İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/96 E. 2018/967 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2017/96
- Karar No
- 2018/967
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2017 KARAR NO : 2018 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 18/01/2017 KARAR TARİHİ : 12/07/2018 KARAR YAZIM TARİHİ : 27/07/2018 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili ile davalı arasında oluşan ticari münasebet sonucunda davalının, davacıdan almış olduğu malların faturaları karşılığı davacıya 1.245,00 TL bakiye borcunun kaldığını, davalı mevcut borcunu ödemeyince İstanbul 25. İcra Dairesinin ... E. Sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, borçlu süresi içerisinde takibe itiraz ederek fatura suretinin kendisine gönderilmediğini, firmanın adresinin Bursa olması nedeniyle yetkili icra dairesinin Bursa olduğundan bahisle itiraz ederek takibi durdurduğunu, bunun üzerine dosyanın yetkili icra dairesi olan Bursa icra dairesine gönderildiğini, Bursa 17. İcra Dairesinin ... E. Sayılı dosya numarasını alarak borçluya yeniden ödeme emrinin gönderildiğini, davalının kötü niyetli olduğunu, faturalar kendisine daha önceden gönderildiği halde TTK 1530 maddesindeki sürelerde herhangi bir itirazda bulunmadığı halde ödemek istemediğinden takip surasında itirazda bulunduğunu, borçlunun bu kez vekili vasıtasıyla yeniden itiraz ederek borçlu olmadığını beyan ettiğini, bu itiraz ile takibin durduğunu, bu nedenle borçlunun Bursa 17. İcra Dairesinin ... E. Sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, icra takibinin devamına, takip tarihinden itibaren temerrüt faizi uygulanmasına, borçlunun kötü niyetli olması nedeniyle % 20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle : Taraflar arasında kesinleşmiş bir borç-alacak ilişkisi bulunmadığını, Müvekkili şirket ile alacaklı olduğunu iddia eden davacı şirket arasında Türk ticaret Kanunu’na uygun şekilde kesinleşmiş bir borç-alacak ilişkisi bulunmadığını, Bu nedenle de davacının haksız icra talebine itiraz etmek gerektiğini, Davacının iddia ettiği gibi bir alacak var ise bunun mahkemece yapılacak yargılama ile tespitinin gerektiğini, takip konusu edilen faturaların müvekkili şirkete teslim edilmediğini, Dava dilekçesinde, faturalar daha önce gönderildi dendiğini; buna karşılık kime hangi tarihte teslim edildiğinin davacı tarafça ispat edilemediğini, Davacının, iddiasını ispatla yükümlü olduğunu, Davacı tarafça müvekkili şirketin temerrüde düşürülmediğini, müvekkili şirket aleyhine başlatılan icra takibi öncesi, yukarıda belirtildiği gibi faturaların teslim edilmediğini, bununla birlikte takip öncesi herhangi bir ihtarname ile bildirimde de bulunulmadığını, Bu açıdan da temerrüde düşürülmeyen müvekkili Şirketten haksız talepte bulunulduğundan işbu davanın reddi gerektiğini, davacının talep etmiş olduğu meblağ, haksız ve hukuka aykın hesaplamalar neticesinde tespit edilmiş olduğundan, alacaklı olduğunu iddia eden davacının, talep edilen miktarda bir alacağı bulunmadığından davanın esastan reddi ile, reddedilen miktar üzerinden kötü niyetli takip yapıp dava açan davacı aleyhine % 20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına ve yargılama masrafları ile avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, tarafların beyanı, Bursa 17. İcra Dairesinin ... E. Sayılı icra takip dosyası, ticari defterler, faturalar, bilirkişi raporu, yazılan müzekkere cevapları. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ: Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafından faturaya dayalı olarak 05/11/2016 tarihinde ilamsız takip talebinde bulunmuştur. Davalının yetki itirazı üzerine dosya Bursa İcra Dairesine gönderilmiştir. İcra Dairesi tarafından davalı borçluya ilamsız takiplerde ödeme emri 14/12/2016 tarihinde tebliğ edilmiş ve davalı tarafından yasal süre içinde 14/12/2016 tarihinde borca itiraz etmiştir. Tarafların ticari defterleri talep edilmiş davacı tarafça ibraz edilen ticari defteler bir mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiştir. Mahkememizce 06/02/2018 tarihli celsede; taraflar arasındaki alacak borç ilişkisinin açıklığa kavuşturulması yönünden, taraflar arasındaki ticari ilişkinin başlangıcından sonuna kadar olan dönemi kapsayan ticari defter ve bağlı kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olmakla; bilirkişi SMMM Şevki Yetiker tarafından mahkememize ibraz edilen 03/05/2018 havale tarihli bilirkişi raporunda " Kesilen faturalar e-fatura olup elden teslim edilmesi söz konusu değildir. E-faturada da raporda ayrıntılı olarak açıklandığı gibi itiraz süresi 8 gündür ve bu süre içinde davalıdan herhangi bir itiraz gelmemiştir. Aynca malın şevkine ait sevk irsaliyeleri incelemeye sunulmuş olup teslim alan kısmında isim ve imza mevcuttur. Davacı TTK 1530 maddesine istinaden temerrüt faizi talebinde bulunmuş ise de Madde gerekçesine göre 2. Ve 7. Fıkralar yönerge esasları çerçevesinde kaleme alınmış olup kobilerin büyük ve güçlü ticari işletmelere market süper market ve hiper marketlere karşı koruma amacı ile öngörülmüştür. Dolayısıyla faturalarda vade tarihinin yazmadığı ve takip öncesi çekilmiş bir ihtarname olmadığı ve bu nedenlerle alacağın muaccel hale gelmediği tespit edildiğinden davacı takip öncesi işlemiş faiz isteğinde bulunamaz. Sonuç olarak davacının takip ve dava tarihlerinde 1.245.42-TL davalıdan alacaklı olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı " mütalaa edilmiştir. Davalıya ait ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması amacıyla dosya Gebze Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmiş olup, talimat mahkemesince davalı asile defter ve kayıtlarını sunmak üzere ihtaratlı davetiye tebliğ edilmiştir. Davalı asil ihtaratlı davetiye tebliğine rağmen talimat mahkemesince belirlenen inceleme gün ve saatinde defter ve kayıtlarını sunmadığından talimat bila ikmal iade edilmiştir. Davacının tarafların ticari defterlerine dayandığı anlaşılmakla ticari defterlerin delil olması yönünden bilindiği üzere Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 28.03.2012 tarih ve 2011/11-862 Esas, 2012/51 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; 6100 sayılı HMK'nın 219. (1086 sayılı HUMK’nın 326.) maddesine göre her iki taraf kendi ellerindeki vesikaları (belgeleri) mahkemeye ibraz etmek zorundadır. Bir davada ispat yükü kendisine ait olan tarafın, başka delillerle birlikte karşı tarafın ticari defterlerine de dayandığı, diğer anlatımla, delillerini karşı tarafın ticari defterlerine hasretmediği, dolayısıyla da, uyuşmazlığa 6100 sayılı HMK'nın 222/5. (6762 sayılı TTK’nın 83/2.) maddesindeki özel hükmün uygulanamayacağı durumlarda; karşı tarafın kendi defterlerini mahkemeye ibraz etmesi ya da bundan kaçınmasına bağlanması gereken hukuksal sonuçlar, HMK'nın m. 220 (HUMK'nın 330.) maddesindeki genel düzenlemelere tabidir. HMK'nın 220. (HUMK'nın 332.) maddesi, bir tarafın, mahkemece kendisine verilen süre içerisinde ilgili belgeyi ibraz etmemesi halinde, mahkemenin, o tarafın maksadını gözeterek, diğer tarafın o belgeye ilişkin açıklamasını kabul edebileceğini öngörmektedir. Önemle vurgulanmalıdır ki; HMK'nın 220. (HUMK'nın 332.) maddesindeki bu hüküm, taraflardan birinin delillerini salt karşı tarafın ticari defterlerine hasretmediği hallerde, ticari defterlerin mahkemeye sunulması bakımından da uygulanır. Diğer anlatımla, belirtilen bu durumda ticari defterler de, HMK m. 220. madde (HUMK'nın 330 ve sonraki maddeleri) anlamında “vesika” niteliğindedir. Öte yandan, ticari defterlerin ispat kuvvetini düzenleyen HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 82.) maddesindeki hüküm, “I Kati delil” şeklindeki kenar başlığı ile birlikte değerlendirildiğinde ve aynı Kanun’un 1474. maddesi uyarınca kenar başlıklarının metne dahil bulunduğu da gözetildiğinde; ticari işlerden dolayı tacirler arasında çıkan uyuşmazlıklarda ticari defterlerin (maddede gösterilen koşulların mevcut olması kaydıyla), kesin delil niteliğinde bulunduğunu öngörmektedir. 6102 sayılı TTK'nın 64. (6762 sayılı TTK'nın 69. vd.) maddeleri uyarınca da defterlerini yöntemince Tasdik ettirmeyen tacirin bu gibi defterleri lehine delil olamaz. Ancak kanuna uygun olarak veya olmayarak tutulmuş olan ticari defterlerin münderecatı, sahibi ve halefleri aleyhinde delil sayılır. (HMK. m. 222/4, 6762 sayılı TTK'nın 84,85) O halde yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davacı tacirin davalıya mal sattığı ve faturaların düzenlendiği ve alacaklı olduğunun ileri sürüldüğü, davalı ise faturaların teslim edilmediğini savunduğu anlaşılmakla, davacının ticari defterlerinin usulune uygun tutulduğundan, ticari defterin kesin delil olduğu, davalı tarafın süresi içinde ticari defterlerini sunmadığından davacının defterlerinin HMK' nın 220. Maddesi gereğince kabul edilebileceği anlaşılmakla dosyaya sunulan bilgi ve belgelerden hüküm kurmaya elverişli kabul edilen 03/05/2018 bilirkişi raporuna itibar edilerek ve irsaliyelerde teslim alınan bilgisinin ... olarak imzalı olduğu ve ...' ın SGK kayıtların davalının çalışanı olduğu gibi davacı tarafından düzenlenen e- faturaların davalıya gönderildiğinin sabit olduğu ayrıca davalının ticari defterlerini sunmadığı gibi mazerette bildirmediğinden HMK' nın 220. Maddesine göre davacının beyanları kabul edilerek davanın kabulu ile talep edilen asıl alacak kısmına dair itirazın iptali ile takibinde devamına davacının icra inkar tazminat isteminin, davacının alacağının fatura alacağı olduğu, alacağın likit olduğu, icra takibine itirazda haksız olduğundan koşulları oluşmakla, icra inkar tazminatı talebinin kabulu ile aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın kabulü ile davalının Bursa 17. İcra dairesinin ... E. Sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın asıl alacak 1.245,42 TL kısmı yönünden iptaline, takibin 1.245,42 TL asıl alacak üzerinden takip tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte devamına, 2-İİK 67. Maddesi gereğince icra inkar tazminatı koşulları oluştuğundan alacağın % 20 si olan 249,08 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 85,07 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 31,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 53,67 TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan bilirkişi gideri 350,00 TL, posta, talimat ve tebligat gideri 219,20 TL olmak üzere toplam 569,20 TL yargılama gideri ve 31,40 TL peşin harç olmak üzere toplam 600,60 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT 13/2. Maddesine göre belirlenen 1.245,42 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-HMK' nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, uyuşmazlık konusu miktar dikkate alınarak HMK'nun 341 maddesi uyarınca 2018 yılı itibariyle 3.560,00 TL kesinlik sınırı altında olduğundan kesin olmak üzere karar verildi. verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.12/07/2018 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır