İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/780 E. 2018/1239 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2016/780
Karar No
2018/1239
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2016 KARAR NO : 2018 HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 07/06/2016 KARAR TARİHİ : 05/10/2018 KARAR YAZIM TARİHİ : 12/10/2018 Mahkememize tevzi edilen Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili şirkete ait fabrikanın uzun süredir davalı sigorta şirketi tarafından sigortalı durumda olduğunu, müvekkili şirket nezdinde 15/11/2014 tarihinde meydana gelen hasar sırasında da davalı şirketin poliçe ile sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin fabrikasında bulunan makinelerdeki geri dönüşüm suyunun depolandığı 30 tonluk polietilen depo tipi 30 tonluk su tankının %60 dolulukta iken sebebi bilinmeyen bir şekilde 15/11/2014 tarihinde parçalandığını, anılan olay neticesinde fabrika binasında bulunan Lowara ........................ marka model makinelerin hasar gördüğünü ve kullanılamaz hale geldiğini, hasarın meydana geldiği su tankının bedelinin 4.130,00 Tl olduğunu, patlama nedeni ile hasar gören diğer makinelerin bedelinin ise 30.920,96 TL olduğunu, meydana gelen hasar nedeniyle müvekkili şirketin toplam zararının 35.050,96 Tl olduğunu, meydana gelen hasarın davalı sigorta şirketine bildirildiğini ve yapılan ekspertiz incelemelerinden sonra herhangi bir geri bildirim yapılmadığını, bunun üzerine keşide edilen ihtarname uyarınca müvekkili şirkiten uğramış olduğu zararın talep edildiğini, ihtarnameye karşı davalı şirket tarafından herhangi bir ödeme veya itiraz yapılmadığını, davalı sigorta şirketi tarafından yaşanan olay ile ilgili olarak 19/11/2014 tarihinde hasar dosyası açıldığını ve 29.704,20 Tl zarar tespiti yapılmasına rağmen bugüne kadar sebepsiz yere ödeme yapılmaması ve taleplerin cevapsız bırakılmasının hukuka aykırı olduğunu, davalı şirket tarafından yapılan söz konusu tespit bedelinin de gerçek zararın ve sigorta değerinin altında olup kabul edilebilir nitelikte olmadığını, nitekim daha önce başka bir su deposunda meydana gelen hasar nedeni ile davalı şirket tarafından ödeme yapıldığını, aynı poliçe hükümleri çerçevesinde yapılan ödemeye karşı aynı nitelikte meydana gelen ikinci hasarın sebepsiz yere ödenmemesi yasaya açık olarak aykırı olduğunu, bu nedenlerle sigorta kapsamında meydana gelen zarar nedeni ile müvekkili şirketin uğradığı gerçek zararın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00 TL tazminatın 6102 sayılı TTKnun 1427/2 maddesi uyarınca temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı tarafın yeterli belgeleri sunmadığından hasar incelemesi tamamlanmadığından müvekkili şirkete davanın açılmasına sebebiyet verdiğini, davacının müvekkili şirket nezdinde sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin dava konusundan dolayı sorumluluğunun poliçe limiti ile sigortalı olduğunu, hasar sebebiyle müvekkili şirkete yapılan başvuru sonucu hasar dosyası açıldığını, davacı tarafın iddia ettiği zararı ve zararın sigorta teminatı kapsamında olup olmadığı ispat ile mükellef olduğunu, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, tarafların karşılıklı beyan dilekçeleri, sigorta poliçesi, su tankına ait fatura, hasarlanan makineye ait proforma fatura, hasar bildirimi, Bursa 10. Noterliğinin 21/10/2015 tarih, ............... yevmiye sayılı ihtarnamesi, hasar dosyası raporu, yazılan müzekkere cevapları. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ: Dava, sigorta kapsamında meydana gelen zarar nedeni ile tazminat talebine ilişkindir. Dosya konusunda uzman bilirkişi ....................'e tevdii edilmiş, bilirkişi heyetinden aldırılan 06/09/2018 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle: Taraflar arasında düzenlenen poliçenin hasar tarihin kapsadığını, meydana gelen hasarın kapalı kapta bulunan sıvının herhangi bir noktasına uygulanan basınç kabın şekli ne olursa olsun, sıvının temas ettiği her yüzeye her doğrultuda aynı büyüklükte iletildiği ve tankın tek parça üretildiği dikkate alındığında bahse konu tankın yırtılma yerindeki kalınlığının ve dayanıklığının uygun olmadığının belirlendiğini, tanktaki yarılmanın imalat hatasından kaynaklandığını, ayıplı olduğu ve davacı şirketçe tank etrafına geçirilen metal çember ve zincirden kaynaklanmadığını, mal zarar sigortalarının genel ilkeleri çerçevesinde kusur, gerçek zarar ve sebepsiz zenginleşme unsurları çerçevesinde yapılan incelemede gerçek zararın 29.704,20 TL kdv hariç, 35.050,96 TL kdv dahil olduğunu, davalının temerrüdünün 23/10/2015 tarihinde tebliğ çerçevesinde oluştuğu mütalaa edilmiştir. Davacı vekilinin 01/10/2018 havale tarihli feragat dilekçesinde; davala tarafla sulh olduklarını, bu nedenle davadan feragat ettiklerini beyan etmiştir. Davalı vekilinin 27/09/2018 havale tarihli dilekçesinde özetle: Davacı şirket ile haricen yapılan görüşmeler neticesinde mutabakata varıldığını, davadan sonra 51.856,37 TL tutarında ödeme yapıldığını, huzurdaki davadan feragat ettiklerini, yargılama gideri ve vekalet ücreti talep etmediklerini beyan etmiştir. 6100 sayılı HMK' nın 307, 309, 310, 311. Maddelerine göre " Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir. Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır. Feragat ve kabul, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. İrade bozukluğu hâllerinde, feragat ve kabulün iptali istenebilir." davacının dilekçesinin yasaya uygun olarak feragat beyanı olduğu ve tek taraflı davayı sona erdiren taraf işlemi niteliğinde bulunduğundan mahkemeye ulaştığında hukuki sonuç doğurmaktadır. Feragat hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceğinden tahkikat aşamasında beyanda bulunduğu anlaşılmakla davanın feragat nedeniyle reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın feragat nedeniyle REDDİNE, 2-Kararın niteliği gereği yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3-Harçlar Kanunu gereğince gereğince alınması gereken 35,90 TL maktu karar ve ilam harcından peşin alınan 29,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 6,70 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 4-Davalı tarafın yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-HMK' nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avanslarının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, Dair tarafların yokluğunda HMK' nın 341 ve 345. Maddeleri gereği kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile Bursa Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf Kanun Yolu açık olmak üzere, Türk Milleti adına dosya üzerinden karar verildi. 05/10/2018 Katip ¸e-imzalıdır. Hakim ¸e-imzalıdır.

Atıf: Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/780, K. 2018/1239, T. 05.10.2018, www.arakarar.com/karar/bursa-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2016-780-e-2018-1239-k-dd81c951b54e