İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/1034 E. 2019/166 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2016/1034
Karar No
2019/166
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2016 KARAR NO : 2019 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : VEKİLİ : Av. ... DAVALI : .. DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 02/08/2016 KARAR TARİHİ : 31/01/2019 KARARIN YAZIM TARİH : 06/03/2019 Mahkememize tevzi edilen İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili şirket tarafından davalı aleyhine Bursa 2.İcra Müd.'nün ... esas sayılı dosyasından başlatılan icra takibine davalının haksız ve mesnetsiz olarak itiraz ettiğini, müvekkilinin ayakkabı imalatı için gerekli malzemeleri satmak suretiyle ticaret yaptığını, müvekkilinin davalı ile 2013 tarihinden beri ticaret yaptığını, ancak son 2 yılda faturalarda gösterilen tarihlerde müvekkilinden aldığı malların ödemesini yapmadığını ve sürekli ertelediğini, müvekkilinin de babası ile uzun yıllar çalışmış olması nedeniyle borçlunun sabırla ödemesini beklediğini, ancak borçlunun borçlarını ödemediği gibi ödeme konusunda herhangi bir ödeme planını da müvekkiline sunmadığından müvekkilinin de bu icra takibe geçmek zorunda kaldığını, müvekkilinin sattığı malzemelerin bedellerini ilgili fabrikaralara malı sattığı yıllar içerisinde ödediğini, müvekkilinin bugüne kadar ödememesi nedeniyle mağdur olduğu gibi bir de davalının mal almadığını, borcu olmadığını söyleyerek müvekkilini daha fazla mağdur ettiğini, davalının icra müdürlüğüne verdiği itiraz dilekçesinde borca ve ferilerine itiraz ettiğini ve itiraz dilekçesinde firmasını 31/07/2014 tarihinde kapattığını, herhangi bir mal almasının söz konusu olmadığını, borcu olmadığını ileri sürdüğünü ve vergi dairesi kapanış kaydını delil olarak sunduğunu, davalının 31/07/2014 tarihindeki borcunu ödemediği gibi sonra müvekkiliden mal almaya devam ederek ticareti terk ettiğini müvekkiline bildirmeyerek, müvekkiline kendisini ticarete devam ediyormuş gibi göstererek müvekkilini dolandırdığını, dolandırıcılık suçundan hakkında Bursa C.Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu, soruşturmanın Bursa C.Başsavcılığınca devam ettiğini beyanla, davalının iyiniyetli olmayan itirazının iptali ile haksız ve mesnetsiz olarak itiraz ettiğinden %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi tebliğ edilmiş olup, davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacı firmaya borcunun bulunmadığını, işyerini 31/07/2014 günü kapatmış olan müvekkilinin davacı firma ile ticari bağının bulunmadığını, davacı firmanın bu davadan ayrı olmak üzere ama aynı alacağı için müvekkilinin babası Yusuf Ertingü hakkında da Bursa 5.İcra Müd.'nün 2016 esaslı bir dosyası ile takip yapıldığını, açıklanan bu nedenlerle, yersiz olan davanın reddine %20 icra inkar tazminatı verilmesine, yetki itirazının kabulü ile dosyanın yetkili Mudanya Asliye Hukuk Mah.'ne gönderilmesine, davacı taraf aleyhine HMK'nun 329.maddesi gereğince vekalet ücretine hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Dava dilekçesi, tarafların beyanı, Bursa 2. İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra takip dosyası, ticari defterler, faturalar, bilirkişi raporu. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ: Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67.Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafından faturaya dayalı olarak 18/12/2015 tarihinde ilamsız takip talebinde bulunmuştur.İcra Dairesi tarafından davalı borçluya ilamsız takiplerde ödeme emri 22/01/2016 tarihinde tebliğ edilmiş ve davalı tarafından yasal süre içinde 28/01/2016 tarihinde borca itiraz etmiştir. Mahkememiz dosyası içerisine Bursa 2.İcra Müd.'nün ... esas sayılı takip dosyası, davacıya ait 2013, 2014 ve 2015 yıllarına ait yevmiye defterleri, irsaliyeli faturalar ve cari hesap kayıtları ile davacıya ait 2013, 2014, 2015 yıllarına ilişkin BA ve BS formları ile bilirkişi raporları celp edilerek inceleme yapılmıştır. Tarafların ticari defterleri talep edilmiş, davacı tarafça ibraz edilen ticari defterler bir mali müşavir bilirkişi ile iletişim uzmanı bilirkişiye tevdi edilmiştir. Bilirkişinin mahkememize sunmuş olduğu 25/01/2018 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle ve sonuç olarak; davacı vekili tarafından davalı adına kesilen tüm irsaliyeli faturaların birer örneğinin dosyaya ibraz edildiği, ibraz edilen irsaliyeli faturaların incelenmesinde üzerlerindeki teslim alan kısmında isim ve imza olmadığının tespit edildiği, davalının, davacıdan 29/04/2013 tarihinden itibaren 2015 yılı sonuna kadar toplam 89.727,34 TL.tutarında mal aldığı. Bu alışverişin 73.386,12 TL.'lık tutarın Vergi mükellefiyetinin sonlandığı, 31/07/2014 tarihine kadarki bölümde yapıldığı, vergi mükellefiyetinin bitişinden sonra ise 16.341,22 TL.tutarında mal alım/satım faturasının kesildiği, davalının işyerini kapattığı 31/07/2014 tarihine kadar 52.354,00 TL.çek, senet ve nakit olarak 52.354,00 TL.ödemede bulunduğu, 30/01/2014 tarihinde davalının davacıya vermiş olduğu toplam 8.000,00 TL.tutarındaki 8 adet senedin 05/01/2015 tarihinde geri iadesinin yapıldığ, bu geri iade ile ilgili makbuzun dosyada bulunduğu, işyeri kapanışından sonra davalının hiçbir ödemede bulunmadığının görüldüğü, sonuç olarak davalının davacıya davacı defterlerindeki kayıtlara göre 45.373,34 TL.tutarında borçlu olunduğu tespit edilmiştir. Taraf vekillerinin itirazı üzerine ve Mahkememizin 25/01/2018 tarihli duruşmasında davacı ve davalının bağlı bulunduğu Uludağ Vergi Dairesine müzekkere yazılarak 2013-2014 ve 2015 yıllarına ait BA&BS formlarının incelenmesi ile yapılan değerlendirme sonucu aldırılan 03/07/2018 havale tarihli bilirkişi ek raporunda özetle ve sonuç olarak; davalı ... Ertinginün bağlı olduğu Uludağ Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden gönderilen 2013 yılı gelir vergisi beyannamesinin incelenmesinde, 2013 yılı emtia alışlarının:96.260,00 TL., mal ve hizmet satışlarının:144.695,50 TL.olduğunun görüldüğü, gelen yazıya göre davalı işyerinin 31/07/2014 tarihinde işyerini terk ettiği ve 2014 yılına ilişkin gelir vergisi beyannamesi vermediğini, davacının işletme esasına göre defter tutan bir mükellef olduğunu, ancak satış ve alışlarının esnaf sınırının üstünde olup tacir sınıfında olduğu kanaat ve görüşü açıklanmıştır. Davacının tarafların ticari defterlerine dayandığı anlaşılmakla ticari defterlerin delil olması yönünden bilindiği üzere Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 28.03.2012 tarih ve 2011/11-862 Esas, 2012/51 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; 6100 sayılı HMK'nın 219. (1086 sayılı HUMK’nın 326.) maddesine göre her iki taraf kendi ellerindeki vesikaları (belgeleri) mahkemeye ibraz etmek zorundadır. Bir davada ispat yükü kendisine ait olan tarafın, başka delillerle birlikte karşı tarafın ticari defterlerine de dayandığı, diğer anlatımla, delillerini karşı tarafın ticari defterlerine hasretmediği, dolayısıyla da, uyuşmazlığa 6100 sayılı HMK'nın 222/5. (6762 sayılı TTK’nın 83/2.) maddesindeki özel hükmün uygulanamayacağı durumlarda; karşı tarafın kendi defterlerini mahkemeye ibraz etmesi ya da bundan kaçınmasına bağlanması gereken hukuksal sonuçlar, HMK'nın m. 220 (HUMK'nın 330.) maddesindeki genel düzenlemelere tabidir. HMK'nın 220. (HUMK'nın 332.) maddesi, bir tarafın, mahkemece kendisine verilen süre içerisinde ilgili belgeyi ibraz etmemesi halinde, mahkemenin, o tarafın maksadını gözeterek, diğer tarafın o belgeye ilişkin açıklamasını kabul edebileceğini öngörmektedir. Önemle vurgulanmalıdır ki; HMK'nın 220. (HUMK'nın 332.) maddesindeki bu hüküm, taraflardan birinin delillerini salt karşı tarafın ticari defterlerine hasretmediği hallerde, ticari defterlerin mahkemeye sunulması bakımından da uygulanır. Diğer anlatımla, belirtilen bu durumda ticari defterler de, HMK m. 220. madde (HUMK'nın 330 ve sonraki maddeleri) anlamında “vesika” niteliğindedir. Öte yandan, ticari defterlerin ispat kuvvetini düzenleyen HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 82.) maddesindeki hüküm, “I Kati delil” şeklindeki kenar başlığı ile birlikte değerlendirildiğinde ve aynı Kanun’un 1474. maddesi uyarınca kenar başlıklarının metne dahil bulunduğu da gözetildiğinde; ticari işlerden dolayı tacirler arasında çıkan uyuşmazlıklarda ticari defterlerin (maddede gösterilen koşulların mevcut olması kaydıyla), kesin delil niteliğinde bulunduğunu öngörmektedir. 6102 sayılı TTK'nın 64. (6762 sayılı TTK'nın 69. vd.) maddeleri uyarınca da defterlerini yöntemince Tasdik ettirmeyen tacirin bu gibi defterleri lehine delil olamaz. Ancak kanuna uygun olarak veya olmayarak tutulmuş olan ticari defterlerin münderecatı, sahibi ve halefleri aleyhinde delil sayılır. (HMK. m. 222/4, 6762 sayılı TTK'nın 84,85) O halde yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davacı tacirin davalıya mal sattığı ve faturaların düzenlendiği, taraflar arasında TTK m. 87/2 anlamında yazılı bir cari hesap sözleşmesinin bulunmadığı, taraflar arasındaki ilişkinin uygulamada sıkça karşılaşılan “açık hesap” ilişkisinin olduğu, davacının ticari defterlerinin usulune uygun tutulduğundan, ticari defterin kesin delil olduğu, davalı tarafın süresi içinde ticari defterlerini sunmadığından davacının defterlerinin HMK' nın 220. Maddesi gereğince kabul edilebileceği anlaşılmakla dosyaya sunulan bilgi ve belgelerden hüküm kurmaya elverişli kabul edilen bilirkişi raporuna itibar edilerek, Vergi Kayıtlarında, iş yerinin faaliyette olduğu dönemdeki 29.032,12 TL tutarındaki faturalar yönünden HMK' nın 220. Maddesine göre davacının beyanları kabul edilerek bu miktar alacağının olduğundan davanın kısmen kabulu, ile itirazın iptali ile takibinde devamına, işyerinin kapatıldığı dönemde düzenlenen 16.341,22 TL bedelli faturalar yönünden malların davalıya teslimine dair teslim belgelerinin, sevk irsaliyelerinin sunulmadığından bu miktar alacak yönünden davanın sübut bulmadığından reddine, davacının icra inkar tazminat isteminin, davacının alacağının fatura alacağı olduğu, alacağın likit olduğu, icra takibine itirazda haksız olduğundan koşulları oluşmakla, alacağın kabul edilen kısmı yönünden icra inkar tazminatı talebinin kabulune, davalının kötü niyet tazminatı talebinin davacının icra takibinde kötü niyetli olduğunun ispat edilmediğinden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın KISMEN KABUL-KISMEN REDDİ ile; davalının, Bursa 2.İcra Müd.'nün ... esas sayılı icra takip dosyasına yapılan itirazın KISMEN İPTALİ ile takibin 29.032,12 TL.alacak üzerinden takip talebindeki şartlarla birlikte DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-İİK'nun 67.maddesi gereği icra inkar tazminatının koşulları oluştuğundan, alacağın %20'si olan 5.806,42 TL.icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-İİK'nun 67.maddesi gereğince davalı lehine kötüniyet tazminatının koşulları oluşmadığından reddine, 4-Davacı vekilinin HMK' nın 329. Maddesine göre davalı tarafın kötü niyetli olduğunun sabit olmadığından vekalet ücreti talebinin Reddine, 5-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.983,18 TL. nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 703,14 TL'nin mahsubu ile bakiye 1.280,04 TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 6-Davacı tarafından sarf edilen müzekkere gideri:32,00 TL., tebligat gideri;97,00 TL., bilirkişi ücreti gideri;400,00 TL.olmak üzere toplam 529,00 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranı dikkate alınarak 373,00 TL. yargılama gideri ile peşin yatırılan 703,14 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 7-Davalı tarafça yapılan gider bulunmadığından, yargılama gideri konusunda karar verilmesine yer olmadığına, 8-Davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 3483,85 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-HMK'nun 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avanslarının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.31/01/2019 Katip ... ¸ Hakim ... ¸

Atıf: Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/1034, K. 2019/166, T. 31.01.2019, www.arakarar.com/karar/bursa-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2016-1034-e-2019-166-k-da73c834b367