Bölge Adliye Mahkemesi · İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi 2026/404 E. 2026/400 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/404
Karar No
2026/400
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2026/404 KARAR NO : 2026/400

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/872 DAVA TARİHİ : 20.09.2025 ARA KARAR TARİHLERİ: 17.12.2025 - 09.01.2026 İSTEM : İhtiyati Haczin Teminat Mektubuna Kaydırılmasının İstinafı KARAR TARİHİ : 26.03.2026 KARARIN YAZ. TARİHİ : 26.03.2026

İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/872 Esas sayılı dosyasından verilen 17.12.2025 ve 09.01.2026 tarihli ara kararlarının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü. İSTEM: Davalı vekili tarafından verilen 16.12.2025 tarihli dilekçe ile özetle; 02.12.2025 tarihli ara kararla verilen ihtiyati haczin Kemalpaşa İcra Müdürlüğünün 2025/2161 Esas sayılı icra takip dosyasından uygulandığını, huzurdaki dosyaya nakit teminat yatırılması ve ihtiyati haczin kaldırılması talep edilmiş ise de 08.12.2025 tarihli ara kararla talebin reddedildiğini, 02.12.2025 tarihli ihtiyati haciz kararına konu tutar 36.516.813,40 TL bedeli karşılayacak miktarda.... Bankası 11.12.2025 tarihli TMDZ25-.... numaralı 36.516.813,40 TL bedelli banka teminat mektubunun Kemalpaşa İcra Müdürlüğünün 2025/2161 Esas sayılı icra takip dosyasına sunulduğunu, her ne kadar Kemalpaşa İcra Hukuk Mahkemelerinden ihtiyati haczin teminat karşılığı talep edilmiş ise de Kemalpaşa İcra Hukuk Mahkemesi 2025/221 Esas sayılı dosyada "asliye ticaret görevli olduğundan bahisle görevsizlik" kararı "istinaf kanun yolu açık" olarak ve Kemalpaşa İcra Hukuk Mahkemesi 2025/225 Esas sayılı dosyada "Kemalpaşa İcra Hukuk Mahkemesi 2025/221 Esas sayılı dosyası açık olduğundan derdestlik nedeniyle usulden red" kararı "istinaf kanun yolu açık" olarak kurulduğunu, oysaki 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 266'ncı maddesinde karara karşı kanun yolu öngörülmediğini, müvekkili şirketin banka hesaplarına haciz ve blokaj işlenmiş olup herhangi bir işlem yapılamadığını, ayrıca taşınmazları ve taşınırları üzerine haciz uygulandığını, müvekkili şirketin üçüncü kişiler nezdindeki muhtemel hak ve alacaklarına haciz ihbarnamesi gönderildiğini, ayrıca üçüncü şahıslar nezdinde İzmir 3. İcra Müdürlüğü 2025/10476 Talimat sayılı dosyasında fiili haciz uygulandığını, icra dosyasında 11.12.2025 tarihli teminat mektubu mevcut olduğu halde takibin durdurulmadığını ve hacze devam edildiğini, bununla birlikte teminat mektubunun iade edilmediğini, müvekkili şirket ve üçüncü şahısların mülkiyet hakkı üzerinde haksız müdahalede bulunulduğunu, fiili haciz uygulandığını, hacizde ölçülülüğün esas olduğunu, ihtiyati haciz miktarını karşılar miktarda teminat mektubunun Kemalpaşa İcra Müdürlüğü 2025/2161 E. sayılı icra dosyasına sunulu olmasına karşın haczin devamının müvekkili şirketin mülkiyet hakkına ve tasarruf özgürlüğüne haksız müdahale olduğunu, müvekkili şirketin biogazdan elektrik üretim faaliyeti gerçekleştirmekte ve doğrudan ulusal elektrik iletim hattına elektrik temini sağladığını, bu nedenle faaliyetlerinin devamının enerji piyasası ve kamu menfaati açısından elzem olduğunui dosyada teminat mektubu olmasına karşın devam eden hacizler nedeniyle alacaklı ve borçlu arasındaki menfaat dengesi borçlu aleyhine bozulmuş, alacaklının ihtiyati haciz kararından elde ettiği hukuki korumayı aşacak şekilde hacizler uygulandığını, ihtiyati haciz kararı nedeniyle müvekkili şirketin acz haline düşürülerek, devam eden bir yargılama ve şüpheli bir alacak iddiası olmasına karşın, müvekkilinin ticari faaliyetlerinin devamının imkansız hale getirildiğini, icra dosyasında işlemlere devam edilmesi halinde müvekkili şirket nezdinde geri dönülemeyecek zararlara yol açacağını belirterek 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 85. maddesi kapsamında Kemalpaşa İcra Müdürlüğü'nün 2025/2161 Esas sayılı dosyasına sunulu .... Bankası 11.12.2025 tarihli TMDZ25-... numaralı 36.516.813,40 TL bedelli banka teminat mektubunun uygunluğunun ivedilikle ve önsorun olarak incelenerek öncelikle "dosyada haciz miktarına yetecek miktarda teminat mektubu bulunduğundan icra takibinin durdurulmasına" karar verilmesini, işbu talepleri kabul görmediği takdirde; Kemalpaşa İcra Müdürlüğü'nün 2025/2161 Esas sayılı icra takibinin ihtiyati tedbiren durdurulmasına ve işlenecek yeni hacizlerin ihtiyati tedbiren men edilmesine, Kemalpaşa İcra Müdürlüğü'nün 2025/2161 Esas sayılı icra takip dosyasındaki haczin teminat üzerinde devamıyla diğer hacizlerin fekkine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesinin 17.12.2025 tarihli ara kararı ile özetle; ''...İİK'nun 266/1 Maddesi gereği "Borçlu, para veya mahkemece kabul edilecek rehin veya esham yahut tahvilat depo etmek veya taşınmaz rehin yahut muteber bir banka kefaleti göstermek şartı ile ihtiyati haczin kaldırılmasını mahkemeden istiyebilir. Takibe başlandıktan sonra bu yetki, icra mahkemesine geçer." düzenlemesi getirilmiş olup, davalı borçlu vekilince.... Bankası İzmir ... Şubesi'nin 11.12.2025 tarih ve sayılı 36.546.813,40-TL bedelli, borcun tamamını karşılar miktarda teminat mektubunun Kemalpaşa İcra Müdürlüğü'nün 2025/2161 Esas sayılı dosyasına sunulmuş olmakla, alacaklı davacı yanın alacağı bu şekliyle teminat altına alınmış olup, ihtiyati haciz kararının bu şekilde icrasında sakınca bulunmadığından, İİK'nun 266/1 maddesi uyarınca ihtiyati haczin teminat mektubu üzerine kaydırılmasına karar vermek gerekmiştir. Bu kapsamda ihtiyati tedbir yolu ile icra takip işlemlerini durdurur şekilde ve daha önce verilen ihtiyati haciz kararının infazını durdurur şekilde ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceğinden yerinde görülmeyen icra takibinin teminat karşılığı durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir talebinin reddine, İİK 266.maddesi kapsamında icra takibine konu borç karşılığı Kemalpaşa İcra Müdürlüğünün 2025/2161 Esas sayılı icra dosyasına sunulan ....Bankası 11.12.2025 tarihli TMDZ25-... numaralı 36.516.813,40 TL bedelli teminat mektubu karşılığında mahkememizce konulan 02.12.2025 tarihli ihtiyati haczin teminat mektubuna kaydırılmasına'' dair karar verilmiştir. Davacı vekili tarafından verilen 19/12/2025 tarihli dilekçesi ile özetle; Karşı yan tarafından mahkemeye ihtiyati haczin kaldırılması için defalarca talepte bulunduğunu, 18/12/2025 tarihli ara karar ile ihtiyati haczin Kemalpaşa İcra Müdürlüğünün 2025/2161 Esas sayılı icra dosyasına sunulan 36.516.813,40-TL bedelli teminat mektubuna kaydırılmasına karar verildiğini, Kemalpaşa İcra Müdürlüğünce dosya üzerindeki bütün ihtiyati hacizlerin kaldırıldığını, mahkemece verilen ihtiyati haczin teminat mektubuna kaydırılması kararının kaydırılması kararının açıklamaya muhtaç olduğunu verilen karar ile dosyadaki bütün ihtiyati hacizlerin kaldırılmasına, ihtiyati haczin sadece teminat mektubuna uygulanmasına mı karar verildiği, yoksa dosyadaki bütün ihtiyati hacizler baki kalarak teminat mektubunun ihtiyati haczi yeter miktarda olduğunun tespitine mi karar verildiğini veya mahkemece başkaca bir karar mı verildiğini, bu hususun açıklanarak Kemalpaşa İcra Müdürlüğüne gönderilmesinin muhtemel yanlış uygulamaların önüne geçilmesi açısından elzem olduğunu talep etmiştir. İlk derece mahkemesinin 24.12.2025 tarihli ara kararı ile özetle; ''...Mahkememiz 2025/872 Esas sayılı dosyası üzerinden;17/12/2025 tarihli ara karar ile "1-Davalı vekilinin icra takibinin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE, 2-Mahkememizce konulan 02.12.2025 tarihli ihtiyati haczin, Kemalpaşa İcra Müdürlüğünün 2025/2161 Esas sayılı icra dosyasına sunulan .... Bankası 11.12.2025 tarihli TMDZ25-... numaralı 36.516.813,40 TL bedelli teminat mektubuna kaydırılmasına," karar verilmiş olup, bundan böyle ihtiyati haczin ... Bankası 11.12.2025 tarihli TMDZ25-.... numaralı 36.516.813,40 TL bedelli teminat mektubu üzerine uygulanacağı, bu kararın icra takibinin durdurulması anlamına gelmeyeceği hususu daha önceden açıklanmış olup, konulan ihtiyati hacizlerin kaldırılıp kaldırılmayacağı alacak bedeli ve dosya kapak hesabına göre bakiye borç tutarı hesap edildiğinde aşkın haciz/taşkın haciz bulunup bulunmadığı ve bunlar ile ilgili icra dosyası üzerinden gelinen aşamada ne gibi bir işlem yapılacağı konusunda tarafların müracaatı sonrasında icra müdürlüğünce yapılacak işlemler yada bu konuda yapılan yada yapılmayan işlemler konusunda tarafların şikayet başvuru hak ve yetkileri konusunda yapacakları işlemler icra takip hukuku usul ve esasları çerçevesinde halledilebilecek hususlardan olup, mahkememizce icra dosyası üzerinden bu ve buna benzer konularda verilecek bir karar bulunmadığından yerinde görülmeyen açıklama isteminin reddine'' dair ara karar verilmiştir. Davacı vekilinin 19/12/2025 tarihli dilekçesi ile özetle; Mahkememizce verilen 08.12.2025 tarihli ara kararın yerinde olduğunu, karşı yanın ısrarla ihtiyati haczin kaldırılmasını talep ettiğini, istinaf yasa yolunun açık olmasına karşın yine de bu kararın istinaf edilmediğini, ihtiyati haciz kararına itiraz üzerine murafaa günü verildiğini, karşı yanca Kemalpaşa İcra Hukuk Mahkemesi'ne başvurulduğunu yargılamanın devam ettiğini, Mahkemece verilen ihtiyati haczin teminat mektubuna kaydırılması kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Mahkememizce daha önce bu yetkinin icra mahkemeleri olarak belirlendiğini, bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuruda bulunulmadığını, Mahkememizce hacizlerin teminat mektubu üzerine kaydırılması kararı verildiği, bu kararın usul ve yasaya uygun olmadığını, usul ve yasaya uygun olarak verilmeyen kararın kaldırılmasını aksi halde dilekçenin istinaf dilekçesi olarak kabulü ile dosyanın istinaf incelemesine gönderilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesinin 09.01.2026 tarihli ara kararı ile özetle; ''...İhtiyati Hacze yapılan itirazın değerlendirilmesinde; İcra İflas Kanunu'nun 257 ve devamı maddelerinde ihtiyati hacze hangi nedenlerle itiraz edileceği sayılmış olup, davalılar vekillerinin itirazlarının ihtiyati haczin dayandığı sebeplere itiraz ettiği görülmüş olup yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda mahkememizce verilen ihtiyati haciz kararının yaklaşık ispat kuralları çerçevesinde dosya kapsamına uygun bulunduğu takdir edilmekle yerinde görülmeyen ihtiyati hacze itirazın reddine karar vermek gerekmiştir. Mahkememizce verilen 17/12/2025 tarihli ihtiyati haczin teminat mektubu üzerine kaydırılması ara kararına karşı yapılan itirazın değerlendirilmesinde; İİK'nun 266. Maddesi çerçevesinde yapılan değerlendirmede anılan nedenle, davacı yanın ihtiyati haczin aynı tutarlı teminat mektubu üzerine kaydırılmasında muhtemel bir zararı görülmediğinden ve bu husus mahkememizin takdirinde bulunduğundan davacı vekilinin yerinde görülmeyen ihtiyati haczin teminat mektubu üzerine kaydırılması itirazının da reddine'' karar dair karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili tarafından verilen 13.01.2026 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile özetle; -Müvekkili şirketin 22/08/2017 tarihinde kurulmuş ve kuruluşundan bu yana enerji sektöründe kaliteli hizmet veren, büyüme odaklı ve iş yaptığı şirketlerce daima iyi ilişkiler kuran bir köklü şirket olduğunu,... Şirketi'nin ise 2017 yılından beri enerji piyasasında olan sektöründe hatrı sayılır bir üne sahip bir şirket olduğunu, alacaklı müvekkili şirket ile karşı yan arasında ticari ilişkinin mevcut olduğunu, bu ticari ilişki nedeniyle müvekkili tarafından davalı borçlu karşı yana faturalar kesildiğini, taraflar arasında ödeme günü (vadeye) ve ödenecek tutar konusunda mutabakata varıldığını, ne var ki anılan fatura bedellerinin taraflar arasında mutabakat olmasına ve 08/08/2025 tarihinde kadar ödeneceği kararlaştırılmış olmasına rağmen karşı yan tarafından alacaklı müvekkiline ödenmediğini, -Karşı yan tarafından borcun belirli olup karşı yanca kabul edilmesine rağmen verilmiş yasal süre içinde hiçbir ödeme yapılmadığından müvekkili tarafından davalı borçlu aleyhine Kemalpaşa İcra Müdürlüğü'nün 2025/2161-Esas sayılı icra takibi başlatıldığını, karşı yana ödeme emri tebliğ edildiğini ve karşı yan tarafından yasal süresi içinde borca itiraz edildiğini ve takibin durdurulduğunu, daha sonrasında dava şartı arabuluculuk yapıldığını ve de İzmir 3 Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/872-Esas sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açıldığını, dilekçeler teatisi tamamlanarak duruşma günü verildiğini, -Müvekkilinin haklarının akamete uğramaması için itirazın iptali davasının görüldüğü İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/872-Esas sayılı dosyasından ihtiyati haciz talebinde bulunulduğunu, mahkemece ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne karar verildiğini, %15 teminat yatırılması halinde ihtiyati haczin uygulanmasına karar verildiğini, müvekkili şirket tarafından teminat mektubu dosyaya sunularak (%15 teminat yatırılarak) ihtiyati haciz işlemi uygulandığını, -Karşı yan tarafından ilk olarak Kemalpaşa İcra Hukuk Mahkemesi 2025/221-Esas sayılı dosyası ile "İhtiyati Haczin Kaldırılması" davası ikame edildiğini, bu davanın karara bağlandığını, mahkemece görevsizlik kararı verildiğini, verilen kararın taraflarınca istinaf edildiğini, dosyanın halen derdest olduğunu, karşı yan tarafından sonrasında da Kemalpaşa İcra Hukuk Mahkemesi 2025/225-Esas sayılı dosyası ile "İhtiyati Haczin Kaldırılması" davası ikame edildiğini, bu davanın karara bağlandığını, mahkemece derdestlik nedeniyle davanın reddine kararı verildiğini, verilen kararın taraflarınca vekalet ücreti yönünden istinaf edildiğini, dosyanın halen derdest olduğunu, karşı yan tarafından son olarak da Kemalpaşa İcra Hukuk Mahkemesi 2025/226-Esas sayılı dosyası ile "İhtiyati Haczin Kaldırılması" taleplerini içeren "memur muamelesini şikayet" davası ikame edildiğini, iş bu davaya da taraflarınca cevap verildiğini, duruşma gününün 17/02/2025 olarak belirlendiğini, karşı yanın her ne kadar ihtiyati haczin kaldırılması hususunda İcra Hukuk Mahkemesi görevli ise de, bu mahkemelerden sonuç alamadığı için ihtiyati haczin kaldırılmasını birkaç dilekçe ile İzmir 3 Asliye Ticaret Mahkemesinden de talep ettiğini, İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/872-Esas sayılı dosyasından verilen; 08/12/2025 tarihli ara karar ile; "...1-Davalı vekilinin teminat karşılığı ihtiyati haczin kaldırılması isteminin reddine, 2-Ara kararın taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İzmir ilgili Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf Yargı Yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.08/12/2025..." denilerek usul ve yasaya uygun şekilde ret kararı verildiğini, bu suretle ihtiyati haczin devamına hükmedildiğini, bu durumda, aynı taleplerin yeniden ve tekraren ileri sürülmesi, yargılamayı uzatıcı ve usul ekonomisi ilkesine aykırı bir nitelik arz ettiğini, karşı yanın aynı taleplerde ısrar etmesi yerine kararı istinaf etme hakkının açık durumda olduğunu, bu kararın kendilerine 10/12/2025 tarihinde tebliğ edildiğini, istinaf yolu açık bu karar karşı yanca istinaf edilmemiş hukuki süreçler işletilmediğini, karşı yanın İzmir 3 Asliye Ticaret Mahkemesine talepte bulunmaya devam ettiğini, İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/872-Esas sayılı dosyasından verilen; 08/12/2025 tarihli tensip tutanağı ile; "...1-Davalı vekilinin teminat karşılığı ihtiyati haczin kaldırılması isteminin reddine," karar verilmiş ise de daha sonrasında işbu talepler bakımından bir mürafa günü verilmiştir. Verilen mürafa günü itiraz dilekçesi ile birlikte 11/12/2025 tarihinde e-tebliğ olarak "...