İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/1716 E. 2019/1333 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2018/1716
Karar No
2019/1333
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2018 KARAR NO : 2019 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... VEKİLİ : Av. .. DAVALI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... - ... DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 26/12/2018 KARAR TARİHİ : 03/10/2019 KARAR YAZIM TARİHİ : 04/11/2019 Mahkememize tevzi edilen İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle:Müvekkili şirketin davalı borçlu şirket ile arasında ticari ilişki bulunduğunu, taraflar arasında süregelen bu ticari ilişki neticesinde cari hesap oluştuğunu, davaya konu ilamsız icra takibinin gerekçesini işbu cari hesap alacağının oluşturduğunu, oluşan cari hesaptan kaynaklı olarak davalı tarafın müvekkillerine takip tarihi itibari ile 3.881,20 TL.borcu bulunduğunu, müvekkili şirketin ticari ilişkide üstlendiği edimi yerine getirdiğini ve faturalarını düzenleyerek usulüne uygun tutulmuş ticari defterine işlediğini, davalı tarafla yapılan görüşmelerin sonuçsuz kaldığını ve cari hesap alacağının tahsil edilemediğini, bunun üzerine müvekkili şirket tarafından Bursa 6.İcra Müd.'nün ... esas sayılı dosyasıyla davalı şirkete karşı ilamsız icra takibi başlatıldığını, borçlu tarafın ise yapılan icra takibine haksız olarak itirazda bulunulduğunu ve dosyanın durmasıne sebebiyet verdiğini ve müvekkilinin zarara uğrattığını beyanla, borçlunun icra takibine yaptığı itirazının iptaline ve takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle:Müvekkili şirketin tüm ticari defterlerinin incelenmiş olup, davacı tarafın dava konusu yaptığı herhangi bir fatura, ödeme makbuzu, irsaliye vb hiçbir belgeye rastlanılmadığını, davacı ile müvekkili şirket arasında ticari bir ilişki olmadığı gibi müvekkili şirketin davacı şirketten hiçbir mal ve hizmet alımı söz konusu olmadığını, haksız ve mesnetsiz açılan bu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Dava ve cevap dilekçesi, Bursa 6.İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra takip dosyası, ticari defterler, faturalar, bilirkişi raporu. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ: Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafından cari hesap ve faturalara dayalı olarak 10/05/2017 tarihinde ilamsız takip talebinde bulunmuştur. İcra Dairesi tarafından davalı borçlu şirket yetkilisine ilamsız takiplerde ödeme emri 18/10/2018 tarihinde tebliğ edilmiş ve davalı tarafından yasal süre içinde 19/10/2018 tarihinde borca itiraz etmiştir. Tarafların ticari defterleri talep edilmiş, davacı tarafça ibraz edilen ticari defterler mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiştir. Mahkememizin 21/03/2019 tarihli ara kararına istinaden davacıya ait 2015 yılı ticari defter dökümleri teslim alınarak yapılan inceleme sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda özetle ve sonuç olarak: Dava osyası ve ekleri ile davacıya ait 2015-2016 yıllarına ait yevmiye defterlerinin incelenmesinde davacıya ait 2015-2016 yılı yevmiye defterinin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal süresi içerisinde yaptırıldığı, bu defterlere yapılan kayıtların sahibi adınadelil olma özelliğine sahip olmakla beraber takdirin mahkemede olduğu, davacıya ait ticari defter kayıt ve bağlı belgelerine göre takip tarihi itibari ile davacının davalıdan 3.881,20 TL.alacaklı olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır. Davalı tarafa ön inceleme duruşması ve 02/07/209 tarihli duruşmada ticari defterlerin ibrazı için kesin süreler verilmesine rağmen ticari defterler ibraz edilmediğinden inceleme yapılmamıştır. Davacının tarafların ticari defterlerine dayandığı anlaşılmakla ticari defterlerin delil olması yönünden bilindiği üzere Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 28.03.2012 tarih ve 2011/11-862 Esas, 2012/51 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; 6100 sayılı HMK'nın 219. (1086 sayılı HUMK’nın 326.) maddesine göre her iki taraf kendi ellerindeki vesikaları (belgeleri) mahkemeye ibraz etmek zorundadır. Bir davada ispat yükü kendisine ait olan tarafın, başka delillerle birlikte karşı tarafın ticari defterlerine de dayandığı, diğer anlatımla, delillerini karşı tarafın ticari defterlerine hasretmediği, dolayısıyla da, uyuşmazlığa 6100 sayılı HMK'nın 222/5. (6762 sayılı TTK’nın 83/2.) maddesindeki özel hükmün uygulanamayacağı durumlarda; karşı tarafın kendi defterlerini mahkemeye ibraz etmesi ya da bundan kaçınmasına bağlanması gereken hukuksal sonuçlar, HMK'nın m. 220 (HUMK'nın 330.) maddesindeki genel düzenlemelere tabidir. HMK'nın 220. (HUMK'nın 332.) maddesi, bir tarafın, mahkemece kendisine verilen süre içerisinde ilgili belgeyi ibraz etmemesi halinde, mahkemenin, o tarafın maksadını gözeterek, diğer tarafın o belgeye ilişkin açıklamasını kabul edebileceğini öngörmektedir. Önemle vurgulanmalıdır ki; HMK'nın 220. (HUMK'nın 332.) maddesindeki bu hüküm, taraflardan birinin delillerini salt karşı tarafın ticari defterlerine hasretmediği hallerde, ticari defterlerin mahkemeye sunulması bakımından da uygulanır. Diğer anlatımla, belirtilen bu durumda ticari defterler de, HMK m. 220. madde (HUMK'nın 330 ve sonraki maddeleri) anlamında “vesika” niteliğindedir. Öte yandan, ticari defterlerin ispat kuvvetini düzenleyen HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 82.) maddesindeki hüküm, “I Kati delil” şeklindeki kenar başlığı ile birlikte değerlendirildiğinde ve aynı Kanun’un 1474. maddesi uyarınca kenar başlıklarının metne dahil bulunduğu da gözetildiğinde; ticari işlerden dolayı tacirler arasında çıkan uyuşmazlıklarda ticari defterlerin (maddede gösterilen koşulların mevcut olması kaydıyla), kesin delil niteliğinde bulunduğunu öngörmektedir. 6102 sayılı TTK'nın 64. (6762 sayılı TTK'nın 69. vd.) maddeleri uyarınca da defterlerini yöntemince Tasdik ettirmeyen tacirin bu gibi defterleri lehine delil olamaz. Ancak kanuna uygun olarak veya olmayarak tutulmuş olan ticari defterlerin münderecatı, sahibi ve halefleri aleyhinde delil sayılır. (HMK. m. 222/4, 6762 sayılı TTK'nın 84,85) O halde yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davacı tacirin davalıya mal sattığı ve faturaların düzenlendiği, taraflar arasında TTK m. 89 anlamında yazılı bir cari hesap sözleşmesinin bulunmadığı, taraflar arasındaki ilişkinin uygulamada sıkça karşılaşılan “açık hesap” ilişkisinin olduğu, davacının ticari defterlerinin usulune uygun tutulduğundan, ticari defterin kesin delil olduğu, davalı tarafın süresi içinde ticari defterlerini sunmadığından davacının defterlerinin HMK' nın 220. Maddesi gereğince kabul edilebileceği anlaşılmakla dosyaya sunulan bilgi ve belgelerden hüküm kurmaya elverişli kabul edilen 15/05/2019 tarihli bilirkişi raporuna itibar edilerek HMK' nın 220. Maddesine göre davacının beyanları kabul edilerek davanın kabulu ile itirazın iptali ile takibinde devamına(Yargıtay 11. HD'nin 04/02/2019 tarih, 2017/3754 E- 2019/785 K sayılı Onama İlamında da vurgulandığı üzere) davacının icra inkar tazminat isteminin, davacının alacağının fatura alacağı olduğu, alacağın likit olduğu, icra takibine itirazda haksız olduğundan koşulları oluşmakla, icra inkar tazminatı talebinin kabulu ile aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın KABULÜ ile:Dava konusu Bursa 6.İcra Müd.'nün ... esas sayılı icra takip dosyasına davalının yapmış olduğu itirazın İPTALİ ve takibin kaldığı yerden aynen DEVAMINA, 2-İİK'nun 67.maddesi gereğince icra inkar tazminatının koşulları oluştuğundan, alacağın %20'si olan 776,24 TL.icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 265,12 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 46,88 TL'nin mahsubu ile bakiye 218,24 TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından sarf edilen aşağıda dökümü yazılı 609,10 TL.yargılama gideri ve 46,88TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 2.725,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-HMK'nın 333.Maddesi gereğince kullanılmayan gider avanslarının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, dava konusu uyuşmazlığın 2019 yılı itibari ile 4.400,00 TL.kesinlik sınırı altında olduğundan HMK'nun 341.maddesi uyarınca kesin olmak üzere karar verildi.Verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/10/2019 Katip ... ¸e-imzalıdır. Hakim ... ¸e-imzalıdır.

Atıf: Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/1716, K. 2019/1333, T. 03.10.2019, www.arakarar.com/karar/bursa-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2018-1716-e-2019-1333-k-e8163706b9bc