Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/441 E. 2026/634 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/441
- Karar No
- 2026/634
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2026/441 - Karar No:2026/634 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2026/441 KARAR NO : 2026/634
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18/12/2025 NUMARASI : 2025/396 E-2025/246 K
DAVANIN KONUSU : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 01/06/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 01/06/2026 Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında mahkemece davanın usulden reddine dair verilen karara karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine yapılan incelemede; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasında uzun yıllardır devam eden ticari bir ilişki bulunduğunun ticari defterlerin incelenmesinde görüleceğini, davalı ile müvekkili arasında en son 23.02.2021 tarihli ve İSD-YF-S-018 sayılı "... 1 Nolu Yüksek Fırın Projesi Kapsamında Fırın Gövde Temin ve İmalat İşlerinin Yapılması" başlıklı sözleşmenin imzalandığını, davalının bu sözleşmede üst yüklenici, müvekkilinin ise alt yüklenici olarak yer aldığını, işin yapılacağı yerin ... Demir ve Çelik Anonim Şirketi'nin, İskenderun'daki şantiyesi olduğunu, şantiyede müvekkili firmanın yanı sıra üst işveren olan davalının bizzat kendisi de faaliyet gösterdiğini ve şantiyede doğrudan davalıya bağlı olarak onlarca hatta yüzlerce personel çalıştığını, müvekkilinin, davalıyla mezkur sözleşmeyi imzaladıktan sonra kendisine ait alt yüklenicilik işini yerine getirebilmek için dosya dışı ... İnşaat İskele San. Tic. Ltd. Şti'den 1.169.897,57 TL'lik ve ... Yapı ve Endüstriyel Tesisler San. Tic. Ltdi. Şti'den 1.200.000,00 TL'lik iskele satın aldığını ve 2.369.897,57 TL'lik bu iskele bedelini ilgili firmalara eksiksiz olarak ödediğini, müvekkilinin, mezkur iskeleyi satın aldıktan sonra işin yapılacağı İskenderun şantiyesinde kurulum yaparak işe başladığını, iskelenin, müvekkilinin 12 kişilik iskele ekibi tarafından kullanıldığını ve iskele ekibinin diğer işçi ekipleriyle birlikte alt yüklenicilik işini eksiksiz yerine getirdiğini, nitekim davalının geçici kabul komisyonunun 15.06.2025 tarihinde geçici kabul yaparak müvekkilinin alt yüklenicilik işini gereği gibi yaptığını kabul ettiğini, müvekkilinin 12 kişilik iskele ekibinin 2022 Haziran ayı sonlarına doğru işlerini bitirdiğini, bunun üzerine hem işçilik maliyetinin azalması için iskele ekibini şantiye alanından çekmiş hem de bu şantiyede işi biten iskelesini demonte ederek alt yüklenicilik yaptığı diğer firmaların şantiyesine taşıma kararı aldığını, bu noktada davalının İskenderun şantiyesindeki en üst yöneticisi olan şantiye müdürü ...'in, müvekkili firma yetkilisi ...'den iskeleyi kullanmaya devam etmek için teklifte bulunduğunu, her ne kadar taraflar arasındaki sözleşmede müvekkilinin böyle bir yükümlülüğü olmasa da müvekkili firmanın işi biten iskelesinin demonte edilmeyip yerinde bırakılmasını ve kendilerine piyasa rayicinden kiraya verilmesinin istenildiğini, müvekkilinin maddi olarak hiçbir şekilde mağdur edilmeyeceğinin de taahhüt edildiğini, müvekkili şirket yetkilisinin, davalı firmanın şantiye müdüründen gelen bu teklife karşı ise bu iskeleyi diğer firmalardan aldığı işlerde kullanma niyeti