İhtiyati hacze itiraz eden davalı vekili tarafından sunulan ve ekte gönderilen 03/12/2025 tarihli dilekçe ile ihtiyati hacze itiraz ile kaldırılması talep edilmekle;İhtiyati haciz kararına itiraz talebinin duruşmalı olarak incelenmesine karar verilmiş olup murafaa tensip tutanağı ile duruşma gün ve saati tebliğ olunur. ..." ihtaratı ile taraflarına tebliğ edildiğini, bu tebligata uygun olarak 17/12/2025 tarihli dilekçeleri ile beyanda bulunulduğunu, İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/872-Esas sayılı dosyasından verilen; 18/12/2025 tarihli ara karar kurularak; "...1-Davalı vekilinin icra takibinin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE, 2-Mahkememizce konulan 02.12.2025 tarihli ihtiyati haczin, Kemalpaşa İcra Müdürlüğünün 2025/2161 Esas sayılı icra dosyasına sunulan .... Bankası 11.12.2025 tarihli TMDZ25-... numaralı 36.516.813,40 TL bedelli teminat mektubuna kaydırılmasına, 3-Ara kararın taraf vekillerine tebliği ile bir örneğinin Kemalpaşa İcra Dairesine GÖNDERİLMESİNE, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda üye Hâkim ....'un muhalefetine karşılık oy çokluğuyla karar verildi...." şeklinde hüküm tesis edildiğini, -İlk Derece Mahkemesi ara kararındaki gerekçesinde de atıf yaptığı kanun maddesi çok net ve açık olduğunu; "...İİK'nun 266/1 Maddesi gereği "Borçlu, para veya mahkemece kabul edilecek rehin veya esham yahut tahvilat depo etmek veya taşınmaz rehin yahut muteber bir banka kefaleti göstermek şartı ile ihtiyati haczin kaldırılmasını mahkemeden istiyebilir. Takibe başlandıktan sonra bu yetki, icra mahkemesine geçer." düzenlemesi..." buna rağmen ihtiyati haczin kaldırılması hususunda verilen karar açık ve anlaşılır olmadığını, aynı zamanda verilen kararın tamamen bir yetki gaspı olduğunu, Asliye Ticaret Mahkemesi açıkça kanun maddesinde düzenlenen yasa metnine aykırı davrandığını, İcra Müdürlüğü tarafından da bu karar açıklatılmadan hacizlerin kaldırılmasına karar verildiğini, ilk derece mahkemesinin açıkça görüldüğü üzere bütün usul hükümlerini çiğnediğini, karşı yanın ihtiyati haczin kaldırılmasına kararını reddedip istinaf yolu açık karar vermesine rağmen daha sonrasında murafaa günü verdiğini, bununla da kalmayarak, istinaf yolu açık karar verdiği, murafaa günü verdiği dosyada ihtiyati hacizlerin kaydırılmasına karar vererek yetki gaspı da yaparak icra dosyasındaki bütün hacizlerin kaldırılmasına mahal verdiğini, bu durumun hiçbir usul hukuku hükümleri ile izah edilemeyeceğini, bu kararlar silsilesinin açıklanmaya izaha muhtaç derece hatalı, sorunlu ve anlaşılmaz olduğunu, bu nedenlerle İzmir 3 Asliye Ticaret Mahkemesince verilen "İhtiyati haczin teminat mektubuna kaydırılması" kararının kaldırılmaya muhtaç olduğunu, zira 6100 Sayılı HMK'da "Kaydırma" "Kaydırılması" gibi "Kayma" kelime kökünden gelen hiçbir kelimenin bulunmadığını, -İzmir 3 Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/872-Esas sayılı dosyasından verilen ara kararda kaydırma kararı verildiğinden ve bu kararın uygulamasında sorun olabileceğinden ara kararının açıklatılması ve aksi halde yapılacak işlemlerin dayanaksız olacağı yönünde de talepte bulunulduğunu, -İzmir 3 Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/872-Esas sayılı dosyasından verdiği 24/12/2025 tarihi ara karar ile; "...Mahkememiz 2025/872 Esas sayılı dosyası üzerinden; 17/12/2025 tarihli ara karar ile "1-Davalı vekilinin icra takibinin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE, 2-Mahkememizce konulan 02.12.2025 tarihli ihtiyati haczin, Kemalpaşa İcra Müdürlüğünün 2025/2161 Esas sayılı icra dosyasına sunulan .... Bankası 11.12.2025 tarihli TMDZ25-... numaralı 36.516.813,40 TL bedelli teminat mektubuna kaydırılmasına," karar verildiğini, bundan böyle ihtiyati haczin ... Bankası 11.12.2025 tarihli TMDZ25... numaralı 36.516.813,40 TL bedelli teminat mektubu üzerine uygulanacağı, bu kararın icra takibinin durdurulması anlamına gelmeyeceği hususunun daha önceden açıklandığını, ''konulan ihtiyati hacizlerin kaldırılıp kaldırılmayacağı alacak bedeli ve dosya kapak hesabına göre bakiye borç tutarı hesap edildiğinde aşkın haciz/taşkın haciz bulunup bulunmadığı ve bunlar ile ilgili icra dosyası üzerinden gelinen aşamada ne gibi bir işlem yapılacağı konusunda tarafların müracaatı sonrasında icra müdürlüğünce yapılacak işlemler yada bu konuda yapılan yada yapılmayan işlemler konusunda tarafların şikayet başvuru hak ve yetkileri konusunda yapacakları işlemler icra takip hukuku usul ve esasları çerçevesinde halledilebilecek hususlardan olup, mahkememizce icra dosyası üzerinden bu ve buna benzer konularda verilecek bir karar bulunmadığından yerinde görülmeyen açıklama isteminin reddine'' dair karar verildiğini, (İzmir 3 Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/872-Esas sayılı dosyasından verilen 24/12/2025 ara kararı) tabiri caizse "HACİZLERİN KALDIRILMASINA KARAR VERMEDİM BENİM YETKİM DE YOK BU YETKİ İCRA MÜDÜRLÜĞÜ İLE İCRA MAHKEMESİNDE BEN SADECE KAYDIRMA KARARI VERDİM" demeye getirdiğini ve fakat fiili durumun bu şekilde tezahür etmemiş icra müdürlüğü tarafından dosyadaki bütün hacizlerin kaldırıldığını, İcra Müdürlüğü'nce verilen ara kararı ihtiyati hacizlerin kaldırılması olarak algıladığını ve dosyadaki bütün hacizlerin kaldırılmasına karar vererek işlemleri yaptığını, -Daha sonrasında 09/01/2026 günü yapılan murafaada bu taleplerinin yenilenmiş olmasına rağmen, verilmiş olan ihtiyati haczin kaydırılması kararının kaldırılmasına ilişkin taleplerinin de reddine karar verildiğini, bu kararın da usul ve yasaya uygunluğu bulunmadığından istinaf kanun yoluna başvurma zorunluluğu hasıl olduğunu, Açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen ara kararların hiçbir şekilde usul ve yasayla bağdaşmadığını, yazılmış karşı oy yazılarından da görüleceği üzere verilmiş kararların usul ve yasaya uygun olmadığını, zira ilk derece mahkemesinin usul hukuku uyarınca bu şekilde bir karar vermesi HMK gereği mümkün olmadığını, bu nedenle usul hükümleri çiğnenerek verilen ara kararların kaldırılmasının gerektiğini, Yukarıda açıklanan ve re'sen dikkate alınacak sebeplerle; istinaf başvurularının kabulü ile; İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/12/2025 tarihinde ara karar kurularak; "...1-Davalı vekilinin icra takibinin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE, 2-Mahkememizce konulan 02.12.2025 tarihli ihtiyati haczin, Kemalpaşa İcra Müdürlüğünün 2025/2161 Esas sayılı icra dosyasına sunulan.... Bankası 11.12.2025 tarihli TMDZ25-... numaralı 36.516.813,40 TL bedelli teminat mektubuna kaydırılmasına, 3-Ara kararın taraf vekillerine tebliği ile bir örneğinin Kemalpaşa İcra Dairesine GÖNDERİLMESİNE, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda üye Hâkim ... ...'un muhalefetine karşılık oy çokluğuyla karar verildi...." şeklindeki ara kararının kaldırılmasına, İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/01/2026 tarihinde mürafaa ile ara karar kurularak; "...2-Davacı vekilinin ihtiyati haczin teminat mektubu üzerine kaydırılması itirazının REDDİNE.." şeklindeki ara kararının kaldırılmasına, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK.nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda; Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye alacağın tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafça Kemalpaşa İcra Müdürlüğünün 2025/2161 Esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine faturaya dayalı 36.516.813,40 TL alacağın tahsili talebi ile 20.08.2025 tarihinde ilamsız takip başlatıldığı, davalı şirkete ödeme emrinin 26.08.2025 tarihinde tebliğ edildiği, davalı şirket tarafından süresinde borca ve tüm ferilerine itiraz edildiği görülmüştür. Davacı tarafça İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/872 Esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine 20.09.2025 tarihinde itirazın iptali davası açıldığı, bu davada davacı vekilinin ihtiyati haciz talebi üzerine 02.12.2025 tarihli ara karar ile %15 teminat karşılığında 36.516.813,40 TL alacak yönünden ihtiyati haciz kararı verilmiştir. Davalı vekili 03.12.2025 tarihli dilekçeyle ihtiyati haciz kararına itiraz ederek ihtiyati haczin kaldırılmasını talep etmiş; Mahkemece ihtiyati hacze itirazın 09.01.2026 tarihinde duruşmalı olarak incelenmesine karar verilmiştir. Davalı vekili 05.12.2025 tarihli dilekçe ihtiyati haczin teminat karşılığı kaldırılmasını talep etmesi üzerine ilk derece mahkemesi 08.12.2025 tarihli ara kararı ile bu husustaki görevli mahkemenin icra mahkemesi olduğu belirtilerek istemin reddine karar verilmiştir. Davalı vekili 16.12.2025 tarihli dilekçe ile dosyada haciz miktarına yetecek miktarda teminat mektubu bulunduğundan icra takibinin durdurulmasına, bu talep kabul görmediği takdirde icra takibinin tedbiren durdurulmasına ve işlenecek yeni hacizlerin tedbiren men edilmesine, icra takip dosyasındaki haczin teminat üzerinde devamıyla diğer hacizlerin fekkine karar verilmesini talep etmesi üzerine; ilk derece mahkemesi 17.12.2025 tarihli ara kararı ile davalı vekilinin icra takibinin durdurulmasına yönelik tedbir talebinin reddine, mahkemece konulan 02.12.2025 tarihli ihtiyati haczin teminat mektubuna kaydırılmasına oy çokluğuyla karar verildiği karar verilmiştir. Davacı vekili 19.12.2025 tarihli dilekçe ile Mahkemece verilen ihtiyati haczin teminat mektubuna kaydırılması kararının açıklamaya muhtaç olduğunu, verilen kararın dosyadaki bütün ihtiyati hacizlerin kaldırılmasına, ihtiyati haczin sadece teminat mektubuna uygulanmasına mı karar verildiği yoksa dosyadaki bütün ihtiyati hacizler baki kalarak teminat mektubunun ihtiyati haczi yeter miktarda olduğunun tespitine mi karar verildiğini veya mahkemece başka bir karar mı verildiğinin icra müdürlüğüne gönderilmesinin muhtemel yanlış uygulamaların önüne geçilmesi açısından elzem olduğunu belirterek talepte bulunması üzerine; ilk derece mahkemesi 24.12.2025 tarihli ara kararı ile davacı vekilinin açıklama isteminin reddine oy çokluğuyla karar verildiği karar verilmiştir. Mahkemece ihtiyati hacze itirazın 09.01.2026 tarihinde duruşmalı olarak incelenmesi sonucunda verilen ihtiyati haciz kararının yaklaşık ispat kuralları çerçevesinde dosya kapsamına uygun bulunduğundan yerinde görülmeyen ihtiyati hacze itirazın reddine; davacı vekilinin 17/12/2025 tarihli ihtiyati haczin teminat mektubu üzerine kaydırılması ara kararına karşı yaptığı itirazın İİK'nun 266. Maddesi çerçevesinde ihtiyati haczin aynı tutarlı teminat mektubu üzerine kaydırılmasında davacı yanın muhtemel bir zararı görülmediği, bu hususun mahkemenin takdirinde bulunduğundan davacı vekilinin ihtiyati haczin teminat mektubu üzerine kaydırılması itirazının reddine karar verilmiştir. Davacı vekili tarafından Mahkemenin 17.12.2025 tarihli "ihtiyati haczin teminat mektubuna kaydırılmasına ilişkin ara kararı ile 09.01.2026 tarihli "ihtiyati haczin teminat mektubu üzerine kaydırılması itirazının reddine" dair ara kararlarına yönelik istinaf yoluna başvurulmuştur. 