İlk Derece Mahkemesi · Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/461 E. 2024/997 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/461
Karar No
2024/997
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO :2021/ KARAR NO :2024/ BAŞKAN ÜYE : ÜYE : KATİP ASIL DAVA MAHKEMEMİZİN ... ESAS SAYILI DOSYASINDA DAVACI :... VEKİLİ : Av. DAVALI :... VEKİLİ : Av. BİRLEŞEN ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2024/... ESAS SAYILI DOSYASINDA DAVACI :... VEKİLİ : Av. DAVALI :... VEKİLİ : Av. ASIL DAVA :İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) BİRLEŞEN DAVA :Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) ASIL DAVA TARİHİ :28.06.2021 BİRLEŞEN DAVA TARİHİ :29.03.2024 KARAR TARİHİ :09/10/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH :15/10/2024 Mahkememizdeki itirazın iptali davası ile birleşen dosya alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ ASIL DAVA : Asıl davada davacı vekili, taraflar arasında bir inşaatın kaba inşaatının yapımı hususunda 22/07/2019 tarihinde taşeronluk sözleşmesi ve 24/07/2020 tarihinde taşeronluk tadil sözleşmesi olarak 2 adet sözleşme akdedildiğini ve müvekkilinin kaba inşaatının yapımına başladığını, sözleşme uyarınca imalatta kullanılacak her türlü malzeme bedellerinin işverene yani davalı şirkete ait olacağını, kule vinç masraflarından da işverenin sorumlu olacağını, davalı tarafın bedellerini ödeyeceğini söylemesi üzerine müvekkilinin kendisine ait olan kule vincini inşaat alanına kurduğunu, inşaatta kullanılacak malzemeleri aldığını ve inşaatın yapımında kullandığını, akabinde kule vinç hizmet bedeli 141,600,00 TL ve müvekkil tarafından alınıp davaya konu inşaatta kullanılan malzemeler bedeli 482.817,42 TL davalı şirkete fatura edilmesine rağmen bedelinin ödenmediğini, ayrıca davalı şirketçe hazırlanan ve davalı şirketin şantiye şefinin imzasını içeren hakediş formlarına göre, müvekkilinin hakediş bedellerinden bakiye 313.542,... TL’nin de ödenmediğini, ihtarname ile toplam 937.959,69 TL'nin ödenmesinin talep edildiğini, ancak davalının ödeme yapmadığını, alacağın tahsili için başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı ile durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Asıl davada davalı vekili, davacının sözleşmelere göre edimlerini ifa etmediğini, işi yarım bıraktığının, eksik ve ayıplı ifada bulunduğunun delil tespiti raporu ile tespit edildiğini, bu nedenle müvekkilinin davacıdan alacaklı olduğunu, uğranılan zarara ilişkin talep haklarını saklı tuttuklarını, davacı faturalarının gerçeği yansıtmadığını, faturalara konu malzemelerinin kendi inşaatlarında kullanılıp kullanılmadığının tespitinin gerektiğini, zira davacının aynı tarihlerde başka bir inşaat işini de yaptığını, vinç bulundurma sorumluluğunun ise davacı taşerona ait olduğunu, aksi kabul edilse dahi hangi vinç firmasının iş yaptığına dair fatura sunması gerektiğini, işi bıraktıktan sonra müvekkilinin taşeronun yapması gereken vinç işlerini de diğer kalan işler gibi başka bir firma ile anlaşarak yaptırdığını savunarak davanın reddini ve kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir. BİRLEŞEN (... 2 ATM 2024/... ESAS SAYILI) DAVADA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında akdedilen sözleşmelerde işin bitim süresi 6 ay olarak belirlenmiş olup gecikme yaşanan her ay için aylık 150.000,00 TL ve yüklenicinin işi terk etmesi halinde 200.000,00 TL cezai şart ödeneceğinin kararlaştırıldığını, davalı sözleşmenin kendisine yüklediği taşeronluk edimlerini yerine getirmemiş olup sözleşme konusu inşaatların tamamlanmadığını, buna yönelik delil tespiti raporuna davalı tarafça itiraz edilmediğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, işin bu eksik ve kusurlu halde terk edilmiş hali işin bitimi olarak kabul edilse dahi karşı tarafın işin bitimini geciktirdiğini, taahhüt ettiği süreden 8,8 (yaklaşık 9) ay gecikmeye sebebiyet vermiş olup sözleşmede taahhüt ettiği üzere gecikme yaşanan her ay için 150.000,00 TL cezai şart ödemekle yükümlü olduğunu, işin terki sebebiyle 200.000,00 TL cezai şart ödemesi gerektiğini, toplam 1.320.000,00 TL cezai şarttan sorumlu olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, işin terk sebebiyle şimdilik 100.000,00 TL ve gecikme için şimdilik 400.000,00 TL olmak üzere toplam 500.000,00 TL cezai şartın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Birleşen davada davalı vekili, davacının alacak talebinin zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin 11 hakediş boyunca inşaata devam ettiğini, ancak sonrasında müvekkil işe devam etme isteğini dile getirmesine rağmen davacı tarafından sözleşme hükümlerine uyulmaması sebebi ile devam edemediğini, sözleşme uyarınca malzene bedellerinden ve kule vinç kurulumundan davacı sorumlu olduğu halde, müvekkilinin kendi kule vincini inşaat sahasına kurduğunu, yine inşaata başlayabilmek ve sözleşmedeki yükümlülükleri yerine getirebilmek adına davacının alması gereken salf malzemelerini de biran önce temin ederek inşaata başladığını ve 11 hakediş boyunca inşaata devam ettiğini, kule vincinin kurulu olduğu alana projede belirtildiği şekilde bina inşa edileceğinden kule vincin kurulu olduğu alandan sökülmek zorunda kalındığını, kule vinç söküldükten sonra dahi kendi işinde kullanılmasına karşın davacının kurulum masraflarını karşılamadığını, müvekkili artık bu duruma katlanamadığından kendisine ait olan kule vinci inşaata kuramadığını, müvekkili davalının temin etmesi gereken sarf malzemelerini almayı bıraktığında inşaatın devam edemez hale geldiğini, müvekkili defaatle uyarmasına karşın sarf malzemeleri alınmadığını, yeni kule vincin temin edilmediğini, ayrıca hakedişlerin eki olan icmallerinde görüleceği üzere hakediş birim fiyatlarının KDV'siz fiyat üzerinden hesaplandığını, müvekkilinin yapmış olduğu hakedişler için fatura kestiğinde fatura karşılığının da eksik ödendiğini, malzeme ve kule vinç faturalarının kötüniyetli olarak davacı tarafından iade edildiğini, davacının tamamen müvekkilince açılan davadaki yargılamayı uzatmak haksız kazanç elde etmek amacıyla bu davayı açtığını, tek taraflı ve şaibeli şekilde yanlı bir uzman görüşü aldırdığını, işin yarım bırakılmasında müvekkilinin hiçbir kusurunun bulunmadığını, cezai şart talebinin haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Asıl dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan cari hesap alacağı, malzeme bedeli alacağı ve kule vinç kurulum bedeli alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vâki itirazın iptali istemine, birleşen dava ise, aynı sözleşme uyarınca işin belirlenen sürede yapılmadığı ve işin terk edildiği iddiasıyla kararlaştırılan cezai şart tutarlarının tazmini istemine ilişkindir.Taraflar arasında bir kısım inşaat işlerine ilişkin taşeronluk sözleşmesi şeklinde eser sözleşmesi akdedilmiş olup, davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir.Dava konusu bila tarihli taşeronluk sözleşmesi incelendiğinde, 7.m. uyarınca 6 ay süreli olduğu, gecikme halinde her ay için 150.000,00 TL ödeneceği, 9.m. uyarınca birim fiyatlı olduğu ve birim fiyatların malzemeli işçilik olarak belirlendiği, ... ve vergiler taşeron tarafından ödenecek ise belirlenen m2 birim fiyatlarına +KDV uygulanacağı, şirketin ödemesi halinde uygulanmayacağı, ödeme şeklinin 1 daire verilmesi, kalan ödemelerin her ay yapılan hakkedişler şeklinde…..barterden düşülerek yapılması, ödemenin %50 oranında barterden düşülmesi, kalanın ise nakit ye da 60-90 günlük çekle yapılması şeklinde olduğu, Kullanılacak Malzemeler ve Ekipmanlar başlıklı 12.m. uyarınca inşaatta kullanılacak personel …., vinç, kule vinç, yük asansör, her türlü kalıp malzemesi, kereste ve sarf malzemelerinin (…vb. gibi) KKB işverene ait olduğu, 13.m. uyarınca taşeronun sözleşmeye uymaması halinde ihtarla süre verileceği, yine uyulmazsa sözleşmenin feshedilebileceği, 14/2 m. uyarınca taşeronun sözleşmeyi feshetmesi halinde 200.000,00 TL cezai şart ödeyeceği, 17.m. uyarınca ekte sunulan firma teklif icmalinde belirtilen listedeki kalıp malzemeli ve işçilikli, demir ve duvar işçilikli olmak üzere imza altına alındığı hususlarının kararlaştırıldığı görülmüş, 24/07/2020 tarihli tadil sözleşmesinde ise ödeme şeklinin değiştiği, ay sonu yapılacak hakediş tutarı üzerinde %50 nakit, %50 çekle yapılacağı, 12, 13, 14. ve 17.maddelerinin aynı olduğu görülmüştür.Davacı tarafından davalıya gönderilen ... 10.Noterliği’nin 07/04/2021 tarih y.nolu ihtarnamesinde, işin eksiksiz ve ayıpsız teslim edildiği belirtilerek malzeme, kule vinç ve bakiye hakediş ödemesi talep edilmiştir. ... 2 Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 21/... D.İş sayılı dosyası incelendiğinde, davalının talebi üzerine düzenlendiği, inşaatın keşif tarihi itibariyle fiili durumunun da tespit edildiği, ayrıca yapı denetim firması 25/08/2020 tarihli tespit tutanakları ve fotoğraflara göre davacının işi bıraktığı iddia edilen 30/09/2020 tarihi itibariyle belgeler ışığındaki seviyesinin de tespit edildiği görülmüştür.Asıl davaya konu icra takip dosyası incelendiğinde, muhtelif faturalara dayalı olarak 937.964,24 TL üzerinden başlatılan takibin, davalının yasal sürede borca itirazı ile durduğu görülmüştür.6098 sayılı TBK’nun 471.maddesinde malzemeyi temin etme borcunun kime ait olduğu hususu düzenlenmemiş olmakla birlikte, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 12.maddesi uyarınca iş sahibine ait olduğu kararlaştırılmıştır. Ne var ki yine sözleşmenin Birim Fiyatları başlıklı 9.maddesinde birim fiyatlar malzemeli işçilik olarak belirlenmiş ve 17.maddesinde bu husus teyit edilmiş olup, sözleşmede birbiriyle çelişen hükümler var gibi görünse de, sözleşmenin bütünü dikkate alındığında, birim fiyatı açık şekilde düzenleyen hükümlere itibar edilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. Akdi ilişki süresince davacı tarafından söz konusu birim fiyatlar esas alınarak malzemeli işçilik bedeli üzerinden faturalar düzenlenmiş, yani malzeme bedeli düşülerek fatura düzenlendiği yönünde bir iddiada da bulunulmamış olup, bu durumda akdi ilişkinin sona ermesinden sonra davacı yüklenicinin malzeme bedeli için ayrıca bir fatura düzenleyerek talepte bulunması haksızdır.Bununla birlikte sözleşmede kule vinç bedelinden iş sahibinin sorumlu olduğu düzenlenmiş ise de davacı yüklenici bu sorumluluğun kendisi tarafından yerine getirildiğini ileri sürerek buna ilişkin fatura sunmuş ve davalı iş sahibi tarafından aksi yönde bir delil sunulamamış olup, bu durumda davacının bilirkişi raporlarında da bedeli kadri maruf bulunan KDV dahil 141.600,00 TL kule vinç bedeli talebi haklı görülmüştür. Yine bilirkişi raporları ile sabit hale gelen davacının 313.542,... TL cari hesap alacağı talebi de haklıdır.Yukarıda da açıklandığı üzere sözleşmenin 9/2 maddesinde ... ve vergiler taşeron tarafından ödenecek ise belirlenen m2 birim fiyatlarına +KDV uygulanacağı, şirketin ödemesi halinde uygulanmayacağı hususu düzenlenmiş, yargılama süresince ve özellikle KDV’li ve KDV’siz terditli hesaplama içeren 23/08/2024 tarihli bilirkişi ek raporundan sonra davalı iş sahibi tarafından, ... ve vergilerin kendisi tarafından ödendiği yönünde bir iddia ileri sürülmediğine göre, davacının ayrıca KDV talep edebileceği kanaatine varılmış ve yukarıda açıklanan kule vinç bedelinin KDV dahil tutarı esas alınmıştır.Bu durumda asıl davada davacının talep edebileceği tutar 313.542,... TL+141.600,00 TL=455.142,... TL olup, bu tutara hükmedilmesi, fazlaya ilişkin 482.821,97 TL talebin ise reddi gerekmiş, alacak likit olmakla hükmedilen tutar üzerinden davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmiş, reddedilen tutar yönünden ise davacının kötüniyeti ispat edilemediğinden davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddi gerekmiştir. Birleşen davada ise, davacı iş sahibi işin belirlenen sürede tamamlanmamış olması ve işin terk edilmiş olması nedeniyle iki ayrı cezai şarta hak kazandığını ileri sürmüş olup, yukarıda da açıklandığı üzere sözleşmenin 7/1 maddesinde ifaya ekli ceza niteliğinde gecikme cezası ve 14/2 maddesinde sözleşmeden dönme cezası düzenlenmiştir.Davacı iş sahibi davalının işi terk ettiğini ileri sürmüş, davalı ise davacının masrafları karşılamaması nedeniyle iş devam edemez hale geldiğini savunmuştur. Dosya kapsamında davalı yüklenicinin fesih ihtarına rastlanılmamış olmakla birlikte, davacı iş sahibinin 15/04/2024 tarihli bilirkişi raporuna beyan dilekçesinde kesin hesap yapılarak kendilerince davalıya kalan farkın ödendiği ve sözleşmenin feshedildiği belirtilmiş olup, bu açık beyan karşısında sözleşmenin davacı iş sahibi tarafından feshedildiği kabul edilmiştir. TBK 179/2 maddesinde düzenlenen ifaya ekli cezai şart, sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa fesih halinde istenemez, dava konusu sözleşmede de fesih halinde de bu cezai şartın talep edilebileceğine dair bir hükme rastlanılmamıştır. Somut olayda sözleşme feshedildiğine göre bu cezai şartın koşullarının bulunmadığı açıktır.(... 6 HD 16/09/2024 tarih 2023/ E., 2024/ K. sayılı emsal kararı) Yine TBK 179/3 maddesinde düzenlenen dönme cezası ise sözleşmeden cayma cezası niteliğinde olup, davalı yüklenicinin sözleşmeden döndüğü ispat edilemediğine göre, bu cezai şartın koşullarının da bulunmadığı kabul edilmelidir.O halde birleşen davada davacı davasını ispat edememiş olup, reddine dair karar verilmiştir.Yukarıda açıklanan nedenlerle asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın ise reddine dair aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Asıl dava yönünden; davanın KISMEN KABULÜNE, davalı borçlu ... Yapı Mimarlık..Ltd Şti’nin ... 15.İcra Müdürlüğünün 2021/... E.sayılı icra dosyasına yönelik itirazının 455.142,... TL alacak üzerinden iptali ile takibin bu tutar üzerinden devamına, alacak likit ve bilinebilir olduğundan davacı yararına hükmolunan tutar üzerinden %20 oranında hesaplanan 91.028,45 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, reddedilen kısım yönünden koşulları oluşmadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine, 2-Birleşen dava yönünden, davanın REDDİNE, ASIL DAVADA HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN; 3-Harçlar yasası gereğince alınması gereken 31.090,77.-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 11.328,....-TL harcın mahsubu ile bakiye 19.762,50.-TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAT KAYDINA, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 72.271,34.-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 76.423,30.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 6-6325 Sayılı Kanun 18/A-13 maddesi uyarınca 1.320,00.-TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin kabul ret oranına göre,(%48,52 kabul %51,48 red) 640,46.-TL'sinin davalıdan; 679,54.-TL'sinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 7-Davacı tarafça yapılan aşağıda dökümü yazılı toplam 24.306,67.-TL yargılama giderinden kabul ve ret oranına göre (%48,52 kabul %51,48 red) 11.793,59.-TL'sinin davalıdan alınıp davacıya VERİLMESİNE, bakiyesinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 8-Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa İADESİNE, -BİRLEŞEN (... 2.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2024/... ESAS SAYILI) DAVADA HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN; 9-Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 427,60-TL harcın peşin alınan 8.538,75.-TL harçtan mahsubu ile bakiye 8.111,15.-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı yana İADESİNE, 10-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT göre belirlenen 79.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 11-6325 Sayılı Kanun 18/A-13 maddesi uyarınca 3.600,00.-TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 12-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 13-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının hükmün kesinleşmesinden sonra ve talep halinde yatıran tarafa İADESİNE, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzünde, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.09/10/2024 Başkan e-imza Üye e-imza Üye e-imza Katip e-imza

Atıf: Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/461, K. 2024/997, T. 09.10.2024, www.arakarar.com/karar/bursa-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2021-461-e-2024-997-k-7b30d10c331f