İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/714 E. 2018/1411 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2016/714
- Karar No
- 2018/1411
- Karar Tarihi
T.C. BURSA "Türk Milleti Adına" 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR Esas No : 2016 Karar No : 2018 Hakim : ... ... Katip : ... ... Davacı : Vekili : Av. Davalı : ... - ... Vekili : Av. ... Dava İhbar Olunan : Vekili : Av. ... Dava : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) Dava Tarihi : 23/05/2016 Karar Tarihi : 02/11/2018 Kararın Yazım Tarihi : 08/11/2018 Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydı yapıldı. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin yüklenicisi olduğu "Bursa Güzel biryer Projesi" kapsamında, proje gerekleri doğrultusunda, davalı ile sözleşme imzaladığını ve 2012-2014 yılları arasında ... tesisat numarası ile davalı sağlayıcıdan elektrik enerjisi tedarik ettiğini, davalı sağlayıcının Elektrik Piyasası Kanunu, Elektrik Piyasası Tarifeler Yönetmeliği, dağıtım sistemi gelirinin düzenlenmesi hakkında tebliğ ve diğer ikincil mevduat gereği müşterilerine kayıp kaçak bedeli tahakkuk ettirdiğini, bu bedelin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, haksız ve hukuka aykırı bir şekilde tahsil edilen kayıp-kaçak bedellerinin müvekkile iadesinin gerektiğini, bu nedenlerle sair talep, itiraz ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile müvekkil şirketten haksız hukuka aykırı bir şekilde kayıp-kaçak bedeli adı altında tahsil edilen tutara karşılık olmak üzere fazlaya dair tüm hak ve alacaklar saklı kalmak kaydıyla 3.500 TL belirsiz alacağın dava tarihinden itibaren uygulanacak avans faizi ile birlikte davalı sağlayıcıdan tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı IMC vekili cevap dilekçesinde özetle; Açılan davayı kabul etmediklerini, sonradan yürürlüğe giren 4628 sayılı yasa uyarınca yapılan tahsilatların kanuna uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davacı 21/04/2017 tarihli dilekçesi ile davanın ... Elektrik Dağıtım A.ş'ye ihbarını talep etmiştir. İhbar olunan davalı Uedaş vekili cevap dilekçesinde özetle; Açılan davayı kabul etmediklerini, davanın tedaş ve EPDK 'ya ihbarını talep ettiklerini, davanın zamanaşımına uğradığını, yapılan kesintilerin yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Dava, elektrik aboneliğinden kaynaklı haksız kesildiği iddia edilen kayıp kaçak ve sayaç bedeli kesintilerinin iadesi istemine ilişkindir. Bilirkişi raporunda özetle; dava konusu yapılan aboneliklere dair dosyaya sunulan TL Bazında Tüketim Ekstresi vb belgeler incelendiğinde yapılan uygulamanın 3'er aylık periyotlar halinde EPDK tarafında onaylanmasını takiben yayımlanarak yürürlüğe giren tarifeler ile örtüştüğünün görüldüğünü, EPDK tarafından yayımlanan tarifelere dayanılarak dava konusu faturalar üzerinde yapılan kontrollerde dağıtım ve perakende satış şirketlerince bu bedellerin tahsil edilmesinin 6719 sayılı kanunun 20 maddesi uyarınca kurumun düzenleyici işlemlerine uygun olduğunu, mahkeme aksi kanaatte ise dosyaya sunulan tablolarda hesap dökümleri yapılan ve toplam bedelleri yazılı dava konusu fatura bileşenleri için 6719 sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği tarih öncesi tahakkuk ettirilen ve fatura tanzim tarihlerinde geçerli olan usul ve mevzuata göre yapılan hesap ve değerlendirmelerin geçerli olduğu halde kayıp kaçak bedeli toplamının 8.197,93 TL + 2.362,57+14.75,62 (KDV) olarak hesaplandığını bildirmiştir. Bilirkişi ek raporunda bu hesabın 10.204,83 TL +1.836,86 (%KDV) tekabül ettiği şeklinde olduğu bildirimiştir. Dava tarihinden sonra, 17.06.2016 tarihinde 29745 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6719 sayılı Kanun'un 21.maddesi ile 6446 sayılı Kanun'un 17.maddesinin birinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları ile altıncı fıkrasının (a), (ç), (d) ve (f) bentleri değiştirilmiş ve aynı maddeye eklenen 10. bent ile; "Kurum tarafından gelir ve tarife düzenlemeleri kapsamında belirlenen bedellere ilişkin olarak yapılan başvurularda ve açılan davalarda; Tüketici Hakem Heyetleri ile mahkemelerin yetkisi, bu bedellerin, Kurumun düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır" hükmü getirilmiştir. Ayrıca, 6719 sayılı Kanun'un 26.maddesi ile 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'na eklenen Geçici 19.madde de; "Bu maddeyi ihdas eden Kanunla öngörülen düzenlemeler yürürlüğe konuluncaya kadar, Kurul tarafından yürürlüğe konulan mevcut yönetmelik, tebliğ ve Kurul kararlarının bu Kanuna aykırı olmayan hükümlerinin uygulanmasına devam olunur" ve Geçici 20.madde de ise, "Kurul kararlarına uygun şekilde tahakkuk ettirilmiş dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti, iletim ve kayıp-kaçak bedelleri ile ilgili olarak açılmış olan her türlü ilamsız icra takibi, dava ve başvurular hakkında 17.madde hükümleri uygulanır" hükmü düzenlenmiştir. Söz konusu maddeye göre Tüketici Hakem Heyetleri'nin ve mahkemelerin bu konuda açılacak davalarda inceleme ve araştırma yetkileri geçmişe de etkili olarak sadece dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti, iletim ve kayıp-kaçak bedellerinin Kurumun bu konulardaki düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlanmıştır. 6719 sayılı Kanun ile yapılan değişikliklerin Kanunun 17.06.2016 yürürlük tarihinden önceki dönemde geçerli olan EPDK kararlarına dayanılarak tahsil edilmiş dava konusu dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti, iletim ve kayıp-kaçak bedelleri ile ilgili olarak açılan ve halen devam eden alacak davalarında da geçmişe etkili olacak şekilde uygulanması gerektiği anlaşılmaktadır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2013/10-1350 Esas ve 2013/1740 Karar sayılı Kararı, yine 2013/10-1860 Esas ve 2015/1451 Karar sayılı Kararında "Dava açıldıktan sonra ortaya çıkan bir olay nedeniyle artık dava konusu edilen talep hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesine gerek ya da neden kalmıyorsa, burada davanın konusuz kalmasından söz edilebilir. Böyle bir durum söz konusu olduğunda mahkemenin yargılamaya devam etmesine gerek yoktur. Bu durumda mahkemenin bir tespit hükmü niteliğinde olmak üzere esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermesi gerekir. Dava konusu hakkın davacıya ödenmesi, verilmesi ya da müdahalenin kaldırılması, davacı ve davalı sıfatının birleşmesi, yeni çıkan bir kanun ya da Anayasa Mahkemesi kararı ile ya da kişiye sıkı sıkıya bağlı ve mirasçılara geçmeyen bir hakka ilişkin davalarda taraflardan birinin ölümü gibi nedenlerle dava konusuz kalabilir. " konusuz kalma hallerinin sayıldığı ve yeni bir çıkan kanun durumunda dava hakkında konusuz kalmaya karar vermesi gerektiği vurgulanmıştır. O halde toplanan deliller, yukarıdaki yasal düzenlemeler ve Yargıtay İçtihatlarındaki açıklamalar ışığında somut olayda, davacının kullandığı elektrik aboneliğinden faturalara yansıtılan kayıp kaçak, dağıtım, iletim, perakende satış hizmet bedelleri ile TRT payı ve KDV adı altında tahsil edilen kesintilerinin davanın açıldığı tarihten sonra yürürlüğe giren 6446 sayılı Yasanın 17, geçici 19 ve 20. Maddelerinin geçmişe etkili olarak açılmış davalarda da uygulanacağından ve yeni çıkan yasa ile hakkın konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. Diğer yandan 6100 sayılı HMK' nın 331. Maddesine göre :Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde,hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder.Dava tarihi itibarıyla davacının dava açmakta haklı olduğu anlaşılmakla yargılama giderleri yönünden haklılık durumu dikkate alınarak davalılar aleyhine hükmedilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. . H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Konusuz kalan dava hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına, 2-Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 35,90- TL harcın, peşin olarak alınan 59,78-TL harçtan mahsubu ile artan 23.88-TL harcın, hüküm kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan aşağıda dökümü yazılı 835,75-TL yargılama gideri ile peşin alınan 35,90 TL peşin harç, 29,20 başvurma harcı ve 4,60 TL vekalet harcının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı vekili yararına ölçümlenen 2.180,00 TL maktu vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 5-Karar kesinleştiğinde taraflarca yatıralan avansın kullanılmayan kısmının HMK 333.md.uyarınca yatıranlarına iadesine, Dair, davacı, davalı ve ihbar olunan vekilinin yüzüne karşı, hükmün tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde BAM'da istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı 02/11/2018 Katip ... ¸e-imzalıdır. Hakim ... ¸e-imzalıdır.