Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/17 E. 2026/9 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/17
Karar No
2026/9
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 41. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 41. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2026/17 KARAR NO : 2026/9 KARAR TARİHİ : 16/09/2026

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 08/05/2024 NUMARASI : 2022/661 2024/296

DAVACI : ... VEKİLLERİ : Av. ... [ Av. ...

DAVALI : .... VEKİLİ : Av. ...

DAVANIN KONUSU : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

Taraflar arasında görülen davada Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 08/05/2024 tarih ve 2022/661 E. - 2024/296 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında Gönderilerin Toplanması, Yüklenmesi, Boşaltılması, Ayrımı, Sevki ve İşletmesi Hizmetlerinin Yürütülmesi Doğrudan Temin Sözleşmeleri'nin düzenlendiğini, 3065 sayılı KDV Kanunu'nun 9. maddesi ve KDV Genel Uygulama Tebliği'nin (1/C.2.1.3.2.5.) bölümü uyarınca, söz konusu sözleşmelere istinaden anılan şirkete yapılan ödemelerden KDV tutarının 9/10'unu sorumlu sıfatıyla tevkif edilip 2 nolu KDV beyannamesi ile müvekkili tarafından bağlı olduğu vergi dairesine beyan edilip ödenmesi gereken KDV tutarının düzenlenen faturalar karşılığı davalı şirkete ödendiğini, akabinde 9/10 oranındaki tevkif edilmesi gereken KDV'nin, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 371. maddesi hükümlerine göre pişmanlıkla davacı tarafından vergi dairesine bildirilerek ödendiğini, devam eden süreçte ise müvekkil tarafından davalı şirkete gönderilen yazı ile, davacı yanca adlarına vergi dairesine yatırılan bedelin iade edilmesi gerektiği, bunu müteakip kendi KDV beyanlarının düzeltilebileceği ve bu suretle vergi dairesine ödenen bir KDV varsa da iade/düzeltme konusu edebileceği hususunun hatırlatıldığını, buna rağmen davalı firma tarafından ödeme işleminin gerçekleştirilmediğini, pişmanlık hükümlerine göre ödenen KDV'nin davalı tarafta sebepsiz zenginleşmeye neden olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 609.902,82 TL'nin temerrüt talihinden (01/03/2021) itibaren işleyecek ticari (avans) faizi ile birlikte davalı şirketten rücuen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; eldeki davanın sebepsiz zenginleşme hükümlerinden mi yoksa sözleşmeden mi kaynaklandığı hususunun açıklanmadığını, alacağının zamanaşımına uğradığını, müvekkilin, sözleşmeye dayalı olarak davacıya verdiği hizmet nedeniyle düzenlemiş olduğu hakediş faturaları üzerinden belirlenen KDV tutarını ilgili dönem beyannamelerine işlediğini ve ödeme işlemini gerçekleştirdiğini, Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın, KDV ödemlerinde tevkifatı zorunlu kıldığını, bu açıdan satıcının tevkifatlı işlemlerde herhangi bir yükümlülüğünün bulunmadığını, konuya ilişkin olarak Ankara 1. Vergi Mahkemesi'nin 2022/2126 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını ve söz konusu davanın somut olay yönünden bekletici mesele yapılması gerektiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında imzalanan sözleşmelerde, yüklenicinin, sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumluluklarının ilgili mevzuatın bu konuyu düzenleyen emredici hükümleri çerçevesinde yükleniciye ait olduğu, ayrıca PTT'nin, yüklenicinin çalıştırdığı işçilerin muhatabı ve sorumlusu bulunmadığına ilişkin düzenlemeye yer verildiği, bu nedenle davalı tarafından üstlenilen işin Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği'nin 2.1.3.2.5.2 maddesi kapsamında iş gücü temini niteliğinde ve KDV tevkifatına tabi olmadığı, KDV tevkifatına tabi olmayan bir iş nedeniyle davacı tarafından