Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/185 E. 2026/1163 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/185
- Karar No
- 2026/1163
- Karar Tarihi
T.C. ADANA BAM 17. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/185 - 2026/1163 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2026/185 KARAR NO : 2026/1163
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 09/10/2025 NUMARASI : 2025/457 Esas 2025/763 Karar
DAVACI : ... ELEKTRİK DAĞITIM ANONİM ŞİRKETİ VEKİLİ : Av. DAVALI : ... VEKİLİ : Av. DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 04/06/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 09/06/2026
.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 09/10/2025 tarih ve 2025/457 Esas - 2025/763 Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş ve mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla; HMK'nın 352. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: DAVA: DAVACI VEKİLİ DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: Müvekkili şirket ile davalı arasında abonelik ilişkisinin bulunmadığını, davalının dava dışı ... ... Elektrik Perakende Satış A.Ş. ile sözleşme imzaladığını, bu nedenle uyuşmazlığın tüketici mahkemesinin görev alanına girmediğini, ... numaralı tesisat kullanıcısı olan davalının 10.07.2019,12.07.2019 ve 25.07.2019 tarihli tutanaklarla Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 42. maddesine aykırı şekilde ölçü devresine müdahale ederek kaçak elektrik tükettiğinin belirlendiğini, tespit edilen endeks değerlerinin ilgili yönetmelik hükümlerine uygun olarak tahakkuk ettirildiğini, davalının borcu ödememesi üzerine başlatılan icra takibine 12.02.2020 tarihinde haksız yere itiraz edildiğini, bu nedenle takibin durduğunu, dava şartı olan arabuluculuk sürecinin 2021/31712 arabuluculuk numarası ve 2021/984 dosya numarası ile 05.04.2021 tarihinde anlaşmazlıkla sonuçlandığını, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 42,44,45 ve 46. maddeleri uyarınca kaçak elektrik tüketim miktarının ve bedelinin yasal tarifeler üzerinden 1,5 katı veya 2 katı katsayılar uygulanarak hesaplandığını, müvekkili şirketin tüm işlemlerini mevzuata uygun gerçekleştirdiğini, davalının eyleminin Türk Ceza Kanunu'nun 163/3. maddesinde düzenlenen karşılıksız yararlanma suçunu oluşturduğunu ve bu kapsamda suç duyurusunda bulunulacağını belirterek davalının icra takibine yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına ve alacağın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: DAVALI VEKİLİ CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: Müvekkili şirketin ... nolu tesisat kullanıcısı olduğunu, davacı şirket tarafından 10/07/2019 tarihinde düzenlenen kaçak elektrik tespit tutanağının gerçeği yansıtmadığını, tutanakta sayaca müdahale edildiği iddia edilmesine rağmen sayacın sökülmediğini ve elektriğin kesilmediğini, 12/07/2019 tarihinde sayaç değiştirilerek elektriğin haksız yere kesildiğini, oysa daha önce yapılan 20/07/2018, 20/02/2019, 15/04/2019 ve 29/04/2019 tarihli denetimlerde herhangi bir kaçak kullanım tespit edilmediğini, davacı şirket tarafından düzenlenen kaçak tespit tutanağının belirsiz ve çelişkili olduğunu, uzman görüşüne göre de tutanağın kaçak kullanımını kanıtlamadığını, davacı şirket tarafından müvekkili şirkete 25/07/2019 tarihli 309.708,35-TL ve 01/08/2019 tarihli 12.352,78-TL tutarında haksız borç tahakkuk ettirildiğini, ancak 12/07/2019 tarihinde sökülen ... seri nolu sayacın yapılan laboratuvar incelemesi sonucunda sağlam, garantili ve damga süresi dolmamış olduğunun belirlendiğini, bu durumun sayaçta herhangi bir müdahale olmadığını kanıtladığını, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 43. maddesi uyarınca laboratuvar raporu ile kaçak tespiti yapılmadan elektrik kesilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkilin enerjisinin haksız yere kesilerek mağdur edildiğini, tahakkuk ettirilen borç tutarının yönetmeliğin 44. maddesine aykırı ve hatalı olduğunu, ayrıca söz konusu alacağın zamanaşımına uğradığını, davacı kurumun iddiaları üzerine ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2020/3729 Sor. sayılı dosya ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece".... Mahkememiz 13/06/2025 tarihli tensip zaptı ile dosyanın kaldırma ilamı doğrultusunda ... CBS'ye müzekkere yazılarak 2020/3729 Soruşturma sayılı dosyası celp edilmiş, ... CBS dosyası dosyamız arasına getirildikten sonra dosyanın bilirkişiye tevdi edilmesine karar verilmiştir. Mahkememizce dosya, ekleri ile birlikte 3 kişilik alanında uzman elektrik mühendisi bilirkişisi heyetine tevdii edilerek alınan 02/10/2025 tarihli heyet raporunda, raporun Event Log kayıtlarının incelenmesi neticesinde; işletmenin L1, L2 ve L3 faz gerilimlerinde düzensiz aralıklarla sık sık bir veya iki fazın 0 Volt seviyesine düştüğü tespit edildiği, CBS raporunda belirtilen gerilim yükselmesi ise yalnızca 20.04.2019- 21.04.2019 günü arasında (yaklaşık 12 saat 30 dakika) gerçekleşmiş olmakla birlikte bu süre zarfında işletmenin üç fazından da akım çekildiğinin görüldüğü, bu bulgular, arızanın işletmenin yüksek gerilim trafosu tarafında (örneğin Y.G. sigortasının atması) veya alçak gerilim panosunda meydana gelmediğini; aksine sayaç ölçü devresinde gerçekleştiğini ortaya koyduğu, dolayısıyla, 27.02.2020 tarihli bilirkişi raporunda yapılan "kullanıcının tüketimin kaydedilmesini engelleyici bir müdahalede bulunmadığı, yüksek gerilim trafosundaki T faz kablosunun koptuğu" yönündeki teknik değerlendirmenin eksik ve hatalı olduğu, Event log kayıtlarında görülen düzensiz ve fazlar arası değişken 0 volt düşmelerinin doğal şebeke arızalarıyla açıklanamayacağı, bu durumun elektronik sinyal bozucu bir cihaz vasıtasıyla gerçekleştirilebileceği, dolayısıyla, dosyaya sunulan 19.09.2022 tarihli bilirkişi raporunda" işyerinde uyutma yöntemi ile kaçak elektrik kullanımı yapıldığı" yönünde yapılan teknik değerlendirmenin tam ve doğru olduğu, bilirkişi tarafından düzeltilmiş 31.10.2022 tarihli bilirkişi ek raporun da yapılan hesaplamanın Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği’nin ilgili maddeleri uyarınca doğru ve yönetmeliğe uygun olduğu, taraflar arasında görülmekte olan itirazın iptali davasının 13.06.2025 tarihli duruşmasında alınan ara karar gereği, Bölge Adliye Mahkemesi kararı doğrultusunda, soruşturma dosyasındaki bilirkişi raporu ile mahkememiz dosyasına sunulan bilirkişi raporu arasında çelişki bulunduğundan, çelişkiyi giderici mahiyette yeni bir rapor düzenlenmesi istenilmesi üzerine dosya kapsamındaki belgeler incelenmiş olup; yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde dosyaya sunulan 19.09.2022 tarihli bilirkişi kök raporunda yer alan teknik tespitler ile 31.10.2022 tarihli ek raporda Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği’nin ilgili hükümleri doğrultusunda yapılan tüketim ve tahakkuk hesaplamalarının teknik açıdan doğru, mevzuata uygun ve denetime elverişli olduğu kanaatine varıldığı, bu itibarla, söz konusu bilirkişi raporlarında (19.09.2022 bilirkişi kök raporu, 31.10.2022 tarihli bilirkişi ek raporu) belirtilen hususlara ve özellikle işyerinde “uyutma yöntemi” ile kaçak elektrik kullanımının gerçekleştirildiği yönündeki teknik tespitlere katıldıklarının bildirildiği görülmüştür. Bölge Adliye Mahkemesi Kaldırma ilamı doğrultusunda alınan raporda soruşturma dosyasındaki rapor ile mahkememizce alınan rapor arasındaki çelişki giderilmiştir. Bu kapsamda Log kayıtlarının incelenmesi neticesinde; işletmenin Li, L2 ve L3 faz gerilimlerinde düzensiz aralıklarla sık sık bir veya iki fazın O Volt seviyesine düştüğü tespit edildiği, soruşturma dosyasındaki raporda belirtilen gerilim yükselmesinin yalnızca 20.04.2019- 21.04.2019 günü arasında (yaklaşık 12 saat 30 dakika) gerçekleşmiş olmakla birlikte bu süre zarfında işletmenin üç fazından da akım çekildiği, bu bulgular kapsamında değerlendirildiğinde arızanın işletmenin yüksek gerilim trafosu tarafında (örneğin Y.G. sigortasının atması) veya alçak gerilim panosunda meydana gelmediğini; aksine sayaç ölçü devresinde gerçekleştiğini ortaya koyduğu, Dolayısıyla, 27.02.2020 tarihli bilirkişi raporunda yapılan " kullanıcının tüketimin kaydedilmesini engelleyici bir müdahalede bulunmadığı, yüksek gerilim trafosundaki T faz kablosunun koptuğu" yönündeki