İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/1434 E. 2019/1011 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2016/1434
Karar No
2019/1011
Karar Tarihi

T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2016/1434 Esas - 2019/1011 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2016/1434 Esas KARAR NO : 2019/1011 HAKİM :... KATİP :.... DAVACI : ... BEYAZ EŞYA TİC. LTD. ŞTİ. - Kayhan Mah. İnönü Cad. N:46 Osmangazi/BURSA VEKİLİ : Av. ... - Uluyol Tezcan Sok. No:2 Arslantaş İşm. K:5 D:33 Osmangazi/ BURSA DAVALI : ... BANK A.Ş. - Reşitpaşa Mah. Mazhar Reşit Paşa Sok. N:8 Sarıyer/İSTANBUL VEKİLİ : Av. .. - Hacıilyas Mh. Adliye Sarayı Arkası Aral Sk. Güven Han Kat:1 D:1 Osmangazi/ BURSA DAVA : Alacak (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 15/11/2016 KARAR TARİHİ : 25/06/2019 KARAR YAZIM TARİHİ : 25/07/2019 Mahkememize tevzi edilen Alacak (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin davalı banka müşterisi olduğunu, 06/09/2016 tarihinde 200.000,00 TL anapara miktarlı kredi tanımlandığını, davacının internet üzerinden hesabına erişim yapamadığını, aynı dakikalarda banka tarafından kendisine 2 adet havale işlemi ile ilgili bilgilendirme mesajı geldiğini, hemen banka yetkilileri ile irtibata geçildiğini, bilgisi ve rızası dışında gerçekleşen 68.000 TL miktarlı işlemin bloke edildiğini ancak 48.500 TL miktarlı işlemin banka tarafından işlemlerin geciktirilmesi nedeniyle engellenemediğini ve paranın başka bir hesaba transfer edildiğini, müvekkilinin polis ve savcılık nezdinde gerekli şikayet ve müracaatları yaptığını ancak oluşan zarardan asıl sorumluluğun davalı bankanın olduğunu, Bursa 10. Noterliğinin 22/09/2016 tarih ve 36082 yevmiye nolu ihtarnamesinin keşide edildiğini sonuç alınmaması üzerinde huzurdaki davanın açıldığını, yasa ve içtihatlar gereği davalı bankanın 48.500 TL zararı ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte geri vermekle yükümlü olduğunu, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle : Dava konusu işlemlerin internet bankacılığı aracılığıyla gerçekleştirildiğini, 06/09/2016 tarihinde sisteme giriş için zorunlu tek kullanımlık şifrenin davalının banka nezdinde tanımlı ***2591 nolu cep telefonuna gönderildiğini, davacı talimatıyla 48.500 TL nin İzmir'deki bir hesaba havale edildiğini ve muhatabı tarafından çekildiğini, kuvvetle muhtemel davacının sahte bir siteye yönlendirilerek dolandırıcılık işlemine maruz kalmış olabileceğini, bankanın gerekli tüm güvenlik önlemlerini aldığını, her bir işlem ile ilgili davacıya onay sms'i gönderildiğini, tüm bu nedenlerle davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, cevaba cevap dilekçesi, ikinci cevap dilekçesi, banka kayıtları, İzmir 8. Asliye Ceza Mahkemesinin n 2016/884 E. Sayılı dosyası, tarafların beyanı, bilirkişi kök ve ek raporu, yazılan müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ: Dava, davalı banka nezdinde açılmış olan hesapta bulunan paranın davacının bilgisi ve izni dışında internet yolu ile yapılan işlemler sonucu çekilmesi suretiyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Davacı tarafın hesabından havalenin yapılmasına ilişkin davalıya atfi kabil kusur olup olmadığı, davalının sorumlu olup olmadığı hususlarında ayrıntılı gerekçeli hüküm kurmaya elverişli rapor düzenlenmek üzere dosya 1 siber ve bilişim suçları uzmanı bilirkişi, 1 finans uzmanı bilirkişiye tevdi edilmiştir. Bilişim mühendisi ve finans uzmanı bilirkişinin 16/07/2018 tarihli raporunda özetle: " Yapılan inceleme ve tespitler sonucunda ispat yükü kendisinde olan davalı banka tarafından yapılan işlemin davacının kendisi tarafından yapıldığını ve dolandırıcılık eyleminde davacının da dahilinde olduğuna dair bilgi ve belge ibraz edilmediği, davacıya verilen şifre ve parolanın davacının kusuru ile ele geçirildiğine ve davacıya atfedilecek herhangi bir kusur emaresine rastlanmadığı, davacıya ait bilgisayar üzerinde yapılan teknik inceleme sonucunda herhangi bir zararlı yazılıma rastlanmadığı, davacının 48.500 TL yi işlem tarihi olan 06/09/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte talep edebileceği, 15/11/2016 dava tarihi itibariyle işlemiş faizin 990,21 TL olarak hesaplandığı mütalaa