İlk Derece Mahkemesi · Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/1040 E. 2025/1100 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1040
- Karar No
- 2025/1100
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/ KARAR NO : 2025/ HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/10/2024 KARAR TARİHİ : 16/10/2025 G. KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 03/11/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin maliki olduğu ... plakalı araç ile davalı sigorta şirketi bünyesinde ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plaka sayılı araç arasında 08.02.2024 tarihinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, Kusuruyla kaza oluşumuna sebebiyet veren araç, şirket nezdinde ... poliçe numarası ile Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ile teminat altına alındığını, kaza neticesinde müvekkilinin aracında meydana gelen hasarın karşılanması amacıyla, davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığını, Şirket tarafından alınan eksper raporu doğrultusunda hasar tespiti yapıldığını, eksper raporunda maliyetin düşürülmesi ve sigorta şirketi lehine haksız kazanç sağlamak amacıyla yapılan belirlemeler neticesinde, müvekkilinin aracında meydana gelen gerçek zarar karşılanmdığını, eksik ödeme yapıldığını, dava konusu trafik kazası sonucunda müvekkilinin aracında meydana gelen gerçek hasar miktarı çok daha yüksek olduğunu, bakiye hasar bedelinin karşılanması amacıyla sigorta şirketine yeniden başvuru yapıldığını, herhangi bir ödeme yapılmadığını beyanla davanın kabulünü talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; değer kaybı tazminatı ve araç hasar bedelinin tam ve eksiksiz şekilde ödendiğini, davacının aracındaki değer kaybı eksper raporu ile belirlendiğini bu nedenle davacının davayı kısmi alacak olarak açmasında hukuki yarar bulunmadığını, Müvekkili Şirket tarafından maddi hasar 08.04.2024 tarihinde 21.534,55 TL ve 05.04.2024 tarihinde 57.180 TL olarak tamamiyle karşılandığını, müvekkili şirketin sorumluluğunun kalmadığını, faize ilişkin itirazlarının olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizde açılan işbu dava Davacı ...'a ait ... plakalı araç ile davalı ... Sigorta A.Ş. Tarafından aralarında ZMMS bulunan ... plakalı araç arasında 08.02.2024 tarihinde gerçekleşen kaza neticesinde davacının aracında meydana gelen gerçek zarar ile davalı sigorta şirketi tarafından yapılan zarar ödemesi arasındaki bakiye hasar bedeli olarak şimdilik 50 TL bedelin kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tarafına ödenmesi talebine ilişkindir. Kusur durumunun ve alacağın varlığının tespiti amacıyla dosya adli trafik uzmanı ve makine mühendisinden oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilerek rapor tanzim edilmiştir. Düzenlenen 03/03/2025 tarihli raporda "... Plaka Sayılı Kamyonet Si ...'un: Karayolları Trafik Kanunu'nun (53/b-5), (57/a), Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin K.T.Y.'nin (102/b-7), (109/b-8) ve (157/a-6, 8) maddeleri ile, yine aynı kanunun " Trafik Kazalarında Sürücü Kusurlarının Tespiti ve Asli Kusur Sayılan Haller " başlıklı (84/f) " Doğrultu Değiştirme Manevralarını Yanlış Yapma " ve (84/h) " Kavşaklarda Geçiş Önceliğine Uymama " maddesini ihlal ettiğinden %100 oranında kusurlu olduğu, ... Plaka Sayılı Otomobil Sürücüsü Davacı ...'ın, Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin herhangi bir maddesini ihlal etmediğinden (yüzde sıfır) oranında kusursuz olduğu, Dava konusu Plaka No: ..., Markası ve Tipi: ... KAPI, Model Yılı: 2005, Şase Numarası: ..., Cinsi: Hususi Otomobil, Sahibi: ... olan Otomobilin Hasar Tarihi olan 08.02.2024 hasar tarihi itibariyle, davacının aracında oluşan hasar durumu ve eksper raporuna göre meydana gelen kazada ortaya çıkan hasar miktarının davalının ödeme iddiası karşısında bakiye hasarın bulunduğu, Toplam Hasar Bedeli KDV Dahil 95.914,96 TL, Ödenen Hasar Bedelinin 53.714,55 TL olduğu ve talep edilebilecek bakiye hasar bedelinin, 42.200,41 TL olduğu tespit edilmiştir. ... 4. Genel İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, alacaklı ... tarafından borçlu ... Sigorta Anonim Şirketi aleyhine 55.874,37-TL toplam alacağın tahsili amacıyla takip başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, borçlunun borca ve ferilerine itiraz ettiği, işbu davanın süresinde açıldığı anlaşılmıştır.Dava gerçekleşen trafik kazası neticesinde araç hasarının giderilmesinden kaynaklı bakiye hasar tazminatına ilişkindir. Dava konusu araçta meydana gelen hasarın tespiti için dosya bilirkişiye tevdi edilmiş olup, düzenlenen 03/03/2025 tarihli bilirkişi raporunda davacının meydana gelen trafik kazasında kusursuz olduğu, aracında 95.914,96 TL olduğu rapor edilmiştir. Bilirkişi raporunda trafik kazasının gerçekleştiği yerin fotoğraflı değerlendirmesi, krokisi ve tespit tutanağı değerlendirilmiş, tespit edilen kusur durumu ile ... tarafından tespit edilen kusur arasında da bir çelişki olmadığı anlaşılmakla bilirkişi tarafından tespit edilen kusur durumuna itibar etmek gerekmiştir. Hasar bedelinin değerlendirilmesinde ise aracın hasarlı fotoğrafları, yapılan işlemler ve değişen parçaların ayrı ayrı değerlendirilmiş olması sebebi ile rapora itibar etmek gerekmiştir. Bilirkişi raporuna göre araçta tespit edilen hasar bedeli 95.914,96 TL olmasına karşında davalı şirket tarafından yapılan ödemeler toplamının 78.714,55 TL olduğu anlaşılmakla, aradaki farkın tamirat işlemi yapılırken orijinal parça kullanılmaması ve tamiratın gereği gibi yapılmamasından kaynaklı olduğu değerlendirilmiş, her ne kadar kısa kararda 17.150,41 TL bakiye değer kaybı olarak belirtilmiş ise de, kısa kararda yazı ve hesap hatası olduğu anlaşılmış olup, davacının dava dilekçesindeki talebinin bakiye hasar bedeline yönelik olduğu ve toplam hasardan davalı tarafça yapılan ödeme miktarı düşüldüğünde bakiye bedelin 17.200,41 TL olduğu anlaşılmakla (kısa kararda sehven 17.150,41 olarak yazıldığı anlaşılmış), bu yazı ve hesap hatasının gerekçede düzeltilmesi ile davacının sigortaya başvuru tarihinin 07/06/2024 tarihili mail ile olduğu ve sigorta şirketinin başvurudan 8 iş günü sonrası olan 20/06/2024 tarihinde temerrüde düştüğü anlaşılmakla, davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.(Arabuluculuk giderinden tarafların sorumluluğu yönünden ise ... 4. Hukuk Dairesinin 2022/15 E, 2024/ K sayılı ilamında ''...Ancak TTK'nın 5/A maddesi ile konusu para alacağına ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava ön şartı olarak düzenlenmişken 26.04.2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesinde yapılan değişiklik ile;" zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta Kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurulabilir." ifadesi ile zorunlu mali sorumluluk sigortasına karşı açılacak davalarda dava açmadan önce sigortacıya yazılı başvuru yapılması ve bu süre içinde hiç cevap verilmemesi veya verilen cevabın zarar görenin talebini karşılamaması halinde yani zarar gören ile sigortacı arasında uyuşmazlık çıkmasından sonra dava açılabileceği düzenlenmiştir. Bu düzenleme ile sigortacıya başvuru bir dava şartı olarak getirilmiştir. Bir başka deyişle Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesi ile trafik kazası sonucu zarar gören kişilerin sigortacıya karşı dava açabilmesi için aralarında bir uyuşmazlık çıkması gerektiği şartı düzenlenmiştir. Buna göre zarar gören öncelikle tazminat taleplerini sigortacıya iletecek ve böylece uyuşmazlığı kendi aralarında çözmeye çalışacaklardır. Bu haliyle zarar görenin dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartı alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olarak önümüze çıkmaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasında "Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz." ifadesi ile dava şartı olarak arabuluculuğun sınırları özel kanunlarda tahkim ve başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurunun zorunlu olması ile çizilmiştir. Bir başka deyişle tahkimin veya başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının zorunlu kılındığı durumlarda arabuluculuğa başvuru dava şartı olarak uygulanmayacaktır.Bölge Adliye Mahkemesince, davalı tarafın davada haksız olduğu dolayısıyla zorunlu arabuluculuk masraflarından davalının sorumlu olacağı gerekçesiyle arabuluculuk giderlerinin davalıdan tahsiline şeklinde hüküm kurulmuş ise de yukarıda açıklandığı üzere, trafik kazası sonucu davacının tazminat taleplerini öncelikle sigortacıya ilettiği, bu haliyle dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartının yerine getirildiği, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasına göre artık zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanamayacağı bu itibarla yargılama gideri olarak arabuluculuk masraflarının davalıya yükletilemeyeceği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir...'' şekli ile belirtildiği üzere trafik kazalarından doğan tazminat davalarında zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanmayacağı, bu sebeple dava kabul edilmiş olsa dahi bu bedelden davalının sorumluluğu olmayacağı gerekçesi ile arabuluculuk ücretinden davacının sorumlu tutulmasıan karar vermek gerekmiştir.) HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile 17.2000,41 TL bakiye hasar bedeli tazminatının davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihi olan 20/06/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Davacının bu dava sebebiyle yaptığı toplam yargılama gideri 6.515,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gereken 1.171,54 TL karar harcından peşin alınan 427,60 TL ve 427,60 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 316,34 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-Peşin harç 427,60 TL ve ıslah harcı 427,60 TL ve 427,60 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 1.282,80 TL'nin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesaplanan 17.200,41 TL vekalet ücretinin davalıdan taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, 6-Arabuluculuk Ücret Tarifesi kapsamında ... Hazinesinden karşılanan arabuluculuk ücreti olan 3.600,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, 7-Taraflarca yatırılan gider avansının bakiye kısmının karar kesinleştiğinde 6100 sayılı HMK'nun 333 maddesi uyarınca taraflara iadesine, Dair 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak veya mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek bir dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesinde ... açık olmak üzere karar verildi. 16/10/2025 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır