İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/106 E. 2019/303 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2019/106
Karar No
2019/303
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2019 KARAR NO : 2019 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACILAR :1-.. 2- VEKİLİ :Av.... DAVALI :... VEKİLİ : Av. ... DAVA : Kooperatif Üyeliğinden İhraç Kararının İptali DAVA TARİHİ : 12/02/2019 KARAR TARİHİ : 21/02/2019 KARAR YAZIM TARİHİ : 21/02/2019 Mahkememize tevzi edilen Kooperatif Üyeliğinden İhraç Kararının İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davacılara ...'tan miras yolu ile intikal eden SS ... Arsa Konut Yapı Kooperatifi hissesini özel belgede sahtecilik, kamu kurum ve kuruluşları, vb tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık yapıldığını ve müvekkillerinin hisseleri ellerinden alındığını, yapılan bu dolandırıcılık işlemine ilişkin olarak Bursa 11. Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile sanık ... hakkında dava açıldığını, açılan davanın 20/09/2011 tarihinde karara çıktığını, açılan davanın 20/09/2011 tarihinde karara çıktığını ve ...'nun cezalandırılmasına karar verildiğini, bu arada kooperatif yönetiminin 21/05/2007 günlü kararıyla ...'ın üyeliğine son verilmesine karar verildiğini, sanık ...'nun SS ... Arsa Konut Yapı Kooperatifinde 2006 yılında yönetcilik yaptığını, esasen böyle bir durumun kooperatif yönetiminin bilgisi dahilinde yapıldığını, sanığın ve kooperatif üyeliğinin sona erdirildiğini, kooperatif kayıtlarında muris ...'ın 43.500 TL ödeme yaptığının emin olmamakla beraber bilindiğini, müvekkilinin eşinin ölümünden sonra kooperatif yönetiminden net bir bilgi alamadığını, müvekkilinin üyeliğinin sona erdirilmesinin hukuka aykırı olduğunu, ihraç kararının iptali ile müvekkilinin üyeliğinin hükmen tesciline karar verilmesini talep ettiklerini, müvekkilinin eşinden kalan miras üyeliği ile ilgili olarak kooperatif üyeliğinden ihraç edildiği gibi sahte evraklar ve sahte belgelerle dolandırıcılık yapmak suretiyle kooperatiften olan haklarının da devredildiği şeklindeki hukuka aykırı işlemlerle tüm haklarının gaspedildiğini, müvekkili kooperatif üyeliğinden dolandırıcılık suretiyle ihraç edildiğinden ödeme noktasında da tereddütler hasıl olduğunu, müvekkili kooperatif üyeliğinden ihraç edildiğini ancak yapılan işlemlerde usulüne uygun yapılmadığını, ihraçtan sonra müvekkiline ödenmesi gereken iade paraların da ödenmediğini, esasen kooperatifin atıl vaziyette olduğundan ödemeyi gerektiren bir durumun da oluşmadığını, bu çerçevede öncelikle müvekkilinin kooperatif üyeliğinin hükmen tesciline, söz konusu talebin kabul görmediği takdirde müvekkili ve muris tarafından ödenen paraların ödeme tarihlerinden itibaren ticari temerrüt faizleriyle iadesini talep ettiklerini, bu nedenlerle dava açma ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkilinin üyeliğinin tespiti ile hükmen tesciline, ihraç kararının iptali üyeliğinin tespiti ve hükmen tescili talebinin kabul edilmediği takdirde fazlaya dair tüm hakları saklı kalmak kaydıyla muris ...'ın ve davacıların kooperatife yapmış olduğu ödemelerin, ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek en yüksek reeskont faizi ile birlikte davalı kooperaitften alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacıların kooperatif aidatlarını ödememesi nedeniyle davacılara 10 günlük süre verildiğini, bu sürelere ilişkin ihtar yapıldığını, 21/05/2007 tarih ve 97 nolu yönetim kurulu kararı ile kooperatif üyeliğinin iptal edildiğini, davacıların Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile ihraç kararının iptali için dava açtıklarını ancak bu dosyayı müracaata bıraktıklarını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Hak düşürücü süre mahkemenin re'sen yargılamanın her aşamasında değerlendirilmesi gerektiğinden tefrik kararı üzerine aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.(Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 2016/3650 Esas ve 2018/3533 Karar sayılı Kararında vurgulandığı üzere) DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, tarafların karşılıklı beyan dilekçeleri, kooperatif defter kayıtları, kooperatife yapılan ödemeler ve sözleşmeler, Bursa 11. Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası, Mudanya Noterliğinin 07/01/2008, 00203 yevmiye nolu ihtarnamesi, tahsilat makbuzları, sahte devir sözleşmesi, üyeliği sona erdiren kişilere ait karar örneği, borç bildirim yazısı, bilirkişi raporu, yazılan müzekkere cevapları, tefrik kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ: Dava, kooperatif üyeliğinden çıkarma kararının iptali istemine ilişkindir. Mahkememizin ... Esas sayılı dosyasında terditli olarak açılan kooperatif üyeliğinden çıkarma kararının iptali mümkün olmadığı takdirde çıkma payı alacağına dair taleplerin 12/02/2019 tarihli celse de 1 nolu ara karar gereği bu davaların birlikte görülmesinin mümkün olmadığından kooperatif üyeliğinden çıkarma kararı tefrik edilerek yukarıdaki esasa kayıt yapılmıştır. Dosya rapor aldırılmak üzere 1 kooperatifler hukuku ve 1 SMMM bilirkişiye tevdi edilmiştir. Bilirkişi heyetinin mahkememize sunmuş olduğu 15/05/2014 havale tarihli bilirkişi raporu ile; Davacı tarafın ihraç kararının iptali ile üyeliğinin hükmen tescil talebi konusunda Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasının derdest olduğunun kabulü halinde derdest Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 12/03/2008 tarih ve ... esas sayılı kararının kesinleşmesinin beklenmesinin gerekip gerekmediği, davalı tarafın beyanının derdestlik itirazı olarak kabul edilmemesi halinde davacının üyelikten ihraç kararını 29/05/2007 tarihinde bizzat tebliğ alması, davasını en son 29/08/2007 tarihinde ikame etmesi ancak işlemin yapıldığı tarihte yürürlükte olan 1085 sayılı HUMK 177. maddesi uyarınca davanın açılacağı en son gün 12/09/2007 olduğunu, Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasını 07/09/2007 tarihinde ikame ettiğini, ilk dava ile işbu dava arasında yaklaşık 5 yıllık sürenin geçtiğini, bu sürenin hak düşürücü süre olduğunu, işbu davadaki iptal talebinin hak düşürücü sürede talep edilmediğinden reddi gerekip gerekmeyeceğini, davacı tarafın yapılan ödemelerin şimdilik 10.000 Tl olmak kaydıyla ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte tahsili talebi konusunda davacının ayrıldığı yıl bilançosunda yer alan genel giderlerden davacıya isabet eden masraf hissesi düşülemediğini, bu nedenle davacının alacağının 43.500 Tl olduğu, davalının temerrüde düştüğü tarihin 23/06/2008-26/09/2012 arasında işleyen 16.670,93 TL yasal faizle toplam 60.170,93 Tl alacaklı olduğu mütalaa edilmiştir. Dosyada ek rapor aldırılmak üzere önceki bilirkişilere tevdi edilmiştir. Bilirkişi heyetinin mahkememize sunmuş olduğu 24/12/2018 havale tarihli bilirkişi ek raporunda özetle: Kök rapordaki değerlendirmeler aynen geçerliliğini korumak kaydıyla, davacının ayrıldığı yıl bilançosunda yer alan genel giderlerden davacıya isabet eden masraf hissesinin düşülemediği, bu nedenle davacının alacağının 42.881,77 Tl olduğu, davalının temerrüde düştüğü tarihin 23/06/2008 tarihinde doğduğunu, davacının talebine işleyecek faizin yasal faiz olduğu, bu açıklamalar ışığında bakiye alacağına 23/06/2008-26/09/2012 arasında işleyen 16.433,98 TL yasal faizle toplam 59.315,75 Tl alacaklı olduğu mütalaa edilmiştir. Bilindiği üzere 1163 Sayılı Kooperatifler Kanununun 16/3 Maddesinde, " Çıkarılma kararı gerekçeli olarak tutanağa geçirileceği gibi, ortaklar defterine de yazılır. Kararın onaylı örneği, çıkarılan ortağa tebliğ edilmek üzere, on gün içinde notere tevdi edilir. Bu ortak tebliğ tarihinden itibaren üç ay içinde itiraz davası açabilir. Tebliğ edilen karar, yönetim kurulunca verilmiş ise ortak, üç aylık süre içinde genel kurula da itiraz edebilir. Bu itiraz, ilk toplanacak genel kurula sunulmak üzere, yönetim kuruluna noter aracılığı ile tebliğ ettirilecek bir yazı ile yapılır. Genel kurula itiraz edildiği takdirde, yönetim kurulunun çıkarma kararı aleyhine itiraz davası açılamaz. İtiraz üzerine genel kurulca verilecek karara karşı itiraz davası hakkı saklıdır." 1163 Sayılı Kooperatifler Kanununun 16/4 Maddesinde, " Üç aylık süre içinde, genel kurula veya mahkemeye başvurmak suretiyle itiraz edilmiyen çıkarılma kararları kesinleşir." düzenlemesi bulunmaktadır. O halde somut olayda yukarıdaki açıklamalardan, davalı kooperatif yönetim kurulunun davacı hakkında 21/05/2007 tarih ve 97 numaralı karar ile üyelikten ihraç kararı verdiği, ihraç kararının davacıya 29/05/2007 tarihinde noter ihtarnamesiyle bizzat tebliğ edildiği, davacının Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas ve ... Karar sayılı karar dosyasında ihraç kararının iptali istemiyle dava açtığı ve 12.03.2018 tarihinde davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Davanın açılmamış sayılması, emredici nitelikte usul kurallarına riayet etmemenin bir müeyyidesi olup kamu düzeni ile ilgilidir. Medeni yargılama hukukunda davanın açılmamış sayılması kararı geriye doğru hüküm ifade etmektedir. Davanın açılmamış sayılması kararı verilmesi halinde davanın açılması ile meydana gelmiş olan bütün sonuçlar ortadan kalkacak ve zaman aşımı ya da hak düşürücü sürelerin korunması etkisi son bulacaktır.(Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 2017/524 Esas ve 2018/4926 Karar sayılı Kararında vurgulandığı üzere) Davacı tarafından açılan bu dava, ihraç kararının verildiği tarih ve süresinde açılan ilk davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi karşısında, ilk Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği 12/03/2008 tarihinden itibaren iş bu eldeki davanın 3 aylık yasal süre içerisinde açılmadığı sabit olduğundan davalı kooperatif yönetim kurulunun davacı hakkında 21/05/2007 tarih ve 97 numaralı karar ile üyelikten ihraç kararının iptali ile yeniden üyeliğin tescili isteminin hak düşürücü süre sebebiyle aşağıdaki şekilde reddine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın hak düşürücü süre sebebiyle Reddine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 44,40 TL nispi karar ve ilamın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer, 6-Davalı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 2.725,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-HMK' nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMK. 'nın 341 ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 21/02/2019 Katip ... ¸e-imzalıdır. Hakim ... ¸e-imzalıdır.

Atıf: Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/106, K. 2019/303, T. 21.02.2019, www.arakarar.com/karar/bursa-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2019-106-e-2019-303-k-5c951a817d0e