İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/176 E. 2019/1143 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/176
- Karar No
- 2019/1143
- Karar Tarihi
T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2019/176 Esas KARAR NO : 2019/1143 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... TEKSTİL SAN. VE TİC. A.Ş. - Kükürtlü Mah. Çıta Sok. N:14 Osmangazi/BURSA VEKİLİ : Av. ... - Esentepe Mah. Büyükdere Cad. Keskin Kalem Sok. N:17 Arya Plaza K:1 Şişli/İSTANBUL ASLİ MÜDAHİL : 1-... - T.C.N.... - Ayazağa Mah. Söğüt Sok. Ağaoğlu Maslak 1453 T2 Blok N:2 Maslak/İSTANBUL 2-... YATIRIM HOLDİNG A.Ş. - Ayazağa Mah. Söğüt Sok. Ağaoğlu Maslak 1453 T2 Blok N:2 Maslak/İSTANBUL VEKİLİ : Av. ... - Hacı Adil Cad. No: 19 Levent Beşiktaş/ İSTANBUL DAVALI : HASIMSIZ DAVA : Zayi Belgesi Verilmesi DAVA TARİHİ : 06/03/2019 KARAR TARİHİ : 11/07/2019 KARAR YAZIM TARİHİ : 02/08/2019 Mahkememize tevzi edilen Zayi Belgesi Verilmesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Merkezi Kükürtlü Mah. Çıta Sok. N:14 Osmangazi Bursa adresinde bulunan ... Yatırım Holding A.Ş iştiraki müvekkili şirket ... Tekstil San. Tic A.Ş.'nin 20/02/2019 tarihli genel kurulunda şirkete pay defteri genel kurul öncesinde ve genel kurulda hazır edilmediğini, önceki süreçte söz konusu defterlerin ... Yatırım Holding A.Ş.'nin Ayazağa Mah, Sögüt Sok, Ağaoğlu Maslak 1453 T2 Blok D:2 Sarıyer İstanbul adresindeki şirket merkezinde bulunduğunun bilindiğini, ancak 03/09/2018 tarihinde belirtilen adrese çilingir marifetiyle girilerek kapının anahtar yuvasının değiştirildiğini, bir takım belge ve evrakların alındığı kamera görüntülerine yansıdığını, bu kapsamda iştiraki olunan şirket uhdesinde kaybedilen defterlerin ziyaının tespiti ve zayi belgesi verilmesini talep ve dava etmiştir. Asli müdahil talebinde bulunanlar ... ve ... Yatırım Holding A.Ş. vekili dilekçesinde özetle: Müvekkillerinden ... Yatırım Holding A.Ş.'nin davacı şirketin %99,13'üne sahip hakim ortağı olduğundan davacı şirketin müvekkili şirketin bağlı iştiraki olup konsolidasyona tabi oludğunu, müvekkillerinden ...'in ise ... Yatırım Holding A.Ş.nin her konuda ve en geniş şekilde hiçbir sınırlamaya tabi olmaksızın Yönetim Kurul Başkanı ve aynı zamanda davacı şirket hissedarı ve müşterek imzası ile temsile yetkili finansman müdürü olduğunu, çekişmesiz yargı işlerinde asli müdahilliğin hukuken mümkün olduğunu, bu durumun gerek emsal nitelikte mahkeme kararları gerek kanun gerekçesi, gerekse de Yargıtay kararları ve doktrin görüşü ile sabit olduğunu, müvekkili ... ... A.Ş.nin yönetim kurul karar defterinin zayi olması sebebiyle İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesinde dava açıldığını, söz konusu davaya ... tarafından kötü niyetle ve kafa karışıklığı yaratma saiki ile müdahale edildiğini, davaya konu defterlerin huzurdaki davada olduğu gibi şahsı tarafından da saklandığını, davacı ... yetkisinin ...'ın kendisinin bizzat asli müdahillik talebinde bulunmuş iken huzurdaki davada asli müdahillik talebinde bulunulamaz yönünde itirazlarda bulunmasının abesle iştigal olduğunu, her ne kadar şirketlere ait ticari defterlere müvekkili ... tarafından el konulduğu iddiasıyla suç duyurusunda bulunulmuşsa da savcılık tarafından takipsizlik kararı verildiğini, bu karara da davanın davacı vekili tarafından itiraz edildiğni, dolayısıyla somut olayda pay defterinin müvekkili tarafından alıkonulduğu iddiasıyla zayi belgesi talep eden davacıların zayi iddialarının ispatlanamadığını, hal böyle olunca da zayi davasında ilişkin iddiaların soyut ve dayanaksız kaldığını, her ne kadar herhangi bir zayi durumu oluşmamış olsa da zayi davasının yasal süresi içinde dahi açılmadığını, bu hususun da ayrıca nazara alınması gerektiğini, bu nedenlerle mahkemenin mesnetsiz ve hususi şartları oluşmamış işbu davanın reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLER: Dava dilekçesi, asli müdahale dilekçesi, tarafların beyanı, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/145074 saruşturma dosyası, imza sirküleri, yazılan müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ: Dava, hukuki niteliği itibari ile TTK.82/7. maddesi uyarınca açılmış bir zayi belgesi verilmesi davasıdır. Anılan 6102 sayılı TTK'nın 82/7. Maddesine göre: Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren onbeş gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir. Somut olayda toplanan delillerden, davacı tarafından ticari defterlerin zayinin hırsızlık suretiyle gerçekleştiğini ileri sürdüğü ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/145074 soruşturma dosyasına yapılan 07/09/2018 tarihli şikayet dilekçesi ile hırsızlık olayının ihbar edildiğinin dava dilekçesinde ikrar edildiği anlaşılmakla eldeki davanın açıldığı 06/03/2019 tarihine kadar hak düşürücü süre olan 15 günlük yasal sürenin dolduğu, her ne kadar 15 günlük sürenin dolmadığı ileri sürülmüş ise de dava dilekçesinin açıklamalar kısmında defterlerin mevcut olmadığını 08/02/2019 tarihinde öğrenildiğini ikrar ettiğinden bu tarih itibariyle de 15 günlük sürenin dolduğundan davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığından reddi gerektiği gibi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 05/10/1984 tarih 1982/11-852 Esas ve 1984/788 Karar sayılı kararında "TTK.nun 68/1. maddesi hükmünce "Defter tutmak mecburiyetinde bulunan kimse ve işletmeye devam eden halefleri, defterler! son kayıt tarihinden ve saklanması mecburi olan diğer hesap ve kağıtları tarihlerinden itibaren on yıl geçinceye kadar saklamaya mecburdurlar". Aynı maddenin son fıkrası da şu düzenlemeye yer vermiştir: "Bir tacirin saklamakla mükellef olduğu defter ve kağıtları yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet sebebiyle ve kanuni müddet içinde ziyaa uğrarsa tacir ziyanı oğrendiği tarihten itibaren onbeş gun icinde ticari isletmesinın bulundugu yerin selahiyetli mahkemesinden kendisine bir vesika verilmesini isteyebilir. Mahkeme lüzumlu gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir. Böyle bir vesika almamış olan tacir defterlerini ibrazdan kaçınmış sayılır...Önce şu husus belirtilmelidir ki, metni yukarıya aynen alınan hükümdeki "yangın, su baskını veya yer sarsıntısı" örnekleri tahdidi bir düzenleme içerisinde yer almamış, "gibi" sözlüğünden de anlaşılacağı üzere tacirin elinde olmayan benzer olaylar da maddenin kapsamında düşünülmüştür. Tacirin 68. maddenin son fıkrasından yararlanabilmesi icin bir taraftan defterlerin korunması amacıyla gereken dikkat ve ihtimamı göstermiş bulunması, diğer taraftan da ziyaa uğramanın onun iradesi dışında, elinde olmayan bir nedenle meydana gelmiş olması zorunludur: Genel bir kural konulamamakla beraber cereyan ettigi yer ve sartlar itibarıyla bir (hırsızlık) olayı sozu edılen madde kapsamında düşünülebileceği gibi, gene başka yer ve başka koşullar altında düşünülmeyebilir de... Davaya konu olayda ise; ticari defter ve belgeler otomobilin içerisine konulmuş ve buradan çalındığı iddia olunmuştur...Ticari defter ve belgelerin iyi muhafaza edilmemiş olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekir." denilmiş olup Hukuk Genel Kurulu kararında vurgulandığı üzere tacirin saklamakla mükellef olduğu ticari defter ve kağıtları özenle muhafaza etmesi zorunlu olup yapılan soruşturma sonucunda hırsızlık olayının ispat edilmediği gibi davacının basiretli tacir gibi davranmadığı ve iradesi dışında defterlerin kaybolduğununda ispatlanmadığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın reddine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 44,40 TL harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kararın niteliği gereği kendi üzerinde bırakılmasına, 4-HMK'nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden itibaren ilgilisine iadesine Dair, davacı vekilinin ve asli müdahale talep eden vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 11/07/2019 Katip ... ¸e-imzalıdır. Hakim ... ¸e-imzalıdır. Güvenli elektronik imza ile onaylanmıştır. Aslının aynı olduğu tasdik olunur. Katip ... ¸E-imzalıdır.