İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/294 E. 2019/1398 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2018/294
Karar No
2019/1398
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2018 KARAR NO : 2019 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 1-. VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 2-.. DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 01/03/2018 KARAR TARİHİ : 17/10/2019 KARAR YAZIM TARİHİ : 23/10/2019 Mahkememize tevzi edilen Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili ...'ın babasının vefatı nedeniyle kendisine ve annesine Gemlik ve Kurşunlu'da maddi değeri yüksek taşınmaz hisseleri kaldığını, bu durumun ailenin tüm bireyleri tarafından bilindiğini, müvekkilinin dayısı ...'in piyasaya yaptığı işler nedeniyle sürekli borçları olduğunu, bu durumdan bıktığını, bu sebeple eşinden de boşandığını, müvekkili ve annesine kalan miras payına göz diken dayının ablası olan müvekkilinin annesini artık kandıramadığı için müvekkili ...'tan maddi menfaat temin etmek amacıyla çeşitli yollara başvurduğunu, müvekkilinin 18 yaşını doldurmasını beklediğini ve müvekkilinin iyi niyetini kullanarak müvekkiline boş senet imzalattığını, senedin boş olarak imzalandığı tarihin aslında çok daha öncesi olmasına rağmen davalılar tarafından sonradan tanzim tarihi 20/07/2017, ödeme tarihi 21/10/2017,lehtar ..., borç miktarının 32.000 Tl bedelli şekilde düzenlendiğini, müvekkilinin önüne getirilen senede sadece ismini soy ismini, adresini ve TC kimlik numarasını yazarak imzaladığını, diğer kısmın davalılar tarafından düzenlendiğini, davalı ...'in müvekkiline böyle bir borç vermediği ya da aralarında herhangi bir hukuki ilişki olmadığı halde ve müvekkili tarafından kendisine böyle bir senet verilmediği halde müvekkili hakkında gerçek dışı alacak iddiasıyla takip başlatıldığını, müvekkilinin halen öğrenci olup herhangi bir ticari faaliyetinin söz konusu olmadığını, bu nedenlerle müvekkilinin kandırılması sonucu dayısı davalı ...'e karşılıksız hatır senedi olarak verilmiş olan senedin müvekkili aralarında hiçbir tanışıklık ve hukuki ilişki olmayan lehdar davalı ... tarafından icraya verilmesi sebebiyle karşılıksız kaldığının ve bu senetten dolayı müvekkilinin borcu olmadığının tespiti ile senedin iptaline, haksız ve kötü niyetli takip nedeniyle borcu olmadığının tespiti ile senedin haksız ve kötü niyetli takip nedeniyel %20 oranında tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Haksız açılan bu davanın reddinin gerektiğini, olayların davacının anlattığı gibi olmayıp tamamen farklı olduğunu, müvekkili ile ...Oto galerisiyle sürekli iş ilişkisinde olup birbirlerini çok yakın tanıdıklarını, müvekkilinin ...'la aralarındaki ilişki sebebiyle ... ve ...'in de galeride bulunduğu sırada galeriye gittiğini, ... ve........'ın .........'dan borç para istediklerini, ...'ın borç para verecek ekonomik durumda olmadığını, müvekkiline kendi için borç senet düzenlettiğini, müvekkilinin ...'ı uzun süredir tanıdığını, ...'a güvendiği için tüm parayı verdiğini, ...'ın senet günü gelmesine rağmen borcu ödemediğini, müvekkilinin iyi niyetinin göstergesi olarak davacı tarafın evine gittiğini ve davacının abisi ile karşılaştığını, davacı tarafın senedi sadece isim, soy isim, TC kimlik no ve adres yazarak imzaladığını, senedin diğer kısımlarının davalılar tarafından düzenlendiğini iddia ettiğni, bu iddianın gerçek dışı olduğunu, ...'ın senedin imzalandığı tarihte 18 yaşını doldurmadığını söz konusu senedi unuttuğunu, bu nedenle imzaladığı senetten dolayı borçtan sorumlu tutulamayacağını iddia ettiğini, ...'ın senedin imzalandığı gün gören tanık ifadeleri ile ortaya çıkacağını, ispat yükünün davacı tarafta olduğunu, davacı borçlu emre yazılı 42.000 TL bedelli bonoda yer alan imzasını inkar etmediğini, senet sebepten mücerret olmakla davacının ileri sürdüğü iddiaların varlığını yazılı delille ispat yükü altında olduğunun kabulü gerektiğini, davacı tarafından imzalanan bononun bedelsizlik iddiasının yazılı delille ispat edilmesi zorunlu olduğundan Hukuk Genel Kurulu çoğunluğu tarafından benimsenen özel idare bozma kararına uyulmak gerekirken önceki kararda direnilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı tarafın menfi tespit davası açmakta kötü niyetli olduğunu, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, tarafların karşılıklı beyan dilekçeleri, Bursa CBS ... sayılı soruşturma dosyası, Bursa 19. İcra Müdürlüğünün 2018/308 sayılı icra takip dosyası, yazılan müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ: Dava, hukuki niteliği itibariyle menfi tespit istemine ilişkindir. Taraf vekillerinin mahkememize sunmuş olduğu 14/10/2019 havale tarihli feragat dilekçesinde; karşılıklı olarak davadan feragat ettiklerini, vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin olmadığını beyan etmiştir. 6100 sayılı HMK' nın 307, 309, 310, 311. Maddelerine göre "Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. " Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir. Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır. Feragat ve kabul, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. İrade bozukluğu hâllerinde, feragat ve kabulün iptali istenebilir." davacının dilekçesinin yasaya uygun olarak feragat beyanı olduğu ve tek taraflı davayı sona erdiren taraf işlemi niteliğinde bulunduğundan mahkemeye ulaştığında hukuki sonuç doğurmaktadır. Feragat hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceğinden tahkikat aşamasında beyanda bulunduğu anlaşılmakla davanın feragat nedeniyle reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın feragat nedeniyle REDDİNE, 2-Kararın niteliği gereği yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3-Harçlar Kanunun 22. Maddesi gereğince gereğince alınması gereken 44,40 TL maktu harcın 2/3 ü olan 29,6 TLden, peşin alınan 546,48 TL harcın mahsubu ile bakiye 516,88TL fazla harcın kararın kesinleşmesi müteakip istek halinde davacıya iadesine, 4-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalı vekilinin vekalet ücreti talebi olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-HMK' nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avanslarının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, Dair tarafların yokluğunda HMK' nın 341 ve 345. Maddeleri gereği kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile Bursa Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf Kanun Yolu açık olmak üzere, Türk Milleti adına dosya üzerinden karar verildi. 17/10/2019 Katip ... ¸e-imzalıdır. Hakim ... ¸e-imzalıdır.

Atıf: Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/294, K. 2019/1398, T. 17.10.2019, www.arakarar.com/karar/bursa-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2018-294-e-2019-1398-k-256405cf9e10