İlk Derece Mahkemesi · Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/710 E. 2024/1282 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/710
- Karar No
- 2024/1282
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/ KARAR NO : 2024/ HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALILAR:1- 2- VEKİLİ : Av. DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 05/072024 KARAR TARİHİ : 05/12/2024 KARAR YAZMA TARİHİ: 10/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, İDDİA VE SAVUNMA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili, davalılarla " .../..." adresi için aralarında yapmış oldukları 28.02.2023 tarihli inşaat ve tadilat sözleşmesi bulunduğunu, davalıların talepleri üzerine 11.08.2023, 06.09.2023 ve 14.11.2023 tarihli 3 ek sözleşmeyle de anlaşıldığını, ayrıca ... kayıtlarından da anlaşılacağı üzerine 01.02.2024 tarihinde "İlave İşler" için de anlaşmaya varıldığını, Müvekkili firma, davalılarla gerçekleştirdiği anlaşma doğrultusunda kendi edimlerini gerçekleştirdiklerini, davalıların bakiye borcu ödemediklerini, Toplamda tüm tadilat süreci için 930.800 TL için anlaşılmasına rağmen davalılar 663.447-TL ödeme gerçekleştirdiğini, bakiye borç olan alacağının tahsili amacıyla davalılar aleyhine ... 5. Genel İcra Müdürlüğünün 2024/... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak davalıların, haksız ve kötüniyetli olarak borca itiraz ettiklerini, itiraz neticesine takibin durduğunu, haksız ve kötüniyetli itirazın iptalini ve takibin devamını sağlamak amacıyla işbu davanın açılması zorunluluğu doğduğunu, arabuluculuk görüşmelerinden sonuç alınmadığını, beyanla davanın kabulünü talep etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; görev itirazında bulunduklarını, davacı eksik ve ayıplı teslimde bulunduğunu, taraflar arasında yapılan sözleşmeden doğan tüm borcun ödendiğini, işbu davaya konu borcun mevcut olmadığını, müvekkili ile davacı taraf evin yenilenme konusunda anlaşıldığını, taraflar arasında belirlenen toplam tutar 387.300,00 tl olduğunu, bu anlaşmanın, taraflarca yapılan sözleşme ile kabul edildiğini ve onaylandığını, anlaşılan tarih 2023 yılının şubat ayı olmakla birlikte müvekkili ödemelerini düzenli olarak gerçekleştirdiğini, davacı taraf işe sözleşme konusu tarihten daha sonra başladığını, devamlılık gösteremediğini ve edimini özen yükümlülüğüne aykırı ve eksik olarak teslim ettiğini, tadilat işlemi belirtilen tarihten çok daha sonrası olan eylül ayında başladığını, evin onarımı esnasında evde oluşan zararlar neticesinde müvekkili maddi zarara uğradığını, birçok yeri yeniden yaptırması gerektiğini, müvekkillerinin ödemeleri eksiksiz olarak tamamladığını, zaman zaman çıkarılan ek ödemeleri de mutabık kalarak gerçekleştirdiğini, müvekkilinin davacı tarafa herhangi bir borçlarının bulunmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir. KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME : Eldeki dava İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasıdır.Mahkememiz yargılaması sırasında davalı tarafın tacir olup olmadığının tespiti açısından ilgili yerlere müzekkereler yazılmış olup, gelen yazı cevaplarında davalı ...'ın ikinci sınıf tüccar olduğu, davalı ...'ın ise potansiyel mükellef olduğu anlaşılmıştır.Bilindiği üzere 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde mutlak ticari davalar: [(1) Her iki tarafında ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları (Ek ibare: 26/06/2012-6335 S.K./1. m.) ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın;a) Bu Kanunda,b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969. maddelerinde,c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580. maddelerinde,d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta,e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava (Ek ibare: 26/06/2012 - 6335 s. K. 1. m.) ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır] şeklinde düzenlenmiştir. Bunun yanında, TTK'nın 21. maddesi gereğince her iki tarafın tacir olması ve tarafların ticari işletmesi ile ilgili olan davalar, taraflardan birinin ticari işletmesiyle ilgili olması kaydıyla Borçlar Kanununun havale hakkındaki 457 - 462 ve vedia hakkındaki 463 - 482. maddelerinde düzenlenen hususlardan doğan nispî nitelikteki ticari davalar yönünden de ticaret mahkemesi görevlidir. Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde, bu Kanundan doğan hukuk "davalarının" ticari dava sayıldığı, aynı Kanunun 5. maddesinin ikinci fıkrasında, bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan "davalara", ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir. O halde somut olayda yukarıdaki açıklamalar ışığında, davanın mutlak ticari davalardan olmadığı, mahkememizce davalıların tacir olup olmadığının tespiti açısından ilgili yerlere müzekkereler yazıldığı, gelen yazı cevaplarında davalı ...'ın ikinci sınıf tüccar olduğu, davalı ...'ın ise potansiyel mükellef olması, nedeniyle davanın nispi ticari dava da olmadığı anlaşılmakla mahkememizin görevsizliğine ve HMK 114 ve 115/2 maddesi gereğince davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, dosyanın görevli ve yetkili ... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine dair karar verilmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın görev, dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğuna, 2-HMKnun 20 maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde talep halinde dosyanın ... Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, talep olmadığı takdirde dosya üzerinden davanın açılmamış sayılmasına dair karar verilmesine, 3-HMK'nın 331. Maddesine göre yargılamanın görevli mahkemede devam etmesi halinde yargılama giderlerin görevli ... Asliye Hukuk Mahkemesince taktirine, yargılamanın görevli mahkeme de devam etmediği taktirde talep üzerine mahkememizce dosya üzerinden yargılama giderlerinin tespiti ve hükmedilmesine, Dair, davacı vekilinin ve davalılar vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı 05/12/2024 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır