Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/760 E. 2026/677 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/760
- Karar No
- 2026/677
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO: 2026/760
KARAR NO: 2026/677
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ: 09/12/2025
NUMARASI : 2024/874 Esas - 2025/903 Karar
DAVA : Tespit
KARAR TARİHİ: 26/03/2026
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalı tarafından ZMMS ile sigortalı ... plakalı aracın 16.07.2023 tarihinde müvekkile ait ... plakalı araca çarparak hasarlanmasına sebep olduğunu, kaza tespit tutanağının ekli olduğunu, bahse konu hasarın tazmini amacıyla Sigorta Tahkim Komisyonda 2023.E.492721 başvuru numarasıyla yapılan başvuruda Uyuşmazlık Hakemince verilen 25/06/2024 – K-2024/230627 sayılı kararda, bilirkişi raporunda hasar miktarının 86.115,14-TL olduğu belirtilmiş ve bu tutar üzerinden hüküm kurulduğunu, müvekkilin aracının kazalarını öğrenmek için Tramer sistemine mesaj gönderildiğini, gelen mesaj içeriğine göre aracın 16.07.2023 tarihinde geçirmiş olduğu kaza nedeniyle 86.115,14-TL olan hasar bedelinin Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi’ne(TRAMER) 88.985,93-TL olarak işlenmiş olduğunun öğrenildiğini, sigorta şirketi gerçekleşen kazaya ilişkin olarak Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine (TRAMER) 16.07.2023 tarihinde gerçekleşen kaza sebebiyle oluşan hasar bedelini doğru bildirmeyip Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Yönetmeliğinin 23. maddesini ihlal ederek müvekkile ait aracın değer kaybına sebep olması nedeniyle müvekkilinin mağdur olduğunu, başvuru yapılmasına herhangi bir gelişme sağlanamadığını, HMK 106/1. madde gereğince tespit davasının kabulü ile, 16.07.2023 tarihinde gerçekleşmiş olan kaza sebebiyle müvekkile ait ... plakalı araçta oluşan ve davalı tarafça TRAMER'e hatalı olarak bildirilen hasar kaydının 86.115,14-TL olduğunun tespitini, karar kesinleştiğinde, kaydın düzeltilmesi amacıyla karardan bir örneğin Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'ne (TRAMER'e) gönderilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacının bilgi düzeltme talebini Sigorta Bilgi Merkezi’ne yöneltmesi gerektiğini, ihtilafın başvurusu üzerine Sigorta Bilgi Merkezi tarafından çözülememesi halinde ise davasını Sigorta Bilgi Merkezi’ne yönlendirmesi gerekeceğini, husumet yokluğundan davanın usulden reddini, esas incelemesi yapılması halinde davanın esastan reddini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davanın ilk olarak pasif husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, aktif husumetin bulunup bulunmadığının da araştırılması gerektiğini, dava şartlarından sonra, yani tahkikat aşamasında inceleneceğini, sıfat yokluğunun, mümkünse diğer itirazlardan önce incelenmesi gerektiğini, taraflardan birinin taraf sıfatı yoksa, diğer itiraz ve def'ilerin incelenmesine gerek kalmayacağını, dava açmaktaki hukuki yarar; hukuk düzenince kabul edilmiş meşru bir yarar olmalı, bu yarar dava açan hak sahibi ile ilgili olmalı ve dava açıldığı sırada hâlen mevcut bulunması gerektiğini, somut uyuşmazlık irdelendiğinde; davanın görülebilmesi için evvela davacının dava açmakta hukuki yararının ve aktif husumetinin bulunması gerektiğini, mahkemece tespit edilmesi halinde de araca malik olmayan davacı tarafın huzurdaki davayı açmasında aktif husumetinin bulunmayacağı sübuta ereceğini, davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere yapılan inceleme sonucunda: Dava, sigortalı aracın hasar tutarının tramer kaydına fazla bildirildiği iddiası ile hasar kaydının tespiti ve düzeltilmesi istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince; tramer kaydının dava esnasında düzeltilmiş olması nedeniyle konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Yönetmeliği'nin 15/1. maddesinin 1. fıkrasında "Sigorta Hasar Takip ve Gözetim Merkezi, Merkeze bağlı bir alt bilgi merkezi olup faaliyetlerini bu Yönetmelik uyarınca yürütür." Aynı maddenin 3. fıkrasında "Sigorta şirketleri, eksper görevlendirmeyecek olsalar dahi ihbar edilen tüm hasarları Merkez veri tabanına girer." Aynı maddenin 6. fıkrasında "Sigorta şirketleri veya eksperler, hasarlara ilişkin olarak Müsteşarlıkça belirlenecek kayıtları Merkez veri tabanı üzerinden tutmak veya raporlamak zorundadır." şeklinde düzenleme getirilmiştir. Aynı Yönetmeliğin 23/4. maddesine göre ise "Üye sigorta şirketleri, Merkez tarafından, hatalı olarak gönderildiği tespit edilen bilgileri gecikmeksizin düzeltmek ve düzeltme kayıtlarını en çok bir günlük gecikmeyle Merkeze iletmek zorundadır." Bu hükümlere göre, üye sigorta şirketleri Sigorta Hasar Takip ve Gözetim Merkezi veri tabanına araçlara ilişkin hasar kayıtlarını kaydetmek ve hatalı kayıt bildirildiğinde bu kayıtları düzeltmek zorundadır. Bu yükümlülük sigorta şirketlerine verilmiştir. Dosya kapsamına göre; davacının maliki olduğu araçtaki hasar tutarının davalı sigorta şirketi tarafından olması gerekenden fazla bildirildiği ve bu nedenle hatalı olduğu halde kaydın düzeltilmemesi nedeniyle TRAMER'e hatalı olarak bildirilen hasar kaydının 86.115,14 TL olduğunun tespitine, kaydın düzeltilmesi amacıyla karardan bir örneğin Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'ne gönderilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmaktadır. Davacının aracının hasar tutarının olması gerekenden fazla bildirilmesi halinde aracın satışında değerinin düşük olarak belirlenmesine yol açacaktır. Dava dilekçesinde tespit ve aynı zamanda kaydın düzeltilmesi için hükmün gönderilmesi talep edildiğinden dava sadece tespit davası mahiyetinde değildir. Kaldı ki Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Yönetmeliği'nin 23/4. maddesi gereğince davalı sigorta şirketinin düzeltme yapmak sorumluluğu bulunduğu halde bu sorumluluktan kaçınması ve başka bir yöntem ile hatalı kaydı düzeltme imkanı bulunmadığından davacının tespit isteminde hukuki yararı bulunmaktadır. Bu nedenle husumet ve hukuki yarar bulunmadığına yönelik istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Bu nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davalı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Peşin alınan harç yeterli olduğundan başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,
4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,
5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.26/03/2026