Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/2209 E. 2026/2139 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/2209
- Karar No
- 2026/2139
- Karar Tarihi
T.C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2026/2209
KARAR NO : 2026/2139
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 06/06/2024
NUMARASI: 2022/1124Esas - 2024/582Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/10/2026
İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 30/10/2026
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalının ticari ortaklık kurma hususunda anlaştıklarını, davalının bu ortaklığa ... ... ... Mahallesi ... Ada ... Parsel sayılı taşınmazını, davacı ise nakit para koyma hususunda anlaşıldığını, taşınmazın davacıya devrinin sağlamak amacıyla satışa aracılık yapıldığına dair ... satış sözleşmesi imzalandığını, davacının söz konusu taşınmazın tadilatına başladığını, kendi evini satarak taşınmaz üzerindeki hacizleri kaldırdığını, yaklaşık 500.000-TL masraf yaptığını, tüm bu masraflardan sonra davalının sözleşmeden döndüğünü, taşınmazı davacıya devredecekken başka bir şahsa satış yaptığını, bunun üzerine davacının yaptığı masrafları davalıdan talep ettiğini, davalının sıkışık olduğunu söyleyerek takibe konu bonoları düzenleyip verdiğini, bu bonoları da ödememek için Kayseri 1 ATM 2016/1109 Esas sayılı dosyası ile menfi tespit davası açtığını, ayrıca suç duyurusunda bulunulduğunu ancak takipsizlik kararı verildiğini, söz konusu bonolarla alakalı olarak icra takibi başlatıldığını, davalının itiraz ettiğini ve takibin durdurulduğunu, bu nedenlerle davalının takibe yaptığı itirazın iptali ile takibin devamını, % 20 den aşağı olmama üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı yanın süresi içinde cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda; "Toplanan deliller, dinlenen tanık beyanları, mahkeme dosyası mahkememizce toplanmış usulüne uygun deliller olarak değerlendirilmiş buna göre, dava ve takip konusu senet her ne kadar zaman aşımı nedeniyle kambiyo senedi olma vasfını yitirmiş ve adi senet hükmünde ise de yapılan taşınmaz satış komisyonculuğu sözleşmesine dayalı temel ilişkiyi tevsik ve ispat eder nitelikte olduğu, BAM kaldırma kararında belirtilen gerekçeler çerçevesinde davacının delil başlangıcı niteliğinde olan söz konusu zamanaşımına uğramış bono nedeniyle tanıklarını bildirdiği, tanıkların dinlendiği, dinlenen davacı tanıklarının beyanlarının davacının iddialarını doğruladığı, zamanaşımına uğramış bonodaki temel ilişkiyi (akdi ilişkiyi) tanıkların doğruladığı, davacının bildirdiği tanıklardan ... ve ...ın'ın Kayseri 1. ATM'nin 2016/1109 esas sayılı dosya kapsamında dinlendiği, BAM kaldırma kararında da belirtildiği üzere davalının süresinden sonra sunmuş olduğu cevap dilekçesinde akdi ilişki ve senedin varlığının inkar edilmediği, davacının adi yazılı senede ilişkin icra takibi başlatmasının hukuken yerinde olduğu, temel ilişkiye dayalı savunma sebeplerinin bu yargılama içerisinde davalı tarafından ileri sürülmesi mümkün ise de öncelikle cevap dilekçesinin süresinde verilmiş olması gerektiği ancak davalı tarafın vekili aracılığıyla sunduğu cevap dilekçesinin süresinden sonra sunulması nedeniyle kabul veya ikrar niteliğindeki beyanlar istisna olmak üzere mahkemece üzerinde durulması mümkün olmayan hususlar olduğu, davacı tarafın savunmanın genişletilmesine ve değiştirilmesine açıkça muvafakat etmediği, davalı tarafa BAM kaldırma kararı öncesi usulüne uygun isticvap davetiyesi tebliğ edilmesine rağmen geçerli bir mazereti olmaksızın duruşmaya katılmadığı ve adi senetteki imzasını ikrar ettiği, davalının senedin zorla imzalatılmasına ilişkin davacı hakkındaki şikayeti üzerine yürütülen Kayseri CBS'nin ... soruşturma sayılı dosya kapsamında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği ve bu karara karşı yapılan itirazın ve kanun yararına bozma isteklerinin reddine karar verildiği ve bu sebeple davalının dava ve takip konusu senede ilişkin davacı hakkında açmış olduğu borçlu olmadığının tespitine ilişkin davanın reddine karar verildiği anlaşılmakla davacının taraflar arasındaki temel ilişki olan taşınmaz satış komisyonculuğu sözleşmesini ve bu sözleşme kapsamında sözleşmeden rücu eden tarafın 100.000,00-TL ödemeyi taahhüt ettiğini ispat ettiği, davacının beyanlarını doğrulayan tanık beyanları ile davalının sözleşmeden doğan edim yükümlülüklerini yerine getirmeyerek sözleşmeyi ihlal ettiği ve bu sebeple davacının sözleşmeden doğan haklarının güvence altına almak maksadıyla davalı tarafından düzenlenip davacıya verilen zamanaşımına uğramış bono nedeniyle davacının davalı hakkında başlatmış olduğu icra takibinin yerinde olduğuna kanaat getirilerek davanın kabulü ile itirazın iptaline, takibin devamına karar verilmiş ve aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.Likit nitelikte senede dayalı alacağa ilişkin haksız itiraz nedeniyle yasal koşulları oluşan icra inkar tazminatı talebinin de kabulüne karar verilmiş.." gerekçesiyle
-Davanın KABULÜ ile, Davacının davalı hakkında başlatmış olduğu Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosya kapsamında davalı borçlunun yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİNE, takibin devamına,
2-Davacının icra inkar tazminatının kabulü ile, alacağın (100.000,00-TL) %20'si tutarında olmak üzere 20.000,00-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. İşbu kararı davalı vekili süresinde istinaf etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Sayın mahkeme her ne kadar zamanaşımına uğramış ve kambiyo senedi vasfını yitirmiş bonoyu delil başlangıcı sayarak davayı kabul etmişse de bu hukuka aykırı olduğunu, her ne kadar ortada müvekkil tarafından imzalandığını, bir senet olsa da bu imza zorla attırılmış olduğundan senedin geçerli bir senet gibi değerlendirilerek menfi tespit davasının sonucu beklenmeden karar verilmesi hukuka aykırı olduğunu, mahkemenin senet varsa borç vardır şeklindeki konuyu dar yorumlayan yaklaşımını mantıkla bağdaştırmak güç olduğunu, her ne kadar cevap dilekçeye itibar edilmemiş olsa da mahkemeler davacının iddiaları resen bir bütün olarak değerlendirerek karar vermesi gerektiğini, davacı müvekkil ile bir iş ortaklığı anlaşması yaptığını iddia etmiş fakat bu iş anlaşmasına ilişkin tek bir kanıt dahi sunamadığını, mahkemeye sadece bir senaryo sunduğunu, söz konusu iş anlaşmasının metni dahi sunulan belgeler arasında mevcut olmadığını, aksine davacı taraf gayrimenkulün satımına ilişkin iki tarafında imzalarını içerir sözleşmeyi sunduğunu, bu sözleşme de beyanları destekler nitelikte olduğunu, davacı tarafın da sunduğu sözleşme şartları ile davacının sayın mahkemeye dava dilekçesinde anlatmış olduğu senaryo çeliştiğini, davalının iddia ettği gibi bir ortaklık anlaşması taraflar arasında mevcut olsa neden cezai şart içerikli bir satım sözleşmesi yapılması gerektiğini, bütün bunlar bir arada değerlendirildiğinde davalının iddilarının ne kadar mesnetsiz ve hayatın olağan akışına aykırı olduğu ortaya çıktığını, fakat yerel mahkeme bu hususları hiç değerlendirmeden karar verdiğini, taraflar arasındaki sözleşme bir ... Satım Sözleşmesi Davacı ile müvekkil davalı arasında ... tarihinde "Satışa aracılık yapıldığına Dair ... Satış Sözleşmesi" başlıklı matbu bir evrak üzerine "Aracısız" olduğu belirtilerek bir " ... satış sözleşmesi" düzenlenerek her iki tarafça imzalandığını, bu sözleşme sayın mahkemeye davacı delilleri arasında sunulduğunu, Sözleşmeye göre; Satıcı : ... Alıcı : ... Satış konusu Gayrimenkul: ... ili ... ilçesi ... mah. ... Ada ... parselde kain ... m2 olan gayrimenkul olduğunu, satış bedeli: 742.000TL olarak yazılmış ve "kapora ve ödeme şekline" ilişkin kısıma ise; " Arsanın üzerindeki haciz satıcının parasından düşülecektir. Tek parça çek verilip tarih konmayacak 90 gün içinde para nakit verilecektir" Ayrıca son satırda ;" Bu sözleşmeden rücu eden taraf 100.000TL şartlı cezayı kabul edip ödeyecektir" Şeklinde düzenleme yapılmış olup davacının iddia ettiği üzere taraflar arasında yapılmış bir ortaklık anlaşması mevcut olmadığını, taraflar arasında yapılmış olunan sözleşme incelendiğinde görüleceği üzere açık bir şekilde taşınmaz üzerinde hacizlerin bulunduğu ve satış parasından hacizlein düşüleceği belirtildiğini, davacı bu çerçevede haciz dosyalarına ödeme yapmış olup tarafınca bu husus Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmüş olunan "Menfi Tespit" davasında da inkar edilmediğini, davacı müvekkil ile ortaklık kuracağı düşüncesi ile evini sattığını belirttiğini, sözleşmedeki satış parasını karşılamak için nasıl bir tedarik yolu izlediğini, kredi durumunun ilgilendirmemekle birlikte sözleşmede satış parasının ödenmesi için 90 günlük bir süre belirlenmiş olup Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesin 2016/1109E sayılı dosyanın muhakemesi sırasında getirilmiş olunan tapu bilgilerine göre davacı evini bu 90 günlük süre içerisinde ... de sattığını, davacıdan müvekkile toplamda 25.000TL geçmiş geri kalan satış parasını davacı toparlayamadığını ve satın almaktan vazgeçmiş akabinde müvekkilden ödediği parayı talep ettiğini, müvekkil ise "sözleşmede 100.000TL şartlı cezanın mevcut olduğunu sözkonusu parayı şartı cezadan mahsup ettiğini " beyan ederek geri ödeme yapmadığını, o sırada müvekkil ceza evine girmiş ve ... tarihine kadar cezaevinde kaldığını, müvekkil cezaevinden çıktıktan sonra ... tarihinde davacı 3. Kişilerle müvekkile kumpas kurmak sureti ile iş bu dava konusu senedi zorla imzalatmış olmasına karşın savcılık dosyasında yeterli incelemenin yapılmamış olması nedeni ile Takipsizlik kararı verilmiş ve yapmış olduğu itirazın reddedildiğini, buna bağlı olarak da Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/1109E ve 2019/345K sayılı dosyası üzerinden açılmış olunan Menfi tespit dava hukuka aykırı olarak reddedildiğini, müvekkil sözleşmedeki cezai şarttan dolayı alacaklı olduğunu, gayrimenkul satış sözleşmesi incelendiğinde sözleşmeden dönen tarafın 100.000TL cezai şart ödeyeceğinin kararlaştırıldığı belirttiğini, davacı 90 günlük ödeme süresi içerisinde müvekkile 25.000TL ödeme yapmış olup geri kalan ödemeyi yapmamış olup başkaca ödeme yaptığına dair müvekkilden sadır herhangi bir belge de sunmadığını, o dönem çekmiş olduğu kredileri ev satışını vs. mahkemeye sunduğuna karşın anladığı kadarı ile satış parasını tamamlayamadığını ve ev satışı kredi vs. Den temin ettiği parayı da müvekkile vermediğini, müvekkil ... tarihine kadar söz konusu gayrimenkulü satmamış olup satıştan dönen davacı olduğunu, bu noktada müvekkil davacı ...'dan 75.000TL cezai şart alacaklısı iken 100.000TL senet imzalayarak alacaklı olduğu kişiye vermesi hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkil borçlu olmadığı gibi ... ’dan alacaklı olup bu alacağın tahsili amacı ile tarafınca Kayseri 2. İcra Müdürülüğü’nün ... sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, borçlu haksız yere itiraz ederek takibi durdurmuş olup itirazın iptali için tarafınca dava açılacağını , davaya bakmaya "görevli mahkeme" asliye hukuk mahkemesi olduğunu, iş bu davaya konu senet 3 yıllık zamanaşımının dolmuş olması nedeni ile "Kambiyo senedi" vasfını yitirmiş olup yasal olarak "Yazılı Delil Başlangıcı" hükmünde bir belgedir bu nokta itibari ile alacaklı konumunda görünen davacının davasını destekleyici belgeler ile ispat etmesi gerektiğini, davacı burada taraflar arasındaki satım sözleşmesine dayandığını, hal böyle iken taraflar arasında uygulanacak TTK'dan kaynaklanmamakta olup davanın görüleceği Mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, bu nedenle dosya görevsiz mahkemede incelendiğini ve karar verildiğini, bütün bu arz ve izah edilen nedenlerle ilk derece mahkemesinin kararını istinaf etme zarureti hasıl olduğunu, arz ve izah edilen nedenlerle ve de sayın mahkemece muhakeme esnasında taktir edilecek sair nedenlerle istinaf talebin kabulü ile Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/1124 E ve 2024/582 K sayılı ilamının kaldırılmasına masraf ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzeniyle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.Davacı kambiyo senedi bakımından zaman aşımına uğramış bonoya dayanmıştır. Bonoya ilişkin zamanaşımı süresinin geçmesi ile birlikte bonoya dayalı talep hakkı kendiliğinden sona ermemektedir (... F.: Kıymetli Evrak Hukuku, Ankara, 1997, s. 879; Kendigelen, A./... , İ.: Kıymetli Evrak Hukuku Genel Esaslar Kambiyo Senetleri, İstanbul 2019, s. 264). Bu itibarla hamil, bonoya ilişkin zamanaşımı süresinin