Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi 2026/24 E. 2026/29 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/24
- Karar No
- 2026/29
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/24
KARAR NO: 2026/29
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/893 (Derdest)
KARAR TARİHİ: 08/12/2025
DAVA: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 14/01/2026
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava ve talep dilekçesinde özetle; Taraflar arasında14/02/2022 tarihinde imzalanan İş Ortaklığı Sözleşmesi ile davacı ... ürün ve hizmetlerinin, davalı ... tarafından “iş ortağı” olarak müşterilere satışının gerçekleştirilmesi ve karşılığında ... tarafından ...'e komisyon ödenmesi konusunda anlaştıklarını, aynı zamanda davalıya müvekkili şirket tarafından 07/07/2023 tarihli ... Abonelik Sözleşmesi ve ekleri kapsamında Sabit Telefon Hizmeti, ... Hizmeti, ... ve ... Hizmeti verildiğini, BTK tarafından müvekkili şirkete iletilen 14/01/2025 tarihli çeşitli banka mudilerinin dolandırıcılık amacıyla arandığına dair "..." konulu yazı üzerine müvekkili şirket kayıtlarında yapılan inceleme neticesinde davalı ... tarafından sözleşmesi akdedilen ve müvekkili şirket müşterilerinden ... Şirketi'nin santralinden gelen çağrıların yönlendirme çağrısı gibi olacak şekilde manipüle edilerek teslim edildiği ve müşteri santrali kaynaklı olarak kötüye kullanım (haksız ve hukuka aykırı eylemler) olduğu tespit edilerek müşterinin sözleşme konusu hizmeti hileli ve suistimal ederek kullanması sebebiyle durdurulduğunu, BTK'dan gelen yazıya cevaben 21/01/2025 tarihli bilgilendirme yazısı ile bahse konu numaraların CDR kayıtları sunularak müşteri santrali kaynaklı kötüye kullanım olduğu değerlendirildiğinden müşterinin hizmetinin durdurulduğu, müşterinin bulut santral hizmetini ise ... A.Ş. firmasından aldığının tespit edildiği hususlarının bildirildiğini, yine aynı cevabi yazıda müvekkili şirket tarafından söz konusu kötüye kullanımı önlemek amacıyla yönlendirme ile gelen çağrılara yönelik ihlallerin tespit edilebilmesi adına kural setleri ve alarmlar oluşturulduğunun da Kurum'a bildirildiğini, akabinde Kurum tarafından 02/03/2025 tarihli ve "Yazılı Açıklama (... İhlali - İş Net)" konulu yazı ile müvekkiline idari yaptırım uygulanabileceği belirtilerek savunma talep edildiğini, müvekkili tarafından tüm teknik yönleriyle şirketin yönlendirilmiş çağrılara dair yönetmeliklere uygun hareket ettiği açıklanmasına rağmen BTK'nın 06/05/2025 tarihli 2025/İK-YED/124 sayılı Kurul Kararı ile işbu kurul kararı doğrultusunda düzenlenen İdari Para Cezası Karar Tutanağının müvekkili şirkete 30/05/2025 tarihinde tebliğ edildiğini ve 1.092.695,10 TL idari para cezası tahakkuk ettirildiğini, cezanın indirimli tutar üzerinden 819.521,33 TL olarak 19/06/2025 tarihinde ödediğini, olaya dair yapılan incelemelerde davalı ... firması tarafından müşterilerine sunulan bulut santral altyapısı üzerinden yalnızca tek bir müşteriye ait çağrılarda manipülasyon yapılarak çağrıların müvekkili şirket şebekesine iletildiğinin tespit edildiğini, eğer sistem kötü niyetli kişiler tarafından ele geçirilmiş olsaydı bunun tüm müşterileri etkileyen sonuçlar doğuracağını ancak tek bir müşteriyle sınırlı olmasının olayın sistemsel bir zafiyetten kaynaklanmadığı aksine bilinçli, planlı ve organize bir eylem olduğunu ortaya koyduğunu, bunun üzerine davalı hakkında İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 2025/140928 soruşturma numaralı dosyası üzerinden dolandırıcılık kapsamında suç duyurusunda bulunulduğunu ayrıca davalı şirkete keşide edilen ihtarname ile sözleşmenin feshedildiğini ve idari para cezasına konu bedele dair fatura düzenlenip müvekkiline ödenmesinin talep edildiğini, ancak davalının faturayı iade ettiğini ve bedeli ödemediğini beyan ederek; 819.521,33 TL'nin 04/07/2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini ve alacağa konu miktar yönünden teminatsız olarak ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. Mahkemece; "...Dosya içeriğindeki mevcut verilere göre; henüz yargılamanın başında olunması, yargılamada toplanacak deliller sonrası talepte bulunulabileceği, tarafların haklılık durumu, yapılan yargılamayla belirlenecek olup şu aşamada yaklaşık ispat koşulları sağlanamadığı anlaşılmakla uyuşmazlık konusu yargılamaya muhtaçtır. Dosyanın bulunduğu aşama itibariyle İİK 257. madde gereği ihtiyati haciz şartları oluşmadığından talebin reddine..." karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki açıklamalarını tekrar ederek kararın kaldırılmasını ve ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etimştir.Talep; ihtiyati hacze yönelik olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçelerle reddedilmiştir. Uyuşmazlık, ihtiyati haciz koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.İcra ve İflas Kanunu'nun 257/1 maddesinde yer alan "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir." hükmüne göre, rehinle temin edilmemiş bir para alacağının vadesinin gelmesi halinde alacaklı ihtiyati haciz talebinde bulunabilecektir. İİK'nın 258/1 maddesinde yer alan "…Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur…." hükmüne göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için, kesin bir ispat aranmamaktadır, özellikle hukuki bir işlem söz konusu olduğunda, alacağın varlığının ve muaccel olduğunun yazılı bir belgeye veya belgeler zincirine dayanmasının tercih edilmesi gereken bir seçenektir. (Yargıtay 19.Hukuk Dairesi 23/01/2014 tarih 2023/18723 E.2014/1804 K.)İhtiyati haciz, alacaklının para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için mahkeme kararıyla borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulmasıdır ve ihtiyati haciz kararı, geçici hukuki koruma tedbirlerinden olduğu için bazen karşı taraf dinlenmeden ve tüm deliller toplanmadan yaklaşık ispat şartı yeterli görüldüğünde mahkemece verilebilir. Yasal düzenleme gereğince ihtiyati haciz talep eden, İİK'nın 257/1. maddesi kapsamında bir para borcunun alacaklısı olduğunu, borcun rehinle temin edilmediğini ve borcun vadesinin gelmiş olduğunu yaklaşık olarak mahkemeye kanaat getirecek tarzda ispat etmek durumundadır.Geçici hukuki koruma yargılamasını, asıl yargılamadan ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsü noktasındadır. Geçiçi hukuki koruma yargılamasında yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Yaklaşık ispat durumunda ise; hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu gözardı etmez. Somut olayda; davalı şirketin sözleşmeye ve hukuka aykırı davranışları nedeniyle davacı şirketin idari para cezası ödemek zorunda kaldığı ileri sürülmekle birlikte, dosya kapsamına sunulan deliller bu aşamada yaklaşık ispata elverişli olmadığından, İİK'nın 257.maddede öngörülen ihtiyati haciz şartları oluşmamıştır. Açıklanan nedenlerle; İlk Derece Mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olup davacı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına,
3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından davacı tarafından yatırılan 615,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 116,60 TL'nin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
4-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davacıya ilk derece mahkemesince iadesine,
6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.14/01/2026