İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/1688 E. 2018/317 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2015/1688
Karar No
2018/317
Karar Tarihi

T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2015/1688 Esas - 2018/317 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2015/1688 Esas KARAR NO : 2018/317 HAKİM : ... KATİP : ...... DAVACI : GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI - Ankara Caddesi N:8 Cağaloğlu Eminönü Fatih/İstanbul VEKİLİ : Av. .... - Orta mah. 33 Sk. N.15 Sarıköy/Gönen/Balıkesir DAVALILAR :1-...(TCKN: ...)- Cihangir Mah. Çakmaklı Sk.No:23 İç Kapı No:3 Avcılar/ İSTANBUL :2-... (TCKN: .....)- Cihangir Mah. Feride Sk. No:10 İç Kapı No:3 Avcılar/ İSTANBUL 3-... (TCKN: ...)- Cihangir Mah. Feride Sk. No:17 İç Kapı No:1 Avcılar/ İSTANBUL VEKİLİ :Av....- Gülbahar Cad. No:22 Kat:3 Güneşli/İstanbul Bağcılar/ İSTANBUL DAVALILAR :4-...(TCKN:....)- Hüseyinalan Mah. Hüseyinalan Sk. No:91 İç Kapı No:1 Osmangazi/ BURSA 5-... (TCKN:....)- Yenice Mah. Hür Sk. No:74-37 Çorlu/ TEKİRDAĞ 6-... (TCKN:.....) - Adnan Kahveci Mah. Paşazade Cad. No:4 İç Kapı No:2 Beylikdüzü/ İSTANBUL 7-... (TCKN:....)- Hüseyinalan Mah. Hüseyinalan Sk. No:91 İç Kapı No:1 Osmangazi/ BURSA 8-... (TCKN:...)- Demirtaşpaşa Mah. 3.Selvili Sk. No:8 İç Kapı No:1 Osmangazi/ BURSA 9-... TEKSTİL İÇ VE DIŞ TİC.LTD.ŞTİ- (VKN:..) Hürriyet Mah. Hürriyet Cad. No:26 D:4 Bahçelievler/ İSTANBUL DAVA :Ticari Şirket Gizli Ortaklığın Tespiti DAVA TARİHİ : 22/12/2015 KARAR TARİHİ : 06/03/2018 KARAR YAZIM TARİHİ : 09/03/2018 Mahkememize tevzi edilen Ticari Şirket Gizli Ortaklığın Tespiti davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: 01/01/2010 - 31/12/2011 Ertuğrulgazi Vergi Dairesi Müdürlüğünün, 01/01/2012-31/12/2012 tarihlerinde ise Yıldırım Vergi Dairesi Müdürlüğünün 563 021 2509 vergi kimlik numaralı mükellefi ... İnş. Taah. San. Tic. AŞ.'nin 2010, 2011 ve 2012 yılları hesaplarının Vergi Müfettişi ... tarafından incelenmesi sonucunda 04/11/2015 tarih ve 2015-A-1570/39 sayılı Vergi Tekniği Raporu düzenlendiğini, şirket yönetim kurulu başkanı ve ortağı olan ... nezdinde düzenlenen ifade tutanaklarında da "... tekstilin 2009 yılı aralık ayı sonu 2010 yılı ocak ayı gibi bu tarihten sonra harhangi bir faaliyette bulunmadığı, bu tarihten sonra ... Tekstilin herhangi bir ticari faaliyeti, mal alış veya satışı, ithalat veya ihracatı olmadığı" mükellefler kurumun yönetim kurulu başkanı tarafından da ifade edildiğini, buna bağlı olarak sahte belge düzenleme faaaliyetinde bulunduğu, mükellef kurumun ortaklık yapısının gerçeği yansıtmadığı, Ticaret Sicilinde Mükellef Şirketin ortak ve yöneticisi olarak adları yer alankişilerin yalnız başlarına şirketin ortağı ve yöneticileri olmadığı ve mükellef şirketin muvazaalı bir şekilde sevk ve idare edildiği kanaatine varıldığını, şahısların davalılar..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... isimli şahısların olduğunun tespit edildiğini, davalıların taşınır taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki ve bankalardaki hak ve alacaklarının üçüncü kişilere devir ve temlikinin önlenmesi bakımından üzerlerine karar kesinleşinceye kadar ihtiyati tedbir konulmasını, davalılar..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve Eray Tekstil İç ve Dış Tic. Ltd. Şti'nin gizli ortakları olduklarının tespitini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı, ... cevap dilekçesinde özetle: Dava konusu ... İnş. Taah. San. Tic. Ltd. Şti'nin ne adresini ne de ortaklarını tanımadığını ve bilmediğini, hiçbir ticari ilişkinin olmadığı gibi çalışanlarını dahi tanımadığını, dava konu firmanın hiçbir işini daha takip etmediğini, kendisinin sevk ve idare ettiği firmalara Antrepolarda devirler yapıldığı iddia edildiğini, yapmış olduğu iş ile ilgili olarak şahsının hiçbir zaman Gümrük Antrepolarında işin ve iş takibinin olmadığını, dava konusu firmanın adını dahi dava dilekçesinde gördüğünü, ... İnş. Taah. San. Tic. A.ş.'nin iş yaptığı veya Antrepolarda çeşitli Emtia devir ve alışverişler yaptığı iddia edilen firmalarda hiçbir ilişkisinin olmadığını, dava dilekçesinde ileri sürülen diğer firmalarla da hiçbir ilişkisinin olmadığını, dava konusu firma ortakları ve tanık ile yüzleştirilebileceğini, davanın reddini talep ettiğini beyan etmiştir. Davalılar, ..., ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı kurumun dava açma ve taraf ehliyeti bulunmadığından davanın usulden reddininin gerektiğini, müvekkillerinin şirkette herhangi bir gizli ortaklığı bulunmadığını, müvekkillerimizin gizli ortakları oldukları öne sürülmüş ise de; bu iddia haksız, gerçekdışı ve kötüniyetli olduğunu, müvekkillerinin dava konusu şirketin kuruluşundan itibaren gizli ortağı olmadığını, davacı kurum iddialarının tek dayanağı anılan vergi tekniği raporu olduğunu, müvekkillerimizin gizli ortak olduğnuu kanıtlamaya muktedir bir delil bulunmadığını, ilgili raporda adı geçen mükellef şirketin mal/hizmet aldığı-sattığı mükellefler ve mükellef kurum ortağı ...'dan alınan bilgilere göre değerlendirme yapıldığını, ...'nun ... unvanlı firmanın ortağı olmadığı gibi hiçbir zaman da ... Mensucat Boya Apre Teks. San. Tic. Ltd. Şti'nin ortağı olmadığını, ... Mensucat Boya Apre teks. San. Tic. Ltd, şti'nin ortakları ticaret sicil kayıtlarından görüldüğü üzere sırasıyla ..., ..., ..., ..., ...,..., ..., ... olduğunu, bu da ...'nın iddialarının gerçekdışı olduğunu gösterdiğini, müvekkilimiz ...'nun vergi teknik raprouna ekli ifadesinden de görüleceği üzere, ilgili şirketteki yönetim kurulu üyeliği silah ruhsatı almak için olduğu, bunun dışında şirkette bir yöneticiliği ya da ortaklığı bulunmadığını, müvekkili ...'nın da ... firmasında hiçbir zaman şirket ortağı olmadığını, vergi teknik raporunda da ortaklığı gösterir hiçbir delile de yer verilmediğini, müvekkili ..., ... ile ...'un ... Tekstil7in zor durumda olduğunu söylerek 1 aylığına yönetim kurulu üyesi olmasının talep edilmesi üzere yönetim kurulu üyesi olduklarını ancak şirketin hiçbir bir faaliyetinde yer almadıklarını, müvekkili...'nun da ... İnşaat tah. San. Tic. Ltd. Şti'nin ortağı olduğunu gösteren hiçbir delile vergi teknik raporunda yer verilmediğini, müevkkillerinin anılan şirketin gizli ortağı olmak gibi bir durumunun söz konusu olmadığını, davacı kurumun tespit isteminin reddini talep etmiştir. Davalı, ...'a ve Davalı, ... TEKSTİL İÇ VE DIŞ TİC.LTD.ŞTİ'ne usulüne uygun dava dilekçesi tebliğ edilmiş ancak davalılar tarafından savunmada bulunulmamıştır. DELİLLER: Dava dilekçesi, Davalı, ...'nün cevap dilekçesi, Davalılar, ..., ... ve ... vekilinin cevap dilekçesi, 04/11/2015 tarih ve 2015/A-1570/39 sayılı Vergi Tekniği Raporu ve ekleri, yazılan müzekkere cevapları. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ: Dava, davalılar..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...' nün diğer davalı şirketin ortağı olduğunun tespitine ilişkindir. Bilindiği üzere tespit davası, kendine özgü davalardan olup dava sonucunda verilecek kararın icra ve infaz kabiliyeti bulunmamaktadır. Bunun doğal sonucu olarak da bu davaların uygulama alanı sınırlıdır. Bilindiği üzere, tespit davalarının görülebilmesi için güncel hukuki yararın bulunması (6100 s.lı HMK 106/2 m) ve dava sonuçlanıncaya kadar da güncelliğini kaybetmemesi gerekir. Tespit davaları eda davalarının öncüsüdür, bu nedenle eda davası açılmasının mümkün olduğu hallerde, tespit davası açılmasında hukuki yararın bulunmadığı kabul edilmektedir. Hukuki yararın bulunması dava şartı olup, yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülebileceği gibi, hakim tarafından da re'sen gözetilir. Hukuki yararın bulunmadığının tespiti halinde davanın, dava şartı yokluğu gerekçesiyle usulden reddine karar verilmelidir (HMK 114/1-h, 115 m.) Davacı tarafından A.A.T.U.H Kanun'a göre davalı şirketle birlikte diğer davalı hakkında ihtiyati haciz uygulanması amacıyla talep edilmektedir. A.A.T.U.H. Kanun çerçevesinde, teşebbüsün muvazaalı olduğu ve hakikatte başkasına aidiyeti hakkında deliller elde edilmişse ihtiyati tahakkuk ve ihtiyati haciz işlemlerinin yapılması davacı idarenin takdir ve sorumluluğundadır. Kanunun 17/3 maddesinde açıkça yazılı olduğu üzere ihtiyati tahakkuk işlemi için kesinleşmiş bir yargı kararı aranmaz. Yasa "hakikatte başkasına aidiyeti hakkında deliller elde edilmişse" ibaresini kullanarak bir yargı kararına ihtiyaç olmadığını ortaya koyduğu gibi, delillerin değer ve kuvvetini takdir edecek makamın da idarenin kendisi olduğunu zımnen ortaya koymuştur. Üstelik bu hüküm vergi dairesi yetkilileri için emredici niteliktedir. Açılan bu tespit davasının "delil elde etmeye yönelik bir girişim" kabul edilmesi mümkün değildir. Zira mahkemenin vereceği bu tespit kararı aynı zamanda delilleri takdir etmeyi de gerektirecek mahiyettedir. Davacı taraf "teşebbüsün gerçekte başkasına ait olduğuna dair" yeterli kanaate ulaşmıştır ki eldeki bu davayı açmıştır. İlave bir tespit kararına ihtiyacı yoktur. Yasanın 18/3 maddesi de "Bu esasa göre tahakkuk eden vergi ve resimler (...) için derhal ihtiyati haciz tatbik olunur. 17 nci maddenin 3 üncü bendine giren hallerde ihtiyati haciz muvazaalı teşebbüsten vergi ve resim bakımından faydalananların malları hakkında tatbik olunur." demekle görevin vergi dairesine ait olduğunu ortaya koymuştur. Vergi Dairesinin idari görevlerini yapması bir tespit kararına bağlı tutulamaz. Kanunun 20nci maddesinde yazılı olduğu üzere "haklarında ihtiyati tahakkuk üzerine ihtiyati haciz tatbik olunanlar ihtiyati tahakkuk sebeplerine ve miktarına 15 inci madde gereğince itirazda bulunabilirler." Mahkemeden istenen tespit kararı aynı zamanda ihtiyati tahakkukun sebebini teşkil edeceğinden, tespit kararına karşı gidilmesi gereken kanun yolu ile Kanunun 15nci maddesinde yazılı kanun yolunun farklılığı sorunlara neden olacaktır. Üstelik kural olarak ihtiyati tahakkuk ve ihtiyati hacizde gizlilik esastır. Asıl sorumluların işlemden haberdar olarak karşı tedbir almalarını engelleyecek biçimde hareket edilmesi gerekir. Bilakis daha işlem yapmadan ilgilileri uyarır gibi tespit davası açılması doğru olmaz. Kanaatimizce davacı idare 6183 Sayılı Kanunun 17 ve 18nci maddelerinin sağladığı imkandan yararlanmak için re'sen harekete geçmesi gerekir. Yapacağı ihtiyati tahakkuk ve ihtiyati hacze karşı gidilecek yasal yollarla davalıların limited şirketle bağlantıları ve sorumlulukları ispat edilecektir. O halde somut olayda, davacı vekilinin davalılar..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...' nün diğer davalı şirketin ortağı'nin gizli ortağı olduğunun tespiti talebinin davacının güncel hukuki yararının bulunmadığı Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2016/2100 Esas ve 2016/6849Karar sayılı Onama kararında da vurgulandığı üzere dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerkemiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine, 2-Davacı kurum harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına. 4-Davalılar ..., ... ve ...' nın yargılama sırasında kendilerini vekil ile temsil ettirdikleri anlaşıldığından A.A.Ü.T göre 2180 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalılara verilmesine, 5-HMK' nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avanslarının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.06/03/2018 Katip ...... ¸E-imzalıdır. Hakim ..... ¸E-imzalıdır.

Atıf: Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2015/1688, K. 2018/317, T. 06.03.2018, www.arakarar.com/karar/bursa-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2015-1688-e-2018-317-k-20e1b8084739