olduğunu, kira süresinin ne kadar devam edeceği belirsiz olduğu için bu durumun kendisini de belirsizliğe düşüreceği şeklinde cevap verdiğini, davalının şantiye müdürünün kira süresinin ne kadar devam edeceğini kendisinin de ön göremediğini, bu yüzden müvekkilinin mağdur etmemek için kira süresinin sonunda bu iskeleyi müvekkili firmadan satın alacaklarını taahhüt ettiğini, müvekkilinin bu doğrultuda kendi iç planlamasını yapabileceğinin belirtildiğini, müvekkili yetkilisinin hem ticari samimiyetin gereği hem de üst yüklenici ile kötü olmamak adına teklifi kabul ettiğini, taraflar arasındaki hakediş raporlarından nihai onayın ... bey tarafından verildiğinin görüleceğini, 15.06.2025 tarihli geçici kabul kararının altında da "Şantiye Müdürü" ünvanıyla ...'in imzası bulunduğunu ve davalı firmada "Şantiye Müdürü" olarak çalışan ... beyin davalıyı temsile yetkili olduğunu, eylem ve sözlerinin davalıyı bağladığının ortada olduğunu, sonuç olarak müvekkiline ait iskelenin, davalıya öncelikle kiralanması ve kira süresinin bitiminde de bu iskele malzemesinin davalıya satılması şeklinde taraflar arasında sözlü bir anlaşmaya varıldığını, tarafların hem kira bedelini hem de satış bedelini piyasa rayici olarak belirlediğini, bu sözlü anlaşmayla ilgili olarak sonradan yazılı görüşmelerin de yapıldığını, müvekkilince, yapılan bu anlaşma üzerine iskele ekibini göndermesine rağmen dava konusu iskelesini sökmeyerek davalının kullanımına bıraktığını, taraflar arasında bu suretle 01.07.2022 itibariyle fiili olarak iskele kiralama ilişkisi kurulduğunu, davalının kiralanan iskeleyi 01.07.2022'den itibaren uzunca bir süre kullandıktan sonra davalının şantiye müdürünün 28.11.2024 tarihinde müvekkili firmaya mail atıp taraflar arasındaki anlaşmanın ikinci kısmı olan satın alma sürecini başlattığını, davalının şantiye müdürünün mailde sahada kalan iskele malzemesinin kendilerine devredilmesine ilişkin durumun netleştirildiğini, sahada kalan iskele malzemesinin ikinci el birim fiyatı üzerinden kendilerine satılmasının uygun olduğunu, sahada şu an 26.563,6 KG'lik iskele malzemesi tespit ettiklerini, bu miktar üzerinden alım yapacaklarını ifade ettiğini, bu mail uyarınca taraflar arasındaki kira akdi 28.11.2024 tarihi itibariyle sona erdirilerek artık satış sürecine geçildiğini ve satış bedeli pazarlığının başladığını, mail üzerine müvekkilinin kendi araştırmasını yaparak davalıya bıraktığı iskele malzemesinin iddia edildiği gibi 26.563,6 KG olmadığını gerçekte 59.400 KG olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin bu doğrultuda 59.400 KG'lik iskele malzemesi üzerinden davalıya karşı KDV dahil 3.207.600,00 TL'lik satış faturası kestiğini, müvekkilinin Ankara 79. Noterliği'nin 21.01.2025 tarih ve 01861 sayılı işlemiyle davalıya ihtarname gönderilerek satılan iskele malzemesinin, satıştan önce 16 ay boyunca davalı tarafından kiralık olarak kullanıldığının, aylık kira rayicinin 200.000,00 TL olduğu, bu nedenle müvekkiline 3.200.000,00 TL'lik kira bedeli ödenmesi gerektiğinin ihtar edildiğini, davalı tarafça Yenimahalle 6. Noterliği'nin 29.01.2025 tarih ve 0002814 sayılı cevabı yazısıyla iskele malzemesini, müvekkili firmanın şantiyeden ayrıldığı 31.08.2024 sonrasında kullanmaya başladıklarını, kira bedelinin bu yüzden ancak 01.09.2024 - 28.11.2024 arası için işletilebileceğini, satın alma