edilmiştir. Davalı vekilinin bilirkişi raporuna karşı yapmış olduğu itirazlar kapsamında dosya önceki bilirkişiye tevdi edilmiştir. Bilirkişi heyetinin mahkememize sunmuş olduğu 29/01/2019 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle: Bilirkişi heyet raporunda yer alan kanaatlerinin değişmediği mütalaa edilmiştir. O halde toplanan delillerden somut olayda, davacı ile davalı banka arasında 06/09/2016 tarihinde 200.000 TL bedelli ticari kedi kullanımına yönelik sözleşme ilişkisinin kurulduğu ve banka nezdinde hesabın açıldığı, aynı tarihte kredi hesabından 48.500 TL ve 68.000 TL havale işlemlerinin gerçekleştirildiği, 68.000 TL havale işlemi yapıldığı sırada müşteri hizmetleri aranarak hesaba bloke konulduğu ancak 48.500 TL havale işleminin davacının bilgisi ve izni dışında internet yolu ile yapılan işlemler sonucu çekilmesi suretiyle uğranılan zararın tazmini talep edilmiştir. Bankalar kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir vadede ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür. (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61. maddesi) Bu tanımlamaya göre, mevduat ödünç ile usulsüz tevdi sözleşmelerinin niteliklerini taşıyan kendine özgü bir sözleşmedir. BK'nın 306. ve 307. maddeleri uyarınca ödünç alan, akdin sonunda ödünç verilen parayı eğer kararlaştırılmışsa faizi ile iadeye mecburdur. Aynı Yasa’nın 472/1. maddesi uyarınca usulsüz tevdide paranın nef’i ve hasarı mutlak şekilde saklayana geçtiği için ayrıca açıklamaya gerek kalmadan saklayan bu parayı kendi yararına kullanabilir. Bu açıdan değerlendirildiğinde, usulsüz işlemle çekilen paralar aslında doğrudan doğruya bankanın zararı niteliğinde olup, mevduat sahibinin bankaya karşı alacağı aynen devam etmektedir. Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin kusurundan söz edilebilir ve banka bu kusur oranı üzerinden hesap sahibinin alacağından mahsup talebinde bulunabilir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2017/4888 Esas ve 2019/2015 Karar sayılı Kararında vurgulandığı üzere ) Somut olayda davacıya ait para, davacı hesabından dava dışı kimliği belirli kişi adına hesaptan bir başka hesaba bankaya karşı gerçekleştirilen sahtecilik işlemi ile havale edilmiş olup, bu durum davalı bankayı aldığı mevduatı iade etme yükümlülüğünden kurtarmayacaktır. Dosya kapsamından bankacı ve bilişim mühendisi bilirkişi heyetinin gerekçeli denetime açık rapor ve ek raporu, İzmir 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/884 Esas ve 2018/530 Karar sayılı dosyasında maddi vakıalar ile, yapılan işlemlerde davacının üçüncü kişilerle el ve işbirliği ile veya başka şekilde kusurlu davrandığı kanıtlanmamıştır. Davalı banka tarafından, hesapta bulunan paranın güvenliğinin tam olarak sağlanamadığı, kötüniyetli kişilerin işlemlerine karşı korunamadığı, bu kişilerin eylem ve işlemlerine karşı koruyacak etkili mekanizmayı, güvenlik önlemlerini geliştirmediği, bu önlemleri kullanmayı, müşterileri için zorunlu hale getirmediği davalı bankanın hesaptan çekilen tüm paradan sorumlu olduğundan davanın kabulu ile haksız fiilin gerçekleştiği tarihi itibariyle temerrüdün oluştuğundan bu tarihten itibaren ticari faiz işletilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın Kabulü ile, 48.500 Tl alacağın 06/09/2016 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 3.313,04 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 828,26 TL'nin mahsubu ile bakiye 2.484,78 TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan bilirkişi gideri 1.000,00 TL, posta, talimat ve tebligat gideri 181,60 TL olmak üzere toplam 1.181,60 TL yargılama gideri ve 828,26 TL peşin harç olmak üzere toplam 2.009,86 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 5.685,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-HMK' nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 25/06/2019 Katip ... ¸e-imzalıdır. Hakim ..... ¸e-imzalıdır. Güvenli elektronik imza ile onaylanmıştır. Aslının aynı olduğu tasdik olunur. Katip .... ¸E-imzalıdır.

Atıf: Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/1434, K. 2019/1011, T. 25.06.2019, www.arakarar.com/karar/bursa-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2016-1434-e-2019-1011-k-38ca2995a9f1