İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/650 E. 2018/1403 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2016/650
- Karar No
- 2018/1403
- Karar Tarihi
T.C. BURSA "Türk Milleti Adına" 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR Esas No : 2016 Karar No : 2018 Hakim : Katip : Davacı : T Vekili : Av. Davalı : 1- Vekili : Av. Davalı : 2- Vekili : Av. Dava : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) Dava Tarihi : 09/05/2016 Karar Tarihi : 02/11/2018 Kararın Yazım Tarihi : 02/12/2018 Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydı yapıldı. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, asgari 3.500,00 TL tutarındaki Kayıp Kaçak Bedeli, Perakende Satış Hizmeti Bedeli, PSH Sayaç Okuma Bedeli, İletim Sistemi Kullanım Bedeli, Dağıtım Bedeli adı altında alınan hukuka aykırı bedeller ve yasal tutardan fazlaya tahsil edilen TRT payının ve tespit edilecek hukuka aykırı diğer bedeller üzerinden hesaplanan KDV'nin haksız ve hukuka aykırı tahsil edildiğini, kayıp-kaçak bedelinin tahsil edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davalı şirketlerin elektrik enerjisinde meydana gelen kayıp ve kaçaklardan kendisinin sorumlu olduğunu, kayıp-kaçak bedeli adı altında bir ücretin müvekkilden tahsil edilmeyeceğine yönelik sözleşme hükümleri TBK.M.20 vd. anlamında genel işlemin koşullu ve müvekkili açısısından geçersiz hükümler olduğunu, tahsil edilmekte olan dava konusu bedellerin geçmişe dönük olarak ödenmesi gerektiğini, son 10 yıldır müvekkilden yapılan tahsilata ve tahsilatın teferruatına ilişkin tüm bilgi ve belgelerin davalılar nezdinde olduğunu, müvekkili açısından alacağın miktarının tespitinin imkansız olduğundan her bir davalıdan ayrı ayrı olmak üzere şimdilik 3.500,00 TL'nin (asgari 7.000 TL) davalılardan tahsilini talep ettiğini, %2 oranında TRT payının hesaplanmasında kayıp-kaçak ve diğer bedellerin de yer aldığı fatura miktarı üzerinden işlem yapıldığını, TRT payı hesap edilirken kayıp-kaçak ve diğer bedellerin yer almadığı fatura miktarı üzerinden %2 TRT payı hesaplanması gerektiğini, dava tarihinden itibaren dava konusu bedellerin müvekkil şirketten tahsil edilmemesinin de gerektiğini, elektrik dağıtım şirketlerinin karar düzeltme taleplerinin Yargıtay'ın vermiş olduğu kararla da reddedildiğini, davanın kabulünü, şimdilik 3.500,00 TL'nin (toplam şimdilik asgari 7.000,00 TL) fatura ödeme tarihinden itibaren hesap edilecek değişen oranlarda aivans faizi ile birlikte davalılardan tahsil edilerek müvekkiline ödenmesini, taleplerine işin ticari niteliği nedeniyle fatura ödeme tarihinden itibaren T.C. Merkez Bankası'nın kısa vadeli krediler için uyguladığı avans faizi oranında temerrüt faizi işletilmesini, kötü niyetli olarak dava açılmasına sebebiyet verilmiş olması nedeniyle davacı müvekkil ile vekilleri arasındaki asgarı tarifeye göre davada hükmolunacak alacağın %10'u oranında ayrıca vekalet ücretine hükmedilmesini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalılara yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı UEDAŞ vekilinin cevap dilekçesinde özetle; kayıp-kaçak bedeli elektrik piyasası kanunu,elektrik piyasası tarifeler yönetmeliği, dağıtım sistemi gelirinin düzenlenmesi hakkında tebliğ ve diğer ikincil mezuat gereğince müşterilere tahakkuk ettirildiğini, söz konusu bedellerin geri ödenmesi için başvruu mercinin Danıştay olduğunu, müvekkil şirket EPDK karar ve yönetmeliklerine uygun şekilde hareket etmesi gerektiğinden davacının davasının husumet yokluğundan reddinin gerektiğini, davalı tarafından elektrik faturasında alınan kayıp kaçak, per. Sat.hiz.bed.psh bedeli, iletim bedeli, dağıtım bedeli gibi bedellerin alınması EPDK tarafından belirlenmekte olup yasal dayanağının mevcut olduğunu, onaylanan tarifelere aykırı hareket etmenin lisanslarının iptaline yol açacağını, kanun haricinde hareket etmelerinin mümkün olmadığından itiraza konunun muhatabının kanun koyucu ve bu kanuna bağlı olarak tarife bileşen ve bedellerini onaylayan enerji piyasası düzenleme kurulu olduğundan husumet yönünden itiraz ettiklerin, elektrik faturasında yazılı olup abonelerden tahsil edilen bedellerin bir çoğunluğunun mevzuat gereğince tahsil edilip ilgili kamu hesaplalarına aktarılan bedeller olduğunu, kayıp enerji bedeli tahsiline ilişkin düzenleme yapma, tarife belirleme yetki ve görevinin elektrik piyasası kanunu gereğince enerji piyasası düzenleme kurumu'na ait olduğunu, bir hukuk normu yasa koyucu tarafından değiştirilmediği veya yargı yerlerince iptal edilmediği sürece tüm özel ve tüzel kişileri bağlayıcı olduğunu, davanın EPDK, TEDAŞ, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'na ihbar edilmesini, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davacının davasının reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Perakende Satış A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin fiilen 2013 yılı Ocak ayından itibaren fatura tahakkuku ve tahsilatı yaptığını, kabul anlamına gelmemekle davacını 2013 yılı öncesi dönem için müvekkil şirketten herhangi bir talepte bulunabilmesinin hukuken mümkün olmadığını, dava konusu yapılan bedellerin davacıdan tahsil edileceği sözleşmenin kurulduğu anda belli olduğunu ve tacir olan davacının bu şartları bildiğini, tacir ve serbest tücetici olarak sözleşme imza eden ve bu sözleşmeye göre hesaplanan dava konusu bedelleri herhangi bir itirazı kayıt ileri sürmeden ödeyen davacının şimdi bu bedellerin haksız ve hukuka aykırı olarak tahsil edildiğini iddia ederek geri istemesinin kesinlikle kabul edilemeyeceğini, yürürlükteki mevzuata uygun davaranan müvekkil şirketin yasal szorunluluk gereği tahsiline aracılık ettiği bedellerden sorumlu tutulmasınnı hukuken kabul edilemeyeceğini, kimse yasalara ve mevzuata uygun davrandığı için cezalandırılamayacağını, dava konusu edilen bedellere ilişin "Kanun Hükmü" ve "Kurul Kararı" yürürlükte ve mevzuatın bir parçası olduğnudna bu bedellerin tahsilinde hukuka aykırılı bulunmadığını, mahkemenin görevinin uyuşmazlık konusu bedellerin tahsilatının "mevzuata uygun olarak yapılıp yapılmadığnı" denetlemek olduğunu, yasanın uygunluk denetiminin ise hukuk davalarında değil Anayasa Mahkemesi'nde yapılacağınının tartışmasız bir kural olduğunu, Elektrik Piyasası Kanunu ile bazu kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanunnu resmi gazetede yayınlanarak yürrülüğüe girdiğini, söz konusu kanunla yapılan değişikliklerle talep edilen bedellerin tarife konusu faaliyete göre maliyet ve hizmet bedeli olduğunun açıkça ifade edildiğini, tarife düzenlemeleri kapsamında kurum tarafından belirlenen bu bedellerle ilişkin olarak tüketci hakem heyetlerin ve mahkemelerin denetim yetkisini "düzenleyici işleme uygunlukla" sınırlı olduğunun hüküm altına alındığını, davacının haksız davasının reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretini üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık elektrik aboneliğinden kaynaklı kayıp kaçak dağıtım sayaç okuma bedeli, parakende satış hizmeti bedekli ve iletim bedeli adı altında yapılan tahsilatların hukuksuz olduğundan bahisle geri iade istemine ilişkindir. Mahkememizce yargılama yapılmış, dava konusu aboneliklere ilişkin dökümler, elektrik alım sözleşmeleri, faturalar , ödeme belgeleri davalı şirketten celp edilmiş, elektrik mühendisi bilirkişi ve hesap bilirkişisinden oluşan bilirkişi kurulundan rapor temin edilmiştir. 25/09/2017 tarihli Bilirkişi Raporunda: "...dava konusu yapılan aboneliklere dair dosyaya sunulan TL bazında Tüketim Ekstresi v.b. belgeler incelendiğinde yapılan uygulamanın 3'er aylık periyatlor halinde EPDK tarafından onaylanmasını takiben yayımlanarak yürürlüğe giren tarifeler ile örtüştüğü görüldüğü, eş söyleyişle EPDK tarafından yayımlanan tarifelere dayanılarak dava konusu faturalar üzerinde yapılan kontrollerde dağıtım ve perakende satış şirketlerince bu bedellerin tahsil edilmesinin 6719 sayılı kanunun 20.md. Uyarınca kurumun düzenleyici işlemlerine uygun olduğu, görüş ve kanaatine varıldığı...." belirtmiştir. Alınan bilirkişi raporu kapsam ve nitelik itibarıyla hüküm vermeye yeterli görülmüştür. Dosyadaki kanıt ve belgelere, bilirkişi kurulu raporuna EPDK kararlarına, mevzuata ve 6719 sayılı yasanın 20.maddesine ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu dönemlere dair yıllık toplam tüketim miktarları EPDK tarafından serbest tüketiciler için belirlenen yıllık tüketim limitlerinin üzerinde olduğu ve davalı şirketlerce davacı abone için serbest tüketici statüsünde işlem yapıldığı, davacının aboneliği üzerinden tahakkuk ettirilen faturalara yansıtılan kayıp kaçak dağıtım bedeli, parakende satış hizmeti bedeli ve iletim bedeli adı altında yapılan kesintilerin mevzuata uygun olduğu ancak sayaç okuma bedelinin abonenin tüketim miktarı üzerinden nispi olarak değil, okuma başına maktu olarak tahsil edilmesi gerekirken nispi sayaç okuma bedeli alınmasının mevzuata ve hakkaniyete uygun olmadığı, bu nedenle davacıdan fazladan tahsil edilen sayaç okuma bedelinin davalıya iadesi gerektiği anlaşılmıştır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2013/10-1350 Esas ve 2013/1740 Karar sayılı Kararı, yine 2013/10-1860 Esas ve 2015/1451 Karar sayılı Kararında "Dava açıldıktan sonra ortaya çıkan bir olay nedeniyle artık dava konusu edilen talep hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesine gerek ya da neden kalmıyorsa, burada davanın konusuz kalmasından söz edilebilir. Böyle bir durum söz konusu olduğunda mahkemenin yargılamaya devam etmesine gerek yoktur. Bu durumda mahkemenin bir tespit hükmü niteliğinde olmak üzere esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermesi gerekir. Dava konusu hakkın davacıya ödenmesi, verilmesi ya da müdahalenin kaldırılması, davacı ve davalı sıfatının birleşmesi, yeni çıkan bir kanun ya da Anayasa Mahkemesi kararı ile ya da kişiye sıkı sıkıya bağlı ve mirasçılara geçmeyen bir hakka ilişkin davalarda taraflardan birinin ölümü gibi nedenlerle dava konusuz kalabilir. " konusuz kalma hallerinin sayıldığı ve yeni bir çıkan kanun durumunda dava hakkında konusuz kalmaya karar vermesi gerektiği vurgulanmıştır. Açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre; talebe bağlılık ilkesi gereği sayaç okuma bedeli farkı olan 1.400 TL üzerinden davanın kısmen kabulüne, yasal düzenlemeler ve Yargıtay İçtihatlarındaki açıklamalar ışığında somut olayda, davacının kullandığı elektrik aboneliğinden faturalara yansıtılan kayıp-kaçak, dağıtım, iletim ve perakende satış hizmet bedelinin davanın açıldığı tarihten sonra yürürlüğe giren 6446 sayılı Yasanın 17, geçici 19 ve 20. Maddelerinin geçmişe etkili olarak açılmış davalarda da uygulanacağından ve yeni çıkan yasa ile hakkın konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. Yargılama giderleri yönünden ise davacının dava açmakta haklı olduğu anlaşılmakla yargılama giderleri yönünden haklılık durumu dikkate alınarak davalı aleyhine hükmedilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle, 1-Davanın sayaç okuma bedeli yönünden KABULÜNE, 1.400,00TL sayaç okuma bedeli farkının dava tarihi olan 09/05/2016 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 2- Diğer talepler yönünden konusuz kalan dava hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına, 3-Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 95,63-TL harçtan peşin alınan 119,55 TL'nin mahsubu ile artan 23,92 TL'nin karar kesinleştikten sonra talep halinde davacıya iadesine, 4-Davacı tarafından yapılan aşağıda dökümü belirtilen toplam 900,75 TL yargılama gideri ile 29,20 T.L başvurma harcı, 119,55 T.L peşin harç ve 4,30 T.L vekalet harcı olmak üzere toplam 1.053,80 T.L harcın dava açılırken davacının haklı olduğu anlaşıldığından davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne ve HMK' nın 331. Maddesine göre davacının dava açmakta haklı olduğu dikkate alınarak belirlenen 1.400-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 6-Karar kesinleştiğinde taraflarca tarafından yatırılan avansın kullanılmayan kısmının HMK 333.md.uyarınca re'sen yatıranlara iadesine, 7-Davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerine bırakılmasına Dair, hazır olan davalılar vekillerinin yüzüne karşı, davacı vekilinin yokluğundan hükmün tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde BAM'da istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.02/11/2018 Katip ¸e-imzalıdır. Hakim ¸e-imzalıdır.