Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/6 E. 2026/477 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/6
- Karar No
- 2026/477
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/6 - 2026/477 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2026/6 KARAR NO : 2026/477
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 20/10/2025 NUMARASI : 2023/621 Esas - 2025/660 Karar
DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 02/04/2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 02/04/2026
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; 24/03/2019 tarihinde, dava dışı sürücü ...'ün sevk ve idaresindeki, müvekkilinin içerisinde yolcu olarak bulunduğu aracın sol şeritte seyir halinde iken önünde sağındaki şeridin ortasında seyreden aracın sinyal vermeden sol şeride aniden girmesi neticesinde, ... idaresindeki aracın, davalı tarafından ZMMS ile sigortalı aracın sağ arka tarafına çarpması neticesinde çift taraflı yaralamalı-maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesinde davalı tarafından sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, müvekkilinin ise kusurunun bulunmadığını, müvekkili ...'ın zararlarından davalının sorumlu olduğunu belirterek, geçici ve kalıcı iş göremezliğe maruz kalması sebebiyle şimdilik 7.000,00-TL maddi tazminatın ve tedavi süresince bakım ihtiyacı doğduğundan şimdilik 100,00-TL bakıcı gideri tazminatının kaza tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalı Sigorta Şirketinden (teminat limiti ile sorumlu olmak üzere) tahsili ile müvekkili davacıya ödenmesine karar verilmesini istemiştir. Davacı ... vekili, ... adına vekaletname ve temlikname sunarak, 24/07/2020 tarihli dilekçesi ile müvekkili ...'ın davaya konu alacağının 20.000,00 TL'sini, müvekkili ...'e devir ve temlik ettiğini, davada bu hususun nazara alınmasını talep ettiklerini beyan ederek, davayı davacı ve kısmen temlik alan yönünden takip etmiştir. Davacı vekili 29/06/2021 tarihli talep artırım dilekçesinde; sürekli iş göremezlik tazminat bedelini 115.039,22 TL, geçici iş göremezlik tazminat bedelini 12.125,46 TL, bakıcı gideri tazminat bedelini 2.558,40 TL olarak belirleyerek davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin sorumluluğunun sigorta limiti kusur ve zarar ile sınırlı olduğunu, kazanın meydana gelmesinde müvekkili tarafından sigortalı aracın kusurunun bulunmadığını, bu nedenle zarardan sorumluluğu olmadığını, Gazi Üniversitesi Hastanesi tarafından hazırlanan muayene raporunda karşı araç sürücüsü ...’ün 1,45 promil alkollü olduğunun tespit edildiğini, Ankara Şehir Hastanesi tarafından hazırlanan muayene evrakında da, davacı ...’ın 1,10 promil alkollü olduğunun görülmekte olduğunu, izah edilen nedenlerle davacının mevzuata aykırı tanzim edilmiş rapor ile müracaat ettiğinin dikkate alınarak huzurdaki uyuşmazlığın usulden reddine, tazminat hesabı yapılması durumunda davacının müterafik kusuru dikkate alınarak makul oranda indirim yapılması gerektiğini bildirerek, geçici iş göremezlik ve bakıcı giderine ilişkin haksız tazminat taleplerinin reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece yapılan yargılama sonunda; alınan aktüer bilirkişi raporunda kaldırma ilamında “hesap raporuna ve maluliyet raporuna davacının itirazının olmaması nedeniyle usuli haklar gözetilmesi” gerektiği vurgulandığından, sürekli iş göremezlik tazminatı için önce davalının usuli kazanılmış hakkı olduğunun kabulü ile 2021 yılı ücret verilerine göre hesaplama yapıldığı, davacının %6 maluliyet oranı ile kendini bağlayacak nitelikte talepte bulunmadığından davacının maluliyet oranı %8 olarak belirlenmiş olduğundan bu oran esas alınarak 2021 yılı ücret verilerine göre %8 maluliyet oranına göre 45.970,25 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 1.023,36 TL geçici bakıcı gideri tazminatı, 4.850,18 TL geçici iş göremezlik tazminatı hesaplanmış olup, davalının müterafik kusur indirimi talebinin değerlendirilmesinde Gazi Üniversitesi Hastanesi tarafından hazırlanan muayene raporunda ...’ün 1,45 promil alkollü olduğunun tespit edildiği, Ankara Şehir Hastanesi tarafından hazırlanan muayene evrakında da davacı ...’ın 1,10 promil alkollü olduğu, davacının bindiği araç sürücüsünün alkollü olduğunu bilebilecek durumda iken bu araca bindiği ve kazada yaralandığı görülmekle %20 müterafik kusur indirimi uygulanması talebi kabul görmüş olup hakimce uygulanması gereken takdiri indirimin bilirkişi raporunda uygulanması beklenmemekle birlikte raporda %20 müterafik kusur indiriminin de uygulanarak sonucun bulunduğu hususu gözden kaçırılarak sehven iki kez müterafik kusur indirimi uygulanarak neticeten davanın kısmen kabulü ile, 36.776,2 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 818,69 TL geçici bakıcı gideri tazminatı, 3.880,15 TL geçici iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihi olan 16/05/2019 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte dosya arasında yer alan temlikname de dikkate alınarak 20.000,00 TL'sinin temlik alan ...'e, kalan kısmının davacı ...'a verilmesine karar verilmiş, karara karşı davalı sigorta şirketi vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun hangi yönetmelik esas alınarak düzenlendiğinin belli olmadığını, somut olayda sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını, sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğu dikkate alınarak davanın reddi gerektiğini, davacının maluliyet oranına ilişkin iddiaları kabul etmediklerini, alınan raporda hesap hatası bulunduğunu, TRH 2010 yaşam tablosu esas alınıp 1.8 teknik faize göre hesaplama yapılması gerekirken bu yönteme uyulmadığını ileri sürerek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı sigorta şirketi vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır. Tüm dosya kapsamından; olay tarihi olan 24/03/2019 günü saat 01:05 sıralarında Ankara ili, Çankaya ilçesinde dava dışı sürücü ...’ün sevk ve idaresindeki davalı şirkete sigortalı ... plaka numaralı otomobille Konya yönünden gelip Mevlana bulvarında dört trafik şeritli taşıt yolunun seyir istikametine göre soldan ikinci şeridini takiple Akköprü istikametine doğru seyretmekte iken, solundaki şeridi takiben geriden gelen dava dışı sürücü ... yönetimindeki ... plakalı otomobilin sağ ön kısmı ile ... plakalı otomobilin sol arka kısmına çarpmasının etkisiyle her iki otomobilin de sağa doğru savrulduğu, ... numaralı otomobilin yaya kaldırımı üzerindeki aydınlatma direğine çarptığı, ... plaka numaralı otomobilin ise yolun sağ yanında bulunan akaryakıt istasyonu içindeki bordür taşlarına ve yakıt pompaları önündeki koruma demirlerine çarptığı kaza sonucu ... plakalı otomobilde yolcu olarak bulunan davacı ...’ın yaralandığı ve eldeki maddi tazminat istemli davayı açtığı anlaşılmıştır. Mahkemece kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün %75 oranında, karşı araç sürücüsünün ise %25 oranında kusurlu olduğu, karşı araç sürücüsünün hakimiyetindeki araçta yolcu olarak bulunan davacının kaza sebebiyle %8 oranında maluliyeti oluşacak şekilde yaralandığı kabul edilerek verilen 09/07/2021 tarih ve 2020/83 Esas, 2021/492 Karar sayılı ilk karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemizin 07/06/2023 tarih ve 2022/1036 Esas, 2023/879 Karar sayılı ilamı ile; “…davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, uyuşmazlığın çözümünde etkili deliller toplanılmadan ve değerlendirilmeden davanın esası hakkında karar verilmiş olması nedeniyle kararın HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın yeniden görülerek, öncelikle kazaya ilişkin soruşturma dosyası ve kaza anına ilişkin güvenlik kamerası görüntüleri dosyaya kazandırılarak, yukarıda açıklandığı şekilde bilirkişi heyetinden beyanların yanı sıra, araçların çarpışma yerleri, yol üzerinde çarpışma noktası, araçların çarpışma sonrası savruldukları yön, güvenlik kamerası görüntüleri değerlendirilmek suretiyle kazanın ne şekilde gerçekleştiği, mağdurların beyanına göre öndeki aracın sağ köşesine, arkadaki araç sürücüsünün beyanına göre öndeki aracın sol arka köşesine çarpma sonucu, sola manevra yaptığı ileri sürülen aracın ve diğer aracın yolun sağına savrulup savrulmayacağı, güvenlik kamerası kayıtlarındaki farların aydınlatma yönüne göre kazanın hangi sürücünün beyan ettiği şekilde meydana gelmiş olacağı, sigortalı aracın kaza öncesi soldan ikinci şeritte olduğu beyanlardan anlaşılmasına göre, farlarda oluşan ışık hüzmesinden, aracın sola manevrasına yönelik bir belirlemenin mümkün olup olmadığı hususlarının değerlendirildiği ve savcılık dosyasında görüntüler izlenerek alınan rapor ile davada alınan rapor arasındaki kazanın oluş şekline ilişkin çelişkinin giderildiği ve kusur durumunun tespit edildiği rapor alınarak, ayrıca mahkemece hükme esas alınan engellilik raporu ile davacı tarafından dava dilekçesi ekindeki Gata Eğitim ve Araştırma Hastanesinden alınan raporlar arasındaki çelişki giderilmek üzere Adli Tıp Kurumu İlgili İhtisas Kurulundan kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine göre rapor alınarak, maluliyet raporuna ve hesap raporuna davacının itirazının olmaması nedeniyle usuli kazanılmış haklar gözetilerek, davanın esası hakkında karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, davacının ve davalının sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına…” yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. İlk derece mahkemesi tarafından Dairemiz kaldırma kararından sonra, kazanın meydana gelmesinde tarafların kusur durumu ile davacının kazaya bağlı maluliyetinin tespiti için bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. İTÜ Öğretim görevlilerinden oluşan bilirkişi kurulundan alınan 02/02/2024 tarihli raporda, kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsünün %50 oranında davacının içinde yolcu olarak bulunduğu ... plakalı araç sürücüsünün %50 oranında kusurlu olduğu mütalaa edilmiş olup, alınan rapor dosya kapsamına uygun düştüğünden hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Dava konusu kaza nedeniyle davacının maluliyet durumunun tespiti için Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesi'nden alınan raporda, kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre, davacı ...’ın tüm vücut engellilik oranının%8 olduğu, iyileşme süresinin 6 aya kadar uzayabileceği ve bir ay süre ile de başkasının bakımına ihtiyaç duyacağı mütalaa edilmiş olup, belirtilen rapora göre hüküm kurulmasında da bir isabetsizlik görülmemiştir. Mahkemece alınan raporda, davacının alkollü olduğunu bilerek dava dışı ... isimli sürücünün aracına binmesi sebebiyle %20 müterafik kusur indirimi yapıldığı gibi, aynı sebeple mahkemece bilirkişi raporu ile belirlenen tutardan bir kez daha %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması doğru değil ise de davacı vekilinin istinaf başvurusu bulunmadığından bu husus kaldırma sebebi yapılmamıştır. Dosyada bulunan kanıt ve belgelere, kararın dayandığı yasal gerekçelere göre davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf itirazlarının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerektiği kanaati ile aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı tarafından yatırılması gereken 2.833,08 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 1.107,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.726,08 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talebinde bulunan davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yatırılan gider avansından varsa, kullanılmayan kısmın yatıran tarafa iadesine, 5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK’nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 02/04/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan Üye Üye Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.