Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/76 E. 2026/222 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/76
- Karar No
- 2026/222
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 42. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 42. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2026/76 KARAR NO : 2026/222
TÜR K MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13/01/2022 ESAS-KARAR NUMARASI : 2017/392 E., 2022/27 K.
DAVA : Alacak
KARAR TARİHİ : 22/10/2026 YAZIM TARİHİ : 22/10/2026
Yukarıdaki karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352 madde uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: Müvekkili Şirketi ile ... arasında sistem kullanım anlaşması imzalandığını, 26.04.2016 ve devam eden tarihlerde ... ... tesisine davalı ... tarafından hukuka aykırı olarak "Yük Atma Talimatı (YAT Talimatı)" verildiğini, santrali ulusal şebekeye bağlayan enerji nakil hattının enterkonnekte sisteme bağlantısının hukuka aykırı bir şekilde kesildiğini, ... tarafından verilen YAT talimatları ve ... ...'in bağlantısının kesilmesinin ...'ın altyapı yetersizliğinden kaynaklandığını, müvekkil şirketin 26.04.2016 ve devam eden tarihlerde emre amade, kapasite kurulu gücüne eşit vaziyette iken davalı ...'ın altyapı yetersizliğinden ötürü üretim yapamadığını, ... ...'in sistemle olan bağlantısının zoraki olarak kesildiğini ve santralin üretimden çıkartıldığını, ... ... tesisinin depolama alanı bulunmamasından dolayı YAT talimatı doğrultusunda elektrik enerjisinde kullanılamayan suların milli ekonomiye kazandırılamadığını, sistemden yük atmanın gerektiği acil durumlarda öncelikle kömür, sıvı yakıt ve/veya doğalgaza dayalı elektrik enerjisi üreten santrallerin sistemden çıkarılması gerektiğini, müvekkilinin sistemden zorla çıkarılmasından ötürü uğradığı zararların tazmini açısından davalı ...'a Ankara 38. Noterliğinin 28.04.2016 tarih ve 13923 yevmiye no.lu ihtarnamenin gönderildiğini belirterek 26.04.2016 ve devam eden tarihlerde uğranılan zararın şimdilik 20.000 TL lik kısmının temerrüt tarihi olan 28.04.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 11.07.2021 tarihli talep arttırım dilekçesini ile talebini 2.916.261,63 TL'ne dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini istemiştir. Davalı vekili özetle: Davacı şirket tarafından tesis edilen ... ... ... ait ... ... şalt tesisinin müvekkili kurum tarafından devralınması nedeni ile ... ...'in bağlantı noktası değiştirilerek enterkonnekte sistemle olan ... ... bağlantısının 16.10.2015 tarihinde sonlandırıldığını ve ... ... 31,5 ... dağıtım sistemine bağlandığını, ... ... şalt tesisinin müvekkili kurum devri sürecinde davacı şirketin ... ... tesisinin enerjisiz kalmamasını yani tesisin çalışmasının kesintiye uğramamasını teminen, davacı şirketin ... ... tesisi için ilgili dağıtım şirketi olan ... ... ile Sistem Kullanım Anlaşmasını imzalamasını müteakip müvekkili kurum ile imzalamış olduğu Sistem Kullanım Anlaşmasının 16.10.2015 tarihi itibari ile feshedildiğini, müvekkili kurum ile imzalanan Bağlantı Anlaşması ise Anlaşmanın geri ödemeye ilişkin hükümleri kapsamında yürürlüğü devam etmekte olduğunu, dava dilekçesinde belirtilen yat talimatının verildiği tarih olan 26/04/2016 ve devam eden tarihlerde davacının, müvekkili kurum kullanıcısı olmadığını belirterek, davanının reddi talep etmiştir. İlk derece mahkemesince ".... Taraflar arasında 29.08.2013 tarihli, davacıya ait ... ... Tesislerinin Elektrik Piyasası Kanunu ve ilgili mevzuat uyarınca ... ... ... ... ... bağlanması için gerekli hüküm ve şartları belirleyen Bağlantı Anlaşması ve 30.10.2013 tarihli davacıya ait ... ... tesislerinin Elektrik Piyasası Kanunu ve ilgili mevzuat uyarınca iletim sistemini kullanması için gerekli hüküm ve şartları gösterir Sistem Kullanım Anlaşmasına dayalı akdi ilişki olduğu, bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere; davacının davalıya borcunun olmadığı, davalı ...'ın davacı tesislerinde mevzuata aykırı olarak uzun süreli yük atma talimatı (YAT) vererek enerji üretimini kısıtlamış olduğu, ortada gerçek bir acil durumun bulunmadığı ve davalı tarafça uhdesindeki yükümlülükleri zamanında yerine getirmemiş olmasına bağlı olarak üretim kısıtlaması yapıldığı, davalı ... tarafından yapılan üretim kısıtlamasının taraflar arasındaki Anlaşmalara ve mevzuata uygun olmadığı, ayrıca davacının iletim sistemi kullanıcısı olmadığının davalı tarafından beyan edilmiş olması karşısında ...'ın iletim sistemi arz güvenliği ile ilgili kesinti uygulaması zorunluluğu kapsamında davacı şirkete verilen YAT talimatlarının mevzuata açıkça aykırı olacağı, bu sebeple davacının yapılan üretim kısıtlamasına bağlı olarak oluşan 2.916.261,63 TL zararın, zarara sebebiyet veren davalıdan tahsili gerektiği kanaati ile açılan davanın kabulüne..." karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Uyuşmazlığın idari yargıda çözümlenmesi gerektiğini, acil durumlarda alınan yat talimatları nedeniyle oluşan zararın ... tarafından yerine getirildiğini, bu nedenle hasım yönünden davanın yanlış açıldığını, davacının davasını kısmi dava olarak açtığını, daha sonra 12.4.2021 tarihinde tam ıslah için süre istediğini, 19.4.2021 tarihinde davasını belirsiz alacak davası olarak tam ıslah ettiğini, daha sonra da talep artırım dilekçesi vererek davasının miktarında değişiklik yaptığını, vermiş olduğu ıslah dilekçesi ile davanın türünü ve miktarını değiştirdiğini, haksız fiilden kaynaklandığı iddia edilen olay nedeniyle ıslah tarihinde iki yıllık zaman aşımı süresinin geçmiş olduğunu, ilk ıslah dilekçesi ile de talep artırımında bulunabileceğini, zira zararın o tarihte belirli olduğunu, bu nedenle hukuki yararının bulunmadığını, ülkemizde üretilen elektrik ile tüketilen elektriğin eşit olması zorunluluğu bulunduğunu, bunu sağlamak için santrallere ...’ın talimatlara göre gönderdiğini, işletmelerin de bu talimatları yerine getirmek zorunda bulunduğunu, ... tarafından aşırı gerilim düşmeleri var ise kararsız işletme koşulları var ise, arıza durumu var ise bu gibi durumlarda acil durum önlemlerinin alınabileceğini, ...’nin planlı plansız kesinti ya da kısıntı yapma yetkisinin bulunduğunu, bu gibi durumlarda sistem dengelemesi hatların yükü, üretim durumu, coğrafi koşullar dikkate alınarak yapıldığını, dava konusu dönemin olağanüstü bir dönem olduğunu, şirketin elindeki cihazlarla önceden önlem alması gereken yerleri planladığını, tehlikeli ihtimali görürse, kesinti yaptığını, tüm ülkenin elektriksiz kalma gibi ağır durumlar söz konusu olabileceğinden müdahale yaptığını, 2016 bahar döneminin bir fezeyan dönemi olduğunu, Sistem güvenliğini sağlamak ve çökmeyi önlemek için şirketin bu kararı aldığını, dengeleme birimi olsun ya da olmasın talimatlara tüm işletmelerin uyması gerektiğini, söz konusu dönemde barajlı santrallere gelen su miktarı, 2016 yılındaki aşırı yağış, Karadeniz bölgesinin dağlık bir bölge olması nedeniyle yağan karların erimesi, acil durum olarak kabul edilmiş ve bu durum da bilirkişilere belirtilmiş olmasına rağmen bilirkişi tarafından aksi yönde rapor hazırlandığı görülmekle bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, 2020 yılının son 20 yılının en çok alansal yağış alan dönemi olduğunu, Yük atma talimatı uyarınca yapılacak ödemelerin ... tarafından yerine getirildiğini, bu kurum tarafından ödeme yapıldığını, bu hususun da dikkate alınmadığını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili taleplidir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK 353/1.b.1 madde gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-)Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 madde gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-)Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 199.209,83 TL istinaf harcından peşin alınan 49.802,45 TL'nın mahsubu ile bakiye 149.407,38 TL'nın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 3-)Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-)HMK 359/4 madde gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK 361 madde gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi.22/10/2026
Başkan Üye
Üye
Katip