İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2012/431 E. 2018/210 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2012/431
Karar No
2018/210
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 24/07/2012 KARAR TARİHİ : 15/02/2018 KARAR YAZIM TARİHİ : 05/02/2018 Mahkememize tevzi edilen Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davalı ile müvekkili arasında 12/06/2011 tarihli, Mılk-Run Uygulaması Taşıma Sözleşmesi akdedilmiş bulunduğu, sözleşmede; acil sevkiyat ve sair sebeplerden oluşacak navlun farlarının ödeneceğinin kayıtlı olduğu, navlun farklarına yol açan taleplerin bizatihi davalı tarafından yapıldığını ve bugüne kadar devam ettiğini, bu nedenlerle müvekkilinin navlun farlarından oluşan toplam 202.356,08 TL tutarındaki fakurayı davalıya gönderdiğini ancak davalının bu faturaları kabul etmeyerek iade ettiğini, sözleşme31/12/2001 tarihinde kendiliğinden fesholunmasına rağmen fiilen çalışmalar devam etmiştir. Borçlar Kanunu ve hakkaniyet mucibince, fiilen çalışmalar devam etmişse, sözleşme zımnen yenilenmiş sayılır. Bu durum yapılan reel çalışmaların inkarına ve ödenmemesine kanunen mazeret teşkil edilmeyeceğini, iyi niyet ölçütü ile de bağdaşmayacağını, Bursa 8. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında ilamsız icra takibine konu yapıldığını, davalı icra takibine de itiraz ederek takibin durmasını sağladığını, davalarının kabulünü, fazlaya ilişkin tüm talep ve dava haklarının mahfuz kalarak, icra takibine konu ettikleri toplam 203.097,53 TL tutarındaki alacaklarının hükmolunmasını, kötü niyetli itiraz sebebiyle yüzde kırktan aşağı olmamak üzere lehlerinize ve davalı aleyhine tazminata hükmedilmesini, tüm yargısal harcamalar ile avukatlık ücretinin de karşı yana tahmilini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili tarafından 14/02/2014 havale tarihli dilekçe ile davayı tamamen ıslah ederek taraflar arasındaki sözleşmenin davalı tarafından haksız feshi sebebiyle, davacı şirketin uğradığı zararlar ile yoksun kalınan karın davacı şirketin ticari defterler üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi kapsamında tespiti ile davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekiline talep ettiği alacak miktarının kalem kalem açıklattırılması amacıyla 10/03/2014 tarihli celsede süre verilerek davacı vekili tarafından sunulan 24/03/2014 tarihli dilekçede özetle: Sözleşmenin haksız feshi sebebiyle işçilik tazminat ödemeleri bakımından 5.000 TL, deponun uzunca süre kullanılmaması boş kalması sebebiyle 5.000 TL, yoksun kalınan kar sebebiyle 90.000 TL talepte bulunduğunu belirtmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle: 12 Haziran tarihli sözleşmenin yazılı olarak uzatılmayıp sona erdiğini, bu tarihten sonra tarafların yapılacak işleri ve fiyatlarını sürekli olarak sözlü mutabakatlarla belirlediğini, bu durumun 2010-2011 yılları sonrası kesilen hizmet faturalardan anlaşıldığını, davalının, taraflar aralarındaki sözlü mutabata uygun kesilip gönderilen faturaları gecikmeksizin ödediğini ve davacıya borcu olmadığını, dava konusu edilen faturaların ise hiçbir dayanağı olmadığını, bu faturaların düzenlenmesini haklı kılacak yazılı veya sözlü anlaşma bulunmadığını, sözleşmenin zımnen devam ettiği yönündeki davacı iddiasının doğru kabul edilse bile davaya konu faturaların düzenlenmesinin iyne de haklı olmadığını ve bu faturalardaki borçlarının doğduğunun kabul edilemeyeceğini, davanın itirazın iptali davası olmadığını ve icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini, mahkeme aksi kanaatte olması davacı aleyhine %20 'den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini ve davanınn reddin talep etmiştir. DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, cevaba cevap dilekçesi, ikinci cevap, yazılı beyanlar, Noter ihtarnameleri, faturalar, sözleşme, tarafların ticari defter ve kayıtları, teknik bilirkişi incelemesi, Bursa 8. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyası, faturalar, bilirkişi raporları, Mılk-Run Uygulması Taşıma Sözleşmesi, ihtarname, yazılan müzekkere cevapları. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ: Dava, taraflar arasında 12/06/2001 ile 31/12/2002 tarihli Milk -Run Uygulaması Taşıma Sözleşmesinin feshi sebebiyle davacının uğradığı maddi zarar ve yoksun kalınan kar alacağına ilişkindir. Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmıştır. Davacıya ait ticari defterler üzerinde inceleme yapılmak amacıyla 13/12/2013 tarihinde keşif yapılmış ve bilirkişilere yerinde inceleme yetkisi verilerek bilirkişilere tarafından düzenlenen 03/02/2014 tarihli raporda özetle: Davacı ile davalı arasında yazlı sözleşmenin 31/12/2002 tarihinde sona erdiği, yazılı sözleşmenin hükümlerinin bu tarihten sonra uygulanan içeriği ile taraflar arasında yeni bir sözleşme ilişkisi şeklinde uygulanmaya devam edildiği, her somut taşıma ve 2002 yılı sonrası her yıl için ücret belirlenirken ayrıca anlaşma yapılmadığı sürece bu sözleşme gereği artışların yapıldığının kabul edilmesi gerektiğini, 2011 yılında 2010 yılına göre ücret artışı yapılmamış olmasının taraflarca varılan anlaşma gereği olduğu, bundan sonra 2011 yılı bitince geri dönük ücret artışı yapılamayacağı, yine sözleşme gereği ekstra masraf talepleri için fazladan ücretlerin davalıya yansıtılmasının kararlaştırıldığı, ancak dava konusu üç faturanında bu sebepten kaynaklandığının davacı yanca ispatlanması gerektiği, davacının sözleşmeye dayanmayan ve haklılığı için taraflar arası ortaya konulamayan bir şekilde bedel farkı faturasının tazmininde haksız olduğunu, davacı lehine icra inkar tazminatı veya davalı lehine kötüniyet tazminatının mahkemenin takdirinde olduğu mütalaa edilmiştir. Davacı tarafın davanın tamamen ıslahı üzerinde dosyanın bilirkişi incelemesi yapılmak amacıyla talimat mahkemesine gönderildiği ve talimat yoluyla aldırılan bilirkişi heyetinin 21/10/2014 tarihli raporunda " Taraflar arasındaki sözleşmenin belirsiz süreli akit olup, davalıca uygun bir feshi ihbar süresine riayet etmek koşuluyla olağan fesihle sona erdirebileceği, davalının fesih beyanında belirtildiği 21 günlük sürenin olağan fesih için uygun bir ihbar süresi olarak görülemeyeceğini, böyle bir sözleşme ilişkisinin olağan fesihle sona erdirilebilmesi için karşı tarafa asgari 6 ay mehil tanınması, davacının 12/03/2012 tarihinden itibaren 20 gün+5 ay süreyle davalı için çalışmaya devam etmesi halinde elde edeceği net karı müspet zarar olarak davalıdan talep edebileceği, davacının anılan sürede davalıdan elde etmesi muhtemel cirodan kendi edimini ifa etmek için yapması gereken masrafların çıkartılması suretiyle hesaplanabileceği ayrıca davacının davalıya olan edimini yerine getirme zorunluluğnudan erken kurtulmuş olmakla elde ettiği veya elde etmesi imkan dahilinde olmasına rağmen elde etmeyi ihmal ettiği ek menfaatler varsa bu menfaatlerin de tazminat miktarından indirilmesi gerektiğini, davacının işten çıkardığı işçilere yaptığını iddia ettiği kıdem tazminatı ödemelerinin ise müspet zarar kapsamında görülemeyeceği ve davalıca tazmin edilmesinin istenemeyeceği ..." mütalaa edilmiştir. Bilirkişi raporundaki eksik belgelerin ve ticari kayıtların celbinden sonra dosya önceki bilirkişilere tevdii için talimat mahkemesine gönderilmiş ve talimat yoluyla aldırılan 11/09/2015 tarihli ek bilirkişi raporunda: "... Eksik kalan feshi ihbar süresi olarak bilirkişi kök raporunda belirtilen '5 ay+20 gün' ifadesinin maddi hata içerdiği ve bu ifadenin (13/03/2012-20/08/2012 arasını belirtmek üzere) '161 gün' olarak düzeltilmesi gerektiği, bilirkişi kök raporunda belirtilen diğer kanaatlerin halen muhafaza edildiği, davacı şirketin taraflar arasındaki belirsiz süreli 'Milk-Run Uygulaması Taşıma Sözleşmesi' ilişkisinin uygun feshi ihbar süresi gözetilmeden feshedilmesi nedeniyle davalı şirketten isteyebileceği tazminat (müspet zarar) miktarının 79.807,38 TL olarak belirlenebildiği ..." mütalaa edilmiştir. Tarafların ek bilirkişi raporuna karşı itirazları doğrultusunda önceki bilirkişilere tevdi edilmek amacıyla talimat yazılmış ve 13/07/2016 tarihli 2. Ek Bilirkişi Raporunda: "... Kök raporunda ve 1. Ek raporunda belirtilen kanaatlerde herhangi bir değişiklik bulunmadığı ...." belirtilmiştir. Dosya tarafların 2. Ek bilirkişi raporuna itirazlar üzerine başka bir bilirkişi heyetinden rapor almak amacıyla talimat mahkemesine gönderilmiş talimat yoluyla aldırılan bilirkişi heyetinin raporunda özetle: Taraflar arasındaki sözleşmenin yazılı şekle bağlı olmadan uzayabileceği şeklindeki önceki heyete katıldıklarını, davacının tazminat hakkı kabul edilirse önceki raporda kazanç kaybı istenebilecek uygun fesih süresinin 6 ay olacağını, davalı tarafından verilen sürede düşünüldüğünde önceki bilirkişi raporunda belirtildiği gibi davacının 161 gün için 79.807,38 TL olarak müspet zarar talep edebileceğini, davacının bunun dışında işçilere ödediği kıdem tazminatını davalıdan talep edemeyeceğini, taraflar arasında yapılan ilk sözleşme incelendiğinde bunun taşıtan davalı yönünden borç içermeyen taşıtma yükümlülüğü yüklemeyen bir çerçeve sözleşme olduğunu bu itibarla davacının kazanç kaybı şeklindeki zararlardan sorumlu tutulmayacağı kanaatinde olduğunu mütalaa emişlerdir. O halde toplanan delillerden somut olayda, taraflar arasında 12/06/2001 ile 31/12/2002 tarihli Milk -Run Uygulaması Taşıma Sözleşmesinin yapıldığı, bu sözleşmenin sona ereceği belirtilen 31/12/2002 tarihinden itibaren taraflar arasındaki ticari ilişkinin ve sözleşmenin aynı şekilde devam ettiği ve davalının 20/02/2012 tarihli ihtar ile 12/03/2012 tarihi itibariyle sözleşmenin fesh edildiği anlaşılmaktadır. Davalı tarafından sözleşmenin süresinin uzatılması için yazılı yapılması gerektiği savunulmuş ise de taraflar arasındaki sözleşmede, bu sözleşmenin uzatılabileceği ve uzatılması için yazılı yapılmasının öngörülmediği gibi sözleşmenin konusu itibariyle resmi ve yazılı şekilde yapılması gereken sözleşmelerden olmadığından ve aralarındaki ticari ilişkinin aynı şekilde 12/03/2012 yılına kadar devam ettiği anlaşılmakla sözleşmenin uzatıldığı ve belirsiz süreli olarak zımnen tarafların kabul ettiği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla belirsiz süreli sözleşmede davalı tarafın feshinde uygun bir mehil ihbarında bulunması gerekli olup bilirkişi heyetinin 21/10/2014 tarihli kök rapor ve alınan ek raporlarının olaya ve dosya kapsamına uygun olduğundan itibar edilerek aralarındaki anlaşmanın niteliği, iş hacmi, 2001 yılından itibaren uzun süreli ticari ilişki kapsamında 6 aylık davalının davacı tarafa fesih için uygun mehil vermesi zorunlu olup ve bu kapsamda davacının davalı şirketten isteyebileceği tazminatın 79.807,38 TL olduğu anlaşılmakla bu miktar yönünden ıslah talepli davanın kısmen kabulune, davacının işçilere ödediği tazminatın sözleşme kapsamında davacının sorumlu olmadığı, davacının müspet zararları arasında olmadığından bu miktar yönünden ispat edilemeyen davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davacının ıslah talepli davasının kısmen kabul kısmen reddine, 79.807,38 TL alacağın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, 2-Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 5.451,64 TL karar harcından, peşin olarak alınan 3016 TL harcının mahsubu ile bakiye 2435,64TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydedilmesine, 3-Davacı tarafından yapılan aşağıda dökümü yazılı 4.110 TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre hesaplanan 3280,08 TL yargılama gideri ile peşin olarak alınan 3016, TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı vekilinin davayı tamamen ıslah sebebiyle o ana kadar yapılan bilirkişi incelemesi için yapılan 1051,06 TL yargılama giderlerin geçersizliği sebebiyle davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davacının yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T göre 9.128,81 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalının yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T göre 2.423,11 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-HMK' nın 333. Maddesine göre kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden itibaren ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 15/02/2018 Katip ¸E-imzalıdır. Hakim ¸E-imzalıdır.

Atıf: Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2012/431, K. 2018/210, T. 15.02.2018, www.arakarar.com/karar/bursa-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2012-431-e-2018-210-k-90ed5f86bbb0