teknik değerlendirmenin eksik ve hatalı ve itibar edilemez olduğu anlaşılmakla, Event log kayıtlarında görülen düzensiz ve fazlar arası değişken O volt düşmelerinin doğal şebeke arızalarıyla açıklanamayacağı, bu durumun elektronik sinyal bozucu bir cihaz vasıtasıyla gerçekleştirilebileceği, dolayısıyla, dosyaya sunulan 19.09.2022 tarihli bilirkişi raporunda " işyerinde uyutma yöntemi ile kaçak elektrik kullanımı yapıldığı " yönünde yapılan teknik değerlendirmenin tam ve doğru olduğu bu şekilde kaçak elektrik kullanımını gerçekleştirdiği anlaşılmış ve bilirkişi raporundaki hesaplamalar doğrultusunda hüküm kurulmuştur. Davanın KISMEN KABUL VE KISMEN REDDİ ile; Davalının .... İcra Müdürlüğü'nün 2020/906 Esas sayılı ilamsız icra takibine yönelik itirazının takip konusu 194.888,80 TL asıl alacak, 22.378,79 TL takip tarihine kadar işlemiş faiz ve 4.028,18 TL KDV'den ibaret toplam 221.295,77 TL alacak yönünden iptali ile takibin bu tutarlar üzerinden devamına, takip konusu 194.888,80 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51. Maddesi uyarınca gecikme faizi ve bu suretle belirlenecek gecikme faizine %18 oranında KDV uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine, Davacının inkar tazminatı talebinin reddine, Davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine,...." karar verilmiştir. DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Bilirkişi tarafından hesaplanan 1.743,396 kWh değerindeki ek tüketim günlük ortalamasının hatalı olduğunu, T1=0,202, T2=0,141 ve T3=0,048 endeks değerlerinin 03.05.2018 tarihindeki endeksleri yansıtmadığını, bu verilerin aslında 14.05.2018 tarihlerine ait olduğunu, bu durumun günlük ortalama tüketim miktarını ve tahakkuk ettirilecek ek tüketim bedelini doğrudan değiştirdiğini, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu ve denetime elverişli bulunmadığını, müvekkil şirket tarafından gerçekleştirilen kaçak elektrik tahakkuk işlemlerinin mevzuata uygun olduğunu, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği’nin 42,43 ve 44’üncü maddelerinde kaçak elektrik kullanım hallerinin, tespit süreçlerinin ve tüketim miktarlarının hesaplanma yöntemlerinin açıkça düzenlendiğini, yönetmeliğin 42’nci maddesinde perakende satış sözleşmesi olmaksızın veya sayaçlara müdahale edilerek yapılan tüketimlerin kaçak olarak tanımlandığını, 43’üncü maddede kaçak tespit sürecinin nasıl yürütüleceğinin, sayaç sökme ve inceleme işlemlerinin, laboratuvar raporu düzenlenmesinin ve Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulması zorunluluğunun belirtildiğini, 44’üncü maddede ise kaçak tüketim miktarının öncelikle yasal sayaç değerlerine, bunun mümkün olmaması halinde ihtilafsız dönem tüketimlerine veya kurulu güç ile çalışma saatleri esas alınarak hesaplanması gerektiğinin hüküm altına alındığını, müvekkili şirketin tüm bu yasal prosedürlere riayet ederek işlem tesis ettiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. DAVALI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Müvekkili şirketin geri dönüşüm faaliyetinde bulunduğu işyerinde davacı şirket personellerince 10/07/2019 tarihinde düzenlenen kaçak elektrik tespit tutanağında sayaca müdahale edildiği iddiasıyla gerçeğe aykırı tespitler yapıldığını, 12/07/2019 tarihinde sayaç değiştirilerek elektriğin kesildiğini, oysa yapılan incelemeler neticesinde sayacın sağlam ve hatasız olduğunun raporla belirlendiğini, 20/07/2018, 20/02/2019, 15/04/2019 ve 29/04/2019 tarihlerinde yapılan denetimlerde herhangi bir kaçak kullanım tespit edilmediğini, davacı şirketin Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 43. maddesine aykırı olarak laboratuvar sonucu çıkmadan ve teknik bir tespit olmaksızın elektriği kestiğini, müvekkili şirkete 309.708,35-TL ve 12.352,78-TL tutarında haksız borç tahakkuk ettirildiğini, bilirkişi raporunun teknik bir tespitten ziyade kanaate dayalı olduğunu, yönetmeliğin 37. maddesindeki şartların oluşmadığını, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamalarda kullanılan çarpanların hatalı olduğunu, ayrıca ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2020/3729 Sor. sayılı dosyası ile 2020/17962 K. numaralı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini belirterek haksız borç tahakkukunun iptalini, elektriğin yeniden bağlanmasını ve uğranılan zararın tazminini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, kaçak elektrik kullanımından kaynaklı borca istinaden başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İnceleme 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece iddia / savunma ile dosya kapsamında yer alan belge ve deliller ışığında, bilirkişi raporu doğrultusunda "Davanın KISMEN KABUL VE KISMEN REDDİ ile; Davalının .... İcra Müdürlüğü'nün 2020/906 Esas sayılı ilamsız icra takibine yönelik itirazının takip konusu 194.888,80 TL asıl alacak, 22.378,79 TL takip tarihine kadar işlemiş faiz ve 4.028,18 TL KDV'den ibaret toplam 221.295,77 TL alacak yönünden iptali ile takibin bu tutarlar üzerinden devamına, takip konusu 194.888,80 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51. Maddesi uyarınca gecikme faizi ve bu suretle belirlenecek gecikme faizine %18 oranında KDV uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine, Davacının inkar tazminatı talebinin reddine, Davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine" karar verilmiştir. Karar, davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Dosyanın incelenmesinde; davacı şirket yetkilileri tarafından davalı hakkında 10.07.2019, 12.07.2019 ve 25.07.2019 tarihli kaçak elektrik tespit tutanakları düzenlenerek borçlu hakkında toplam 480.168,67 TL borç tahakkuk ettirildiği, kaçak elektrik kullanımından kaynaklanan borcun ödenmemesi üzerine davacı şirketin alacağın tahsili istemi ile borçlu hakkında .... İcra Müdürlüğü'nün 2020/906 Esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlattığı, davalının ödeme emrindeki borca itiraz etmesi üzerine, davacının .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/327 Esas sayılı dosyası üzerinden itirazın iptali davası açtığı, mahkemece yapılan yargılama neticesinde 22/12/2022 tarih ve 2021/327 Esas - 2022/1189 Karar sayılı kararı ile; "Davanın Kısmen Kabul Kısmen Reddi ile; Davalının .... İcra Müdürlüğü'nün 2020/906 Esas sayılı ilamsız icra takibine yönelik itirazının takip konusu 194.888,80 TL asıl alacak, 22.378,79 TL takip tarihine kadar işlemiş faiz ve 4.028,18 TL KDV'den ibaret toplam 221.295,77 TL alacak yönünden iptali ile takibin bu tutarlar üzerinden devamına, takip konusu 194.888,80 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51. Maddesi uyarınca gecikme faizi ve bu suretle belirlenecek gecikme faizine %18 oranında KDV uygulanmasına, Davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, Davacının yasal koşulları bulunmayan inkar tazminatı talebinin reddine, Davalının yasal koşulları bulunmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine, " karar verildiği, davalı ve davacı vekilinin süresi içinde İstinaf kanun yoluna müracaat ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması isteminde bulunduğu, Dairemizin 29/05/2025 tarih ve 2024/981 Esas 2025/912 Karar sayılı kararı ile davaya konu olaya ilişkin, davacı şirket tarafından ... CBS 2020/ 3729 soruşturma sayılı dosyada suç duyurusunda bulunulduğu, söz konusu soruşturma dosyasında alınan bilirkişi raporunda, "kullanıcının tüketimin kaydedilmesine engelleyici bir müdahalede bulunmadığının rapor edildiği", ve 02.06.2020 tarihinde KYOK kararı verildiği, KYOK kararına davacı kurum tarafından itiraz edildiği, itirazın ....Sulh Ceza Hakimliğinin 23.06.2020 tarih 2020/2382 D.İş sayılı kararı kesin olarak reddedildiği, yine dosya kapsamında yer alan sayaç inceleme raporlarında davaya konu sayacın sağlam olduğu, eksik ölçüm yapmadığının belirtildiği, tüm bu hususlar dikkate alındığında, mahkemece ... CBS dosyasına ilişkin tüm evrak ve kayıtlar getirtilip, CBS dosyasında alınan bilirkişi raporu ile dava dosyasında alınan bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla 3 kişilik alanında uzman Elektrik Mühendisi bilirkişi heyetinden raporlar arasındaki çelişkiyi giderir, taraf ve mahkeme denetimine elverişli bilirkişi raporu alınarak, hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekçesi ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verildiği, Dairemiz kaldırma kararından sonra ilk derece mahkemesince, 3 kişilik alanında uzman Elektrik Mühendisi bilirkişi heyetinden rapor alınmış, 02/10/2025 tarihli bilirkişi raporunda " işletmenin Li, L2 ve L3 faz gerilimlerinde düzensiz aralıklarla sık sık bir veya iki fazın O Volt seviyesine düştüğü tespit edildiği, soruşturma dosyasındaki raporda belirtilen gerilim yükselmesinin yalnızca 20.04.2019- 21.04.2019 günü arasında (yaklaşık 12 saat 30 dakika) gerçekleşmiş olmakla birlikte bu süre zarfında işletmenin üç fazından da akım çekildiği, bu bulgular kapsamında değerlendirildiğinde arızanın işletmenin yüksek gerilim trafosu tarafında (örneğin Y.G. sigortasının atması) veya alçak gerilim panosunda meydana gelmediğini; aksine sayaç ölçü devresinde gerçekleştiğini ortaya koyduğu, Dolayısıyla, 27.02.2020 tarihli bilirkişi raporunda yapılan " kullanıcının tüketimin kaydedilmesini engelleyici bir müdahalede bulunmadığı, yüksek gerilim trafosundaki T faz kablosunun koptuğu" yönündeki teknik değerlendirmenin eksik ve hatalı ve itibar edilemez olduğu anlaşılmakla, Event log kayıtlarında görülen düzensiz ve fazlar arası değişken O volt düşmelerinin doğal şebeke arızalarıyla açıklanamayacağı, bu durumun elektronik sinyal bozucu bir cihaz vasıtasıyla gerçekleştirilebileceği, dolayısıyla, dosyaya sunulan 19.09.2022 tarihli bilirkişi raporunda " işyerinde uyutma yöntemi ile kaçak elektrik kullanımı yapıldığı " yönünde yapılan teknik değerlendirmenin tam ve doğru olduğu bu şekilde kaçak elektrik kullanımını gerçekleştirdiği " yönünde kanaat bildirilmiştir. Mahkemece alınan bilirkişi heyet raporunda, önceki raporlar arasındaki çelişkiyi giderir nitelikte ve denetime elverişli şekilde 31.10.2022 tarihli ek bilirkişi raporu ile aynı sonuca ulaşıldığı, bu suretle teknik ihtilafın açıklığa kavuşturulduğu, ilk derece mahkemesince yazılı şekilde verilen kararın usul ve esas bakımından hukuka uygun olduğu kanaatine varılarak davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf itirazlarının ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. Mahkemece, hukuki nitelendirmenin, davadaki ileri sürülüş ve dosya kapsamına uygun olarak belirlendiği, taraflarca ileri sürülen delillerin toplanarak usulüne uygun olarak değerlendirildiği, delillerin değerlendirilmesinin dosya kapsamına uygun bulunduğu, taraflarca ileri sürülen iddia ve savunmaların tartışılarak gerekçeli kararın oluşturulduğu, ihtilafa uygulanması gereken yasal mevzuatın doğru olarak tespit edildiği, mahkemenin karar gerekçesiyle hüküm fıkrasının birbiriyle uyumlu olduğu ve mahkeme hükmünün yasal unsurları taşıdığı, istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan incelemede; ilk derece mahkemesi kararının ûsul ve esas bakımından hukuka uygun bulunduğu anlaşılmakla, davacı ve davalı vekillerinin istinaf isteminin HMK'nin 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken istinaf karar harcı olan 732,00 TL İstinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 3.779,18 TL harcın mahsubu ile fazla alınan 3.047,18 TL harcın talep halinde davacı tarafa iadesine, 4-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan tahsili gereken 15.116,71 TL İstinaf karar harcından başlangıçta alınan 3.780,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 11.336,71 TL İstinaf karar harcının davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 5-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, 6-İstinaf incelemesi duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapıldığından taraflar lehine istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesinden sonra HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilgililerine iadesine, 8-Temyizi kabil olan bu kararın, 6100 sayılı Kanunun 359/4. maddesi gereğince Dairemiz tarafından tebliğe çıkartılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361.maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk derece Mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay ilgili Hukuk Dairesi nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.04/06/2026
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır