İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/819 E. 2019/1682 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2019/819
Karar No
2019/1682
Karar Tarihi

T.C. BURSA "Türk Milleti Adına" 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR Esas No : 2019 Karar No : 2019 Hakim : ... ... Katip : ... ... Davacı : ... - Vekili : Av. . Davalılar : 1- ... - ... 2- ... - ... Vekili : Av. ... - Dava : Kayıt ve Tescil Dava Tarihi : 12/09/2014 Karar Tarihi : 20/12/2019 Kararın Yazım Tarihi : 20/01/2020 Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydı yapıldı. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili duruşmada tekrarladığı dava dilekçesinde özetle; ... Turizm Tekstil Makine Otomotiv Gıda İthalat İhr. San. Tic. Ltd. Şti.'nin ortağı ve Müdürü olan ...'in şirketteki beheri 500,00 TL.nominal değerindeki hissesini bütün hukuki vecibeleriyle birlikte müvekkili ...'e 9.000,00 TL bedelle, müvekkilinin reşit yaşta olmadığı 20/03/2007 tarihinde Bursa 12.Noterinde devir yaptığını, ancak hem hisse payını devreden ... Turizm Tekstil Makine Otomotiv Gıda İthalat San. Tic. Ltd. Şti., hem de hissesini devreden ...'in şirketin halen yetkilisi ve Müdürü olup, bugüne kadar bu devrin tescil işlemini ticaret siciline yaptırmadığını, hisse devir işlemi yapılırken müvekkilinin reşit yaşta olmayıp, velayeten hisseyi devir alan şahısta devir işleminin takibini yapamadığını, şimdi ise müvekkilinin reşit yaşa ulaşmış olması neticesinde bu işlemlerin süresinde yerine getirilmediğini anladığını beyanla, müvekkilinin ... Turizm Tekstil Makine Otomotiv Gıda İthalat İhr. San. Tic. Ltd. Şti.'ndeki hissesinin 20/03/2007 tarihi itibari ile ticaret siciline tescilinin yapılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Turizm Tekstil Makine Otom. Gıda İth. İhr. San. Tic. Ltd. Şti vekili duruşmada tekrarladığı cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın 20/03/2007 tarihinde noter işlemiyle yapılan devir işlemini dayanak ederek mevcut hissesinin tescilini talep ettiğini, davacı talebinin 5 yıllık zamanaşımına tabi olup, 20/03/2012 tarihinde hak düşürücü süre nedeniyle zamanaşımına uğradığını, devrin geçerliliği pay defterine tescil ile hüküm doğuracağından davacı talebinin hukuka aykırı olduğunu, ... ile davacının öz amca, yeğen olduklarını, hisse devrinin yapıldığı tarihte davacının yasal temsilcisi olan annesinin müvekkillerinin yardımları neticesinde bu devrin iptalini talep ettiğini, ancak bu konuda yazılı bir belge düzenlenmediğini, bu nedenle devir sonrasında alınan vazgeçme/iptal kararı gereği şirket pay defterine tescil işleminin yapılmadığını, birinci derece yakın akrabalar arasında alınan bu karar doğrultusunda iptal edilen tescil işleminin 7 yıl sonra dava edilmesinin davacının kötüniyetini ortaya koyduğunu, Yargıtay kararlarına göre tescilin pay defterine işlenmesiyle hüküm doğuracağını, davacının o dönem vasisiyle varılan mutabakat gereği bu işlemi yaptırmamış olmasından ötürü talebinin geçerli olamayacağını, davacı ve vasisi tarafından uzunca süre sonra daa konusu edilmiş olmasının kötüniyeti ortaya koyduğunu, devrin devralan reşit olmadığından vasisi tarafından gerçekleştirildiğini, daha sonra bu devrin tescili talebinden yine vasice vazgeçildiğini, geçen sürede reşit olan ...'ın menfaat bakış açılarının değişmesi ile önceden annesi tarafından rıza edilen işleme karşı çıkarak bu tescil davasını açtığını, vasisi tarafından 5 yıl, davacı tarafından da reşit olduktan sonra 3 yıl zımnen rıza gösterildiğini, talebin orantısız ve hakkaniyete açıkça aykırı olduğunu, davacının amacının müvekkillerinden maddi menfaat elde etmek olduğunu, bunun korunamayacağını, bu sebeple davanın esas yönünden reddi gerektiğini, dava konusu şirketin işletmesinin 2007 yılından sonra müvekkillerince büyütülerek genişletildiğini, ciddi yatırımlar yapıldığını, taraflar arasında sözlü olarak alınan karar, işletmenin alışma koşulları vs.hususlarında tanık dinlenmesini ve keşif yapılmasını istediklerini, birinci derece yakınlar arasında alınan kararın ispatında yazılı delil sunulamayacağından bu hususun tanıkla ispatının zorunlu olduğunu, müvekkili şirket yetkilisi tarafından davacıya ve vasisine sürekli olarak maddi yardımlarda bulunulduğunu, davacının babasının borçlarının, ... tarafından ödendiğini, müvekkili şirket yetkilisinin bu yardımları neticesinde işletmenin ... Ltd. Şti'ne devredilmiş olmasına karşın şirket müdürü tarafından davacı ve annesine 500.000 TL'na yakın para ödendiğini, bu hususların taraflarınca ispatının mümkün olduğunu beyan ederek davanın reddini, dava giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmişlerdir. Dava, devir tarihi itibari ile velayet altında olan ve devir işleminde annesi Yasemin Ertin tarafından temsil edilen davacı ... ile davalılardan ... arasında Bursa 12.Noterliğinde 20/03/2007 tarihinde yapılan "limited şirket hisse devir sözleşmesi" ile davacıya devredildiği iddia edilen 18 adet payın davacı adına ticaret siciline tescili talebiyle açılmıştır. Mahkememizce davanın kabulüne dair verilen kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11 HD'nin, 13/03/2018 tarih ve 2016/8505 esas 2018/1909 karar sayılı ilamı ile " ...Dava, davacının, davalı ...'den devraldığı davalı şirketin paylarının kendi adına ticaret siciline tesciline karar verilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, devrin pay defterine işlenip işlenmediği hususunda defterlerin ibrazı için davalı şirkete kesin süre verildiği, bu süreye rağmen defterlerin ibraz edilmediği, bunun üzerine ortaklar kurulunda devrin onaylanması yeterli görülerek davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, davacı vekilinin 07.07.2015 tarihli dilekçesinde, hisse devrinin pay defterine işlenmediği, işlenseydi işbu davanın açılmayacağı belirtilmiştir. Her ne kadar, davalı şirket verilen kesin sürede defterleri ibraz etmemiş olsa da davacı vekilinin dosya kapsamına sunduğu yukarıda belirtilen dilekçe ile defterlere işlenmemiş olduğu sabittir. Bu durumda mahkemenin çıkardığı icapsız ihtar sonuç doğurucu nitelikte değildir. Bu durumda pay devrinin 3. ayağı olan pay defterine işlenme gerçekleştirilmediğinden 6762 sayılı TTK'nin 520. maddesine göre geçerli bir devir bulunmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş... " gerekçesiyle karşı oy ile bozulmasına karar verilmiştir. Mahkememizce Yargıtay bozma ilamı usul ve yasaya aykırı bulunduğundan bozma ilamına karşı direnme kararı verilmiştir. Direnme kararı üzerine Yargıtay'a gönderilen mahkememiz dosyası, Somut olayda davacı vekili davadan feragat ettiğini açıkça ve koşulsuz olarak bildirdiğinden, bu beyan çerçevesinde işlem yapılması zorunlu olduğu, böyle bir durumda direnme kararı Hukuk Genel Kurulunca temyizen incelenemeyeceği, hükümden sonra ortaya çıkan ve temyiz incelenmesine usulen engel oluşturan bu durumun yerel mahkemece değerlendirilip karara bağlanması gerektiği gerekçesi ile YHGK 18.04.2019 tarihli 2019/11-171 esas-2019/472 karar sayılı kararı ile bozulmuştur. Mahkememiz esasına yeniden alınan dosyada yargılamaya devam edilmiş, taraflara duruşma gün ve saatini bildiren davetiye tebliğ edilmiş, davacı vekili duruşmada feragat beyanını yinelemiş, davalı vekili feragati kabul etmiştir. Dava açıldıktan sonra davadan feragat edilebilir. Davadan feragat, iki taraftan birinin (davacının) talep sonucundan vazgeçmesidir. Davadan feragat kesin bir hükmün hukuki sonuçlarını doğurur. Davacının davasından (tamamen) feragat etmesi üzerine, mahkeme, davanın feragat nedeniyle reddine kararını verir. Açıklanan yasal ve hukuksal olgu göz önüne alınarak, davanın feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm oluşturulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle, 1-Davanın feragat nedeniyle REDDİNE, 2-Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 44,40 TL harçtan peşin alınan 25,20 TL'nin düşümü ile eksik 19,20 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4-Karar kesinleştiğinde davacı tarafından yatırılan avansın kullanılmayan kısmının HMK 333.md.uyarınca re'sen iadesine, 5-Tarafların karşılıklı yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri bulunmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına, Dair, davacı vekilinin ve davalılar vekilinin yüzüne karşı, hükmün tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde BAM'da istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.20/12/2019 Katip ... ¸e-imzalıdır. ... Hakim ... ¸e-imzalıdır.

Atıf: Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/819, K. 2019/1682, T. 20.12.2019, www.arakarar.com/karar/bursa-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2019-819-e-2019-1682-k-63845cb61973