geçmesi hâlinde dahi bonoya dayanarak borçluya karşı takip yapabilir veya genel mahkemelerde alacak davası açabilir. Ancak borçlunun zamanaşımı def’inde bulunması hâlinde, alacaklı kambiyo hukukundan kaynaklanan haklarını yitirecektir. Bu durum, bonoya ilişkin zamanaşımı süresinin geçmesi ile değil, borçlunun zamanaşımı def’inde bulunması ile ortaya çıkmaktadır. Borçlu süresi içinde zamanaşımı def’inde bulunmazsa söz konusu bono, hamile zamanaşımına uğramamış bir bononun sağladığı tüm imkânları sağlayacaktır. Bu durumda davalı yan takibe itirazında zamanaşımı definde bulunmamış olup süresin içinde de cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır. Tüm bunlar ışığında davanın kabulü kararı usul ve yasaya uygun bulunmuştur. (Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun, 25.12.2019 tarihli ve 2019/1 E., 2019/8 K. sayılı kararı).Davalı tarafın icra dosyasında yaptığı itirazında bononun zaman aşımına uğradığı yönünde bir itirazı olmadığı gibi davalı taraf dosyaya cevap dilekçesi de sunmamıştır. Yukarıda değinilen Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun, 25.12.2019 tarihli ve 2019/1 Esas 2019/8 Karar sayılı ilamı uyarınca ispat külfeti davalı tarafta olup davalı borçlu olmadığını yada borcu ödediğini ispat külfeti altındadır. Davalı davaya cevap vermemiş olup dosyaya yazılı deliller sunmamıştır. Davalının davacıya karşı Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/1109 Esas esas sayılı dosyasında davaya konu bonodan kaynaklı açtığı menfi tespit davasında davanın reddine karar verildiği, kararın istinaf incelemesi sonucunda Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi'nin 26.09.2024 tarih 2022/775 Esas 2024/1038 Sayılı kararı ile kesin surette esastan reddine karar verildiği görülmüştür. Davalının Kayseri CBS'nin ... soruşturma numaralı dosyasına ilişkin olarak nitelikli yağma suçundan dolayı yapılan soruşturma neticesinde 18/07/2017 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş, yapılan itiraz neticesinde Kayseri 2. Sulh Ceza Hakimliği'inin 04/05/2016 tarihli 2016/1081 Değişik İş sayılı karar ile itirazın kabulü ve takipsizlik kararının kaldırılmasına dair karar verilmiş, daha sonra 18/07/2018 tarihinde aynı soruşturma dosyası ile ilgili olarak tekrar kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş, yine yapılan itiraz neticesinde Kayseri 1. Sulh Ceza Hakimliği'inin 17/04/2018 tarihli 2017/4297 Değişik İş sayılı karar ile itirazın reddine karar verilmiştir. Müşteki vekilince başvurulan 21/06/2018 tarihli kanun yararına bozma talebi de 08/11/2018 tarihinde kabul edilmemiştir. Bu suretle davalı bononun zorla imzalattırıldığını ispatlayamamıştır. Davacı tarafın bildirdiği tanık da ilk derece mahkemesince dinlenmiş ve temel ilişki ispatlanmış olmakla davanın kabulü kararı usul ve yasaya uygun bulunmuştur.
Yukarıda belirtilen gerekçelerle ve HMK'nın 355. Maddesi gereğince istinaf başvurusu sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda davalı tarafın yukarıda yazılı söz konusu istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden ilk derece mahkemesinin istinafa konu edilen nihai kararının HMK'nın 353/1-b.1.maddesi gereğince usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu değerlendirilerek istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 'nin 2022/1124 Esas 2024/582 sayılı kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılması nedeniyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK. 'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
Alınması gereken 6.831,00-TL karar ve ilam harcından, davalıdan peşin olarak alınan 1.707,75-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 5.123,25-TL'nin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
Davalı tarafından yapılan istinaf yoluna başvuru harcı ve istinaf posta giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına ,
İstinaf incelemesi aşamasında duruşma yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına ,
Kararın tebliğ işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde , 6100 sayılı HMK'nın 361/1 maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere, oy birliği ile karar verildi. 30/10/2026