İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/222 E. 2019/514 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2016/222
- Karar No
- 2019/514
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2014 KARAR NO : 2019 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : VEKİLİ : Av. ... DAVALI : DAVA : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 15/09/2014 KARAR TARİHİ : 02/04/2019 KARAR YAZIM TARİHİ : 03/05/2019 Mahkememize tevzi edilen Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili şirketin sıvılaştırılmış ... gazı LPG alanında faaliyet gösteren, yurt içinde her geçen gün pazar payı hızla artarak büyüyen firma olup, marka tescil belgelerinden de anlaşılacağı üzere ... markası ile piknik, mutfak, sanayi LPG tüplerini usulüne uygun bir şekilde marka olan tescil ettirmek sureti ile pazarlamasını yaptığını, otogaz bayilik sözleşmesinden de anlaşılacağı üzere davalı şirketin Bursa ili, Keles ilçesi adresinde müvekkili şirketin otogaz bayiliğini yaptığını, taraflar arasında yapılan en son bayilik sözleşmesine göre sözleşmenin imzalandığı tarih 09/07/2010 olup, bitiş tarihinin 09/07/2015 olduğunu, taraflar arasında yapılan sözleşmeler gereği bayilik sözleşme süresince davalı şirketin düzenli olarak müvekkili şirketten LPG alması ve bunlardan kaynaklanan borçlarını vadesinde ödemesi gerektiği halde bu sözleşme şartlarına uymadığının tespit edildiğini, yukarıda sözü edilen sözleşmenin 21/a maddesinde bayinin ödemelerini zamanında yapmaması, 21/b maddesinde ise "Bayinin makul sayılmayacak bir süre içerisinde LPG almaması, durumlarının tespiti halinde şirket hiçbir ihtara gerek kalmadan sözleşmeyi tek taraflı fesih edebilir" hükmünün bulunduğunu, tüm bunlara karşın davalı şirketin 2013 yılı aralık ayı başından itibaren bugüne kadar müvekkili şirketten hiç LPG almayarak ve yine bugüne kadar vadesi geçmiş 40.880,87 ₺ borcunuzu ödemeyerek anılan sözleşme hükümlerini açıkça ihlal etmiş bulunduğunu, bu sözleşmeye aykırı davranışlarının düzeltilmesi için müvekkili şirket tarafından davalı şirkete Kartal 8. Noterlğinin 06/01/2014 gün ve 00291 yevmiye ise ihtar gönderilerek sözleşme şartlarına uyarak LPG almayı başlanması ve birikmiş borcunun ödenmesi, aksi takdirde sözleşmenin tek taraflı olarak feshedilerek, bu fesihten kaynaklanan zararların tazmini için yasal yollara başvurulacağı belirtilmiş ise de davalı şirketin bu ihtara olumlu veya olumsuz cevap verilmediği gibi yine LPG almamaya devam ettiğini ve bu biriken borcunu da ödemediğini, bu defa davalı şirkete gönderilen Bursa 10. Noterliğinin 23/05/2014 gün ve 019223 yevmiye ihtarıyla otogaz bayilik sözleşmenin haklı neden ve tek taraflı olarak müvekkili şirketçe 23/05/2014 tarihi itibariyle feshedildiğini, sözleşmeye aykırı davranışları sözleşmenin 22. Maddesi gereğince belirtilen 150.000 ₺ cezai şartın ve mahrumiyetinin yine sözleşmenin 21 maddesinde belirtilen 150.000 ₺ cezai şartın bugüne kadar biriktiğini ve vadesi geçmiş 40.880,87 ₺ borçları ile davalıya emanet olarak verilen tüm teçhizatın iadesini talep ettiysek de davalı tarafın bu ihtara olumlu cevap vermediğini, tüm bu nedenlerle davalı ile müvekkili şirket arasında yapılan 09/07/2010 tarihli sözleşme davacı şirketçe haklı sebeple 23/05/2014 tarihi itibariyle feshedilmiş olduğundan sözleşmenin 22. Maddesi gereğince müvekkili şirketin maruz kalacağı zarar, ziyan ve sözleşme süresinin sonuna kadar kalacağı kar mahrumiyeti tazminatı alacağının davalının LPG'yi almayı bıraktığı aralık 2013 tarihinden sözleşme süresinin bitim tarihi olan 09/07/2015 tarihine kadar anlaşma gereğince aylık işleyecek %10 faizi ile birlikte hesap edilmek üzere tüm fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000 ₺ kar mahrumiyeti zararının ve sözleşmenin 21. Maddesinin bayinin akde muhalefeti dolayısıyla akdin feshine sebebiyet verilmesi halinde 22. Maddeden ayrı olarak bayilik sözleşmesinin fesih edilmesinden dolayı bayi şirkete 150.000 ₺ cezai şart ödemeyi kabul ve taahhüt eder