İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/1271 E. 2019/232 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/1271
- Karar No
- 2019/232
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2018 KARAR NO : 2019 HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 04/10/2018 KARAR TARİHİ : 12/02/2019 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 20/02/2019 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili ile davalı arasında davalının Canbazlar Köyü Sazlık Mevkiinde bulunan tesislerinde 24 saat esasına göre özel güvenlik hizmeti verilmesi hususunda sözleşme imzalandığını, davalı yan uhdesinde çalıştırılan özel güvenlik görevlilerinden ...'in davalı ile akdedilen sözleşmenin bitmesi nedeniyle iş akdi sona ermişse de, davalı tesislerinde çalışmaya devam ettiğini, ancak dava dışı işçinin müvekkili şirketten kıdem ve ihbar tazminatı talebinde bulunduğunu, davalı ile yapılan sözleşmenin eki niteliğindeki maliyet tablosu gereği çalışanların kıdem ve ihbar tazminatları davalı tarafından ödenmesi gerektiğinden ilgili kalemler e-fatura hazırlanarak davalı yetkililerine gönderilmiş ise de faturanın reddedildiğini ve ödeme yapmaktan kaçınıldığını, bunun üzerine davadışı işçinin iş mahkemesinde dava açtığını, yapılan yargılama neticesinde kıdem ve ihbar tazminatına hükmedilmiş, 11.826,31-TL tutarında ödeme yapıldığını, dava dışı işçiye ödenen meblağların yapılan sözleşmenin eki niteliğindeki maliyet tablosu gereği davalı yanın uhdesinde bulunduğundan ödenen meblağın rücuen davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesi kapsamında dava dışı ...' kıdem ve ihbar tazminatı olarak 11.826,31-TL ödendiğinden ve taraflar arası sözleşme eki maliyet tablosu gereği bu miktardan müvekkili şirketin sorumlu olması gerektiğinden bahsedilmesine nazaran davanın neden 5.500,00-TL harca esas değer üzerinden açılmış olduğu hussuunda dava dilekçesinde açıklama getirilmediği, davacının işbu davayı kısmi dava yahut belirsiz alacak davası olarak açmasında bir hukuki yararı bulunmadığından dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir. KANITLAR: İş mahkemesi dosyası, maliyet tablosu, dava dışı işçiye ait özlük dosyası, vs. KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME : Dava; dava dışı işçiye ödenen işçilik alacaklarının davalıdan rücuen tahsiline ilişkin tazminat davasıdır. Dava dilekçesinde dava dışı işçinin Bursa 3. İş Mahkemesinde alacak davası açtığı, yargılama neticesinde kıdem ve ihbar tazminatına hükmedildiği, icra takibi neticesinde dosyaya 11.826,31 TL ödeme yapıldığı belirtilmiştir. Harca esas değer fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 5.500,00 TL olarak belirtilmiştir. 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 107. maddesiyle, mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nda yer almayan yeni bir dava türü olarak belirsiz alacak ve tespit davası kabul edilmiştir. 6100 sayılı HMK’nın 107. maddesi; 1-Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir. 2- Karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın davanın başında belirtmiş olduğu talebini artırabilir. 3-Ayrıca, kısmi eda davasının açılabildiği hâllerde, tespit davası da açılabilir ve bu durumda hukuki yararın var olduğu kabul edilir." hükmünü içermektedir. Davanın belirsiz alacak davası türünde açılabilmesi için, davanın açıldığı tarih itibariyle uyuşmazlığa konu alacağın miktar veya değerinin tam ve kesin olarak davacı tarafça belirlenememesi gereklidir. Belirleyememe hali, davacının gerekli dikkat ve özeni göstermesine rağmen miktar veya değerin belirlenmesinin kendisinden gerçekten beklenilmemesi durumuna ya da objektif olarak imkansızlığa dayanmalıdır. Madde gerekçesinde "Alacaklının bu tür bir dava açması için, dava açacağı miktar ya da değeri tam ve kesin olarak gerçekten belirlemesi mümkün olmamalı ya da bu objektif olarak imkânsız olmalıdır. Açılacak davanın miktarı biliniyor yahut tespit edilebiliyorsa, böyle bir dava açılamaz. Çünkü her davada arandığı gibi, burada da hukukî yarar aranacaktır, böyle bir durumda hukukî yararın bulunduğundan söz edilemez. Özellikle, kısmî davaya ilişkin yeni hükümler de dikkate alınıp birlikte değerlendirildiğinde, baştan tespiti mümkün olan hâllerde bu yola başvurulması kabul edilemez." şeklindeki açıklamayla, alacağın belirli veya belirlenebilir nitelikte olması durumunda, belirsiz alacak davası açılarak bu davanın sağladığı imkanlardan yararlanmanın mümkün olmadığına işaret edilmiştir. Davacının alacağının miktar veya değerini belirleyebilmesi için elinde bulunması gerekli bilgi ve belgelere sahip olmaması ve bu belgelere dava açma hazırlığı döneminde ulaşmasının da (gerçekten) mümkün olmaması ve dolayısıyla alacağın miktarının belirlenmesinin karşı tarafın elinde bulunan bilgi ve belgelerin sunulmasıyla mümkün hale geleceği durumlarda alacak belirsiz kabul edilmelidir. (Yargıtay 11. HD. 2015/15101. E- 2016/6895 K. sayılı ilamı) Davacı taraf dava dışı işçiye ödenen işçilik alacaklarının 6100 sayılı HMK'nın 107. maddesine dayanarak davalıdan rücuan tahsilini talep etmiş ise de davaya konu alacak miktarları açıkça belirli olduğundan işbu davada 6100 sayılı HMK'nın 107. maddesinde belirtilen belirsiz alacak davası açma koşulları oluşmamıştır. Bu nedenlerle davanın, hukuki yarar bulunmadığından usulden reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlere, kararın dayandığı gerekçeye göre; 1-Davanın hukuki yarar bulunmadığından usulden REDDİNE, 2-Harçlar yasası gereği alınması gereken 44,40-TL harçtan peşin alınan 93,93-TL harcın mahsubu ile arta kalan bakiye 49,53-TL fazla harcın karar kesinleşmesine müteakip talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı yararına ölçümlenen 2.725,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Karar kesinleştiğinde taraflarca yatıralan avansın kullanılmayan kısmının HMK 333.md.uyarınca yatıranlarına iadesine Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Bursa Bam'da İstinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.12/02/2019 Katip ¸E-imzalıdır. Hakim ¸E-imzalıdır.