2004 sayılı İcra İflas Kanunun 265. Maddesinde ihtiyati hacze itiraz düzenleme altına alınmıştır. Anılan düzenlemede ''borçlu, kendisi dinlenmeden verilen ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi hâlde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir. Menfaati ihlâl edilen üçüncü kişiler de ihtiyatî haczi öğrendiği tarihten itibaren yedi gün içinde ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere veya teminata itiraz edebilir. Mahkeme, gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddeder. İtiraz eden, dilekçesine istinat ettiği bütün belgeleri bağlamaya mecburdur. Mahkeme, itiraz üzerine iki tarafı davet edip gelenleri dinledikten sonra, itirazı varit görürse kararını değiştirebilir veya kaldırabilir. Şu kadar ki, iki taraf da gelmezse evrak üzerinde inceleme yapılarak karar verilir. İtiraz üzerine verilen karara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir. '' hükmü mevcuttur. Ayrıca, 2004 Sayılı İİK'nın 266. maddesinde; "Borçlu para veya mahkemece kabul edilecek rehin veya esham yahut tahvilat depo etmek veya taşınmaz rehin yahut muteber bir banka kefaleti göstermek şartıyla ihtiyati haczin kaldırılmasını mahkemeden isteyebilir. Takibe başlandıktan sonra bu yetki, icra mahkemesine geçer." hükmü yer almaktadır. "Teminat karşılığı tedbirin değiştirilmesi veya kaldırılması"na ilişkin düzenleme yapan İİK'nın 266. maddesinde, 258/son veya 265/son maddesindeki gibi istinaf kanun yolu ile ilgili bir düzenleme yapılmamıştır. Buna göre, teminat karşılığı ihtiyati haczin kaldırılmasına ilişkin mahkemece verilecek kararın istinafı olanaklı değildir. Zira ihtiyati haciz 266. maddeye göre (teminat karşılığında) mahkeme tarafından kaldırılınca, mallar üzerindeki ihtiyati haciz tamamen kalkmakta ve onun yerine, gösterilen teminat ihtiyaten haczedilmiş sayılmaktadır. (Prof. Dr. Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, 2013, sayfa 1059) İhtiyati haciz ile ilgili istinaf yoluna başvurulabilecek ara kararlar İİK'nın 265. ve HMK'nın 341/1-b maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre ihtiyati haciz taleplerinin reddine ilişkin kararlar ve talebin kabulü sonrası itiraz üzerine verilen kararlar bakımından istinaf yolu açıktır. Bu iki ihtimal dışında ihtiyati haciz hakkında verilen kararlar bakımından istinaf yolu kapalıdır. Uyuşmazlık konusu olayda talep İİK'nın 266. maddesinin uygulanmasına ilişkin olup, bu husustaki kararlar bakımından İİK'nın 265. ve HMK'nın 341. maddeleri uyarınca istinaf kanun yoluna başvurulması mümkün değildir. Yapılan değerlendirme neticesinde istinaf incelemesine konu edilen ara kararlar, istinafa tabi kararlardan olmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 352/1-b hükmü gereğince usulden reddine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/872 Esas sayılı dosyasından verilen 17.12.2025 tarihli ara kararına ve 09.01.2026 tarihli ara kararına karşı, davacı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinin, 6100 sayılı HMK.'nın 341/1, 352/1-b maddeleri ve İİK'nın 265. maddesi gereğince USULDEN REDDİNE, 2-Verilen kararın niteliği gereğince harç alınmasına yer olmadığına, davacı tarafça yatırılan toplam (732,00 TL + 732,00 TL) 1.464,00 TL istinaf karar harcının talebi halinde yatırana ilk derece mahkemesince geri verilmesine, 3-Davacı tarafından yatırılan toplam (2.002,00 TL + 2.002,00 TL) 4.004,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile istinaf kanun yolu yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Kararın, ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 2004 sayılı İİK'nın 258/(3) ve 6100 Sayılı HMK'nın 394/(5) ve 362/(1)-f maddeleri uyarınca kesin olmak üzere, 26.03.2026 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2026/404, K. 2026/400, T. 26.03.2026, www.arakarar.com/karar/izmir-bolge-adliye-mahkemesi-14-hukuk-dairesi-2026-404-e-2026-400-k-10eb597211e3