İlk Derece Mahkemesi · Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/1160 E. 2025/669 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1160
- Karar No
- 2025/669
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/ KARAR NO : 2025/ HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLLERİ : Av. Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 13/11/2024 KARAR TARİHİ : 24/06/2025 KARAR YAZMA TARİHİ: 24/06/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 19/09/2024 tarihinde, sürücü ... idaresindeki ... plakalı araç ile ... ilçesi ... Caddesine çıkarken caddede seyir halinde olan müvekkili davacı sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı araca çarpması suretiyle suretiyle meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin ciddi şekilde yaralandığını ve malul kaldığını, kaza sonrasında tanzim edilen kaza tespit tutanağından, davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı ... plakalı araç sürücüsü tali yoldan ana yola geçerken 2918 sayılı KTK nda düzenlenen geçiş üstünlüğüne sahip araca geçiş hakkı vermemek kurallarına uymadığından kazaya tam kusuru ile neden olduğunu, kusur durumu yargılama safahatında alınacak bilirkişi incelemesiyle netlik kazanacağını, söz konusu trafik kazasına ilişkin müvekkilininin şikayetçi olması üzerine ... Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma yapıldığını, Sürücünün kusuru sonucu oluşan bu olay neticesinde müvekkilinin ilk müdahalesi ve tedavisi ... ... Devlet Hastanesi'nde olduğunu, Kaza tespit tutanağında da belirtildiği üzere ... plakalı aracın anlaşıldığını, sigorta şirketinin zararı karşılamadığını, arabuluculuk görüşmelerinin sonuçsuz kaldığını, beyanla davanın kabulünü talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ: Davacı vekili ortamından sunduğu dilekçesi ile davadan feragat ettiklerine ilişkin dilekçe sunduğu görüldü. Davalı vekili ortamından sunduğu dilekçesi ile yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri olmaksızın davacının feragatini kabul ettiklerini beyan ettiği dilekçe sunduğu görüldü. 6100 sayılı HMK'nın 307, 309, 310, 311. Maddelerine göre "Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir.Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır.Feragat ve kabul, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. İrade bozukluğu hâllerinde, feragat ve kabulün iptali istenebilir." davacının dilekçesinin yasaya uygun olarak feragat beyanı olduğu ve tek taraflı davayı sona erdiren taraf işlemi niteliğinde bulunduğundan mahkemeye ulaştığında hukuki sonuç doğurmaktadır. Feragat hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceğinden dilekçeler aşamasında beyanda bulunduğu anlaşılmakla davanın feragat nedeniyle reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.Son olarak ise, ... 4. Hukuk Dairesinin 09/09/2024 tarih ve 2022/ esas, 2024/ karar sayılı ilamında: "Tahkimin veya başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının zorunlu kılındığı durumlarda arabuluculuğa başvuru dava şartı olarak uygulanmayacaktır. Bölge Adliye Mahkemesince, davalı tarafın davada haksız olduğu dolayısıyla zorunlu arabuluculuk masraflarından davalının sorumlu olacağı gerekçesiyle arabuluculuk giderlerinin davalıdan tahsiline şeklinde hüküm kurulmuş ise de yukarıda açıklandığı üzere, trafik kazası sonucu davacının tazminat taleplerini öncelikle sigortacıya ilettiği, bu haliyle dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartının yerine getirildiği, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasına göre artık zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanamayacağı bu itibarla yargılama gideri olarak arabuluculuk masraflarının davalıya yükletilemeyeceği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. " şeklinde olup, bu haliyle dava öncesi davalı sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirilmiş olması karşısında ayrıca zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerekmediği halde davacı yanca arabuluculuğa başvurulmuş olmasından dolayı ortaya çıkan ücretin davalıya yüklenmesi mümkün bulunmadığı vurgulanmıştır. Eldeki davada davacı tarafça KTK 97. Maddesi gereğince sigorta şirketine yazılı başvuru yapmış olması sebebiyle artık davanın zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığının kabulü gerektiğinden zorunlu arabuluculuk giderinin davacıya yükletilmesi karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın feragat nedeniyle REDDİNE, 2-Harçlar Kanunun 22. Maddesi gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu kararcından peşin alınan 427,60 TL'nin mahsubu ile eksik yatan 187,80TL'nin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Karar kesinleştiğinde taraflarca yatıralan avansın kullanılmayan kısmının HMK 333.md.uyarınca yatıranlarına iadesine, 5-Arabuluculuk Ücret Tarifesi kapsamında .. Hazinesinden karşılanan arabuluculuk ücreti olan 3.600,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, 6-Davalı vekilinin yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, Dair; kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde ... açık olmak üzere karar verildi. 24/06/2025 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır