İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/1175 E. 2018/9 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2017/1175
Karar No
2018/9
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - VEKİLİ : Av. ... - DAVALI : 1- .. 2- ... - VEKİLİ : Av. ... - DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/09/2017 KARAR TARİHİ : 11/01/2018 KARARIN YAZIM TARİH : 11/01/2018 Mahkememize tevzi edilen İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMA : Davacı dava dilekçesinde özetle: Davalıların müteahhidi bulunduğu ve olay tarihinde (11/09/2014) yeni olup henüz 5 aydır ikamet edilmekte olan davacı alacaklı sigorta şirketine püliçe ile ... adına sigortalı ................................. Emek Osmangazi/Bursa riziko adresinde kain sigortalı konutta 11/09/2014 tarihinde sabaha karşı çıkan yangında sigortalı daire, 7 ve 3 nolu komşu daireler ile apartman ortak alanlarında maddi hasar meydana geldiğini, dava konusu hasar sonrası yapılan incelemeler neticesinde hazırlanan eksper raporuna göre konut giriş katında yer alan mutfak bölümünde başlayan yangın hadisesi nedeniyle konutta mevcut eşyaların tamamının bina unsurlarının ise iç dekorasyon ve resisatların tamamının hasarlanmış olduğunun tespit edildiğini, yangın sonrası elektrik mühendisleri odasınca görevlendirilen uzman tarafından tanzim edilen rapora göre yangının meydana geldiği binanın yerinin bitirilmiş olduğu, yapı kullanım izni olmadan binanın kullanıma açıldığı, binanın elektrik aboneliklerinin henüz yapılmamış olduğu,binanın elektrik enerjisi kullanımı için sokağın karşı köşesindeki aynı müteahhit firmaya ait başka bir inşaatın şantiye panosundan gelişi güzel bir şekilde havadan çekilmiş 3x2,5 mm TTR kablo ile binanın ana panosuna bağlantı yapılmış olduğu, bu işlemin TEDAŞ uygulamalarına aykırı olduğu izinsiz bir şekilde gerçekleştirildiğinden bahisle davalı müteahhitlerin meydana gelen yangın hadisesinde kusurlu ve sorumlu bulunduğunun anlaşıldığı, yangının binanın elektrik tesisatından kaynaklandığı kanaatine varıldığı, meydana gelen hasar nedeniyle davacı şirket tarafından sigorta teminatı kapsamında hak sahiplerine 16/12/2014 tarihinde 63.446,00 TL hasar bedelinden 8.000 Tl muafiyet uygulanarak 50.766,00 TL, 2.500,00 Tl, 2.000,00 Tl ve 200,00 TL olmak üzere toplam 55.446,00 TL tazminat ödemesi yapıldığını, ödenen tazminatın alacaklı şirketin TTK. Md. 1472 hükümleri gereği haiz olduğu yasal halefiyete binaen hasarın sorumlusu borçlulardan müşterek ve müteselsilen takip ve tahsili amacıyla Bursa 10. İcra Müdürlüğünün ... nolu dosyası ile icra takibine geçildiğini, davalıların takibe ve borca itiraz etmeleri neticesinde Bursa 10. İcra müdürlüğü tarafından takibin durdurulmasına karar verildiğini, davalıların haksız itirazlarının iptail ile takibin devamı ve müvekkili şirketin alacağının tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalılara usulune uygun davetiye tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmıştır. Davalılar vekilinin cevap dilekçesinde özetle: Açılan davayı kabul etmediklerini, hak düşürücü süre ve zamanaşımı itirazında bulunduğunu, müvekkillerinin dava konusu binanın müteahidi olmadığını, husumet itirazında bulunduklarını esasa yönelik haksız olarak açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir. Somut olayda, davacının sunduğu dava dilekçesi ve davalıya dava dilekçesinin tebliğ edildiği davalının cevap dilekçesinin sunduğu, dilekçeler aşamasının tamamlanmakla savunmak hakkının ve hukuki dinlenilme hakkının taraflara sağlandığı anlaşılmakla dosyanın niteliği itibariyle tarafların dinlenilmesinde usul ekonomisi ilkesi gereğince fayda olmayacağı ve HMK' nın 138. Maddesi gereğince dosya üzerinden incelenerek karar vermek gerekmiştir. DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, sigorta poliçesi, hasar ihbar dilekçesi, ibraname, ödeme dekontları, ekspertiz raporu, yangın tutanağı, yangın raporu, bilirkişi raporu, ifade tutanakları, olay yeri inceleme raporu, olay yeri krokisi, hasarlı eşya listesi, yazılan müzekkere cevapları. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME: Dava; benim evim sigorta poliçesi gereği sigortalısına ödeme yapan davacının ödediği bedelin, zarara sebep olduğu ileri sürülen davalılardan rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nun 22.03.1944 Tarih E. 37, K. 9, RG. 3.7.1944 sayılı kararında "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklinde vurgulanmaktadır. Öte yandan, TTK'nun “Halefiyet” başlığı altındaki 1472. maddesinde “Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder.” hükmüne yer verilmiştir. Buna göre; davacı ... şirketi, sigortalısı hangi görevli ve yetkili mahkemede dava açacak idi ise o mahkemede davasını açmalıdı Bilindiği üzere 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde mutlak ticari davalar: [(1) Her iki tarafında ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları (Ek ibare: 26/06/2012-6335 S.K./1. m.) ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın;, a) Bu Kanunda, b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969. maddelerinde, c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580. maddelerinde, d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava (Ek ibare: 26/06/2012 - 6335 s. K. 1. m.) ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır] şeklinde düzenlenmiştir. Bunun yanında, TTK'nın 21. maddesi gereğince her iki tarafın tacir olması ve tarafların ticari işletmesi ile ilgili olan davalar, taraflardan birinin ticari işletmesiyle ilgili olması kaydıyla Borçlar Kanununun havale hakkındaki 457 - 462 ve vedia hakkındaki 463 - 482. maddelerinde düzenlenen hususlardan doğan nispî nitelikteki ticari davalar yönünden de ticaret mahkemesi görevlidir. Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde, bu Kanundan doğan hukuk "davalarının" ticari dava sayıldığı, aynı Kanunun 5. maddesinin ikinci fıkrasında, bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan "davalara", ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir. 28.11.2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ve 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun”un (TKHK) 3/1-(k-l) maddesinde; " Tüketici: Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi, Tüketici işlemi: Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem” şeklinde, 6502 sayılı TKHK'nun 73/1. maddesinde; "Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir.” şeklinde, 6502 sayılı TKHK'nun 83/2.maddesinde; "Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez." şeklinde düzenlemelerin yapıldığı anlaşılmaktadır. O halde yukarıdaki açıklamalara ışığında somut olayda, davacı ... şirketinin dava dışı ... ile düzenlenen benim evim sigorta poliçesi kapsamında, dava dışı ...' ın evinde meydana gelen yangında maddi zararın ödendiği, halefiyet kapsamında ...' a ödenen bedelin davalı müteahitlerin kusuru sebebiyle tahsili istendiği anlaşılmakla, halefiyet ilkesi gereği dava dışı ...' ın tacir olmadığı ve sigorta sözleşmesine konu evin konut olduğu, ticari iş yeri olmadığı, tapu kaydı, ifade tutanakları ve poliçeden anlaşılmakla, davanın nispi ticari dava olmadığı ayrıca davanın Türk Ticaret Kanununda düzenlenen hususlara ilişkin olmadığından mutlak ticari dava sayılmadığından mahkememizin görevsizliğine, dava dışı ...' ın konut olarak kullandığı evin hasara uğraması sebebiyle tüketici olduğu, zararın müteahitler ile yapılan tüketici işleminden kaynaklandığı anlaşılmakla Tüketici Mahkemesinin görevli olduğu kanaat edinilerek dava şartı noksanlığından usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın görev, dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine, Bursa Tüketici Mahkemesinin görevli olduğuna, 2-HMKnun 20 maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde talep halinde dosyanın Bursa Tüketici Mahkemesine gönderilmesine, talep olmadığı takdirde dosya üzerinden davanın açılmamış sayılmasına dair karar verilmesine, 3-HMK'nın 331. Maddesine göre yargılamanın görevli mahkemede devam etmesi halinde yargılama giderlerin görevli Bursa Tüketici Mahkemesince taktirine, yargılamanın görevli mahkeme de devam etmediği taktirde talep üzerine mahkememizce dosya üzerinden yargılama giderlerinin tespiti ve hükmedilmesine, Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.11/01/2018 Katip ... ¸e-imzalıdır. Hakim ... ¸e-imzalıdır.

Atıf: Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/1175, K. 2018/9, T. 09.01.2018, www.arakarar.com/karar/bursa-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2017-1175-e-2018-9-k-0771f9887955