yapılan tevkifat işleminin mevzuata aykırı bulunduğu, KDV tevkifatından davalının davacı idareye borcunun olmadığı ve davalının sebepsiz zenginleşmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; başka firmalarla yapılan benzer mahiyetteki sözleşmeler dahilinde çalışan personelin idaresi ve kontrolünün müvekkilinde olduğu yönünde yargı kararları bulunduğunu, davacı şirketin sorumlu sıfatıyla davalıdan kesip vergi dairesine beyan etmesi ve ödemesi gereken KDV tutarlarıyla ilgili gerekli düzeltmeleri yaptığını ve KDV’yi vergi dairesine ödediğini, müvekkilinin 9/10 tutarındaki KDV'yi hem vergi dairesine hem de davalı şirkete yatırdığını, davalı şirketin sebepsiz zenginleştiğini, bu duruma, davalının düzenlediği faturaların neden olduğunu, davalının faturalarını KDV tevkifatını göstermeksizin düzenlediğini belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık, taraflar arasında imzalanan sözleşme kapsamında hakediş ödemelerinden yapılan KDV tefkifat tutarı nedeniyle davalının sebepsiz zenginleşip zenginleşmediği, buradan varılacak sonuca göre rücuen tahsil koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan istirdat talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Dosyaya sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, 3065 sayılı KDV Kanunu ve KDV Genel Uygulama Tebliği'nin ilgili hükümleri uyarınca, "iş gücü temini hizmeti alınması durumunda", alıcıların satıcılara KDV tutarının tamamını ödemeyip, 9/10'luk kısmını tevkif etmesinin ve bu kısmı kendi vergi dairesine beyan edip ödemesinin, buna karşılık 1/10'luk kısmının ise satıcıya ödenmesinin, satıcının da bu 1/10'luk kısmı kendi vergi dairesine beyan ederek ödemesinin gerektiği, somut uyuşmazlıkta da davacı tarafça davalıdan alınan hizmet bedelinin KDV tutarının tamamının davalıya ödenmesinin ardından, davalıdan alınan hizmetin "iş gücü temini hizmeti" olduğundan bahisle daha önce davalıya ödenen KDV tutarının 9/10'luk kısmının, bu kez vergi dairesine beyan edilerek tekrar ödendiği, işbu davada ise davacı tarafça ödenen anılan 9/10'luk bu kısmın davalı taraftan geri istendiği anlaşılmaktadır. Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği'nin "Kapsam" başlıklı 2.1.3.2.5.2. maddesinde, "Gerçek veya tüzel kişiler, faaliyetlerinin yürütülmesine ilişkin olarak ihtiyaç duydukları işgücünü, kendilerine hizmet akdi ile bağlı ücretli statüsünde hizmet erbabı çalıştırarak temin etmek yerine, alt işverenlerden veya bu alanda ya da başka alanlarda faaliyette bulunan diğer kişi, kurum, kuruluş veya organizasyonlardan temin etmektedirler. Bu tür hizmetler, esas itibarıyla, temin edilen elemanların, hizmeti alan işletmenin bilfiil sevk, idare ve kontrolü altında çalıştırılabilmesinin mümkün bulunduğu durumlarda tevkifat kapsamına girmektedir. Bu şekilde ortaya çıkan hizmetlerde aşağıdaki şartların varlığı halinde tevkifat uygulanır: - Temin edilen elemanların, hizmeti alana ücretli statüsünde hizmet akdiyle bağlı olmaması gerekmektedir. - Temin edilen elemanların, hizmeti alanın sevk, idare ve kontrolü altında çalıştırılması gerekmektedir. Elemanların işletmenin mal ve hizmet üretimi safhalarından herhangi birinde çalıştırılması halinde, sevk, idare ve kontrolün hizmeti alan işletmede olduğu kabul edilir. Dolayısıyla işgücü temin hizmetinin varlığının tespitinde; hizmetin ifasında kullanılan elemanların işgücü temin hizmetini veren firmanın bünyesinde bulunması ve ona hizmet akdiyle bağlı olması, hizmeti alanın sevk, idare ve kontrolü altında çalıştırılması gibi karineler göz önünde bulundurulur, bu hususların varlığı, taraflar arasında bir sözleşme yapılmışsa bu sözleşmedeki hükümler veya sözleşmeye bağlı teknik şartnamedeki açıklamalar da dikkate alınarak tespit edilir. İşgücü temin hizmeti veren mükellefin, söz konusu hizmeti bir başka mükelleften temin ettiği elemanları kullanarak sunması halinde, sadece kendisine verilen işgücü temin hizmetinde tevkifat uygulanır..." düzenlemesi bulunmaktadır. Dolayısıyla anılan hüküm uyarınca, bir sözleşmenin iş gücü temin hizmet sözleşmesi olarak kabul edilebilmesi ve hizmet alanın tevkifat sorumlusu olabilmesi için hizmetin ifasında kullanılan elemanların iş gücü temin hizmetini veren firmanın bünyesinde bulunması ve ona hizmet akdiyle bağlı olması, hizmeti alanın sevk, idare ve kontrolü altında çalıştırılması gibi karineler kabul edilmiş olup, bu hususların varlığının, taraflar arasında bir sözleşme yapılmışsa bu sözleşmedeki hükümler veya sözleşmeye bağlı teknik şartnamedeki açıklamalar dikkate alınarak tespit edileceği hüküm altına alınmıştır. Diğer bir deyişle taraflar arasındaki sözleşmenin iş gücü temin hizmeti sayılabilmesi için KDV Genel Uygulama Tebliği 2.1.3.2.5.2. maddesinde yazılı olduğu üzere "elemanların sevk, idare ve kontrolünün" hizmet alan davacıda olması gerekmektedir. Somut uyuşmazlıkta ise, taraflar arasında imzalanan sözleşme hükümlerinden, yüklenicinin çalıştığı işçilerinin sevk ve idaresinin hizmet alınan davalı tarafta olduğu anlaşılmakta olup, Dairemizce davalı tarafından üstlenilen işin Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği'nin 2.1.3.2.5.2 maddesi kapsamında iş gücü temini niteliğinde olmadığı ve KDV tevkifatına tabi bulunmadığı, KDV tevkifatına tabi olmayan bir iş nedeniyle davacı tarafından yapılan tevkifat işleminin mevzuata aykırı bulunduğu, KDV tevkifatından dolayı davalı tarafın davacı idareye borcunun olmadığı ve taraflar arasındaki akdi ilişki dikkate alındığında, davalının sebepsiz zenginleştiğinden bahsedilemeyeceği kanaatine varılmıştır. Kaldı ki daha önce Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'ne intikal eden dosyalardan, dava dışı kişiler tarafından davacı PTT'nin aynı nitelikteki KDV tevkifatı işlemi nedeniyle Vergi Dairesi Başkanlığı'na açılan davalarda, ilk derece mahkemelerince, yüklenici şirketler tarafından üstlenilen işin, iş gücü temini niteliğinde olduğundan bahisle yapılan 9/10 oranındaki Katma Değer Vergisi tevkifatında hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle verilen davanın kabulüne, dava konusu işlemlerin iptaline dair kararların, derecattan geçerek kesinleştiği görülmektedir. (Ankara 2. Vergi Mahkemesi'nin 30/03/2023 tarih ve 2022/1910 Esas - 2023/427 Karar sayılı kararının, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesi'nin 21/02/2024 tarih ve 2023/1284 Esas - 2024/307 Karar sayılı istinaf isteminin reddi ilamı ile kesinleştiği, Ankara 3. Vergi Mahkemesi'nin 06/06/2023 tarih ve 2022/1684 Esas - 2023/1034 Karar sayılı kararının, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesi'nin 23/10/2024 tarihli ve 2023/2150 Esas - 2024/1661 Karar sayılı istinaf isteminin reddi ilamı ile kesinleştiği, Ankara 2. Vergi Mahkemesince verilen 29/04/2021 tarih ve 2020/2458 Esas, 2021/704 Karar sayılı kararın, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesi'nin 15/12/2021 tarih ve 2021/1395 Esas, 2021/1938 Karar sayılı kararı ile istinaf incelemesinden, Danıştay 4. Dairesi'nin 17/01/2023 tarih, 2022/513 Esas, 2023/234 Karar sayılı kararı ile temyiz incelemesinden geçmek suretiyle kesinleştiği, Ankara 7. Vergi Mahkemesince verilen 15/10/2021 tarih ve 2021/829 Esas, 2021/1417 Karar sayılı kararın, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesi'nin 02/03/2022 tarih ve 2021/2198 Esas, 2022/336 Karar sayılı kararı ile istinaf incelemesinden, Danıştay 4. Dairesi'nin 17/01/2023 tarih, 2022/2295 Esas 2023/230 Karar sayılı kararı ile temyiz incelemesinden geçmek suretiyle kesinleştiği, Ankara 3. Vergi Mahkemesi'nin 23/05/2022 tarih ve 2021/2031 Esas, 2022/1372 Karar sayılı kararının, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesi'nin 31/05/2023 tarih ve 2022/1871 Esas, 2023/715 Karar sayılı kararı ile istinaf incelemesinden, Danıştay 9. Dairesi'nin 18/04/2024 tarih ve 2023/7757 Esas-2024/1800 Karar sayılı kararı ile temyiz incelemesinden geçmek suretiyle kesinleştiği, Ankara 3. Vergi Mahkemesi'nin 23/05/2022 tarih ve 2021/2033 Esas, 2022/1374 Karar sayılı kararının, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesi'nin 31/05/2023 tarih ve 2022/1872 Esas, 2023/716 Karar sayılı kararı ile istinaf incelemesinden, Danıştay 9. Dairesi'nin 18/04/2024 tarih ve 2023/7758 Esas - 2024/1801 Karar sayılı kararı ile temyiz incelemesinden geçmek suretiyle kesinleştiği, Ankara 3. Vergi Mahkemesi'nin 23/05/2022 tarih ve 2021/2032 Esas, 2022/1373 Karar sayılı kararının, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesi'nin 31/05/2023 tarih ve 2022/1873 Esas, 2023/717 Karar sayılı kararı ile istinaf incelemesinden, Danıştay 9. Dairesi'nin 18/04/2024 tarih ve 2023/7759 Esas - 2024/1799 Karar sayılı kararı ile temyiz incelemesinden geçmek suretiyle kesinleştiği, Ankara 3. Vergi Mahkemesi'nin 23/05/2022 tarih ve 2021/2016 Esas, 2022/1371 Karar sayılı kararının, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesi'nin 31/05/2023 tarih ve 2022/2240 Esas, 2023/718 Karar sayılı kararı ile istinaf incelemesinden, Danıştay 9. Dairesi'nin 2023/7760 Esas - 2024/1798 Karar sayılı kararıyla temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiği anlaşılmaktadır). Böylelikle idari yargıda verilen kararlar ile taraflar arasında imzalanan sözleşmelerin "işgücü temini" niteliğinde olmadığı, yani 9/10 KDV tevkifatına tabi bulunmadığı, davacının vergi dairesine yaptığı dava konusu ödemelerin hatalı olduğu hususları kesinleşmiştir. İdari yargıda kesinleşen bu tespitlerin, adli yargı mahkemeleri için de kesin delil teşkil edeceği, aksinin kabulünün hukuk yargılamasında geçerli bulunan hukuki belirlilik ilkesi ile uyuşmayacağı açıktır. Tüm bu nedenlerle Dairemizce de davalı tarafça üstlenilen işin Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği'nin 2.1.3.2.5.2 maddesi kapsamında iş gücü temini niteliğinde olmadığı ve KDV tevkifatına tabi bulunmadığı, KDV tevkifatına tabi olmayan bir iş nedeniyle davacı tarafından yapılan tevkifat işleminin mevzuata aykırı olduğu, KDV tevkifatından davalının davacı idareye borcunun bulunmadığı, davalının sebepsiz zenginleşmediği kabul edilmiş, somut uyuşmazlıkta da aynı tespitleri içeren yerel mahkeme kararında bir isabetsizlik görülmemiştir. Dava dosyası kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri birlikte değerlendirildiğinde, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; açıklanan nedenlerle mahkemece verilen karar usul ve yasaya uygun olduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın istinaf eden davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-HMK'nın 333. maddesi gereğince varsa gider avansından kalan kısmın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın tebliğinin Dairemizce yapılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 361/1. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi ya da buraya gönderilmek üzere temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere, 16/09/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 21/09/2026

... Başkan ...

... Üye ...

... Üye ...

... Katip ...

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/17, K. 2026/9, T. 16.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-17-e-2026-9-k-ecb3c1b0abe2