İlk Derece Mahkemesi · Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/1561 E. 2019/378 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2017/1561
- Karar No
- 2019/378
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2017 KARAR NO : 2019 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : VEKİL : Av. ... DAVALI : VEKİLİ : Av. ... DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 05/12/2017 KARAR TARİHİ : 02/04/2019 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 03/05/2019 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili beyanlarında özetle ; davalı taraf aleyhine Bursa 6.İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyası ile icra takibi başlattıklarını, takip konusu alacağın davacıya verilen mal ve hizmet bedelinden kaynaklandığını, davalının haksız olarak söz konusu takibe ve faize itiraz ettiğini, bu itirazın haksız olduğunu yine faiz konusuda da TTK'un 1530.maddesine göre mal veya hizmet tedarikinde borçlunun temerrüde düşürülebilmesi için ayrıca bir ihtara gerek olmadığını bu nedenle davanın kabulü ile %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesin karar verilmesini talep etmişlerdir. Davalı vekili ceva dilekçesinde özetle ; takibe konu faturaların davalı tarafa tebliğ edilmediği gibi söz konusu malların ve hizmetin davalıya teslim edildiğinin davacı tarafça ispatlanması gerektiğini yine takipte istenen faiz oranının yüksek olduğunu, takip öncesi temerrüt koşullarının gerçekleşmediğini belirterek davanın reddi ile %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmolunmasına karar verilmesini talep etmişlerdir. Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe: Dava Bursa 6.İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasında davalının ödeme emrine itirazının iptali davasıdır. Takip konusu alacağın taraflar arasındaki onarım, bakım ve servis hizmetinden kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Davacı bu ticari ilişki kapsamında 16/01/2015-23/02/2016 tarihleri arasında düzenlemiş olduğu 44 adet faturaları takibe konu etmiştir. Davalı takipte borca itiraz etmiş davaya cevaplarında da yazılı sözleşme sunulmadığını, davacıya borcunun bulunmadığını, faiz başlangıç tarihi ile faiz oranlarını kabul etmediklerini, alacağın likit olmadığını ileri sürmüşlerdir. Davacı onarım bakım ve servis hizmetine ilişkin mal ve hizmet satımını ve bu sözleşme ilişkisi çerçevesinde edimlerini yerine getirdiğini ispat etmekle mükelleftir. Sözleşmenin bulunduğuna ve sözleşme konusu edimen ifa edildiğine dair yazılı bir delil sunulmadığından taraf defterlerinde bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle alacağın belirlenmesi yoluna gidilmiştir. İnceleme günü verilerek her iki tarafa kesin süreli ihtarat yapılmış inceleme gününde her iki tarafın da ticari defter ve belgelerini ibraz ettiği görülmüştür. Taraf defter ve kayıtlarına göre davacının düzenlemiş olduğu faturaların her iki tarafın defter ve kayıtlarında yer aldığı, davalı tarafından yapılan ödemelerin de her iki taraf defterinde kayıtlı olduğu yine BA-BS Formları da faturalara uygun olarak maliyeye bildirildiği tüm bu kayıtlara göre davacının 31.848,20 TL tutarında asıl alacağının bulunduğu anlaşılmıştır. Davacının takibe konu ettiği 01/09/2015 tarihli 389,40 TL bedelli fatura 30/09/2015 tarihinde yapılan 53.370,22 TL'lik çekle ödemeden önce düzenlenmiş faturadır. Bu fatura 53.370,22 TL'lik ödeme ile ödemiştir. Bilirkişi ilk rapor hesaplamasında bu hususu dikkate almadan hesaplama yapmıştır. Buna göre davacının takibe konu edebileceği asıl alacak tutarı 31.848,20 TL'dir. TTK 1530.maddesine göre faiz hesaplaması yapılması gerektiği anlaşıldığından taraflar arasındaki ticari ilişki çerçevesinde TTK 1530.maddesinin yerleşik Yargıtay ve BAM uygulamalarına göre TBK 101.maddesi uyarınca yapılan ödemelerin hangi borç için yapıldığına yönelik defter ve kayıtlarda açıklama var ise buna göre bir açıklama yok ise yine 101.maddeye göre davacı kayıtlarında davalı ödemelerinin hangi borca mahsuben alındığı konusunda düzenlenmiş makbuz var ise buna göre şayet böyle bir mahsup ve makbuz yok ise TBK 102/1 maddesi uyarınca vadesi önce gelen faturaya yapılan ödemeler mahsup edilmek suretiyle TBK'nın 1530 maddesine göre ödenmeyen faturalar için faiz hesaplaması bilirkişiye hesaplama yaptırılmıştır. Buna göre davacının takip öncesi 5.481,15 TL tutarında faiz alacağının bulunduğu anlaşıldığından davanın kısmen kabul kısmen reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiş, alacak likit olduğundan hüküm altına alınan asıl alacağa göre icra inkar tazminatına hükmolunmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ve nedenlerle; 1-Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile Bursa 6. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında davalının ödeme emrine itirazının kısmen iptaline, Takibin 31.848,20 TL asıl alacak 5.481,15 TL işlemiş faiz, olmak üzere toplam 37.329,35 TL üzerinden asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek yıllık % 9 oranında ve değişen oranlarda yasal faiz uygulanmak suretiyle icra giderleri ve vekalet ücreti ile birlikte devamına, 2-31.848,20 TL'nin %20'si tutarındaki icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 3-Fazlaya ilişkin talebin reddine, 4-Harçlar Yasası gereğince alınması gerekli 2.549,96 TL harçtan başlangıçta alınan 645,39 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 1.904,57 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 5-Davacı tarafça yapılan 676,79 TL harç, 593,95 TL yargılama gideri toplam 1.270,74 TL'nin kabul ret oranına göre 1.070,85 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 4.359,11 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 461,93 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine 8-Kesinleşme süreci tamamlana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa iadesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda kararın tebliğinden itibaren iki hafta süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Yargı Yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.02/04/2019 Katip ... Hakim ...