına alacak, protokolün 5. Maddesinin 3. Paragrafında yazılı olduğu üzere temlik ve satış masraflarını kendileri ödeyeceğini, yine protokolün devam eden maddelerine göre; müvekkil ... ile Bursa 10. İcra Müdürlüğü'nün 2010/.... Sayılı dosyasında takip yapılan diğer borçlular ... Firması ve ... aleyhine, SGK tarafından Bursa 8. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/892 esas sayılı dosyasında tasarrufun iptali davası açılmış olup, satıma konu taşınmazlar üzerinde tedbir bulunduğundan, tarafların tedbiri kaldırmak için birlikte uğraşacaklarını, ayrıca yasayla borçlara yapılandırma gelirse, SGK yapılandırma taksitlerinin 600.000.-TL'ye kadar olan kısmını karşı yan ödeyeceğini, üzerinde olan kısmından ise müvekkilinin sorumlu olacağını, taraflar tedbiri kaldıramazsa karşı yan taşınmazların cebri icrayla karşı yan satışını isteyecek, alacağa mahsuben yapılan satışta, davalı yan bu taşınmazları satın aldığında, yapmış olduğu ödemeleri protokole göre satım bedelinden mahsup edecek, satım bedeli olan 5.200.000TL'den bakiye kalacak bedeli de protokoldeki şartlara göre müvekkile ödeyeceğini, taraflar anlaşmaya varmışken, karşı yan satın alma amacıyla bankaya ve SGK'ya ödeme yapmış olacaklarını, taşınmazların tapudan temlikinin zaman alacağını, formalite bir kira sözleşmesi yaparak fabrikaya taşınmak istediklerini, bu şekilde hem abonelikleri üzerlerine alabileceklerini, hem de davalı ... ... firmasının buraya naklini yaptırabileceklerini söylediklerini, müvekkilinin de karşı yanla yaptığı anlaşmaya göre hem banka borcunu hem de SGK borcunu ödeyebileceğini, ayrıca bir miktarda kendisine para kalacağını düşünerek ve karşı yanın satın almak için hareket ettiğini zannederek, onların kötü niyetli ve gizli programından habersiz formalite diye bildiği 6 aylık kira sözleşmesini imzalamayı kabul ettiğini, ardından karşı yanın, zaten satın alma amaçları olduğunu, bu amaçla ödeme yapacaklarını, sahibi olacakları bir yer için stopaj ödemenin adil olmayacağını söyleyerek gerçek değeri olan aylık 90-100 bin lira gibi bir bedelden kira sözleşmesi yapmak istemediklerini, aylık 5 bin liradan kira sözleşmesi yapmak istediklerini söylediklerini, müvekkilinin de karşı yanın fabrikasına çökme amacından habersiz, onun yerine bankaya ve SGK'ya ödeme yapacaklarını, borçlardan bakiye kalan bedeli kendisine ödeyeceklerini zannederek, 01.04.2014 tarihli protokolle birlikte 01.04.2014 tarihli formalite diye bildiği kira sözleşmesini imzalayıp devam eden süreçte fabrikayı karşı yana teslim ettiğini, karşı yan devam eden süreçte dava dışı Garanti Bankası'yla borcun 700.000.-TL'ye kapanması hususunda anlaştıklarını, bu bedeli ödeyeceklerini, protokolün 1. maddesinde yazılı olduğu üzere aralarında 1.100.000.-TL üzerinden hesap göreceklerini belirttiğini, müvekkilinin de borç ödeme amacında olduğundan bunu hesabını da yapacak durumda olmadığından protokolle bağlı olduğunu söylediğini, durum bu iken ve karşı yan 10. İcra Müdürlüğü'nün 2010/... sayılı dosyası için 700.000TL ödeyerek dosya borcunu kapatmış iken, müvekkilin protokolden kaynaklanan haklarını kullanmasını ve 1.100.000TL'ye işleyecek yasal faiziyle birlikte bu dosya borcunun müvekkile rücu edilmesini engellemek amacıyla; temliği davalı ... ... Firması adına almak yerine, %75 temerrüt faizini işleterek devam eden yıllarda dosya borcunu şişirip, 700.000TL dışında hiçbir ödeme yapmadan, müvekkilin formalite diye bildiği kira sözleşmesiyle ve devam eden başka hilelerle müvekkilin fabrikasını kullanmasını ya da kiralamasını engelleyerek, bu şekilde müvekkile borcunu ödemesine imkan tanımayarak, üstüne bir de fabrikanın değerini düşürtecek şekilde hurdaya çevirerek, sonunda da alacağa mahsuben taşınmazları satın alma amacıyla, tarafta muvazaa yaparak 12.06.2014 tarihli temlik sözleşmesini dolaylı temsil yetkisini içeren inançlı vekalet sözleşmesi hukuksal ilişkisine dayalı olarak onlar hesabına, ancak kendi adına hareket eden, davalı şirketin sahibinin kayın pederi davalı ...'a aldırttığını, müvekkilinin ise davalı ...'ın kötü niyetli ve haksız gizleme amacıyla temliği üzerine aldığını, 4 yıl sonra Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/3648 sayılı soruşturma dosyasında davalı ... ile diğer davalıların aralarındaki temsil ilişkisini ikrar eden beyanları üzerine ve davalı ...'ın temlik aldığı dosya alacağını, davalı ... ... Firmasının müvekkilin fabrikasına zarar vermesi nedeniyle verilen hükmün müvekkil tarafından takibe konduğu Bursa 3. İcra Müdürlüğü'nün 2019/152 esas sayılı dosyasındaki müvekkilin alacağından takas-mahsup eden beyanıyla ispatlayabilecek duruma gelebildiğini, ancak protokol esas alınarak 1.100.000.-TL ve buna işleyecek yasal faiziyle birlikte ortaya çıkacak bedel üzerinden hesap görülmesi için işbu istirdat davasının şimdi açılabildiğini, karşı yanın amaç ve eylemleri bu şekildeyken müvekkilinin 2014-2015 yıllarında bile başına ne geldiğini anlayamayarak, karşı yana Bursa 10. Noterliği'nin 06.03.2015 tarih ve 8331 yevmiye sayılı ihtarını çekerek, protokol gereği SGK yapılandırma taksitlerini ödemesini talep ettiğini ve taşınmazların mülkiyetinin devrinin gerçekleşmesi için gereğini bildirdiğini, üstüne bir de protokolün birinci paragrafında bile "mülkiyetin ... ..., ... veya bu kişilerin göstereceği bir şahsa geçmesi...." şeklindeki cümleye rağmen mülkiyetin devri amaçlanmamış gibi taşınmazları satın alma amacıyla sözleşme yapmadıklarını ileri sürdüğünü, durum böyle gelişince; müvekkilinin karşı yanın fabrikadan çıkmasını talep ettiğini, ancak karşı yan formalite diye müvekkile imzalattırdıkları kira sözleşmesini ileri sürerek fabrikadan çıkmadığını, oysa haricen imzalanmış bir gayrimenkul satım veya vaadi sözleşmesi geçersiz olup, geçersiz bir sözleşme karşısında herkesin aldığını iade etmesi gerektiğini, bu duruma göre de karşı yan, davalı ... adına dosyayı temlik aldırıp aralarındaki temsil ilişkisini müvekkilden gizlediğine göre, müvekkil yerine de başkaca bir ödeme yapmadığından, fabrikadan çıkıp anahtarı müvekkile teslim etmesi gerektiğini, hal böyleyken müvekkilinin davalı şirkete karşı zararların tazminine dair açtığı Bursa 5. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2015/604E. sayılı dosyası ve bu dosya içine alınan Bursa 4. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2014/42 ve 58 Dİş., Bursa 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/15 ve 28D.İş, Bursa 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2015/41 D.iş sayılı dosyalarında yapılan tespitlerle birlikte davalı şirketin tahliyesine dair açtığı Bursa 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2015/966 esas sayılı dosyasından anlaşıldığı üzere karşı yanın fabrikaya zarar verdiğini, çalışır halde bırakmadığını, adeta fabrikayı hurdalığa çevirdiğini, müvekkilinin 01.04.2014 tarihli protokol ve formalite diye bildiği aylık 5 lira bedelli kira sözleşmesinin imzalanmasından yaklaşık 3 yıl sonra karşı yanın fabrikaya verdiği zararlar nedeniyle Bursa 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2015/966 esas sayılı dosyasından tahliyesine karar verilmesini ve bu ilamın takibe konulduğu Bursa 9. İcra Müdürlüğü'nün 2016/240E. Sayılı dosyasından 22.08.2017 tarihinde tahliye edilmesini sağlamış ise de, aslında tahliye edemediğini ve bu ilamın onların hilesiyle hiçbir işe yaramadığını, zira karşı yan mahkeme hükmünü hileyle dolanmış ve bu sefer kötü niyetli ve haksız gizlemelerine dayanarak, üçüncü kişi iyi niyetli diye gösterdikleri, aslında onlar hesabına kendi adına dolaylı temsil yetkisini içeren inançlı vekalet sözleşmesi hukuksal ilişkisine dayalı olarak hareket eden davalı ... adına, fabrikaya kendileri zarar vermemiş gibi fabrikaya zarar verildiğinden bahisle ipotekle temin edilmiş alacaklarının tahsilinde güçlük olduğunu ileri sürerek İİK'nın 92. Maddesi kapsamında koruma tedbiri talep ettiğini, Bursa 2. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2017/952 esas sayılı dosyasında da karşı yanın haksız ve kötü niyetli gizlemeleri ve koruma tedbiri bahanesiyle müvekkilin mülkiyet hakkını kullanmasını engellenmek istendiği doğal olarak bilinemeyeceğinden Mahkemece tedbirin kapsamı İcra Müdürlüğüne bırakılarak tedbir kararı verildiğini, Bursa 10. İcra Müdürlüğü'nün 2010/... esas sayılı dosyasından tedbir alınması amaçlı gidildiğinde, karşı yanın bu sefer koruma tedbirlerinin kendileri tarafından sağlanmasını, hiçbir bedel talep etmediğini belirttiğini, bunun üzerine İcra Memurunca koruma tedbirlerinin alınması karşı yana bırakıldığını, müvekkilinin mülkiyet hakkına tecavüz amacıyla karşı yanın hamle yaptığını anlayarak çaresizce mücadele etmişse de, o aşamada karşı yan arasındaki temsil ilişkisini ispatlayacak durumda olmadığından hem de icra hukuk mahkemeleri dar yetkili mahkeme olduğundan, bu uğraşılarından lehine sonuç alamadığını, böylece karşı yan hileleriyle 01.04.2014 tarihinde girdiği fabrikadan 2021 yılının Kasım ayına kadar çıkmayarak müvekkilin mülkiyet hakkına tecavüz ettiğini, müvekkilinin Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2018/3648 sayılı dosyasında karşı yan hakkında gasp iddiasıyla şikayette bulunmuş ise de hukuki ihtilaf denilerek takipsizlik kararı verildiğini, ancak davalı ... soruşturma dosyasında açıkça Bursa 10.İcra Müdürlüğü'nün 2010/... esas sayılı dosyası nedeniyle dava dışı bankaya hiçbir bedel ödemediğini, dünürü diğer davalı ...'ın ödediğini, dünürünün icrada sıkıntıları nedeniyle alacağı kendi adlarına değil, onun adına aldıklarını ikrar ettiğini, diğer davalıların da benzer yönde beyanda bulunduklarını, her ne kadar karşı yan hakkında gasp iddiası nedeniyle takipsizlik kararı verilmiş ise de, kararda, sorun hukuki ihtilaf olarak değerlendirilmiş olup, bu hukuki ihtilafın çözümünde davalı ...'ın diğer davalıları temsilen alacağı temlik aldığına ve dava dışı bankaya kendisinin değil diğer davalıların ödeme yaptığına dair beyanı, davalı ...'ın diğer davalılar hesabına kendi adına dolaylı temsil yetkisini içeren inançlı vekalet sözleşmesine dayalı olarak hareket ettiğini kanıtlamakta olduğunu, ayrıca karşı yanın, müvekkilinin fabrikasına verdiği zararlarının tazminine dair ilamın takibe konulduğu Bursa 3 İcra Müdürlüğü'nün 2019/152E. Sayılı dosyasında, davalı ...'ın temlik aldığı Bursa 10. İcra Müdürlüğü'nün 2010/.... Sayılı dosyasındaki alacağı, davalı ... ... Firması lehine takas-mahsup etmek için taleple beyanda bulunması, diğer davalılarla arasında dolaylı temsil yetkisini içeren inançlı vekalet sözleşmesi olduğunu, müvekkilin protokolden kaynaklarını engellemek amacıyla muvazaalı olarak kendi adına banka alacağını temlik aldığını kanıtlayacağını, davalı ... ile diğer davalılar arasında temsil ilişkisi mevcut olup, karşı yan muvazaalı olarak 01.04.2014 tarihli protokolde yazılı olduğu gibi davalı şirket adına alacağı temlik almadığını, davalı şirketin sahibinin kayın pederi adına temlik aldığını, bu durum itibariyle hukuk düzeni hakkın kötüye kullanılmasını korumayacağından ve tarafların asıl iradeleri esas alınacağından, 01.04.2014 tarihli protokolün 1. Maddesinde yazılı olduğu üzere, tarafların kabul, beyan ve taahhüt ettiği gibi taraflar arasında Bursa 10. İcra Müdürlüğü'nün 2010/... esas sayılı dosyasından kaynaklı alacağın müvekkile rücusunun 1.100.000TL üzerinden görülmesinin zorunlu olduğu açık olduğunu, yani davalı yanın, dava dışı bankaya kaç lira öderse ödesin, asıl alacağa işlemiş ve işleyecek %75 temerrüt faizi ve diğer kalemlere göre müvekkile rücu etmeyeceğini, tarafların kendi aralarında anlaştığı 01.04.2014 tarihli protokole göre 1.100.000TL üzerinden rücu edeceğini, karşı yanın, haksız ve kötü niyetli gizlemeler yapıp temsil ilişkisini saklayarak, banka gibi %75 temerrüt faiziyle dosya borcunu şişirerek, 01.04.2014 tarihinden sonra girdiği fabrikayı da hurdaya çevirerek, müvekkiline de o tarihten Kasım 2021 tarihine kadar taşınmazlarını ve fabrikasını kullanma imkanı vermeyerek, bu şekilde dosya borcunu da ödeme imkanı tanımayarak, fabrikanın değerini azaltarak alacağa mahsuben cebri icrayla satışına geçtiğini, müvekkilinin karşı yanın ödediği 700.000.-TL'ye dayanarak alacağa mahsuben fabrikayı satın alma yönünde yaptığı son hamlesini anlayarak, SGK borcunun yapılandırmasının onlar yüzünden ödenemediğine ve başkaca bir borcun ödenemediğine hayıflanarak çökmüşken, devletin 2021 yılında yeniden borçlara yapılandırma getirince, 7 milyona çıktığını, SGK borcunun 1,5 milyona düşeceğinden, davacı müvekkil durumu iyi olan bir yakınından, fabrikası satıp borcunu ödeme koşuluyla hem karşı yanın alacaklı olduğu icra dosyasını hem de SGK'nın alacaklı olduğu icra dosyasını ödemek için borç istediğini, müvekkilin yakınının da müvekkilin 70 yaşına gelmesine rağmen çok çile çektiğini görerek ve çok büyük risk alarak, müvekkil bu ödemeleri yapması için para verdiğini ve fabrikanın satışı için gereğini yaptığını, ancak bu aşamada müvekkilinin karşı yanı fabrikasından çıkarabildiğini, ancak bu aşamada, karşı yanın dava dışı bankadan alacağı temlik aldığı Bursa 10. İcra Müdürlüğü'nün 2010/.... Sayılı dosya borcunu ödediğini, icra Mahkemeleri dar yetkili olduğundan, ayrıca ancak bu aşmada harç parasını bulabildiğinden 01.04.2014 tarihli protokolde yazıldığı gibi 1.100.000TL ve bu bedele işleyecek yasal faiziyle birlikte hesabın yapılarak, fazla paranın istidadına karar verilmesi için bu davayı açtığını, zira Bursa 10. İcra Müdürlüğü'nün 2010/... esas sayılı dosyasında kapak hesabında takip talebi esas alınarak ve %75 temerrüt faizi işletilerek hesap çıkarıldığını, 01.04.2014 tarihli protokol de yazıldığı gibi 1.100.000TL ve bu bedele işleyecek yasal faiz üzerinden hesap görülmesi gerektiğini, çünkü karşı yan dava dışı banka ile dosya borcunun kapatılması için kaç liraya anlaşırsa anlaşsın, 1.100.000.-TL üzerinden hesap görmeyi ve doğal olarak takip talebiyle bağlı kalmamayı beyan, kabul ve taahhüt ettiğini, Bursa 10.İcra Müdürlüğü'nün 2010/... esas sayılı dosyasından kapak hesabının çıkartılması için tevdi edilen bilirkişice düzenlenen rapora göre; üst sınır ipotek limitlerine göre müvekkil 1.670.000TL ve 360.000USD'yi itirazi kayıtla ödeme yapmış olup, 01.04.2014 tarihli protokol esas alınarak rücu bedeli belirlendiğinde, bu bedele işletilecek yasal faizle birlikte ortaya çıkacak bedelden çok fazla karşı yana, müvekkilinin yaklaşık 340.000USD fazla ödeme yaptığının anlaşılacağını, diğer yandan 6098 sayılı Borçlar Kanunun 83.maddesine göre "Borcun, bizzat borçlu tarafından ifa edilmesinde alacaklının menfaati bulunmadıkça borçlu, borcunu şahsen ifa etmekle yükümlü değildir." kuralı gereği karşı yan borcu ödemiş olup, BK'nın "Alacaklıya halef olma" başlıklı 127. Maddesine göre ifası ölçüsünde alacaklıya halef olacağı belirlendiğini, ancak tarafların protokolle 1.100.000TL üzerinden hesap görmeyi ve takip talebiyle bağlı kalmamayı kabul ve taahhüt ettiklerinden karşı yanın, bankaya ödediği 700.000TL ve %75 temerrüt faizi üzerinden değil 1.100.000TL üzerinden ve bu bedelin yasal faiziyle müvekkile rücu edebileceği açık olduğunu, ayrıca taraflar arasında protokolde faiz kararlaştırılmadığından BK'nın 88. Maddesi gereği 3095 sayılı yasa hükümleri geçerli olacağını, bu durumda 1.100.000TL'ye yasal faiz işletilecek ve bu şekilde ortaya çıkacak bedelden, müvekkilin 1.670.000TL ve 360.000USD'yi 06.10.2021 tarihinde ödediği nazara alınarak talepleri olan 340.000USD'nin tahsiline karar verilmesi gerekeceğini, sonuç olarak davalı yan kötü niyetli ve haksız gizlemeler ile davacı müvekkilin haklarını kullanmasını engellemek amacıyla muvazaalı işlemlere başvurmuş olup, muvazaa ve namı müstear yaklaşımı ile olay değerlendirilerek davalı ...'ın diğer davalıların dolaylı temsilcisi olduğu nazara alınarak, taraflar arasında 01.04.2014 tarihli sözleşme ile dava dışı bankaya davalı yanca ödenecek bedelin 1.100.000.-TL üzerinden rücu edileceği kararlaştırıldığından, sözleşmeyle de faiz kararlaştırılmadığından somut olaya 3095 sayılı yasanın uygulanacağı açık olup, bu şekilde yapılan hesaplamayla Bursa 10. İcra Müdürlüğü'nün 2010/.... Sayılı dosyasında müvekkilden fazla para tahsil edildiği ortaya çıkacak olup, fazla tahsil edilen paranın iadesi için arabulucu da anlaşılamadığından işbu davanın açılması zorunlu olduğunu, tüm bunlarla birlikte karşı yanın hilelerinin bitmemesi, bedelsiz olarak makinelere koruma tedbiri talebinde bulunup fabrikayı müvekkilin kullanmasını engellemekle birlikte, müvekkilinin mülkiyet hakkını sonlandıran kendi işlemlerine dayanarak 2021 yılında yapılan kıymet takdiri raporunda makinelerin değerinin 1,5 milyon belirlenmemişken, bu sefer kendileri yediemin saydırmaya çalışarak 1,5 milyona yakın koruma masrafını, icra müdürlüğünün bir diyeceğinin olup olmadığına dair 7 günlük önel verdiği ihtarından sonra çıkartıp, talepleri reddedilince, bunu da Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/170 esas sayılı dosyasında dava konusu yaptıkları, haksız ve kötü niyetli gizlemeleri, alacağa mahsuben fabrikayı satın alma amacıyla fabrikayı hurdaya çevirdikleri ve karşı yanın, müvekkilinin alacağını tahsil edememesi için her türlü yola başvuracağı nazara alınarak, ayrıca müvekkilinin icra dosyasına ödeme yaptığı gün olan 06.10.2021 tarihi itibariyle alacağının muaccel olduğu nazara alınarak karşı yanın taşınır ve taşınmaz mallarına ve üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarına borca yetecek tutarda teminat mukabilinde ihtiyati tedbir niteliğinde ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmek gerektiğini belirterek fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak koşuluyla, 06.10.2021 tarihi itibariyle davacı müvekkilin alacağı muaccel olduğundan, davalıların taşınır ve taşınmaz mallarına ve üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarına borca yetecek tutarda, teminat mukabilinde ihtiyati tedbir niteliğinde ihtiyati haciz konulmasına, Bursa 10. İcra Müdürlüğü'nün 2010/.... Sayılı dosyasına fazla ödenen 340.000USD''nin(dolara işleyecek) 06.10.2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle istidardına ve yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu Bursa 10. İcra Müdürlüğünün 2010/... E. Sayılı dosyasında alacaklı ... borçlusu ise ..., ... ve ... LTD ŞTİ dir. İcra dosyasında alacaklı sıfatı bulunmayan ... ve ... ... Tekstil İnşaat Sanayi Tic. Ltd. Şti. Nin açısından davanın pasif husumet yokluğundan reddini talep etmekte olduklarını, Bursa 10. İcra Müdürlüğünün 2010/... esas sayılı dosyasında TC. Garanti bankasından ipotek alacağın temlik alan müvekkil alacaklı ... adına icari işlemlere devam edildiğini ve icra dosyasının satış aşamasına geldiğini, bu aşamada davacı icra dosyası borçlusu ... tarafından ipoteğe dayalı alacak miktarı yönünden ödeme yapıldığını, 18/10/2021 tarihli bilirkişi raporunun dosya içerisinde mevcut olup, rapora dayalı olarak fazla yapılan ödemenin de iade edildiğini, dosya borcunun infaz edildiğini, icra dosyasında ipoteğe dayalı alacak kısmı ödendiğini ancak ipotek borcuna dahil olan elektrik ve güvenlik giderlerine yönelik yediemin ücretleri ödenmeden icra dosyası infaz edildiğinden yediemin ücretlerinin ödenmesine yönelik talepte bulunduklarını, taleplerinin reddi üzerine Bursa 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 2021/714 E. Sayılı dosya ile şikayette bulunduklarını, Mahkemenin taleplerinin reddine yenilik vermiş olduğu kararı istinaf ettiklerini ve halen istinaf aşamasında olduğunu, Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/170 esas sayılı dosyası ile yediemin ücretlerinin ödenmesine yönelik 1.426.527,00.-TL. bedelli alacak davası açtıklarını ve halen derdest olduğunu, Bursa 10. İcra Müdürlüğünün 2010/... esas sayılı dosyasında ipotek alacağının tamamı ödenmediği halde davalı tarafın iş bu davayı açtığını, açılan davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğundan reddini talep ettiklerini belirterek öncellikle icra dosyası alacaklısı olmayan müvekkil ... ... Tekstil San. Ve Tic. Ltd. Şti. Ve ... hakkında açılan davanın husumet yönünden reddini, müvekkili ... adına açılan dava usul ve yasaya aykırı ve hukuki dayanaktan yoksun olduğundan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraftan alınmasına karar verilmesini talep etmiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLER VE GEREKÇE; Dava; davacı ...'a ait Bursa İli Yıldırım İlçesi 3535 ada 79-82-83 parselde kayıtlı taşınmazların üzerindeki fabrika binası ve teferruatıyla birlikte 5.200.000TL'ye satın alma hususunda 01.04.2014 tarihli protokolde yazılı olduğu gibi davalı şirket adına alacağın temlik alınmayıp muvazaalı olarak davalı ... adına temlik alındığı iddiası sonucu, protokol gereğince Bursa 10. İcra Müdürlüğü'nün 2010/.... Sayılı dosyasından kaynaklı alacağın davacıya rücusunun 1.100.000TL bedel üzerinden ve bu bedele işleyecek yasal faiziyle birlikte hesabın yapılarak, fazla paranın istidadına ilişkindir. Mahkememizce Bursa 5. SHM'nin 2022/1401 Esas sayılı dosyasının UYAP sistem üzerinden celbine, Bursa 4. SHM'ne müzekkere yazılarak 2014/42 D.İş sayılı dosyanın fiziken celbine, Bursa 1. SHM'ne müzekkere yazılarak 2015/41 D.İş sayılı dosyanın fiziken celbine, Bursa 2.SHM'nin ilgisiz olan 2015/96 Esas sayılı dosyasının iadesi ile 2015/966 Esas sayılı dosyanın celbine, Bursa 6. İş Mahkemesinin 2020/274 Esas sayılı dosyasının celbine, Mahkememizin 2022/170 Esas sayılı dosyasının dosyamız arasına alınmasına, davalı tarafın pasif husumet itirazının esas hüküm ile birlikte karara bağlanmasına karar verildiği, dosyamız içerisine alınmayan mahkememiz 2022/170 Esas sayılı dosyasının mahkememiz dosyası içerisine alınmasına, Bursa 5.SHM'nin 2022/1401 Esas sayılı dosyasının incelenmek üzere celbine, Bursa 10. İcra Müdürlüğünün 2010/... Esas sayılı dosyasının incelenmek üzere celbine, Bursa CBS'nin 2018/3648 Soruşturma sayılı dosyasının incelenmek üzere celbine, Bursa 1. SHM'nin 2015/41 D.İş sayılı dosyasının tekiden celbine, Bilirkişi incelemesi konusunda eksiklikler giderildikten sonra karar oluşturulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Celse arasında davalı ... tarafından vekili Av. Abdullah Nuri Serhatlı'yı vekaletten azlettiğine dair beyan dilekçesi ve ekindeki azilname ve tebliğine ilişkin belgeleri dosyaya ibraz ettiği, yine buna ilişkin olarak davanın esası hakkında beyanlarına ilişkin 20/02/2023 tarihli ıslak imzalı beyan dilekçesini dosya içerisine ibraz ettiği, celbedilen Bursa 5. Sulh hukuk Mahkemesinin 2012/1401 Esas sayılı dosyasının Bursa 4. Sulh Hukuk Mahkemesine devredildiğinden bahisle Bursa 4. Sulh Hukuk Mahkemesinden celbedildiği ancak olumsuz cevap verildiği, davacı vekilinin ara karar gereği beyan dilekçesini dosyaya ibraz ettiği anlaşılmıştır. Yargılama sırasında davacı vekilinin Bursa 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin dosyası Bursa 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2022/1401 Esas sayılı dosyası içerisine devrolduğunu, dosya geldikten sonra dosyanın ara karar gereği beyan dilekçesinin de dikkate alınarak bilirkişiye tevdini talep ettiği, aynı oturumda bir kısım davalılar vekilinin pasif husumet yokluğu itirazlarının devam etmekte olduğunu, davanın esası yönünden de beyanlarını tekrar ettiği, uyuşmazlığın miktara ilişkin olduğunu, icra dosyası incelendiğinde 3 adet bilirkişi raporu aldırıldığının görüleceğini, davanın kötü niyetli olarak açıldığını, davanın reddini talep ettiklerini, davacı vekilinin ise herkesin aldığını iade eder kuralına göre 01/04/2014 tarihli protokol gereği ve halefiyet hükümleri dikkate alınarak istirdat taleplerinin hesaplanması gerektiğini beyan ettiği anlaşılmıştır. Mahkememizce Bursa 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2022/1401 Esas sayılı dosyasının celbine, (1) numaralı ara kararında yazılı dosya dosyamız içerisine geldikten sonra, dosyanın bir nitelikli hesaplamalar uzmanı (icra hukuku) ... ile bir nitelikli hesaplamalar uzmanı (borçlar hukuku) Hakan ÖDEMİŞ'e tevdi ile icra dosyası içerisinde yapılan önceki hesaplamalar ile davacı vekilinin sözünü ettiği 01/04/2014 tarihli protokol hükümleri dikkate alınarak terditli olarak hesaplama yapılmasının istenmesine karar verilmiştir. Bilirkişi kurulunun 20/07/2023 tarihli raporunda; taraflar arasındaki protokolün nitelik itibariyle borcun yüklenilmesi ve taşınmaz satış vaadi sözleşmesi niteliğinde olduğu, taşınmaz satış vaadinin resmi şekle tabi olduğu, protokolün şekil noksanlığı nedeniyle geçersiz olduğu, yerleşik Yargıtay kararları uyarınca şekil noksanlığının ancak TMK Md.2 uyarınca tarafların tüm edimlerini yerine getirmesi halinde dikkate alınmayacağı, ancak tarafların bir birini takip eden edimlerini yerine getirmediği, dava dosyasında yer alan davalılar tarafından keşide edilen Bursa 19. Noterliği 19/3/2015 tarihli ve 3986 yev. No.lu ihtarname içeriğinde protokolün davacı tarafından Bursa 21. Noterliği 07/08/20174 tarihli ve27421 yev.no.lu ihtarnamesi ile fesih edildiğinin ileri sürüldüğü, ancak anılan ihtarnamenin dosya içerisinde yer almadığı, ilgili ihtarnamenin celbi hususu sayın mahkemenin takdirinde olduğu, ipotek alacağının alacağın tamamı, tüm faiz ve fer’ileri ve tüm ipotek teminatları ile birlikte 700.000,00 ₺ karşılığında 12.06.2014 tarihli temlikname ile T. Garanti Başkası A.Ş. tarafından Hasan YILMAZ’a temlik edildiği, genel hükümler uyarınca alacağın temlikinin borçlunun icazetine tabi olmadığı, icra dosyasında da bu yönde bir icazet tespit edilemediği, davacı tarafından borçlunun temerrüdü hükümleri uyarınca aynen ifa mı müspet zararın tazmini mi yoksa menfi zararın tazminini mi talep ettiğinin belirlenemediği, dava konusu sözleşmenin şekil noksanlığı nedeniyle geçersiz olduğu ve/veya davacı tarafından feshedildiği dikkate alınarak davacının menfi zarar talep edebileceği yönünde değerlendirme yapılabileceği, davacının alacağını davalı ...’ın temlik aldığı, temlik nedeniyle davacının borcunun koşullarının ağırlaşmadığı, takip dayanağı ipotek alacağı doğrultusunda alacağın tahsil edildiği, bu bağlamda zarar hesaplanamadığı, buna karşın davacının dava konusu sözleşmeye güvenerek dava konusu alacağın 1.100.000,00.-TL tutarı ile kapatmak yerine davalı ... tarafında temlik alınmasına ve takibe devam edilmesine müsaade ettiği bu şekilde borcun yıllar içerisinde arttığı şeklinde bir değerlendirme yapılabileceği, ancak dava konusu ipotek alacağı temlik edilmemiş olsaydı davacının ipotek alacağını kapatabileceğine ilişkin somut olgu ve delil tespit edilemediği, kaldı ki alacağın temlik edilmesi ile ipoteğin alacaklı banka tarafından paraya çevrilmesinin önüne geçildiği, davacının taşınmaz mülkiyetini muhafaza etmesinin sağlandığı, bun göre taşınmazın borcun tahsili tarihindeki değeri de davacının zararının hesabında mahsup edilmesi gerekeceği, ancak davacının protokol uyarınca zararının hesaplanması yoluna gidildiğinde; davacı tarafından ipotek dosyasına 4.942.136,00 TL ödeme yapıldığından 4.942.136,00 – 1.100.000,00 = 3.451.136,00 TL zarar hesaplandığının bildirildiği anlaşılmıştır. Mahkememizce yapılan değerlendirmede; davacı tarafın dava dilekçesindeki talebinin Bursa 10. İcra Müdürlüğü dosyasına fazla para ödendiği iddiası ile istirdadına karar verilmesi talebi olduğu, mahkememizin ara kararında bilirkişilerden istenen icra dosyası içerisinde yapılan önceki hesaplamalar ile protokol hükümleri dikkate alınarak terditli hesaplama yapıldığı, ipoteğe dayalı icra dosya borcunun ödenmesine ilişkin kapak hesabının Av... tarafından yapıldığı, 18.10.2021 tarihli raporda ipoteklerinin toplam tutarının 06.10.2021 tarihi itibariyle 4.942.136,00 TL. olduğu, 06.10.2021 tarihi itibariyle takip dosyasına yapılan ödemelerin toplamının ise 5.092.873,45.-TL. olduğu, buna göre borçlu tarafın ipotek limitini aşan ödeme miktarının 150.737,45 TL. olduğu tespit edilmiş ve ipotek limitini aşan miktarın borçluya iade edildiği, 01.04.2014 tarihli protokolde davacıya ait olan taşınmazların ve teferruatının ... ... Ltd. Şti., ... ya da bu kişilerin göstereceği bir şahsa geçmesi ile ilgili tarafların üstleneceği edimlerin yer aldığı, dosya kapsamında aldırılan bilirkişi raporunda protokol hükümlerinin incelendiği, ancak protokolün feshinden bahsedildiği, Bursa 21. Noterliğinin 07.08.2014 tarihli ve 27421 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile protokolün feshedildiğinin ileri sürüldüğünden bahsedildiği ancak yapılan incelemede ilgili ihtarnamenin sözleşmenin feshine ilişkin olmadığı, dava protokol uyarınca Bursa 10. İcra Müdürlüğü'nün 2010/... esas dosyasında alacak hakkının ... ... Ltd.Şti tarafından temlik alınacağının kararlaştırıldığı, protokolde ... ... Ltd.ŞTİ'ye temlik edilmesi için Garanti Bankası AŞ.'ye ödenecek bedelin 1.100.000,00 TL olduğu konusunda tarafların mutabık kaldıkları, Garanti Bankası AŞ.'ye bu bedelin altında veya üstünde bir ödeme yapılması halinde taraflar arasında belirlenmiş bulunan 1.100.000,00 TL.lik bedel üzerinden tarafların hesap göreceğinin karşılıklı olarak kabul edildiğinin belirtildiği, bu doğrultuda Bursa 10. İcra Müdürlüğü'nün 2010/... esas sayılı dosyasındaki alacağın tamamınım faiz ve ferileri ve tüm ipotek teminatları ile birlikte 700.000,00 TL karşılığında 12.06.2014 tarihli temlikname ile T. Garanti Bankası AŞ. Tarafından ...'a temlik edildiğinin görüldüğü, alacağın temlikinin borçlunun icazetine tabi bulunmadığı, buna göre dava konusu protokolde belirlensin veya belirlenmesin alacaklı T. Garanti Bankası AŞ'nin alacağı temlik etme hakkına sahip olduğu, somut olayda alacağın davalı ...'ın temlik alması nedeniyle davacının borcunun koşullarının ağırlaşmadığı, takip dayanağı ipotek alacağı doğrultusunda alacağın tahsil edildiği, alacağın temlik edilmesi ile aynı zamanda bankanın ipoteği paraya çevirmesinin önlendiği, bunun da davacının taşınmaz mülkiyetini muhafaza etmesinini sağladığı, davacının bundan dolayı alacağın temliki işlemine dayalı davacının bir zararı oluşmadığından ve bilirkişi raporunda açıklandığı şekilde tüm hükümleri itibariyle geçersiz protokol hükümlerine dayalı olarak bir talepte bulunulamayacağından seçenekli olarak hazırlanan bilirkişi raporunda iş bu seçeneğe mahkememizce itibar olunmakla yasal koşulları gerçekleşmeyen davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar yasası gereği alınması gereken 427,60.-TL karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 86.108,18.-TL peşin harçtan mahsubu ile fazla alınan 85.680,58.-TL harcın talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacı tarafa İADESİNE, 3-Bir kısım davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 346.844,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendilerini vekil ile temsil ettiren ... ile ... ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd.Şti'ne VERİLMESİNE, 4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 5-Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa İADESİNE, Dair, davacı vekili ile bir kısım davalılar vekilinin yüzünde, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Yargı yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/01/2024 Başkan ... e-imza Üye ... e-imza Üye ... e-imza Katip ... e-imza