bedelinin ise 28.11.2024 tarihli mailde belirttikleri 26.563,6 KG üzerinden hesaplanması halinde ödeneceğini, müvekkilinin 59.400 KG üzerinden kestiği 3.207.600,00 TL'lik satış faturasına itiraz ettiklerini bildirdiklerini ve ihtarname ile artık iskelinin öncelikle kiralanması ve kira süresinin bitiminde satılması şeklinde anlaşıldığının sabit hale geldiğini, uyuşmazlığın yalnızca kiranın süresine ve satın alma bedelinin tespitine ilişkin olduğunu, davalının, kira süresini kısa gösterebilmek için iskeleyi ancak müvekkilinin şantiyeden ayrıldığı 31.08.2024 tarihinden sonra kullanmaya başlayabildiğini, bu nedenle kira bedelinin 01.09.2024 - 28.11.2024 arası için işletilebileceğini ileri sürdüğünü, oysa ki müvekkilinin şantiyeden ayrılmasıyla, iskelenin davalıya bırakılması birbirinden tamamen farklı iki olay olup, müvekkilinin iskele ekibinin, 2022 Haziran döneminde kendi işlerini tamamlayıp şantiyeden ayrıldığını, bu yüzden müvekkili firmanın diğer işçi gruplarının her ne kadar şantiyede çalışmaya devam ediyor olsa da müvekkilinin iskelesi 01.07.2022 itibariyle boşa çıkmış olup, davalının kira başlangıcını, müvekkilinin şantiyeden ayrıldığı 31.08.2024'e bağlayarak kira süresini kısaltmaya çalışıyor olsa da maddi gerçeklikte iskelenin davalıya bırakılması bundan çok daha önce 01.07.2022 itibariyle gerçekleştiğini, bu konuda davalı yetkilisi ...'in yemin altında tanık olarak dinlenilmesi gerektiğini, taraflar arasındaki kira ilişkisinin, davalının iddia ettiği gibi 31.08.2024 - 28.11.2024 arasında değil 01.07.2022 - 28.11.2024 arasında gerçekleşmiş olup buna ilişkin olarak piyasa rayici üzerinden takdir edilecek kira bedelinin davalıdan alınarak müvekkiline verilmesi gerektiğini, iskele malzemesinin satın alınacağına dair taahhüt verildiği hususunda tereddüt bulunmadığını, zaten iskele malzemesinin zilyetliği ve fiili hakimiyetinin de halen davalıda olup, müvekkilinin zilyetliğinin 01.07.2022'de sona erdiğini, satış sürecine ilişkin tek ihtilafın, satış bedeline esas alınacak malzeme miktarının ne olduğuna ilişkin olmakla, davalının, 28.11.2024 tarihli mailinde kendilerine bırakılan iskele malzemesinin ilk başta 43.929,10 KG olduğunu, 20.11.2024 tarihli sayımda ise sahada 25.298,70 KG'lik iskele malzemesi tespit ettiklerini, buna %5 fire uygulayarak ancak 26.563,6 KG üzerinden devir/ satın almayı kabul edeceklerini belirttiğini, oysa müvekkilinin, sahaya en başında toplamda 101.360,00 KG'lik iskele malzemesi getirmiş olup, bunun 41.960,00 KG'lik kısmını geri aldıktan sonra kalan 59.400,00 KG'lik kısmını 01.07.2022 itibariyle davalıya bıraktığını, asıl iş sahibi olan ... Demir ve Çelik Anonim Şirketi'nin son derece kurumsal bir firma olduğundan şantiye sahasına giren ve çıkan her yükleme aracını kontrol ederek içindeki yükleriyle birlikte kayıt altına aldığını, bu nedenle iş sahibinden, müvekkili firmayla ilgili giriş ve çıkış kayıtları temin edilecek olursa müvekkilinin şantiye alanına 101.360,00 KG'lik iskele malzemesi getirip bunun yalnızca 41.960,00 KG'lik kısmını çıkardığını, müvekkilinin bu sayede davalıya 59.400,00 KG'lik iskele malzemesi bıraktığının görüleceğini, eğer iskeleme malzemesi, davalının iddia ettiği gibi 59.400,00 KG'den 25.298,70 KG'ye düşmüşse bile bu azalmanın, davalıya yapılan teslimden sonra ortaya çıktığından, müvekkilinin herhangi bir sorumluluğu olamayacağını, müvekkilinin, iskele ekibinin ayrılmasıyla birlikte normal şartlarda 2022 Haziran döneminde demonte edip başka bir yerde kullanmayı planladığı iskelesini, taraflar arasındaki sözleşmede buna dair bir yükümlülük olmamasına rağmen davalının istemi üzerine 01.07.2022 itibariyle davalıya kiralandığını, müvekkili ile davalı arasında cereyan eden bu sürecin, taraflar arasındaki sözleşmenin bir parçası olmadığı, taraflar arasındaki sözleşmede davalıya bir iskele kiralanması ve ardından da satılmasına dair müvekkiline herhangi bir yükümlülük getirilmediğini, bu nedenle iskeleden kaynaklı kiralama bedeli ile satış bedelinin sözleşme bedeline dahil olmadığını, müvekkilinin bunları davalıdan ayrıca talep etme hakkının olduğunu, zaten davalının cevabi ihtarnamesi ile kira dönemine itirazının bulunduğunu, bu nedenle kiralama ve satış bedeliyle ilgili olarak müvekkiline ödeme yapması gerektiğinin aslında davalının da kabulünde olduğunu, iskele malzemesinin 01.07.2022 - 28.11.2024 tarihleri arasındaki kullanımından doğan rayiç kira bedelinin, 59.400,00 KG'lik iskele malzemesinin rayiç satış bedelinin tespit edilmesi ve tespit edilecek bu kalemlerin davalıya yükletilmesi gerektiğini ileri sürerek şimdilik kira bedeli için 100,00 TL, satın alma bedeli için 100,00 TL olmak üzere 200,00 TL'nin ihtarnamede verilen sürenin bitimi olan 04.02.2025 tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; dava dilekçesine yer alan iddiaların gerçekle bağdaşmamakta olup, davanın öncelikle usulden, aksi kanaatte ise esastan reddi gerektiğini, dava konusu uyuşmazlığın, davacının sözleşme kapsamında sahaya getirdiği iskeleler için müvekkili şirketin bir bedel ödemesinin gerekip gerekmeyeceğinin çözümünü içermekte olup, öncelikle sözleşmenin yorumlanması gerektiğini, sözleşmenin "Anlaşmazlıkların Çözümü" başlıklı 53. maddesinde, sözleşmenin ifasında, yürütülmesinden ve yorumlanmasından doğan tüm uyuşmazlıkların çözümünde tahkim şartı kararlaştırılmış olup, davacının, sözleşmede öngörülmüş tahkim yolunu bertaraf ederek doğrudan mahkemeye başvurmasının açıkça sözleşmeye ve 6100 sayılı HMK hükümlerine aykırı olduğunu (Yargıtay 11. H.D.'nin 18.03.2024 tarih ve 2022/5977 E- 2024/2189 K, 05.05.2025 tarih ve 2024/4960 E- 2025/3041 K, Yargıtay 6. H.D.'nin 18.11.2024 tarih ve 2023/3852 E- 2024/4130 K sayılı ilamları), davanın öncelikle tahkim şartı nedeniyle usulden reddi gerektiğini, esasa ilişkin olarak, davacının 31.08.2024 tarihine kadar sözleşme konusu işlerine devam ettiğini, dava dilekçesi ekinde yer alan 2024 yılı Ağustos ayına ilişkin hakediş kapağında ve buna ilişkin özet sayfasında, davacının bu tarihe kadar kesintisiz şekilde çalışmaya devam ettiğinin açıkça görüldüğünü, kabul anlamına gelmemekle birlikte dava dilekçesinde iskele ekibi denilerek kelime oyunu yapıldığını, iskele ekibinin sadece iskeleyi kurup, söken ekip olduğunu ve şantiyenin her yerine iskele kurulduğundan, ayrıca ...'un kendi iskele ekibinin de bulunduğundan ve davacının her istediğinde bu ekip kendilerine yardımcı olduğundan dolayı, maliyetlerini azaltmak için işi çok fazla olmayan bu ekibin sözleşmesini feshettiğini ancak kurulu iskelelerde çalışmaya devam ettiklerini, nitekim davaının 31.08.2024 tarihine kadar işçilik hakedişleri bulunduğunu, işlerinin Haziran 2022'de bittiğini iddia ediyorlarsa, bu tarihten sonraki