şartı gereği tüm fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.000 ₺ cezai şart alacağının yine aylık işleyecek %10 faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı şirket ile müvekkili şirket arasında imzalanan 09/07/2010 tarihli Otogaz Bayilik sözleşmesinden kaynaklanan ihtilaf ile ilgili açılan dava dilekçesi müvekkili şirket tarafından 26/06/2014 tarihinde tebellüğ edildiğini, davacı şirketin dava dilekçesinde 50.000 ₺ cezai şart, 10.000 ₺ kar mahrumiyeti olmak üzere 60.000 ₺nin müvekkili şirketten tahsilini talep ettiklerini, davacı şirket ile müvekkili şirket arasında 09/07/2010 tarihinde beş yıl süreli otogaz bayilik sözleşmesi imzalandığını, söz konusu sözleşmeye göre müvekkili şirketin faaliyet gösterdiği istasyonda münhasıran davacı şirketten aldığı LPG ürününü pazarlamayı kabul ve taahhüt ettiğini, davacı şirketin makul sürede ürün alınmadığı ve gerekçesiyle Bursa 10. Noterliğinin 23/05/2014 tarih ve 19223 yevmiye nolu ihtarnamesinin keşide ederek bayilik sözleşmesini feshettiğini, söz konusu ihtarnamenin 06/06/2014 tarihinde müvekkili şirket tarafından tebellüğ edildiğini, bayi LPG ikmal istasyonunda motorlu kara taşıtlarına dolum yapılacak LPG miktarının takip etmek ve sürekli olarak bu konuda lpg ikmalinin aksamaması için şirkete bilgi vermekle yükümlü olduğunu, müvekkili şirketin söz konusu eksikliklerin giderilmesi için davacı şirketten talepte bulunduğunu ancak davacı şirketin söz konusu eksikliklerin giderilmesi için gerekli işlemleri gerçekleştirmediğini, eksiklerin giderilmediği süreçte de lpg alımını durdurduğunu, bununla birlikte sözleşmenin haksız sebeplerle feshedildiğine dair savunmalraın saklı kalmak kaydıyla davacı tarafından talep edilen cezai şart tutarının fahiş miktarda olduğunu, söz konusu cezai şart tutarının ödenmeis müvekkili şirketin mahvına sebep olacağını, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, tarafların karşılıklı beyan dilekçeleri, ticari defterler, bilirkişi raporu, muavin defterleri, kapaniş fişi, Kartal Noterliğinin 06/01/2014 gün ve 00291 nolu yevmiye ihtarı, Bursa 10. Noterliğinin 23/05/2014 gün ve 019223 nolu yevmiye ihtarı, marka tescil belgeleri, bilirkişi raporu, yazılan müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ: Dava, bayilik sözleşmesinin feshinden doğan cezai şart ve kar mahrumiyeti istemine ilişkindir. Davacının ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmak üzere İstanbul Anadolu Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılarak, dosya bir mali müşavir ve bir hukukçu bilirkişiye tevdi edilmiştir. Bilirkişi heyetinin 02/11/2015 tarihli raporunda özetle: Davalının LPG tesisatının eksikliklerinin giderilmediğine ilişkin beyanlarını değerlendirebilecek uzman bir bilirkişinin heyette bulunmadığı, bu nedenle bu konuda görüş beyan edilemediği, davacının davalının temerrüdü nedeniyle sözleşmeyi feshinde haklı olduğu, davacının talep edebileceği kar mahrumiyeti miktarının 29.752,29 ₺ olduğu ancak davacının kısmi olarak 10.000 ₺ talepte bulunduğu, davacının cezai şart olarak kısmi olarak 50.000 ₺ talepte bulunduğu, davacının bu alacaklarına talep edebileceği faiz miktarının dava tarihinekadar 163,72 ₺ olduğu ya da davalının davacı yana düzenlediği 13/05/2014 Ekim-Kasım ayı tonaj primi ile ilgili 580386 nolu 5.423,28 ₺ tutarlı faturası olmak üzere davacının dava tarihine kadar talep edebileceği faiz tutarının 114,83 ₺ olacağı, davalının cezai şartın fahiş olduğu mütalaa edilmiştir. Tarafların kök rapora itirazları kapsamında dosya talimat mahkemesine gönderilerek, önceki bilirkişi heyetine akaryakıt sektörü konusunda uzman makine mühendisi de eklenmek suretiyle oluşturulacak bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir. Bilirkişi heyetince sunulan 26/08/2016 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle: LPG tesisatındaki eksikliklerin giderilmesinin davalının sorumluluğunda olduğu, davacının davalının uzun süre LPG almamasından dolayı sözleşmeyi feshinde haklı olduğu, kök rapordaki görüşlerinde değişiklik olmadığı mütalaa edilmiştir. Taraflar arasındaki alacak borç ilişkisinin açıklığa kavuşturulması ve davalının bilirkişi raporlarına karşı itirazı değerlendirilmesi ve yargıtay uygulamaları ve kararlar gereği kar mahrumiyetinin makul süreye göre hesaplanmadığı ve cezai şartın tenkisinin mümkün olup olmadığı, davalının ekonomik olarak durumuna etkisinin olup olmadığı konularında taraflar arasındaki ticari ilişkinin başlangıcından sonuna kadar olan dönemi kapsayan ticari defter ve bağlı kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmak üzere dosya bilirkişiye tevdi edilmiştir. Bilirkişi heyetinin mahkememize sunmuş olduğu 21/06/2018 havale tarihli bilirikşi raporunda özetle: Davalı defterlerinde davacıya herhangi bir borç ve alacak rakamı görünmediğini, talimatta alınan bilirkişi raporunda ödemelerin geç yapılması sözleşmenin haklı feshini gerektirdiği kanaati belirtildiğini ve davacı defterlerinde yapılan inceleme neticesinde yapılan faiz hesaplamasında davalı tarafından kesilen 5423,28 ₺ faturanın hesaba katılmayınca 163,72 ₺ faiz hesaplandığını, ayrıca davacı defterlerinin incelenmesi sonucu davacının davalı ile yıllar boyu yaptığı cirolar ve maliyetlerin analiz edilerek 72,39 ₺ günlük kar hesap edilerek sözleşmenin erken feshi nedeniyle erken gün sayısıyla çarpılarak 29.752,29 ₺ kar kaybı hesaplaması yapıldığını, davacı ve davalı tarafların 5307 sayılı sıvılaştırılmış ... gazları LPG piyasası Kanununun ve aralarında yaptıkları 09/07/2010 tarihli LPG ile çalışan karayolu taşıtalrı için ikmal istasyonu bayiliği sözleşmesindeki kendilerine ait yükümlülük maddelerini yerine getirmediklerinin anlaşıldığını, yani her iki tarafın da haklı fesih nedeni bulunmadığını, davalının ödemeyi sözleşme feshinden sonra yapmasının haklı neden olarak kabulünün mahkemece onaylanması halinde davacı defterlerinin incelenmesi neticesinde bulunan tazminat ve gecikme faizlerinin davalı tarafından ödenmesi gerektiği mütalaa edilmiştir. Taraf vekillerinin rapora karşı beyan ve itirazlarını değerlendirir, tarafların itirazları ile Yargıtay kararları gereği kar mahrumiyetinin makul süreye göre hesaplanması ve cezai şartın tenkisinin mümkün olup olmadığı, davalının cezai şart sebebiyle ekonomik mahfına sebep olup olmayacağı, ekonomik durumunu etkileyip etkilemeyeceği konularında önceki bilirkişilere tevdi edilmişir. Bilirkişi heyetinin mahkememize sunmuş olduğu 05/03/2019 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle: Makul süreye göre hesaplama yapıldığında talimatla alınan kök raporda bulunan günlük kar kaybının 72,39 ₺ olduğu göz önüne alındığında oluşacak kar kaybının 8.686,80 ₺ olduğu, hesaplanan bu tazminat miktarının 2014 senesi sonu defter kayıtlarına göre 456.773,00 ₺ özvarlık hacmine sahip olan bir işletmenin mahfına sebep olabilecek büyüklükte bir tazminat olmadığı mütalaa edilmiştir. Davacılar vekili mahkememize sunmuş olduğu 17/01/2017 tarihli ıslah dilekçesi ile; 10.000 ₺ olarak talep ettiği dava değerini 19.752,29 ₺ arttırarak toplam 29.752,29 ₺ olarak ıslah etmiştir. O halde toplanan delillerden somut olayda, taraflar arasında 09/07/2010 tarihli LPG ile çalışan karayolu taşıtları için ikmal istasyonu bayiliği sözleşmesi kurulduğu, davalı bayinin düzenli şekilde LPG almaması ve borcun ödenmemesi sebebiyle Kartal 8. Noterliğinin 06/01/2014 gün ve 291 yevmiye numarası ile edimlerin yerine getirilmesi için ihtarname çekildiği yerine getirilmemesi üzerine Bursa 10. Noterliğinin 23/05/2014 gün ve 19223 yevmiye numaralı ihtarname ile sözleşmenin fesh edildiği anlaşılmakla cezai şart ve kar mahrumiyeti talep edilmiş olup davalı ise TSE tarafından LPG tesisatında eksikliklerin bulunduğuna dair tutanak tutulduğu, bu sürede LPG alımını durduğu yine ihtarnameden önce borcun ödendiği savunularak uyuşmazlık, davacının 09/07/2010 tarihli LPG ile çalışan karayolu taşıtları için ikmal istasyonu bayiliği sözleşmesinin feshin haklı olup olmadığı, bu kapsamda cezai şart ve kar mahrumiyeti alacağının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. Bu kapsamda yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda talimat yoluyla düzenlenen 26/08/2016 tarihli ek bilirkişi raporu ile TSE tarafından düzenlenen tutanaktaki eksikliklerin LPG sistemindeki eksikliklerin giderilmesinden davalının sorumlu olduğu ve davalı tarafından yapılan ödemelerin sözleşmenin feshi olan 23/05/2014 tarihinden sonra 04/06/2014 tarihinde yapıldığı her ne kadar davalı tarafından feshin tebliğinden önce ödendiği savunulmuş ise de Kartal 8. Noterliğinin 06/01/2014 gün ve 291 yevmiye numarası ile edimlerin yerine getirilmesi için ihtarname gönderilmesine rağmen bayilik sebebiyle borcun ödenmediğinden sözleşmenin 21/a maddesi uyarınca zamanında ödemelerin yapılmaması sebebiyle davacının sözleşmenin feshinde haklı olduğu kanaatine varılmıştır. Davacı tarafından LPG ile çalışan karayolu taşıtları için ikmal istasyonu bayiliği sözleşmesinin haklı feshi sebebiyle davalı tarafından sözleşmenin 21/a maddesi uyarınca cezai şart ve kar mahrumiyeti isteyebilir. Davacı tarafından 50.000 TL cezai şart talep edilmiş olup TTK. m. 22 ve TBK. m. 182 uyarınca tacir, kural olarak sözleşmede kararlaştırılmış cezai şartın indirilmesini isteyemez ise de, kararlaştırılan cezai şart, davalının ekonomik olarak mahvına yol açacak derecede fahiş ise durumuna uygun bir indirim yapılabileceğinden, davalının ticari defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi ile bilirkişi heyetinin 05/03/2019 tarihli raporunda, özvarlık hacminin büyüklüğü sebebiyle işletmenin mahvına sebep olmayacağından cezai şart talebinin kabulune karar vermek gerekmiştir. Davacının kar mahrumiyeti yönünden ise Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2017/4479 Esas ve 2018/1825 Karar sayılı Kararında "Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre kar mahrumiyeti süresi feshedilen sözleşmenin fesihten sözleşmenin sonuna kadar olan bölümü için değil davacının aynı bölgede benzer bir bayilik kurabilmesi için gerekli makul süre kadar olmalı ayrıca davacının mahrum kaldığı kar brüt kar değil net kar olarak hesaplanmalıdır." vurgulandığı üzere makul süreye göre hesaplama yapılmalıdır. Dolayısıyla bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 05/03/2019 tarihli ek bilirkişi raporunun gerekçeli denetime açık ve olaya uygun olduğundan itibar edilerke, sözleşmenin feshinden sonra makul sürenin 4 ay ve kar mahrumiyetinin 8.686,80 TL olduğundan bu miktar yönünden talebin kabulune, davacı tarafından gönderilen Bursa 10. Noterliğinin 23/05/2014 gün ve 19223 yevmiye numaralı ihtarnamenin davalınında kabulunde olduğu üzere 06/06/2014 tarihinde tebliğ edildiğinden bu tarihten itibaren yasal faiz işletilerek aşağıdaki şekilde davanın kısmen kabulune karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, A-8.686,80 Tl kar mahrumiyeti zararının 06/06/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, B-50.000 Tl cezai şart alacağının 06/06/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 4008,89TL nispi karar ve ilam harcının peşin alınan 1024,65 TL peşin harç ile 337,31 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.361,96 TLden mahsubu ile bakiye 2646,93 Tl harcın davalıdan alınarak maliye hazinesine gelir olarak kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan 1.271,75 TL talimat gideri, 1.200,00 TL bilirkişi gideri, 292,20 TL posta, talimat gideri olmak üzere 2.763,95 TL yargılama giderinden kabul ve red oranlarına göre hesaplanan 2033,88 TL yargılama gideri ve 1361,96 TL peşin harç olmak üzere toplam 3395,84 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 6805,55 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 2.725,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-HMK'nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı şirket temsilcisinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 02/04/2019 Katip ... ¸e-imzalıdır. Hakim ... ¸e-imzalıdır.