İlk Derece Mahkemesi · Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/900 E. 2024/28 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/900
- Karar No
- 2024/28
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ... 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2020/ Esas KARAR NO : 2024/ HAKİM : KATİP : DAVACI : ... SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ- VEKİLİ : Av. DAVALI : ... SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ ... ... ŞUBESİ- VEKİLİ : Av. DAVA İHBAR OLUNAN : ... ... ANONİM ŞİRKETİ - VEKİLLERİ : Av. Av. DAVA : Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 29/12/2020 KARAR TARİHİ : 10/01/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 10/02/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde;"Müvekkil şirkete ait olan ... Plakalı ... Marka CR-V 2016 Model ... Şase Numaralı Otomobil, Davalı ... Otomotivden öncelikle Müvekkil şirket yetkililerine ait diğer firmamız olan ... Nakliyat şirketi adına satın alınmış olup, bu araç, motor arızası nedeni ile defalarca yolda kalmış ve defalarca servise götürülmüştür. Müvekkil şirket yetkilileri, aracın sorununun tespit edilmesi için defalarca servise götürdükleri araç ile ilgili, bir çok servis masrafı yapmışlar, ancak araçta herhangi bir şekilde düzelme olmamıştır. Arızası nedeni ile seyir halinde iken ikaz vererek kendini kilitleyen ve yolda kalan araç, davalı firma tarafından tamir edilemeyince müvekkil şirket yetkilileri tarafından aracın bir yenisi ile değiştirilmesi de talep edilmişse de, bu talepleri de karşılık bulmamıştır. Bu nedenle, aracın o dönemdeki maliki ... Nakliyat adına ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 2018/... D.İş dosyası ile tespit davası açılmış, bu davada 20.11.2019 Tarihli bilirkişi raporu 25.11.2019 Tarihinde tarafımıza tebliğ edilmiştir. ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde tespit davası açıldığı sırada araç maliki ... Nakliyat Eml. Mad. Ve İnş. San. Ve Tic. A.Ş. Olduğu halde, uzunca bir süre bilirkişi raporu düzenlenmediğinden, bu süreçte şirket ihtiyaçları gereği araç, aynı yetkililere ait olan davacı şirkete devredilmiş, bu nedenle her iki davanın davacısı farklı şirketler gibi görünsede, henüz bilirkişi raporu da tebliğ edilmemiş olduğundan aracın hasar durumu tespit edilebilmiş değildi. Bu nedenle müvekkil davacı şirketin, ayıp nedeni ile zararı söz konusu olup, bu zarar devir tarihinden sonra öğrenilmiş ve işbu dava ikame edilmiştir. ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 2018/... D. İş Sayılı dosyasında düzenlenen 20.11.2019 Tarihli Bilirkişi Ek Raporunda, dava konusu aracın "silindir kapağının çatlak olduğu ve yenisi ile - değiştirilmesi - gerektiği, silindir. kapağının çatlak olması, imalat hatasından kaynaklanmadığı, herhangi bir nedenle motorun hararet yapmasından kaynaklanabileceği" yönünde kanaat bildirilmiştir. Her ne kadar bilirkişi ek raporunda bu sorunun imalat hatasından kaynaklanmadığı bildirilmişse de, bu husus tarafımızca kabul edilebilir değildir. Zira bu sorun, yani radyatörün sürekli su eksilterek motor arızası vermesine neden olması, aracın güvenlik nedeni ile kendini kilitlemesi sorunu, araç alındıktan çok kısa bir süre sonra ortaya çıkmıştır. Ürünün alınmasından kısa bir süre sonra ortaya çıkan ayıpların, imalat hatasından kaynaklandığının kabulü gerekeceği de Tüketici Haklarını Koruma Kanunu ve Yargıtay İçtihatları ile de sabittir. Bunun yanı sıra, müvekkil şirketlere ait olan bu araç, zaten otomobil sınıfı binek bir araç olması nedeni ile, gereğinden fazla zorlanarak kullanımdan kaynaklı silindir kapağının kırılması imkansız bir durumdur. Bu sorunun imalattan kaynaklandığının kabulü gerekmektedir. Bu hususta mahkemede aksi kanaat hasıl olacak olur ise dahi, müvekkil şirket, sorunun çıktığı ilk günden beri aracı davalı firmanın yetkili servisine götürmektedir. Bu servis işlemleri mahkemenizce de incelendiğinde görüleceği üzere, 27.01.2018 tarihli iş emrinde, 28.700,35 TL karşılığında silindir kapağı değişim işlemi yapıldığı, bu tutarın müvekkil şirket tarafından davalı firmaya ödendiği görülmektedir. Ancak tespit davasındaki keşif tarihi ise, 30.08.2018'dir. Yani davalı firmanın silindir kapağı değişim işlemi yaptığına dair düzenlediği faturanın üzerinden yaklaşık 8 ay gibi bir süre geçtikten sonra aynı sorunun tekrar ettiği bilirkişi tespit raporundan açıkça anlaşılmaktadır. Yani 27.01.2018 tarihli iş emri ile davalı firma da müvekkile ait aracın ayıbını aslında zımnen kabul etmiş olmuş ve onarım işlei gerçekleştirmiştir. Sorunun tekrar etmesi ise bu ayıbın imalattan kaynaklanan bir ayıp olduğunu ve ayıbın davalı firma tarafından ayıp ihbarında bulunulduğu tarihte giderilmediğinin göstergesidir. Bu nedenle, -kabul anlamına gelmemekle birlikte- mahkemenizde bu sorunun imalat hatasından kaynaklandığı kabul edilmese dahi, ayıbı derhal bildiren müvekkil firmanın aracı hakkında, bildirilen ayıbın giderilmediği ve buna rağmen aracın yenisi ile değiştirilmesi talebi karşılanmadığından, davalı şirket ayıptan kaynaklanan menfi ve müspet tüm zarardan sorumludur. Söz konusu davanın taraflarının her ikisi de tacir olduğundan dava konusu iş ticari nitelikte bir iştir. Bu nedenle dava şartı olan arabuluculuğa başvurulmuş ve 06.11.2020 tarihli oturumda taraflar arasında anlaşma sağlanamamıştır. Bu nedenle dava açma zorunluluğu hasıl olmuştur. Tüm bu nedenlerle, müvekkil şirkete ait aracın, ayıptan kaynaklanan zararının tanzim edilebilmesi için işbu dava açılmış olup, yapılacak yargılama neticesinde mahkemeniz zararın imalat hatasından kaynaklandığına hükmedecek olur ise dava konusu ayıplı aracın bir yenisi ile değiştirilmesini, bu mümkün değil ise aracın bedelinin yasal faizi ile müvekkilimize iadesini; araçtaki ayıbın imalattan kaynaklanmadığına hükmedecek olur ise de süresinde ayıp ihbarı yapılmasına rağmen ayıbın giderilmemesi nedeni ile müvekkilimizin uğradığı zararın davalı taraftan tahsilini savın mahkemenizden talep ederiz." Şeklindedir. Davalı vekili cevap dilekçesinde;Dava konusu otomobili müvekkilinin 23.09.2016 tarihinde -0 -km olarak dava dışı ... Nakliyat Emlak Madencilik ve İnş. San. Tic. A.Ş.'ye satmış olduğunu, uzun yıllar sorunsuz bir şekilde kullanılmış olduğunu, eldeki davada davacı satış sözleşmesinden kaynaklı akdi ilişkinin tarafı olmadığını, dolayısıyla davacının bu davada aktif husumet ehliyeti bulunmamakta olduğunu, davanın öncelikle bu nedenle usulden reddinin gerektiğini, dava konusu otomobil satın alındığı günden bu yana yaklaşık beş yıldır sorunsuz kullanılmakta olduğunu, bu süreçte aracı vekil eden şirketten satın alan dava dışı ... Nakliyat A.Ş. tarafından usulüne uygun yapılmış bir ayıp ihbarı da bulunmamakta olduğunu, kanun hükmü ve makul müddete uygun olarak ayıp ihbarında bulunmayan davacının misli ile değişim talebinin reddi gerekmekte olduğunu, davaya konu araç satış işlemi öncesinde tüm ayar ve kontrolleri yapılarak ayıptan ari bir şekilde davacıya teslim edilmiş olduğunu, araç uzun yıllardır sorunsuz şekilde kullanılmış olduğunu, dava dilekçesine konu ve araçta üretimden kaynaklı ayıp bulunduğu savı ile ortaya konan iddialar incelendiğinde, bu iddiaların HMK 199 kapsamında belge niteliğinde olan araç işlem geçmişini gösterir iş emirleri ile çeliştiği görülmekte olduğunu, dava konusu aracın kullanım süreçlerine bakıldığında aracın ortalama bir binek aracından çok daha fazla ve yoğun kullanıldığı, adeta bir ticari araç gibi çok yoğun kullanıldığı görülmekte olduğunu, aşağıda teknik yönden itirazlarımız başlığı altında ayrıntılı şekilde irdeleneceği üzere; kullanıcının araç kullanma şekline bağlı olarak ortaya çıkan durumlar sebebi ile kullanıcıyı uyaran akıllı sistemler nedeniyle araç sürücüsü uyarılmış olduğunu, ancak bu uyarı durumunda ancak yolda kalma durumu yaşanmadan ve araçtan beklenen fayda konusunda bir kesinti olmadan araç kullanılmaya devam edilmiş olduğunu, araç çalışır halde vekil eden şirketin servisine getirildiğinde ise alanında teknik personel tarafından tüm gerekli ilgi ve müdahale sonucu araç kullanıcıya sorunsuz bir şekilde teslim edilmiş olduğunu, yine dava dilekçesinde ifade edilenin aksine aracın tamir edilememesi gibi bir durum da hiçbir zaman söz konusu olmamış araç bugün itibari ile 160.000 km’ den fazla kullanılmıştır ve halen kullanılmakta olduğunu, ayıp kavramının her iki kanuni düzenlemede de vurgulanan ana kriterleri; "kullanım amacı bakımında değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan" nedenler olarak tanımlanmış olduğunu, davacının taleplerini kabul etmemekle birlikte, eğer ki, davacı talepleri yönünde karar verilecekse, aracın bu zamana kadar kullanılmış olduğu ve halen kullanılmakta, yıpratılmakta olması nedeni ile oluşan amortisman bedelinin, hasarlar nedeni ile oluşan değer kaybının ve aracın kullanıldığı dönemde elde edilen menfaatin müvekkil şirkete ödenmesi ya da bu bu bedelin araç bedelinden mahsup edilmesi gerekmekte olduğunu belirterek tüm bu nedenlerle davacının haksız ve mesnetsiz davasının reddine karar verilmesini talep etmişlerdir. Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe;Davanın dava konusu ayıplı aracın yenisi ile değiştirilmesi, mümkün olmadığı takdirde araç bedelinin yasal faiziyle iadesi, bu talebin de kabul görmemesi halinde süresinde yapılan ayıp ihbarına rağmen araçtaki ayıbın giderilmemesi nedeniyle uğranılan zararın davalı taraftan tazmini talebine ilişkin olduğu görülmektedir. Dosya makine mühendislerinden oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, 03/08/2022 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle, dava konusu aracın motorunda aşırı seviyede yağ kaçaklarının olduğu, aracın 5.000 Km de yağ seviyesinin motor için tehlikeli seviyeye düştüğü, davalı firma tarafından aracın motorunda gerçekleştirilen onarım hizmetinin ayıplı olup olmadığı konusunda kanaatin oluşması için aracın mevcut yağ kaçaklarının onarılması gerektiği, aracın motorundaki yağ kaçaklarının onarım maliyetinin 5.000,00 TL olduğu, dava konusu araç motorunun mevcut haliyle kanaat belirtilmesine uygun olmadığı, aracın motorundaki yağ kaçaklarının onarımının sonrasında kanaatin oluşabileceği bildirilmiştir. ... ... A.Ş'ye dava ihbar edilmiş, dava konusu araca ilişkin satış sözleşmesi dahil, tüm servis kayıtları dosyaya kazandırılmış, dosya ek rapor alınmak üzere daha önce rapor sunan bilirkişilere tevdi edilmiş, 06/08/2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; Dava konusu aracın 29.01.2018 tarih ve 71898 km de aracın silindir kapağının garanti kapsamında değişmesi sonrasında, araçta 20.05.2020 tarih ve 143141 km ye kadar “yağ kaçağı ve /veya motorun yağ eksiltmesi” gibi bir arıza şikayetinin bulunulmadığı, dava konusu aracın keşif tarihinde 203.503 km de olduğu ve aracın motor ve şanzımanında 143.141 km sonrasında yapılan servis kayıtlarının ve işlemlerinin dosyada olmadığı, yaklaşık 60.bin km içerisinde araçtaki bakım onarımların davalı servis tarafından yapılmadığı, dolaysıyla davalı servisin bu yağ kaçaklarında sorumlu tutulamayacağı, dava konusu aracın motorunda mevcut durumda aşırı seviyede yağ kaçaklarının olduğu, dava dosyasına sunulan servis kayıtlarına göre davalı firma tarafından aracın motorunda gerçekleştirilen onarım hizmetinin ayıplı olmadığı, dava konusu aracın motorundaki yağ kaçaklarının onarım maliyetinin 5.000,00 TL olduğu tespit edilmiştir. Dava konusu aracın değerinin satın alındığı tarih itibariyle 154.682,00 TL olduğu, harcın eksik yatırıldığı anlaşılmakla, eksik harç tamamlattırılmıştır. Tüm dosya kapsamının incelenmesinde davacı tarafın dava konusu aracın ayıplı olduğu iddiası ile eldeki davayı açtığı, alınan teknik kök ve ek bilirkişi raporlarına göre dava konusu araca ilişkin tüm servis kayıtlarının incelenmesinde aracın motor silindir kapağının 71898 kilometrede iken garanti kapsamında değiştirildiği, bu işlemin 29/01/2018 tarihinde yapıldığı, bu tarihten sonra da aracın servise geldiği, en son servis kaydının 20/05/2020 tarihinde 143141 kilometrede iken bulunduğu ve bu servis kaydına kadar araçta yağ kaçağı veya motorun yağ eksiltmesi gibi bir arızadan kaynaklı şikayetin bulunmadığı, keşif sırasında aracın 203507 kilometrede olduğu, aracın en son servis kaydının bulunduğu 143141 kilometre sonrası periyodik bakım vb kayıtların serviste ve dosyada bulunmadığı, aracın periyodik bakımlarının 143141 kilometreden sonra düzenli olarak yapılıp yapılmadığının belli olmadığı, dosyadaki servis kayıtlarında motorda yağ eksiltmesi arızasından bahsedilmediği, 143141 kilometre sonrasında servis kayıtlarının ve işlemlerinin dosyada olmaması yaklaşık 60000 kilometre içerisindeki araçtaki bakım onarımlarının davalı servis tarafından yapılmadığı, bu nedenle keşif sırasında tespit edilen yağ kaçaklarından davalının sorumlu tutulamayacağı, aracın motorundaki silindir kapağının 71898 kilometrede iken garanti kapsamında değişmesinin kullanıma bağlı olarak zamanla ortaya çıkabilecek bir arıza olduğu, araçta değer kaybına yol açmayacağı, davalı firma tarafından aracın motorunda gerçekleştirilen onarım hizmetinin ayıplı olmadığı kanaatlerine varılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Yasası gereğince alınması gerekli 427,60-TL harçtan başlangıçta alınan 54,40-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 373,20-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT hükümlerine göre hesaplanan 24.749,12-TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından ödenen 1.320,00-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 7-HMK madde 333 gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 8-Gerekçeli kararın talep halinde taraflara tebliği ile tebliğ giderinin eksik olması halinde giderin talepte bulunandan alınmasına, Dair gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize iletilecek bir dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf Yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/01/2024 Katip ☪e-imzalı Hakim ☪e-imzalı