toplam 26 aylık süreye (Ağustos 2024) ilişkin düzenlenen hakedişlerin karşılıksız hale geleceğinden, bu hakedişlere ilişkin ücretleri iade etmesi gerekeceğini, kaldı ki her ne kadar davacının işlerini 31.08.2024 tarihinde bitirdiğini belirterek şantiyeden kısmen ayrılmış olsa da, yaptığı işlerde tespit edilen eksiklikleri aylar sonra tamamlayabildiğini ve davacının işlerinin geçici kabulünün ancak 15.06.2025 tarihinde yapılabilindiğini, dolayısıyla aslında davacının sahada kalan iskelelerini, davacının işlerinin geçici olarak kabulünün tamamlandığı 2025 yılı Haziran ayına kadar kendisi tarafından/ kendisinin işleri ile ilgili olarak kullanıldığını, sözleşmenin 5.2.maddesinde "taahhüdün yerine getirilmesi için gereken her türlü mobilizasyon ve demobilizasyon giderleri ile makina, malzeme, işçilik, indirme, bindirme, yükleme, boşaltma dahil İnşaat Sahası içi ve dışı her türlü nakliye, şantiye tesisi, araç-gereç, ekipman,.....birim fiyatlara dahildir. ALT YÜKLENİCİ'ye işçilik bedeli, malzeme bedeli, nakliye bedeli, makine kirası, alet-teçhizat bedeli ve/veya kirası veya başka herhangi bir ad altında, yukarıda kararlaştırılan sözleşme bedeline ek başka bir ödeme yapılmayacaktır." ifadesinin yer aldığını, davacının ayrıca bir iskele kira/ satış bedeli talep etmesinin de sözleşmeye aykırı olup, davacının sözleşme ile üstlendiği işin yapılmasına ilişkin tüm malzeme, ekipman, alet-teçhizat vb bedeli, zaten davacıya hakedişleri karşılığı ödenen sözleşme ücretinin içerisinde yer almakta olup, bahse konu hakedişlerin davacı tarafından hiçbir ihtirazi kayıt olmaksızın, kabul edilerek imzalandığını, davacının iskeleleri önce bir süre kiralayıp, kira dönemi sonunda satın alacağı yönündeki iddiasının doğru olmadığını, davacının sahadan ayrılırken iskelelerinin büyük çoğunluğunu sökerek götürdüğünü, bir kısmının ise eksik işlerinin tamamlanması, tamamlanan işlerinin kontrolü vb sebeplerle sahada kaldığını, sahada kalan iskelelerin ... tarafından satın alınarak, ...'un kendi iskeleleri ile birlikte kullanımı gündeme geldiğini, ... tarafından davacının talepleri dikkate alınarak bir teklifte bulunulduğunu ancak satın alma bedelinde bir türlü anlaşılamadığı için, satış akdinin gerçekleşmediğini, nitekim dava dilekçesi ekinde ...'in gönderdiği ve sahada kalan 26.563 kg iskele malzemesinin, 2. el fiyatından ... tarafından satın alınabileceği belirtilen e-postanın 28.11.2024 tarihinde gönderildiğini ancak bu tarihten sonra yapılan görüşmelerde iskele bedelinde ve tonajında anlaşılamadığı için bu iskelelerin satın alınmadığını ve ... tarafından kullanıldığını, sonrasında iskelelerin parça parça teslim edildiğini, son kalan iskele malzemelerinin teslimi için ise geçici kabul kontrollerinden hemen sonra 30.05.2025 tarihinde davacı şirket sahibi ...'e e-posta gönderilerek, iskelelerin müvekkilince ikinci el fiyatından satın alınması hususunda yapılan görüşmelerde iskele birim fiyatında anlaşmaya varılamaması nedeniyle iskelelerin devri gerçekleştirilemediğinin hatırlatılarak, anlaşmaya varılamaması üzerine iskeleler sökülüp paketlenerek taşımaya hazır hale getirildiğini ancak iskelelerin teslim alınabileceği hususu defaatle bildirilmiş olmasına rağmen, henüz teslim alınmamış olup, paketli ve hazır şekilde şantiyede bekletildiğini, gelinen aşamada, müvekkilinin yüklenicisi olduğu işin geçici kabulünün yapılmasıyla birlikte demobilizasyon işlemlerine başlandığından, paketli halde bekletilen iskelelerin bu aşamadan sonra muhafaza ve korunmasının müvekkili açısından külfet ve gereksiz bir yük haline geldiğini, bu nedenle e-postanın iletilmesinden itibaren 15 (on beş) gün içinde, şantiyede taşımaya hazır şekilde bekletilen iskelelerin davacı şirketçe teslim alınması gerektiğinin bildirildiğini ancak davacının hala almadığını, müvekkili şirket ile bedelde anlaşmadan satış faturası kesen davacının, değerinin çok üstündeki bu fatura bedelini tahsil ederim umudu ile iskele malzemesini iade almadığını, iskelelerin davacının işlerinin geçici kabulünün yapıldığı, 2025 yılı Mayıs ayının son günlerine kadar sözleşme konusu işlerin ifası, tespit edilen eksiklerin tamamlanması ve geçici kabul kontrollerinin tamamlanması için kullanılmış olup, sözleşmenin 5.1.maddesi gereğince, bahse konu iskelelerin bedellerinin sözleşme bedeli içinde bulunmakta olup, ayrıca bir bedel talep etmesinin sözleşmeye aykırı olduğunu, ayrıca yine e-postalar ve cevabi ihtarnameden görüleceği üzere, şantiyede kalan iskele malzemesi toplam 26.563 kg olup, iskele malzemelerinin bu miktardan daha fazla olduğu iddiasının kabul edilmemekle birlikte, davacı tarafından da bu iddialarını destekler hiçbir kanıt sunulamadığını, davacının, müvekkili şirketin iyi niyetini suistimal etmeye çalıştığını, dava dilekçesinde iskelelerin ...'a satışı iddiasının ise, satış bedelinde anlaşılamadığı için gerçekleşmediğini, satış ve/veya kira sözleşmesi kurulabilmesi için tarafların sözleşmenin esaslı noktalarında anlaşmaları gerektiğini, kaldı ki dava dilekçesinde de tarafların bedelde anlaşamadıkları, nitekim bedelde anlaşılmaksızın davacı tarafından tek taraflı olarak düzenlenen faturanın, ... tarafından iade edildiğinin ikrar edildiğini, iskelelerin satışı/ kirası iş görme borcu veya hizmet kapsamında olmayıp, davacının bu iddiasının da yersiz olduğunu, davacının "bahse konu iskelelerin ... tarafından kiralanması ve kira dönemi sonunda da yine ... tarafından satın alınması yönünde kira ve satış akdi kurulduğu" yönündeki iddialarının ispatı için tanık dışında başka hiçbir delil göstermediğini, üstelik tanık olarak dinletmek istediği isimlerin bir kısmının bizzat davacının çalışanları olup, yine davacı şirketin sahibinin de isticvap edilmesini talep ettiğini, HMK'nın 200.maddesi gereğince davacının bu iddialarını senetle ispat etmekle yükümlü olduğunu, bu sebeplerle davacının tanık dinletme ve isticvap taleplerine muvafakat etmediklerini, davacının tüm alacak ve masrafları hakedişe konu edilerek ödenmiş olup, sözleşmenin 5.2.maddesinde "taahhüdün yerine getirilmesi için gereken her türlü mobilizasyon ve demobilizasyon giderleri ile makina, malzeme, işçilik, indirme, bindirme, yükleme, boşaltma dahil İnşaat Sahası içi ve dışı her türlü nakliye, şantiye tesisi, araç-gereç, ekipman.....birim fiyatlara dahildir. ALT YÜKLENİCİ'ye işçilik bedeli, malzeme bedeli, nakliye bedeli, makine kirası, alet-teçhizat bedeli ve/veya kirası veya başka herhangi bir ad altında, yukarıda kararlaştırılan sözleşme bedeline ek başka bir ödeme yapılmayacaktır." ifadesinin yer aldığını, dolayısıyla davacının talep ettiği iskele kiralama/ kullanım bedelinin, zaten birim fiyatlarının içinde davacının o dönemki hakedişleri ile birlikte ödendiğini, davacının o dönemki hakedişleri hazırlanırken, iskeleler ile ilgili hiçbir talepte bulunmamış olup, hakedişlerini de ihtirazi kayıt olmaksızın imzaladığını, dolayısıyla davacının ihtirazi kayıt koymaksızın imzaladığı hakediş dönemlerine ilişkin, o dönem hakedişe ekletmediği bir ödeme kalemini, 1 yıl sonra talep etmesinin de sözleşmeye aykırı olduğunu, dava dilekçesinde 21.01.2025 tarihli ve 01861 sayılı ihtarnamesi ile temerrüde düşürüldüğünden faiz başlangıcının bu ihtarnamede verilen sürenin bitimi olan 04.02.2025'den itibaren işletilmesinin talep edildiğini ancak bahse konu ihtarnamede faiz talep edilmediğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, taraflar arasında düzenlenen sözleşme maddelerinin kayıtsız şartsız tahkim yoluna gidileceği şeklinde hüküm içerdiği, uyuşmazlığın tarafların serbest iradeleri ile tasarruf edebilecekleri hususlara ilişkin olduğunun görüldüğü, dolayısıyla sözleşmede bulunan tahkim maddesinin geçerli olduğunun kabulü gerektiği, davaya konu uyuşmazlığın sözleşme kapsamında olup olmadığı hususunun değerlendirilmesinde; tarafların sözleşme kapsamında aynı şantiyede alt yüklenci ve üst yüklenici olarak çalışma yaptıkları hususunda herhangi bir ihtilaf bulunmadığı, davaya konu edilen uyuşmazlığın, davacının davalı ile yaptıkları sözleşme kapsamındaki işleri yapmak üzere dava dışı ... İnşaat İskele San. Tic. Ltd. Şti' den ve ... Yapı ve Endüstriyel Tesisler San. Tic. Ltd. Şti' den aldığı iskelenin, iskele ekibinin işinin bitmersi üzerine şantiyede kalması nedeniyle iskelenin kullanım ve satış bedelinin tahsili talebine ilişkin olduğu, sözleşmenin "Sözleşmenin Toplam Tutarı" başlıklı 5.maddesinin 5.2 fıkrasında "....malzeme, işçilik, indirme, bindirme, yükleme, boşaltma dahil inşaat sahası içi ve dışı her türlü nakliye, şantiye tesisi, araç gerek, ekipman, mühendislik hizmetleri... Birim fiyatlara dahildir. ....Alt Yükleniciye işçilik bedel, malzeme bedeli, nakliye bedeli, makine kirası, alet teçhizat bedeli ve /veya kirası veya başka herhangi bir ad altında yukarıda kararlaştırılan sözleşme bedeline ek başka bir ödeme yapılmayacaktır" denildiği, anılan sözleşme maddesi ve taraf beyanları birlikte değerlendirildiğinde davaya konu edilen iskelenin taraflar arasındaki sözleşme kapsamında kullanılmak üzere şantiye sahasında bulunduğu, davacının alt yüklenici, davalının üst yüklenici olduğu, iş ilişkisinin başlangıç tarihinin 23.02.2021 olduğu, iskelenin davacının iskele ekibi tarafından kullanılmamaya başladığı tarihin 01.07.2022 olduğu, davacının şantiyeden ayrılma tarihinin 01.07.2024 olduğu, davaya konu sözleşme kapsamında yapılan işin geçici kabul tarihinin ise 15.06.2025 olduğu dikkate alındığında işin yapım ve yürütüm sürecinin bitmediği, sözleşme devam ederken davacının işin yürütümü için sözleşme kapsamında şantiyede bulundurduğu iskelenin davalı yanca kullanıldığına dair alacak iddiasının tahkim hükmü bulunan asıl sözleşme kapsamında değerledirilmesi gerektiği kanaatine varıldığı, davalının süresinde ve usulüne uygun tahkim ilk itirazında bulunduğu, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin "Anlaşmazlıkların Çözümlenmesi" başlıklı 53.maddesinin 53/1.fıkrasının tahkim sözleşmesi niteliğinde olduğu, bu sözleşmenin kanunun aradığı geçerlilik şartlarını taşıdığı, davaya konu uyuşmazlığın da bu sözleşme kapsamında olduğu gerekçesiyle, davanın usulden reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf başvurusunda; mahkemece tahkim sözleşmesi nedeniyle davanın usulden reddine karar verildiğini, ne var ki mahkemenin verdiği kararın, meselenin esasının tam olarak ele alınamadığını göstermekte olduğunu, davadaki iddialarının, müvekkili firmaya ait iskelenin davacıya önce kiralanması ardından da satılması hususunun, sözleşme bedeline dahil olmadığı ve müvekkilinin bunu genel hükümler dahilinde ayrıca isteme hakkı olduğu şeklinde olup, mahkemece her türlü nakliye, araç gereç ve ekipmanın birim fiyatlara dahil olduğu belirtilerek bu iddianın yerinde olmadığına, buna ilişkin bedelin birim fiyatlara dahil olduğuna, sözleşmeyle ilgili hususlar içinde tahkim şartı bulunduğuna karar verdiğini, oysa mahkemenin bu iddia hakkında bir karar verebilmesi diğer bir deyişle dava konusu alacak talebinin, sözleşme bedeline dahil olup olmadığına hükmedebilmesi için öncelikle işin esasına girerek bir yargılama yapması ve gerekirse bilirkişi incelemesine de başvurarak bu hususu açıklığa kavuşturması gerektiğini, bu yapılmaksızın bir karar verilmesinin, son derece eksik bir inceleme yapılmasına neden olduğunu, mahkemece işin esasına girip gereği gibi inceleme yapılmış olsaydı dava konusu kira ve satış bedeli talebinin, sözleşme kapsamında olmadığının, müvekkili firmanın bu alacağı genel hükümler dahilinde ayrıca isteme hakkı olduğunun görüleceğini, kaldı ki davalının bile davadan önce gönderdiği ihtarname cevabında, bu kiralama ve satış bedelinin sözleşmenin birim fiyatına dahil olduğunu ileri sürmediğini, yalnızca kiralama süresine ve satışa esas birim malzeme tonajına itiraz edildiğini (Yargıtay 3. HD'nin 11.03.2025 tarih ve 2024/1071 E- 2025/1519 K), öncelikle dava konusu talebin, temel ilişkiden bağımsız olup olmadığına ve bu talebin genel hükümler dahilinde istenmesinin mümkün olup olmadığına dair gerekirse bilirkişi incelemesine de başvurmak suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, bu hususu aydınlatmaksızın daha ön inceleme duruşmasında davanın usulden reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğunu, esasa girilerek bir yargılama yapıldığında, taraflar arasındaki sözleşmede; müvekkiline ait iskelenin davalıya kiralanmasına ve kira süresi sonunda da bunun davalıya satılmasına dair herhangi bir düzenleme olmadığının görüleceğini, müvekkilinin bu sebeple iskele kiralama ve iskele satış bedelini genel hükümler dahilinde davalıdan ayrıca isteme hakkına haiz olduğunu, dava konusu alacak taleplerinin taraflar arasındaki temel ilişkiden bağımsız olduğundan tahkim kapsamına girmediğini, aksi yönde verilen yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini belirterek, mahkeme kararının kaldırılarak, davanın esası hakkında karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece davanın usulden reddine dair verilen karara karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, 2-Alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf talep eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK’nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay’da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 01/06/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan e-imzalıdır
Üye e-imzalıdır
Üye e-imzalıdır
Katip e-imzalıdır
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır