İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/614 E. 2019/469 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2018/614
Karar No
2019/469
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2018 KARAR NO : 2019 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : VEKİLİ : Av. .. DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/05/2018 KARAR TARİHİ : 19/03/2019 KARAR YAZIM TARİHİ : 16/04/2019 Mahkememize tevzi edilen İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin davalı şirketten 24/08/2017 tarihli cari hesap ekstresi gereği alacağının olduğunu, müvekkilinin vaki alacağını tahsil edemediğinden davalı hakkında Bursa 3. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatılığını, davalı tarafın icra takibine karşı sırf tahsilatı uzatmak amacıyla borcunun bulunmadığı iddiasında bulunduğunu ve takibin durdurulmasını talep ettiğini, bu nedenlerle davanın kabulü ile Bursa 3. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına vaki itirazın iptali ile icra takibine asıl alacak ve ferileri yönünden devamına, haksız yere yapılan itiraz nedeniyle davalı hakkında %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı tarafın açmış olduğu davanın hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şirket ile davacı arasında geçerli bir cari hesap sözleşmesi bulunduğunu, cari hesap sözleşmelerinin yazılı yapılmadıkça geçerli olmadığını, müvekkili ile davacı taraf arasında sözleşme akdedilediğini, dolayısıyla cari hesap ilişkisine binaen işbu alacağın olduğu hususunun kabulünün mümkün olmadığını, müvekkiline tebliğ edilen ödeme emri incelendiğinde var olduğu iddia edilen borcun ve ferilerinin hangi usul ve esaslara göre hesaplandığının açıklanmadığını, uyuşmazlık konusu borcun muhakemeye muhtaç olduğunu, bu nedenle haksız itiraz nedeniyle davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin hukuka aykırı olduğunu, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, tarafların karşılıklı beyan dilekçeleri, icra inkar belgesi, irsaliyeli fatura örnekleri, Bursa 3. İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra takip dosyası, bilirkişi raporu, yazılan müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ: Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafından 06/11/2017 tarihinde ilamsız takip talebinde bulunmuştur. İcra Dairesi tarafından davalı borçluya ilamsız takiplerde ödeme emri 08/11/2017 tarihinde tebliğ edilmiş ve davalı tarafından yasal süre içinde 13/11/2017 tarihinde borca itiraz etmiştir. Tarafların ticari defterleri talep edilmiş, taraflarca ibraz edilen ticari defterler bir mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiştir. Mali müşavir bilirkişinin 18/12/2018 tarihli raporunda özetle: Taraflar arasında düzenlenmiş herhangi bir sözleşmenin bulunmadığı, davacıya ait 2016 yılı ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal süresi içinde yaptırıldığı, anılan bu defterlere yapılan kayıtların tek düzen muhasebe kayıtlarına uygun olduğu, ticari defterlerinin tasdiklerinin süresinde yaptırıldığını, sahibi lehine delil teşkil ettiği, davalı tarafından ibraz edilen 2016 yılına ait ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal süresi içerisinde yaptırıldığı, anılan bu defterlere yapılan kayıtların tek düzen muhasebe ilke ve kurallarına uygun olarak zamanında yapıldığı, davacı kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 7.615,91 TL alacaklı bulunduğu, davalı kayıtlarına göre de takip tarihi itibariyle davalının davacıya 7.615,91 TL borçlu olduğu mütalaa edilmiştir. Bilindiği üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). O halde yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davacının davalıya ticari ilişki kapsamında hizmet veridği ve buna ilişkin faturaların düzenlendiği, taraflar arasında TTK m. 89 anlamında yazılı bir cari hesap sözleşmesinin bulunmadığı, taraflar arasındaki ilişkinin, uygulamada sıkça karşılaşılan “açık hesap” ilişkisinin olduğu, tarafların ticari defterlerinin usulune uygun tutulduğu ve ticari defterlerin birbiri ile uyumlu olduğu yine davacı tarafından düzenlenen faturaların davalının ticari defterine kaydedildiği ve HMK' nın 222. Maddesi gereğince davacı tarafın ticari defterlerin kesin delil olduğu ve kanaat verici alınan 18/12/2018 tarihli bilirkişi raporuna itibar edilerek davacının faturadan kaynaklı 7615,91 TL alacağın olduğu ve davalı tarafından ödenmediği sabit olduğundan ,sübut bulan asıl alacak yönünden talebin kabulü ile icra takibinin devamına, işlemiş faiz yönünden, davalı borçlunun icra takip tarihinden önce TBK'nın 117. maddesi uyarınca usulüne uygun olarak temerrüde düşürülmediğinden asıl alacak yanında takip tarihine kadar olan dönem içerisinde işlemiş faize yapılan itirazın iptaline yönelik talebin reddi ile davanın kısmen kabulune, icra inkar tazminatı yönünden alacağın fatura alacağı olduğu, likit olduğu, davalının asıl alacak yönünden itirazında haksız olduğundan koşulları oluşmakla, icra inkar tazminatı talebinin kabulune, davalının kötüniyet tazminatı talebinin davacının alacağın tahsiline yönelik takip başlatmasında kötü niyetli olduğunun ispat edilmediğinden kötü niyet tazminatı talebinin reddi ile aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, davalının Bursa 3. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 7.615,91 TL asıl alacak üzerinden asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-İİKnun 67. maddesi gereğince icra inkar tazminatının koşulları oluştuğundan alacağın %20si olan 1.523,18 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Davanın reddedilen kısım yönünden kötü niyet tazminatının koşulları oluşmadığından reddine, 4-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 520,24 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 93,69 TL'nin mahsubu ile bakiye 426,55 TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan bilirkişi gideri 500,00 TL, posta, talimat ve tebligat gideri 70,00 TL olmak üzere toplam 570,00 TL yargılama giderinden kabul ve red oranlarına göre hesaplanan 559,65 TL yargılama gideri ve 93,69 TL peşin harç olmak üzere toplam 653,34 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT' 13/1. maddeye göre belirlenen 2.725,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT' 13/2. maddeye göre belirlenen 140,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-HMK' nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.19/03/2019 Katip ... ¸e-imzalıdır. Hakim ... ¸e-imzalıdır.

Atıf: Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/614, K. 2019/469, T. 19.03.2019, www.arakarar.com/karar/bursa-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2018-614-e-2019-469-k-1f340a4aa7d3