İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/75 E. 2018/1293 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2018/75
Karar No
2018/1293
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2018 KARAR NO : 2018 HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 11/01/2018 KARAR TARİHİ : 11/10/2018 KARAR YAZIM TARİHİ : 09/11/2018 Mahkememize tevzi edilen İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili şirketin davalı şirketten olan alacağını tahsil etmek amacıyla Bursa 11. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun söz konusu icra takibine itiraz ederek hakkında yapılan icra takibini durdurduğunu, davalının yapmış olduğu itirazın yersiz olup, itirazın iptal edilerek icra takibinin devam etmesi gerektiğini, yapılan icra takibine davalı tarafın keşideci şirket ile hamil arasında akdi bir ilişki olmadığını, hamilin keşideciden herhangi bir hak iddia edemeyeceğini ileri sürerek icra takibine itiraz ettiğini, taraflar arasında temel ilişki bulunması halinde böyle bir çeke yazılı delil başlangıcı olarak dayanılabileceğini, alacaklının alacağını her türlü delille kanıtlayabileceğini, taraflar arasında temel ilişki bulunmaması halinde ise hamilin keşideciye karşı sebepsiz zenginleşme nedeniyle alacak talebinde bulunabileceğini,icra takibine konu olan çekten dolayı keşidecinin çek bedeli kadar meşru olan hamil müvekkiline karşı sorumlu olmadığı iddiası ile yapılan itirazın iptaline karar verilerek takibin devamına, davalı tarafça karşılanmak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı tarafın kötü niyetli olarak alacak iddiasında bulunduğunu, haksız icra takibi ile müvekkilinin icra tehdidi altında bırakmaya çalıştığını, müvekkilinin davacı tarafa herhangi bir borcu veya taahhüdünün bulunmadığını, davacının hukuki ve maddi dayanaktan yoksun davasının reddi gerektiğini, davacı yanın şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin haksız olduğunu, davacı yanın likit bir alacağının olmadığını, somut olayda alacağın varlığı ve miktarının yapılan yargılama sonucu bilirkişi incelemesi ile saptandığından likit olmadığını, bu nedenle koşulları oluşmayan icra inkar tazminatının ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, cevaba cevap dilekçesi, ikinci cevap dilekçesi, tarafların karşılıklı beyan dilekçeleri, Bursa 11. İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra takip dosyası,emsal yargıtay kararları, faturalar, doktrin, yazılan müzekkere cevapları. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ: Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafından çeke dayalı olarak 28/12/2017 tarihinde ilamsız takip talebinde bulunmuştur. İcra Dairesi tarafından davalı borçluya ilamsız takiplerde ödeme emri 03/01/2018 tarihinde tebliğ edilmiş ve davalı tarafından yasal süre içinde 05/01/2018 tarihinde borca itiraz etmiştir. Davacı tarafından 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 732. Maddesine göre sebepsiz zenginleşme hükmüne göre alacak talep edilmiştir. Anılan 732. Maddeye göre : Zamanaşımı sebebiyle veya poliçeden doğan hakların korunması için gerekli olan işlemlerin yapılmasının ihmal edilmiş olması dolayısıyla, düzenleyenin veya kabul edenin poliçeden doğan yükümlülükleri düşmüş bile olsa, bunlar poliçenin hamiline karşı, onun zararına zenginleşmiş olabilecekleri kadar borçlu kalırlar. Sebepsiz zenginleşmeden doğan istem, muhataba, yerleşim yerli bir poliçeyi ödeyecek olan kimseye ve düzenleyen, poliçeyi başka bir kişi veya ticari işletme hesabına düzenlemiş olduğu takdirde o kişiye veya ticari işletmeye karşı da ileri sürülebilir. Poliçeden doğan borcu düşmüş olan cirantaya karşı böyle bir istem ileri sürülemez. Zamanaşımı süresi, poliçenin zamanaşımına uğradığı tarihi takip eden tarihten itibaren bir yıldır; ispat yükü, sebepsiz zenginleşmediğini iddia edene aittir. O halde yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olayda, takibe dayanak olan süresinde bankaya ibraz edilmeyen 50.000 TL bedelli Akbank Yalova Yolu Şubesine ait 05/12/2017 tarihli çekte, davalı keşideci, davacı ise hamildir. Bu durumda dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sy. TTK'nın 732. maddesi hükmü uyarınca açılan bu davada ispat yükü davalıdadır. Davalı, sebepsiz zenginleşmediğini usulüne uygun delillerle kanıtlamakla yükümlüdür.(Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2015/11714 Esas ve 2016/3226 Karar sayılı Kararında açıkça vurgulandığı üzere) Dolayısıyla davalı dilekçeler aşamasında sebepsiz zenginleşmediğine dair vakıaya dayanmadığı gibi bu konuda delilde sunulmadığından açılan davanın kabulu ile itirazın iptali ve takibin devamına karar vermek gerekmiştir. Diğer yandan davalının protesto çekilmediği savunmasının, sebepsiz zenginleşmede, hâmilin, kabul eden muhataba ve diğer müracaat borçlularına karşı sahip olduğu talep haklarını kullanabilmesi için, kanunda öngörülen ve müracaat hakkını koruyucu nitelik taşıyan işlemleri belirli ve kısa süreler içinde yapmış olması gerekir. Poliçenin ibrazına ve protesto düzenlenmesine ilişkin olan bu sürelere riayet edilmemesi, hâmilin müracaat hakkından yoksun kalmasına yol açar. Bu gibi hallerde hâmil, herhangi bir nedenle kullanmadığı veya kullanamadığı taleplerinden yoksun kalarak zarara uğramış, buna mukabil borçluların malvarlığında ise, sebepsiz bir artış meydana gelmiş olur. Bu nedenle, sebepsiz zenginleşme talebi, kısa nitelikteki ibraz, protesto ve zamanasımı süreleri içinde hakkını kullanmamış veya elde edememiş olan hâmile, yine poliçe hukuku tarafından tanınmış özel bir imkân niteliğindedir. (Hukuk Genel Kurulunun 2013/19-45 Esas ve 2013/1556 Kararında vurgulandığı üzere)Bu durumda ödememe protesto süresi kaçırılmış ise davacı hamilin başvuracağı sebepsiz zenginleşme özel bir hüküm olduğundan bu savunmasının yerinde olmadığından itibar edilmemiştir. Ayrıca alacağın çeke dayalı olup likit olduğu ve itirazda haksız olduğundan icra inkar tazminatı talebinin kabulune dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın kabulü ile, davalının Bursa 11. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takip dosyasına yapılan itirazın davalı yönünden iptaline, takibin davalı yönünden aynen devamına, (tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) 2-İİKnun 67 maddesi gereğince icra inkar tazminatının koşulları oluştuğundan alacağın %20si olan 10.000 Tl icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 3.415,50 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 603,88 TL'nin mahsubu ile bakiye 2.811,62 TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan talimat ve tebligat gideri 84,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 5.850,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-HMK' nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 11/10/2018 Katip ¸e-imzalıdır. Hakim ¸e-imzalıdır.

Atıf: Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/75, K. 2018/1293, T. 11.10.2018, www.arakarar.com/karar/bursa-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2018-75-e-2018-1293-k-978a4ab7b157