İlk Derece Mahkemesi · Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/788 E. 2025/403 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/788
- Karar No
- 2025/403
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/ KARAR NO : 2025/ HAKİM KATİP : DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/08/2024 KARAR TARİHİ : 08/04/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 02/05/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının davalıdan cari hesap ve kur farkı alacağının tahsili için davalı aleyhine yürütülen ... 4. Genel İcra Dairesinin 2024/... esas sayılı dosyası ile icra takibinde bulundukları, davalının itirazı ile takibin durduğunu belirterek davalının itirazının iptali ile takibin devamına, % 20 den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesini, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin karşı tarafa yükletilmesini talep etmektedir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya taraf, davaya konu faturalarda belirtilen ürünlerin davalı tarafa satıldığını, fakat fatura bedellerinin ödenmediğini iddia ettiğini, faturaya konu ürünler davalı şirkete teslim edilmediği gibi, davacı ile davalı şirket arasında bu ürünlerin alındığına ilişkin yazılı herhangi bir sözleşme veya belge de bulunmadığını, davacı, davaya konu fatura veya mal hizmetini davalıya verdiğini yazılı belgelerle kanıtlaması gerektiğini, davacı tarafça dosyaya bu yönde herhangi bir belge sunulmadığını, davacı tarafça talep edilen alacağın hiçbir yasal dayanağı olmadığından davanın reddi gerektiğini savunmaktadır. HUKUKİ DELİLLER: ... 4. Genel İcra Dairesinin 2024/... esas sayılı dosyasının ... üzerinden celp edildiği, tarafların ticari defter, belge ve kayıtlarının incelenmesi adına defter inceleme günü verilmek suretiyle SMM bilirkişi marifetiyle rapor aldırıldığı görüldü. Mali müşavir bilirkişinin 12/03/2025 tarihli raporunda özetle: "1-Taraflara ait ticari defterlerinin e-defter olduğu, açılış ve kapanış onay beratlarının 13/12/2011 tarihli ve sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Elektronik Defter Genel Tebliğinde belirtilen usul ve esaslar dahilinde, T.T.K. nun 69 ile 213 sayılı V.U.K. nun 220 ve 222 nci maddelerinde öngörülmüş hükümlere uygun olarak yaptırılmış olduğu, Defterlerin kayıtlama sistemi olarak Tek Düzen Muhasebe Sistemi Uygulama genel tebliğine ve Muhasebe İlke ve kurallarına riayet edildiği görülmüştür. 2-Taraflar arasındaki akdî ilişkinin yabancı para cinsinden olduğu, 3-Taraflar arasındaki ticari ilişkide ödemelerin TL cinsinden yapıldığı, 4-Taraflar arasındaki ticari ilişkide çek ile ödeme yapıldığı, 5-Taraflar arasındaki ticari ilişkiye göre kur farkı ödenmesi hususunda aralarında bir sözleşme olmadığı, 6-Taraflar arasında kur farkı ödemesine ilişkin fiili bir uygulamanın ya da fatura bedellerinin ödemesinin USD veya başka bir yabancı para birimi cinsinden yapılması yönünde mutad bir uygulamanın bulunmadığı, bu yönde ticari teamül oluşmadığı, 7-Davalı tarafından USD para birimi ile TL para biriminin birlikte düzenlenen faturalar ile ilgili olarak TL para birimi üzerinden ödeme yapılması halinde ödemelerin ödeme tarihindeki ... ... USD satış kuru üzerinden yapılmadığı, ödemenin ödeme tarihindeki ... ... USD satış kuru bedelinden düşük olduğu, 8-Kur farkına ilişkin sözleşmenin bulunmadığı, kur farkına ilişkin taraflar arasında teamülün oluşmadığı, taraflar arasında yabancı para birimine endeksli faturalar düzenlendiği ve bir ticari ilişkinin varlığının mevcut olduğu, davacının kur farkına ilişkin 558.675,33 TL alacağının olduğu ve kur farkının fatura veya faturalardan kaynaklanmadığı, 31.10.2022 tarihli nolu faturaya istinaden alınan çeklerden kaynaklandığı tespit edilmiştir. 9-Davacı ile davalının bakiye borç ve alacakta mutabık oldukları, davacının davalıya düzenlediği Kur Farkı faturasının davalı kayıtlarında mevcut olduğu, davalının davacıya düzenlediği Kur Farkı faturasına karşılık düzenlediği İade faturasının davacı defterlerinde mevcut olduğu görülmüştür. 10-Davacı davalıdan 01.06.2024 tarihi itibari ile 265.013,72 TL cari alacaklı olduğu" hususlarının tespit edildiği bildirilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, kur farkı nedeniyle düzenlenen faturaya dayalı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafından davalı aleyhine ... 4.Genel İcra Müdürlüğünün 2024/ esas sayılı ile 1.135.906,89 TL üzerinden icra takibi başlattığı, takipte borcun sebebi olarak, "Taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklanan kur farkı alacağı ve nolu fatura 1.135.906,89 TL"şeklinde belirtildiği, davalı tarafından takibe süresinde itiraz edildiği, bu kez davacı tarafça eldeki davanın açıldığı, dava dilekçesinde ise, "Davalı şirket, taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklanan kur farkı borcunu ve bu borca ilişkin olarak düzenlenen nolu fatura bedelini ödememiştir." şeklinde beyanda bulunulduğu görülmüştür. Takibe dayanak 15/01/2024 tarihli nolu faturada, mal hizmet adı olarak "Kur Farkı %8" olarak gösterildiği ve faturanın açıklama kısmında ise, " numaralı faturanın 15/01/2024 tarihine kadar hesaplanmış kur farkıdır" şeklinde belirtildiği görülmüştür. Bu haliyle gerek takibe dayanak faturadaki açıklama gerek, takipteki borcun sebebindeki açıklama gerekse dava dilekçesindeki beyan dikkate alındığında davacının talebi sadece kur farkına ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Davalı, taraflar arasında kur farklarının ödenmesine ilişkin bir yazılı veya sözlü anlaşma olmadığını, davacının talebinin yasal dayanağının bulunmadığı savunmuştur. Kur farkı talep edilebilmesi için, kur farkı uygulamasına dair bir yazılı bir sözleşme veya taraflar arasında bu yönde oluşmuş bir teamülün bulunması gerekmektedir. Düzenlenen raporda ise, taraflar arasında numaralı temel fatura bulunduğu, anılan fatura içeriğinin 136.080,00 USD olarak döviz bazlı düzenlendiği, bu haliyle taraflar arasındaki akdî ilişkinin yabancı para cinsinden olduğu, ancak ödemlerin ödemelerin TL cinsinden yapıldığı, taraflar arasındaki ticari ilişkiye göre kur farkı ödenmesi hususunda aralarında bir sözleşme olmadığı, taraflar arasında kur farkı ödemesine ilişkin fiili bir uygulamanın ya da fatura bedellerinin ödemesinin USD para birimi veya herhangi bir döviz cinsinden yapılması yönünde mutad bir uygulamanın bulunmadığı gibi taraflar arasındaki ticari ilişkide çek ile ödeme yapıldığı anlaşılmıştır. Çek bir ödeme vasıtası olup, döviz üzerinden düzenlenmesi mümkün olduğu gibi, bedel hanesinin verildiği andaki döviz satış kuru üzerinden hesap edilerek Türk Lirası üzerinden de doldurulması mümkündür. Eldeki davada, taraflar arasında kur farkı uygulamasına dair bir yazılı bir sözleşme veya taraflar arasında bu yönde oluşmuş bir teamülün bulunmadığı gibi ödemeyi Türk Lirası üzerinden düzenlenmiş çek olarak kabul eden davacının, bu aşamadan sonra kur farkı isteyemeyeceği anlaşıldığından davacının davasının reddine karar vermek gerekmiştir. Nitekim ...'ın istikrar kazanmış uygulamaları da bu yöndedir. (Bkz. ... 11.HD. 18/01/2023T, 2021/E., 2023/K; ... 19. HD. 19.03.2019T, 2017/ E., 2019/K; ... 19. HD, 09.05.2019T, 2018/E., 2019/K; ... 19. HD, 10.3.2016T, 2015/E, 2016/K,ilamları) Diğer taraftan, davacının kötü niyetli takip yaptığına dair dosyada herhangi bir delil bulunmadığından davacının kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ; 1-Davacının davasının REDDİNE, 2-Davalının kötü niyet tazminatı taleplerinin REDDİNE, 3-Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 615,40-TL harcın 13.718,92-TL peşin harçtan mahsubu ile fazla alınan 13.103,52-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT hükümlerine göre hesaplanan 171.026,96 - TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-HMK madde 333 gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 8-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından ödenen 3.600,00-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 9-Gerekçeli kararın talep halinde taraflara tebliği ile tebliğ giderinin eksik olması halinde giderin talepte bulunandan alınmasına, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize iletilecek bir dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesi ... olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/04/2025 Katip e-imzalıdır Hakim e-imzalıdır